11 Aralık 2007

İstanbul Organizasyonu (Yemek)


İşte Sn. Mustafa Kabaoğlu arılığında bulunan ocak...
Ocakbaşında bulunan arkadaşımızın adını unuttum ama öğrenince yazacağım tabi ki...
Bütün gün ocak başı işleri , çay işleri vb. her türlü işte emeği geçti bizlere.. Kendisine çok teşekkürler ediyoruz.. Ellerine sağlık...

Ocak , mangal vb. alet çok olunca sahneye çıkacak aktör sayısının çok olması gerekiyor haliyle..

Ve huzurlarınızda Sn. Osman Ünal...


Hamsiler pişiyor.. Üstte pişenler beklemede...


Ocakta beklemede olan balıklar kadar sofra başında bekleyenlerde var... Erken oturunca sanki bir şey olacak... Doktorda mecburen oturuyor hasta oturunca...



Şimdi benim iştahım yoktu haliyle çifte kahvaltı yaptık... Ama mecburen misafiriz tadacağız ucundan...

Murat abi ekmeği garantiye almış, aynı zamanda arkayı kolluyor gelen var mı diye...

Bahtiyar abi, buyur gel otur abi.. Boşver çekip durma hafızada yer kalmamış...

Hücummmmmmm.....



Uzağa düşmüşüz.. Çok zor oldu...

Şimdi Sn. Selahattin Güney hemen der...

Balığa limon mu sıkılır... Ağzınız sulansın diye sıkar gibi yaptım...

Asım abi kılçıkla uğraşmayacaksın at gitsin at gitsin...

Biz yavaş yavaş tatlıya geçiyoruz , bazıları hala yutuyor.. Doktora; bak bak oğul çıkıyor deyip gönderdi...

Murat abi aslında çok zor durumda... İki eli de dolu nasıl yesin ya.. Ağzındaki helvayı mı çevirsin kutuları mı tutsun... Asım abi de götürüyor bu arada...

Murat abi tıkandı birisi su getirsin... Gidiyor adam be.. Doktor yok mu?

Kutuları da bırakmıyor elinden... Kutunun üstünde Halil yazıyor ama benimle alakası yok.

"Dondurmacı Halil" den alınmış cezeryeler...

Bahtiyar abi , abi koy oraya birazdan ben götürürüm onları.. Yol uzun bütün gece yol gidilecek...

Enver abi , kılçıkla uğraşıyor. Yanındakine baksa öğrenecek nasıl yenileceğini ama..

Önlerindekiler yetmiyor ikisinde , uzanın uzanın çekinmeyin...

Acelesi var sanki.. Hem geç geldi , hem daha sofraya oturmadan ayakta doydu...

Bir daha beni de geç alın Haydarpaşa'dan... Baksanıza ohhhhh...

Tuncay Kaptan.. Çocuk bakma görevini üstlenince iştahı kesilmiş.

Muhabbet bile ediyorlar.. Biz ne mümkün.. Muhabbet etmeye kalksak hemen tabağımızdaki gidiyor...

Sn. Murat Akın'da uzaktan gelenlerden... Diğerleri hemen karşıdan ama Brunch yapmışlar da o yüzden geç kalmışlar...

O ne be "Brunch" ne demek...

Zaten sabah aynı anda telefonlarını çaldırdık Oktay abinin.. Uykudan uyandırdık..

Allah allah telefonun ikisi de çalıyor birinde , Ali Türk diğerinde Halil...

Sonra aradı Ali Türk'ün telefonunu hocası ya..

Ben çıktım telefona hepten karıştı devreler sabah sabah...

O yüzden geç kaldı herhalde...

1 yorum:

Ballı Baba dedi ki...

Halil kardeşim, bu güzel ortamda ne yapsan yeridir. Katılan herkese saygılarımı sunarım, imrenilecek güzellik. Ancak balığa limon sıkılması olayı başka şeydir. Bir defa yediğin balık değil HAMSİ... Nasılki yaylada otlayan hayvanın etine kekik dökülmezse bu da öyle işte. Yazın ziyarete gelecek arkadaşlar için 3 kasa hamsi derindondurucuda uykuda. O zaman uygulamalı görürsün...Hepinizi kutluyorum... Nicelerinde buluşmak dileğiyle.