30 Aralık 2007

Özlemişiz...

Bayram tatili ve ardından bir hafta çalışma sonrası bugün şöyle bir dolaşalım dedik....

Arkadaşların hepsinin önce ıslanmışlar mı, nemlenmişler mi diye üst kapaklarını açıp baktık. Hiç bir ıslanma yok. Derken uzun zamandır görüşemedik ve havada soğuk olmasına rağmen güneş olunca kenarından örtü tahtasını kaldırıp baktık.

Besleme kutularında katı ballar olduğu gibi duruyor. Doğal olarak salkımı bozup çıkamamışlar.

Salkımda kolonilerin tamamı. Gece hava sıcaklıkları negatif değerlerde seyrediyor uzun süredir.

Rahatsız olanlar hemen hafifçe hareketlenir gibi oluyor , hopppp kapatıyoruz.


Kovanların önü arı ölüleri ile dolu. Bu durumu hiç yadırgamıyoruz. Çünkü hava soğukluğu sebebiyle uçuş yok ve hemen kapı önüne atıyorlar. Cenaze işlerinde aksamalar mevcut. Bu ölümler hemen her gün gerçekleşiyor ama uçuş olunca alıp, götürüyorlar uzaklara. Ve üstüne üstlük karınca vb. faaliyetler durunca bu görüntü ortaya çıkıyor.

Balkondaki arıdan atılanları topluyorum. Yani balkondakinden atılanı görünce koskoca kolonilerden atılan hiçbir şey değil.


Körüğü yakmadan olur mu hiç? Ne olursa olsun arılığa girildiği zaman körük mutlaka yakılmalıdır. Bugün havada sakin olunca püfür püfür ne güzel yandı. Acaba bu körük kokusu da etkili mi acaba bu arıcılık hastalığı ile...

Bugün bu halde görünce arkadaşımızı acaip zevkli oldu. Dedim "Ne oldu kardeş üşüdün mü?"

Koloni uçuş deliğine yakın bir yerde sizlere ömür olmuş ve gece ayazında güzelce buz tutmuş. Bugün öğle vakti bile buzları üzerinde idi.

Hiç yorum yok: