28 Mayıs 2006

Mucizenin sürekliliği olur mu?




Yeryüzünün dört bir köşesinde sayısız balarıları yaşadı. Ama bilim dünyası,sırlarından en önemlilerini, ancak 20. yüzyılın ortalarına doğru çözmeye başladı.
Bahar ve yaz mevsimlerinde hayata gözünü açan bir balarısı, bu dünyada aşağı yukarı 6 hafta kadar süren bir ömür geçirir. Bu kısacık ömrün ise her günü kesin bir şekilde plânlanmıştır. Gözünü açtığı ilk andan itibaren, sırasıyla ve süresiyle hangi görevlerde bulunacağı bellidir.

Yoğun bir mevsimde, bir kovanda her gün yaklaşık olarak 1500-2000 balarısı dünyaya gelir.Her gün buna uygun sayıda balarısı bir görevden diğerine geçer; bir o kadarı da hayata veda eder. Normal olarak, kovanın temizlik, bakım, bal üretimi, balmumu üretimi, petek yapımı, kovan tamiri, nektar veya polen toplama, yeni kaynaklar araştırma, yeni pazarlarla yahut kovanın geleceğiyle ilgili kararlar alma gibi pek çok çeşitli hizmetlerinin her birinde, her bir balarısı bulunur. Üstelik bütün bu görev değişiklikleri ,birkaç hafta gibi kısa bir ömür içerisinde olur.

Üretim mevsimindeki bir kovan, herhangi bir anda böyle mucizelerden on binlercesini barındırmaktadır. Onların hepsini birden bir muhteşem düzen içinde toplamak ise, bir başka ve kapsamlı mucizeyi daha gözlerimizin önüne serer. İşte burası, tabiatın ve maddenin bütünüyle iflâs ettiği bir alanı ifade etmektedir. Çünkü bu akıl almaz düzenin plânlanmış olması bile kendi başına açıklanamayacak bir hadise iken, bir de dinamik bir biçimde uygulanması, tek bir kovanda her gün ve her an binlerce arının yeni görevlere sevk edilmesi, kovan içinde bir ruh aramaya itmiştir.

O, bütün beceri ve yetenekleriyle ve olağanüstü hayat biçimi ile, tıpkı tabiattaki diğer varlıklar gibi, bir bütünün parçasıdır. Bu bütünün içinde arıdan başka daha pek çok şey bulunur ; çiçekler, bitkiler, insanlar, dünya, güneş, ışık gibi... Balarısının kaderini çizen plânlama, üzerinde yaşadığımız gezegenin manyetik alanını, bir yandan peteklerdeki harikulâde mimarîyi, diğer yandan da güneş ışığının özelliklerini içine almaktadır.

Bir kovanda her an binlerce arı kendisini helâk edercesine binlerce kardeşinin yardımına koşmakta, bir böceğe yakıştıramayacağımız kadar büyük bir şefkatle onu besleyip büyütmektedir. Üretimin her aşamasındaki benzersiz yardımlaşma, karar aşamasında birbirinin buluşlarına değer verme gibi üstün özellikler de,bir arının hayat biçiminde bizim gözümüze bir numune olarak serilmek istenen şeyler arasında yer alır.

Mucize denen olgu olur ve biter ancak balarılarında bu olgunun sürekliliği hakkında çok uzun düşünmeli ve hiç olmazsa kendimiz için alabileceğimiz dersler varsa almalıyız.

23 Mayıs 2006

Bilgi Bölge Belge

Arıcılık için gerekli şartlardan belge kısmını halletmek üzere 22 Mayıs - 02 Haziran tarihleri arasında Eskişehir Arı Yetiştiricileri Birliği tarafından düzenlenen arıcılık kursuna katılmanın mutluluğu içersinde ; Eskişehir Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı ve aynı zamanda kurs öğretmenimiz Sayın Gürbüz TURHAN'a teşekkürü bir borç biliriz.

22 Mayıs 2006

Sezon sonu zor fakat zevkli hasat görüntüleri



Egehan'ın dikkatine ; Arıcılık virüsü insana körük sıkmakla bulaşır....



Egehan'ın dikkatine ; Bir kere hasada başladın mı artık hiç bir zaman kurtuluş yoktur....



Alın bakalım doğru çadıra süzmeye....



Bir de alt kata bakalım nasıl görünüyorlar....



Mükemmel çalışmışsınız çocuklar....



Siz biraz daha çalışın bakalım....



Gelecek sezonda buluşmak üzere ....

3 Mayıs 2006

Arıcılıkta Kriz Yönetimi


Arı kolonileriniz karşılaşacağı bazı dış etkenler ile normal düzenlerini devam ettiremeyebilirler.Bu durumlarda arı kolonilerinde kriz yönetimi uygulamalarına geçilmelidir.
Zamanında,uygun tekniklerle yapılan teşvik beslemesi ile ana arı yumurtlamasına başladıktan sonra dışarıdan gelen nektar ve polenin artması sonucu olarak kovan üreme düzeni yükselen bir grafik ile devam eder.
Genç işçilerin mevcudu arttıkça ana arı daha da fazla beslenerek atılan günlük yumurta sayısı da artarak devam eder.
Her şey yolunda giderken arı kolonileri bazı dış etkenler altında kriz ortamına sürüklenirler.
Bu etkenlerin en önemlilerinden olan ve arıcılığın en büyük problemlerinden olan tarım ilaçlamalarına maruz kalan arı kolonilerinin kriz yönetimleridir.Böyle bir durumla karşılaşıldığında kolonilerin yerini değiştirmek en etkili yöntem olmasına rağmen her zaman uygulanamayabilir.
Öncelikle kolonilerin zehirden etkilenme derecesini anlamak gerekir ki; kovan önüne atılan veya içeriye alınmayan arı sayısı ile bunu anlama şansımız vardır. Eğer çok fazla kovan önünde ölü arı var ise kovanda çoktan kriz sinyalleri verilmiştir.
Kovan; ilk olarak tarlacı işçi arı kayıpları sebebiyle , nektar akışı azalacağından ve açık yavrulara bakamayacağından dolayı ana arıyı yumurtlatmamak için teşviki kesecektir.
Zaten tarlacı işçi arı kaybı yaşayarak gerileyen kovanı , yumurta azaldığından ileriki günler için daha zor günler bekleyecektir.
Bu durumda yapılacak en olumlu işlerden bir tanesi bu ortama maruz kalan kovanı beslemek olmalıdır.
Diğer bir kriz yine verimli çalışan bir koloninin meteorolojik ve diğer şartlar sebebiyle aniden kesilen nektar ve polen yokluğunun bir müddet devam etmesiyle karşılaşıldığı durumdur.
Kovan yine tarım ilacına maruz kaldığına benzer reaksiyonlar vererek ana arıyı yumurtlatmamak için teşviki kesecektir. Burada daha riskli bir durumda işçi arı kaybı olmamasından dolayı kovan içi tüketiminin hazırdan karşılanmasıdır. İlk durumda fazla yaşanmayacak bir olayla karşılaşabilirsiniz. Arılar kapanmayan yavruları bile dışarı atabilirler.
Bu durumda da yapılacak en olumlu işlerden bir tanesi bu ortama maruz kalan kovanı beslemek olmalıdır.
Doğal olarak koloniler benzer bu gibi olaylara maruz kaldığında öncelikle durumun muhakemesi yapılarak, koloni düzenin bilinmesi ile krizin ortadan kaldırılması çalışmalarının yapılması gerekmektedir.
Olumlu sonuç alınan çalışmalarınızı mutlaka paylaşınız.
Olumsuz sonuç aldığınızda da ders çıkardığınız konular var ise veya keşke dediğiniz konular var ise yine mutlaka paylaşmaktan çekinmeyiniz.
Çünkü her uğraş dalında olduğu gibi kimse mükemmel değildir.Eğer öyle olsaydı şu anda dünyada sayısız insan arıcılık üzerine araştırmalar yapmazlardı.

2 Mayıs 2006

KOVANINIZ DOĞAL OĞUL KARARI VERDİ İSE İŞTE SİZLERE BİR TEKNİK.



Kovanınız doğal oğul verme kararı verdi ise ;
Kovanı bu kararından vazgeçirmek çok zordur.
Peki öyleyse bu istenmeyen durumdan nasıl kovanımızı zarar görmeden çıkaracağız hatta karlı bir duruma getireceğiz?
Bir çok metodu olmasına rağmen pratikte denenmiş bir metodu sizlerle paylaşacağım.



Yukarıda çizimi görülen 2 numaralı kovanın oğul vermesine müsaade edilir. 2 numaralı kovandan ilk oğul çıktığında oğul tekniğine uygun alınır.



Alınan oğul 2 numaralı kovanın hemen önüne 1 numaralı kovana konulur.
1 numaralı kovanda oğul olarak çıkan eski ana bulunacağından (uygun kabartılmış çerçeve verilirse) hemen yumurtlamaya başlar.
Kabartılmış çerçeve verilmese bile genç arılar derhal petek örmeye başlarlar.



2 numaralı kovanın 2.oğul’u vermesi beklenir.



2.oğul çıktığında yine çıkan oğul tekniğine uygun alınır.
Alınan oğul 2 numaralı kovanın hemen yanına 3 numaralı kovana konulur.



3 numaralı kovana konulan oğul’un anası genç olduğundan çiftleşme uçuşuna çıkacaktır.
Çiftleşme uçuşu sonrası bir kaç gün içinde yumurtlayacaktır.
3 numaralı kovanda genç çiftleşmiş ve yumurtlayan ana bulunacaktır.

***2 numaralı kovan arı sayısı olarak bir hayli azalacağından kovanda sadece bir tane ana arı memesi bırakılarak diğerleri temizlenir. 2 numaralı kovanda bu bırakılan memeden çıkan ana arı çiftleşme uçuşu sonrası yumurtlamaya başlayacaktır.

***Sonuç itibarıyla 2 genç ve bir yaşlı ana yumurtlamaya başlamıştır. 1 yaşlı ana yerine 3 ana(2 genç 1 yaşlı ) çalışmakta olacaktır.

***Bal toplama mevsimi de gelmiş çatmıştır.

***Geri toplanma planı tüm analar yumurtlayıp yavrulu gözler kapatılmaya başladıktan sonra uygulanacaktır.

***Öndeki 1 numaralı sandıktan yaşlı ana kontrol altında tutularak her gün bir çerçeve olacak şekilde arılı ,yavrulu çerçeveler 2 numaralı kovana alınacaktır. Son çerçeveye gelindiğinde eski anaya elveda denerek ; 2 numaralı kovana alınacaktır.
1 numaralı sandık yerinden kaldırılacaktır.



*** Aynı teknikle 3 numaralı kovandan da genç ana arı kontrol altına alınarak her gün bir çerçeve olacak şekilde arılı,yavrulu çerçeveler 2 numaralı kovana verilir.
***3 numaralı kovanda 1 çerçeve kalana kadar işleme devam edilir. 3 numaralı kovan arılıkta genç ana ihtiyacı olan bir kovan ile uygun teknik ile birleştirilerek yerinden kaldırılır.



Sonuç::::::::
***2 kat olan 2 numaralı kovan artık 3 kat olmuştur ve anası gençleşmiştir.
***3 numaralı kovanın genç anası ile bir kovan daha gençleşmiştir.
***2 numaralı kovanı oğuldan vazgeçirmek için çaba sarf edilmemiştir.(bazen ne kadar uğraşırsanız uğraşın o yine bildiğini yapacak ve yeniden oğul verecektir.)
***2 numaralı kovanda yeni ana arı çıkana kadar yaşanacak yumurta kayıpları 1 numaralı kovanda hemen yumurtlayan yaşlı ana ile önlenmiştir.
***2 numaralı kovan ile nektar akımının bol olduğu bir yere giderseniz alacağınız verim çok yüksek olacaktır.
***Her metotta olduğu gibi sakıncaları da vardır.
*Oğul verme meyilli analara sahip olunmaktadır.
*Devamlı arılıkta oğulların takibi gerekmektedir.

BU BİLGİLERİN İÇERSİNDE EKSİK KALAN YERLER OLABİLECEĞİNDEN GÖRDÜĞÜNÜZ EKSİKLİK VEYA YANLIŞLIKLAR İÇİN LÜTFEN YORUM YAZINIZ.