9 Ekim 2007

Arı Kuşları Sendromu

Yurdumuzun bir çok yerindeki arı dostları ile geçtiğimiz günlerde yaptığımız görüşmelerde arı kuşlarının saldırı haberlerini almaktaydık. Geçtiğimiz yıllara rağmen uzun denilebilecek bir süre kolonilere yaptığı tacizler hep gündemimizde kalmıştı. Arı kuşları bugünlerde yine arı dostları ile yaptığımız sohbetlerden anlıyoruz ki tüm yurdu terk ettiler.


Peki ilkbahar aylarına göre özellikle sonbaharda niçin kolonileri daha fazla taciz ediyorlar?

Bu sorunun cevabını yıllar boyunca arıcılık ile uğraşan, bu kuşların davranışlarını izleme şansı belki de şanssızlığını yaşamış olan dayımdan; dün akşam yaptığımız sohbette öğrendim.

Baharda arı kuşları bölgelerimize geldiklerinde, göç yollarının mesafelerini uzun bölümünü tamamladıklarından sadece günlük gıda ihtiyaçlarını karşılamak üzere arıları avlıyorlar ve kolonilere ilkbahar aylarında sadece kapalı havalarda saldırıya geçiyorlar. Ancak sonbahar aylarında göç öncesi, yağlanarak göç enerjisi elde etmek için daha fazla tüketim yapmaları gerektiğinden; kolonilere daha saldırgan oluyorlar. Aynen dayımın ifadesine göre “İlkbaharda 1 arı yerse, sonbaharda 5 arı yer. Ve ilkbaharda kolonilere bu kadar yaklaşmaz.”

Bu yıla mahsus bir durum olarak ta arı kuşlarının daha fazla bölgelerimizde kalmaları; yeni arayışlar kapsamında birçok arı dostu, arılarını arı kuşu saldırılarının daha az olduğu bölgelere nakletmek durumunda kaldılar.

Bütün bu arı kuşu baskılarına maruz kalan arıların su, polen ve nektar toplama faaliyetleri dolayısı ile ana arı yumurtlama faaliyetleri kesinlikle sekteye uğradı. Ayrıca ana döllenme uçuşunda kapılan ana arıların koloniye dönememeleri ile birçok koloni ana arısız kaldı. Bu sendromlar yine arı dostları ile yapılan sohbetlerde söz edilen olgulardı.


Fakat son günlerde karşılaşılan değişik koloni düzensizlikleri konusunda yine arı kuşları mı etkili?

Nedir bu sendromlar?

Hafta sonu 1 kolonimde gözlemlediğim tabloyu kısaca arz edeyim. Koloni hikayesi basit... Anası genç ve 3 çerçeve yavrulu toplamda 7 çerçeveli bir koloni.. Belki de en son problem yaşaması gereken bir koloni ... 1 hafta önceki kontrollerde negatif bir durum gözlemlenmemiş ve normal düzenlerini sürdürüyorlardı. Planlamamızda sadece yavrulu 1’er çerçeve çekerek günlük yumurta kontrolü yapılacak ve varroa mücadelesi yapılarak kontroller sonlandırılacaktı... Tesadüf olarak ilk koloni kontrolümüzde ilk çerçeveyi çektik ve 4 adet açık ve kapalı memeler ile karşılaşıldı. Ana kaybetmiş olma ihtimaline karşı tüm yavrulu çerçeveler kontrol edildiğinde 2. yavrulu çerçevede de 2 kapalı meme görüldü. Toplamda 6 meme ve sadece kapalı yavrular....Çok az da olsa kapanmaya yakın larvalar... Ana varsa bile yumurtayı kesmiş olmalı ki günlük yumurta yok. Tüm çerçeveleri kontrol esnasında kovanın tabanında yumruk gibi bir arı topluluğu görüldü. Ana arı arılar tarafından sıkıştırılmıştı. Hemen ana arıyı kafese aldım.


Ne yapılabilirdi?
Ana arı bir hayli hırpalanmış vaziyette idi. Memeli ve yavrulu toplam 3 çerçeve arılarıyla birlikte koloniden başka bir yere alındı ve ana arı kafese alınarak diğer 4 çerçevenin arasına konuldu. Memelerden çıkacak ana arının döllenme şansı çok düşük olmasına rağmen deneme amaçlı bir ruşete alınacaktır. Eğer kafesteki ana arı devam edemeyecek durumda veya öldürülmüş ise elimizde yeni yumurtlamaya başlamış genç ana ile oyuncu değişikliğine gideceğiz ve yeni çıkan genç anayı döllenmek üzere bu boşalan ruşete vereceğiz.

Uygulamada küçük bir hata olarak gözüken ve arılıkta bir müddet sonra aklıma gelmesine rağmen zaman problemim sebebiyle uygulayamadığım konu ise ana arıyı ve ballı çerçeveleri diğer tarafa alarak, memeli ve yavrulu çerçeveleri yerinde bırakmalıydım ki tarlacılar ana arı olmayan yere gelsinler...

Son günlerde, bu şekilde meme yapan ve anayı sıkıştıran koloniler ile sadece anayı sıkıştıran koloniler ile ilgili bir hayli duyumlar almaktayız.

Sebeplerinin ne olduğu konusuna cevap verebilmek, ana arıların neden sıkıştırıldığı konusuna cevap bulabilmekten geçiyor...

Yumurtlaması için mi yoksa yumurtlamaması için mi sıkıştırılıyorlar?

Ancak arı kuşlarının aşırı tacizleri ile bozulan koloni düzenlerinin etkisinin olabileceği yüksek bir ihtimal olarak gözüküyor. Bunu doğrulayan bir gelişme olarak dayım tarafından da doğrulanan ve kendisi tarafından sıvı besleme yapılmayan kolonilerin arı kuşu saldırıları esnasında tamamen yavru faaliyetlerini kesmesi olarak gösterilebilir. Bugünlerde de ana arı sıkıştırma faaliyetlerinin de benzer kolonilerde yaşanması bunun arı kuşlarının yarattığı koloni düzeni bozukluğundan kaynaklanan sendrom olarak nitelendirilebilir.

Bu durumda ana arısı sıkıştırılan kolonilerde, ana arıların kafese alınmaları ve sıvı beslemeye tabi tutulmaları ile bu durum atlatılabilir.

Tüm arı dostlarına bir çağrı olarak, bölgenizde geçtiğimiz günlerde eğer kolonileriniz arı kuşu saldırılarına maruz kaldı ise bugünlerde kolonilerinizi mutlaka kontrol ediniz.

Yoksa hava sıcaklıklarının bu düzeyde devam edecek olması sebebiyle, ana kayıpları ile veya dallarda yeni çıkan oğullarla karşılaşabilirsiniz...

Bayram tatili dolayısı ile yaşanacak arayı da göz önünde bulundurarak en kısa sürede kolonilerinizi kontrol ediniz.

Eğer arı kuşlarının saldırıları sonrası yaşanan bu düzensizlikler, başka etkenler tarafından etkilenmiyorsa artık gündemimize yeni bir konu oturuyor.

“Arı Kuşları Sendromu “

Başa çıkabilir miyiz diye sorulacak soruya verilecek en güzel cevap şudur ki ; yaşanan bu negatifliği atlatabilmek için gerekli olan her zaman elimizde hazır ana bulundurma konusudur.

Sonbaharda arı kuşları ile mücadele edemediğimize göre, bu durumlara karşı çok miktarda yedek ana bulundurmak üzere gelecek yıllarda tedbirler almalıyız.

Bir diğer konu ise, arı kuşu saldırısına maruz kalınan dönemlerde sonbahar teşvik beslemesi için sıvı besleme tarzı seçilmeli ve arının uçuş sayısı minimuma indirilmelidir.

Kek vb. katı besleme durumlarında arılar su ihtiyaçları sebebiyle uçuş yapmakta ve tarlacı arı kayıpları yaşanmaktadır.

6 yorum:

cerkez dedi ki...

selam ben arı kuşunada çare buldum bi ara görüştüğümüzde anlatırım

cerkez dedi ki...

slm ben arı kuşlarınada çare buldum benim arılıkta pek duramıyolar

cerkez dedi ki...

slm ben kendi arılığımda arı kuşu saldırılarını bir şekilde bertaraf ettim uyguladığım yöntem biraz zor ama benim bölgeme uyuyor

bozkirkartalı dedi ki...

Selam. İkinci resimdeki kuş arı kuşu değil. Yalı çapkını isimli başkabir kuş. İyi çalışmalar. Bozkır kartalı

ergenekome dedi ki...

sayın halil bilen burada erken müdahale yapabilseydiniz ana arıyı kurtarabilirdiniz.
benim bu yıl ağustosun 2. haftasından itibaran aynı günlerde 3 ana arımı kaybettim sadece bununla kalmadı normal tarlacı trafiği bir anada rolantiye çekildi bizde akşam satlerinde yapılan belediye sivrisinek ilaçlamasına bağladık. o dönemde kırlangıç ve arı kuşu yoğun şekilde gözlemleniyordu.

HB dedi ki...

Sayın ergenekome,

Bu yazıda ana arı kaybı yaşadığımızı mı yazmışız.

Ama bu yazı Uludağ Arıcılık Dergisi Ağustos-2008 sayısında yayınlandı.

Sadece basit bir arıcı önerisi içeriyor yazı...