Arıcılık maalesef tedavisi olmayan bir hastalıktır ve bulaşıcıdır.

Arıcılık ile amatörce veya profesyonelce uğraşan , merak eden veya uğraşmak isteyen herkesi ; bildiklerini paylaşmaya davet ediyoruz. Sizin uyguladığınız ve size normal gelen bir uygulama başkaları için gerçekten çok ilginç ve bilinmeyen olabilir. Konseptimiz çok basit... Bildiğini saklama ve Türk arıcılığına dolayısı ile vatanına hizmet et... E-mail & Msn : halilbilen2@hotmail.com

Yayınlanmak üzere arılık / arıcılık fotoğraflarınızı gönderebilirsiniz.

free html hit counter
View My Stats

30 Nisan 2007

Ohhhh Hazır Propolis.


Pedlerin altında yaptıkları propolisleri toplayarak kovanın yanına koymuştum. Almayı unutmuşum. Bir de ne göreyim tekrar propolisler yer değiştiriyor. Gidip yeni toplamak yok ... Hazırdan götür bakalım. Çok çalışkan oldukları kadar çok ta kolaycılar...
Gathering "Ready" Propolis.

Etiketler:

29 Nisan 2007

Yeni Sezonun İlk Anası

Arılardan bazıları kovanları ile beraber arılığı terkettikten sonra kızgınlığımı hafifletmek üzere en iyi ama biraz kızgın kolonimden 3 çerçeve bölmüştüm.
Bugün beklenen doğum gerçekleşti.



Çıtır arkadaşın koloni ile bir problemi yok gibi görünüyor ama . Her ihtimale karşı 1 kapalı meme daha bıraktım. Sol yukarıdaki boşluktan ise ruşete vermek üzere meme keserek aldım.


Bence hemen çiftleşme uçuşunu hallet bak ne güzel boş gözler mevcut yumurtlamak üzere...

Bu arada Şef'in arısınında anası çıktı.

The first Queen of new season in my apiary.

27 Nisan 2007

Misafirlerimiz

Aydın Karpuzlu ilçesinden bölgemize gelen arıcı dostları görünce ziyaret etmemek olmazdı.
Üstelik tam bizim arıların yolu üzerindeler. Bölgemize henüz yeni gelen bahardan faydalanmak üzere gelmişler. Arıcılık ile ilgili her türlü sorun ve güzellikler hakkında bir koyu sohbet gerçekleştirdik. Üstelik arıcılar gerçekten farklı insanlar hemen çay demlendi ve prefabrik arı evinde sohbet çok güzeldi. Resimde görülen kişi Sn. Necati Coşkun'un oğlu Üzeyir... Peki Necati abi nerede derseniz kaçtı resimden saçları dağınıkmış.


Daha yeni geldiklerinden malzemeler henüz dağınık. Fakat malzemeler genelde güzel görünüyordu. Bulundukları bölgede tek handikap ana yolun yakınlığı gibi görünüyor.

Türkiye'nin arıcılık sorunları hemen hemen tüm bölgelerde aynı. Bizlerin sohbetlerinde gündeme getirdiği bir çok konuya değinme fırsatı bulduk. Tüm konulara hakimiyetleri ise dikkat çekiciydi.

The itinerant beekeepers.
They came to Eskişehir from Aydın about 600 kilometres.

Etiketler:

Ben Bozuyorum , Onlar yapıyorlar.

Formik asit pedleri altına propolis barajı kurulması konusu daha önce de geçmişti. Ben temizledikçe tekrar barajı kuruyorlar.


Tamam rahat oluyorsunuz anladık ama , varroalarla kendi kendinize başa çıkın o zaman...

The propolis dam under formic acid ped


26 Nisan 2007

Osmanlı Çileği

Sn. Selahattin GÜNEY tarafından gönderilen ve sadece Kdz. Ereğli'de yetiştiği söylenen "Osmanlı Çileği" ve çiçeği üzerindeki balarısı




Tabi ki çiçeğinden ziyade ; endemik olduğu ifadesini test etmek için o çileklerden tatmamız gerekmez mi?
Endemic plant from Karadeniz Ereğli
"The Ottoman Strawberry" and on the honeybee

Etiketler:

24 Nisan 2007

Arılık Görüntüleri

Katlar atılmış bile...

2 kat atılırsa merdivene çıkmak lazım tabi ki!


Ana memeleri yapmış bir koloni çerçevesi. Bir rivayete göre bir hayli arı sütü tüketilmiş kontroller esnasında.

Fotoğrafların kimden geldiği belli olmuştur herhalde. Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Sn. Selahattin GÜNEY ve Dr.Fikret KARAKAYA'ya teşekkürlerimizle..

Sadece Kdz.Ereğli'de yetiştiği ifade edilen "Osmanlı Çileği" fotoğrafları yüklemesi tamamlanamadan başkan üniversitenin 4. dönem kursuna katılmak üzere ayrıldığından resimleri bilahare arz edeceğiz.


This photos sent by Zonguldak Nation Bee Breeding Association President Selahattin GÜNEY and hobbyist beekeeper Dr. Fikret KARAKAYA
From Fikret KARAKAYA's hobbyist apiary in Zonguldak/Turkey

Etiketler:

Bursa / Mustafakemalpaşa Hamidiye Köyü Şenol ZİHNİ

Memleketimde bulunmasına rağmen daha önce tanışamamış olmama rağmen , teknolojik imkanlar ile tanıştığım Sn. Şenol ZİHNİ tarafından dün akşam hiç görüşmeden paylaşım klasörüne gönderilen fotoğrafları herhalde paylaşıma açtığı düşüncesiyle sizlerle de paylaşmak istedik.



Dikkatimi çeken bir ayrıntı olarak kavak ağaçları yemyeşil olmuş bile. Burada daha kuru ağaçlar gibi duran kavaklarda en ufak bir yeşerme bile yok...



Bölgenin verimliliği fotoğraflardan da anlaşılıyor herhalde.

Bu fotoğraflar için kendisine çok teşekkürler ediyoruz.

Her yazı ile ilgili İngilizce olarak küçük bir açıklama konusundaki yoğun taleplere karşılık olarak artık kıvırabildiğimiz kadar ilave edeceğiz.

Yurtdışına mı açıldın artık derseniz biz açılmadık , onlar geldiler.

This photos are from Şenol's hobbyist apiary in Bursa / Turkey

Etiketler:

23 Nisan 2007

Arılık Ziyaretleri

Kapı imalatçıları iş başında...



Nihayet bol çiçek gördüler...



Doya doya toplayın yoksa yakında bitecek ona göre...

Etiketler:

22 Nisan 2007

Konuyla İlgisi Yok , Önceden Planlanmıştı...

Arıların bulunduğu köyümüzün muhtarı Sn. Nazım KENAR beni ne zaman görse , bak hele orayı çevir hayvanlar girmesin derdi..
Kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır.
Bende kazık nerden buluruz diye sorunca muhtarı tanımıyor musun derdi.

Bu konuşmalar böyle sürüp giderken arılığa hayvan veya hayvanlar girmesin mi?

Muhtar amca dedi ki;
Ben sana demedim mi?

Dolayısı ile artık kapıyı arkadan kilitlemek zamanı gelmişti!!!

Hadi dikenli teli aldık. Ama kazık işi zor iş..

Gerçi muhtar amca bana yeni yer hazırlamış evin arkasına yaptığı meyvelik alanda ama orası çok köyün içinde kalıyor...

Bugün tası , tarağı ve baltayı aldık köyün yolunu tuttuk...

Muhtar amcaaaaa...

Buyrun bakalım.. Dedim dikenli tel hazır.. Tamam dedi hele gidin Fehmi sizinle gelsin kesin oradan söğütlerden..

Ama ekledi yine bak arka taraf hazır.. İkilemde kalmadık desek yeri ama... Şimdi bulunduğumuz yere hem biz hem hayvanlar alıştı.

Başladık söğütlerden kesmeye ... Yok burası kurumuş , yok burası kuruyacak , yok burası çok düzgün derken bir sürü kazık hazırladık daha doğrusu biz baktık Fehmi abi işi götürdü. Şeytanın işi yok ya biz söğütlerden ayar çekerken söğütlerin sahibi de su tankeri ile tıngır mıngır geliyormuş.. Fehmi abi bir şeyler söyledi adama ve biz bir şey anlamadık.

Sonra öğrendik ki adam söğütlerin sahibiymiş. Millette ne şans var be dalı kesilirken denk geliyor , bizimkiler kökünden gidiyor 1 hafta sonra aaa gitmiş diyoruz...

Fehmi abi diyor ki ;

Aman ne olacak rahmetli babası Ahmet amca ekti her yere ağaçları ama oğlu bakamıyor işte... Biz de budama yapıyoruz zaten...

Neyse kazıkları hazırlarken Yusuf abi geldi. İyi ki geldi. Yoksa Fehmi abiye kalsak gebertecek bizi çalıştırırken.. Ya biz alışık değiliz falan desek te... Şimdi her yerim ağrıyor ama kapı hariç bitti ya değdi yorgunluğa..

Yarın 23 Nisan törenleri sonrası hem piknik hem kapı imalatı için nasılsa gideceğiz.. Bu akşam tabi ki hayvanlar kapıdan girmezseler...

Nasreddin hoca gibi kapıya da koca bir kilit asmayı düşünüyorum...

Arılara bir sürü bakım yapma planıyla gidip ; gün boyu çit , tel , kazık işleriyle uğraşınca arılardan nasıl bahsedeyim ki?





İşte bitmemiş hali ile çitli arılık görüntüsü...

Etiketler:

18 Nisan 2007

Propolis Barajı Kuruyorlar...

Formik asit pedleri altına propolis barajı kurduklarından bahsedince , artık hepimizin tanıdığı Selahattin başkan gönderiverdi fotoları...



Formik asit pedi altındaki çerçeve boşlukları aynen bu şekilde dolduruluyor.


Poşette kilitli buzdolabı poşeti .. Paraya kıymış başkan...




Bu konuya özel bonus. Teşekkürler Başkanım...

Etiketler:

Formik Asit

Formik asit pedleri ile yapılan 3 uygulama sonrasında varroayı daha önce izlediğim şekilde polen kutularından takip ettim. Ancak bu süreç içerisinde polen kutularına varroa döküldüğü görülmedi. Genel olarak işçi arılarda varroanın verdiği zarara da dikkat çekici bir biçimde rastlamadım.

Peki varroa yok mu?

Bazı kolonilerde kapalı gözlerden çıkamayan az da olsa arıların varlığını ve çıkamayan arıları kontrol sonucunda varroa zararını görebildim.

Bulunduğumuz bölge itibarı ile hava sıcaklığının yükselmemesi uygulamada formik asit buharlaşmasında eksiklik yaratmış olabilir. Ancak pedlerin konulduğu çerçevelerin araları poşetin tam altındaki boşluklar tamamen propolisle kapatılıyor olması buharlaşmanın olduğunu ve koloninin bundan rahatsız olduğunu da gösteriyor. Uygun bir zamanda bu olayı fotoğraflamam gerektiğini de biliyorum.

Tabi ki arıların üzerindeki varroalar yumurtlamanın hızlanmasıyla tamamı gözlere doluştular. Yavru faaliyeti başlamadan hava sıcaklığı dolayısı ile formik asit uygulaması yapmak biraz sıkıntılı gibi duruyor. Belki de erken dönem için başka bir metot denenebilir.

Bir Arı dostumuzdan gelen formik asit ile ilgili bahsettiği negatif etkileri kendilerinden izin almadığımdan paylaşamayacağım ancak , göndermiş oldukları fotoğrafları aflarına sığınarak izin almadan yayınlıyorum.









Sn. İhsan TOSUN tarafından gönderilen formik asit uygulama sonrası görüntüler.

Günün sözü:
Murat Çakır der ki!

“Bilgi paylaştıkça çoğalır , koloniler paylaştıkça azalır.”

Etiketler:

16 Nisan 2007

Paylaşalım da !!!


Özellikle ABD’de görülen arıların kovanları terk etmeleri olayı Türkiye’de de yaşandı. Üstelik arılar kovanları terk etmekle kalmayıp , 15 Nisan 2007 Pazar günü kovanlarını da beraberlerinde götürmüşler.

Arılığın muhtelif yerlerinde yaşayan 3 arı kolonisi kovanlarla birlikte arılığımızı terk etmişler. Fakat bu kovanlar giderken yanlarında başka hiçbir malzeme götürmemişler.

Bu kovanların gidiş sebebini araştırmak için hiçbir kurumun çalışma yapmasına da gerek yok.
Bir arkadaş veya arkadaş grubu görülen lüzum üzerine benden daha iyi bakabilecekleri düşüncesi ile gerekli yer değişikliğini yapmışlar.

Arılıkta bir sürü malzeme ve boş kovanlar var iken tamamen mükemmel bir çalışma örneği ile sadece arı kolonisi bulunanları almaları zaten tamamen arıcılık meraklısı bir arkadaş ve arkadaş grubu olduklarını gösteriyor.

Paylaşımcı olmak güzel bir olgu ama bu kadarda demedik ki! Ben kolonileri paylaşıma açmamıştım ama paylaştık artık.

Tek dileğim o kolonilere benden daha iyi bakmaları ve idamelerini sağlamalarıdır. Ayrıca diğer koloniler artık paylaşıma kapatılmış olup , eğer paylaşım esnasında denk gelirsek çok güzel bir test ile bir insanın kaç arı sokmasına dayanabileceği konusundaki bitirme tezime yardımcı olabileceklerini bilmelerini isterim.

Daha önce sohbet konusu olan , araştırmalarımız ile yurtdışında örnekleri olan kovanlara chip vb. cihazlar takılarak takibi konusunda daha fazla araştırma yapma gereği olduğu da bir kez daha ortaya çıkmış oldu. Şöyle ki; böyle bir alıcı/verici olsaydı arılığı terk eden kovanlarda hemen sistemden sorgulayıp alınan verilerle ilgili yer değişikliği yapılan yerin kapısı çalınıp “Kovanları tekrar yerine koyar mısınız lütfen!” demenin vereceği haz her şeye değerdi herhalde.

Peki niye 3 koloni yer değiştirdi sorusuna vereceğim cevap ise çok basit. Her seferinde 3 koloni ile başlayın diyoruz ya. Aslında dinlemişler bizi. Bundan sonra arıcılığa başlamak için 1 koloni yeter de artar bile.

Acımızı paylaşan dostlarımızın çelenk göndermemeleri , vakfımıza bağışta bulunmaları önemle rica olunur.

Görenler bizi hasta sanıyor ama yastayız kimse bilmiyor.


Etiketler:

11 Nisan 2007

Medya Desteği

Görsel ve yazılı medyanın ne kadar etkili bir unsur olduğu hepimiz tarafından bilinmektedir. Ancak son günlerde gündeme oturan ve şimdi daha çok sevdiğim bilim insanı Albert EINSTEIN'ın insanlığın yaşamı ile arıların varlığını çok uzun yıllar önce ilişkilendirmiş olması medyayı bu konu üzerine daha endekslemiş ve belki de arıcılık hiç bu kadar medya ilgisi ile karşılaşmamıştı.

Peki arıcılık sektörü içersinde bu avantajı Türk arıcılığı adına kullanabiliyor muyuz?



Arıcılık kursunda uygulamalı çalışmalar.

Daha önceki günlerde de yayınladığımız kurs haberine ilave olarak 2. dönem ile ilgili gelen yeni fotoğrafları yayınlamamak olmazdı.

Arıcılık alfabelerinden arılı çerçeveyi tutmak...



Kurs ifadesi özellikle arıcılıkta uygulamalı olursa biraz daha anlam buluyor diye düşünüyorum.

İşte medya ilgisi...

Kurs katılımcıları ile toplu bir röportaj ve çekim esnası görüntüleri...

Medyayı bu gündemden öncede çok iyi kullanabilme başarısını gösteren Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği yetkililerine tüm arı dostları adına teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Etiketler:

10 Nisan 2007

Şefin Arısı Ölmez...

Bir söylem , kışın ortasında şefin arısı ölünce herkes tarafından dillendirilir olmuştu. "Şıh'ın arısı ölmez" söylemi ile her türlü gaz verildi. Bende gereğini 07 Nisan Cumartesi günü devşirme yaparak oluşturduğum koloni ile yaptım. Bugün yaptığım kontrolde görülen manzara böyle idi. Bu arada şefin konudan henüz haberi yok...

Sütü doldurmuşlar. Şeytan boz birini tat dedi ama kıyamadım.


Ayrıca ana olmadığından arıların daha önce söz edildiği gibi abdomenlerini kaldırıp kanat çırpmaları görülmeye değerdi. Düğün için 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını planlıyoruz ama bakalım kısmet. Hava durumuna bakacağız.

Etiketler:

Arıcılıkta Define Uygulamaları

Sağda solda kulaktan dolma ve bir çoğu uydurma definecilik muhabbetlerini duydukça hep uzak kalmaya imtina etmişizdir. Ancak olay arıcılık ile ilgili olduğu zaman defineler bizim değil , tüm ülkenin hazinesidir.

İşte sizlerle paylaşabilmek üzere bulunan bir define hikayesi ile ilgili bize gönderdiği fotoğraflar için Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Sn. Selahattin GÜNEY'e teşekkürlerimizle...

İşte define muhtemel burada ... Ama define yeraltında değil ve bir ağaç kovuğunda...

İşte kendi insiyatifi ile ağaç kovuğuna yerleşmiş ve koloni düzeninini burada idame ettirebilme ve hastalıklarla mücadele başarısı göstermiş , belki de çok nitelikli bir anaya sahip koloninin olduğu yer ...


Operasyon başlıyor.


Pipo körüğün başkana çok yakıştığını söylemeden edemeyeceğim.

Bal ifadesinin içi ancak bu kadar dolu olabilir işte... Görüntü her şeyi anlatıyor.

08 Nisan 2007

İç Anadolu Bölgesindeki Antalya


Larva transferi ustası Sn. Yusuf Gürbüz. Bazen çift çift veriyor neymiş çifte kumru olacakmış.


O aktarıyor biz çanakları takmaya yetiştiremiyoruz.


Hazırlanan koloniye verildikten 1 saat sonraki durum startın verildiğini gösteriyor.


Yine düşen var mı yok mu diye baktığımızda 6 adet düşmüştü. Hemen doldurduk... Bu ananın larvaları kaçmaz.


Başka bir kolonideki ana memesi... (Koloni Sn. Birol Doğantemur'a ait.)


Dünde bahsettiğim hindi suluğu .. Bugün yakından gördüm aklım yattı.. Çok verimli bir teçhizat... Su azaldıkça yay sistemi yukarı topluyor ve su akışı başlıyor. Çanak ağırlaştığında suyu kesiyor.


Bahar Sakarya vadisine gelmiş ama Es-Es'te daha tık yok. Toplam uzaklık 40 km. ama.. Vadide akan Sakarya nehrinin etkisi büyük.



Ben ve Yusuf abi.. Yeni kestirdiği üst kapakları koyuyor. Arka plandaki çiçeklere dikkatinizi çekerim.

Birol abi'nin kovanların altına sandıkları yerleştirdik. Çok güzel oldular.


Çiftleştirme kutusuna verilen ana memesi.


Çiftleştirme kutusunda çıkmış genç ana.



Çiftleştirme kutusunda verilmiş ana memesine petek örmüşler.


Koloniye döllenmiş genç anayı vermek için kullanılan plastik aparat. En büyük özelliği hem arıların anaya direkt ulaşmasını engelliyor hem de ana kapalı olduğu yerde yumurtlamaya başlayabiliyor.

Arılıktan genel görünüş.


Yusuf abi'nin çiftleştirme kutuları.


Birol abi'nin çiftleştirme kutuları...



Çok hoş duruyor arazide...


Profilden çiftleştirme kutuları...


Arıların bulunduğu yerin sahibinin kendi arılarının bakımı hep birlikte yapıldı. Kontrollar esnasında görülen ana memesi..

Arıların kontrolu esnasında en çok yorulan kişi , Osman amcaydı. Çünkü ayva ağacının gölgesinde oturup hem de tam burnundan iğneyi yediği zaman insan çok yorulur.

Bu geziye ve etkinliklere ait diğer fotoğraflar için aşağıdaki linke tıklayınız.



http://halilbeelen.blogspot.com/2007/04/bilecik-ayky-08-nisan-2007.html

07 Nisan 2007

Arif Uysal'ın Köyü (BİLECİK / ÇAYKÖY)

Eskişehir'e yaklaşık 40 km. ama bitki örtüsü inanılmaz farklı. Kovanlar Sn. Yusuf Gürbüz'e ait.


Bu kovanlarda Sn.Birol Doğantemur 'a ait.


Bunlarda anaarı çiftleştirme kutuları.. Çiftleşsinler bakalım sonucu göreceğiz.


Yine Yusuf abi'nin kovanları görülüyor. Bir çiftleştirme kutusu da kovanların yanında görülmekte.



Sulama sistemi hindi sulama sistemi olduğu söylendi. Yarın beni de götürecekler gezmeye. İnşallah bol bol fotoğraf çekerim de paylaşırız sizlerle.
Tabi ki hindi suluğu olmasının bir kötü tarafı var , arılar da hindi gibi düşünmeye başlarlarsa !!!

06 Nisan 2007

İzmir - Torbalı Ali GÜRLER (Enarıcı)

Bir çağrı yapmıştık… Arılık ve arıcılık fotoğraflarınızı yayınlanmak üzere gönderebilirsiniz diye… Kimseciklerden ses çıkmadı fakat blog sayacı devamlı artıyor bir ara sayaçtan bile şüphelenmiştim. Herkes şöyle bir bakıp ne saçmalamış yine diye bakıyor ve gidiyor diye düşünmeye başlamıştım ki , bir kıvılcım yakıldı İzmir Torbalı civarından…
Küçük bir not: Resimlerdeki tarihler yanıltıcı olmaması gerektiği , çekimlerin 29 MART 2007 olduğu kendileri tarafından bildirilmiştir.



Sefer DUYMAZ ve Ali GÜRLER 'in koloni kontrolları...

Sefer Bey'in çekirdekten arıcı olduğunun hatırlatıldığını da paylaşmak isterim.


Şerbetlik konulmuş olan bir kovanda yapılan varroa mücadelesi görülmektedir.

Dikkati çeken bir şey başlıksız , eldivensiz çalışılabilmesidir. Ali ağabeyin aldığı zevki yüzünden okumamak imkansız gibi duruyor.

Kovanların güzelliği göz kamaştırıyor. Ancak kendilerine bu kovanların yerden yükseltilmesi gerektiği konusu hatırlattık bizden günah gitti. Kesinlikle takipçisi olacağız. Güzelim kovanlar yerden nem alıyor ve üstelik arılar tam iniş takımlarını açıp inişe geçecekken karşılarına otlar çıkıyor...

Bu arada balarıları Sarı lacivert renkleri değil , Sarı kırmızı renkleri daha çok severler.

(Bu bilimsel değil tabi ki..Benim canım öyle istiyor.)

Ne şanslı arılar pırıl pırıl bakımlı kovanlarda yaşama şansını , üstelikte İzmir Torbalı gibi bir yerde yakalamışlar. ABD'deki kovanları terkeden arılar okyanusu geçerek muhtemel bu kovanlara girmek üzere geliyorlardır.

Varroa mücadele uygulaması esnasında diğer bir enstantane.

Son günlerde gündemde olan polen derlemesi ile ilgili bir kovan modeli resmi yine kendileri tarafından gönderilmiştir.

Sn. Ali GÜRLER ağabeyimize bizlerle paylaşmış olduğu resimler için çok teşekkür ediyor , kendisine emeklilik yaşamında geç te olsa balarıları ile tanışmış olmasından dolayı çok uzun bir konforlu yaşam ve sağlıklı günler diliyoruz.

Eyvah Kurtlanmış!!!



Arıcılık ile ilgili bir yerde tam hatırlamıyorum ancak şöyle bir konu var idi. Aslında konudan ziyade eski yıllarda yaptıkları yanlışı anlatan bir hikayeydi.

Hikaye şöyle;

Şimdi eski yıllarda balları süzmek için kovanların (muhtemel sepet veya kütük)ballı çerçeveleri alınarak bir şekilde balları süzülüyormuş. Ancak yukarıda görülen manzara ile rastlandığında kurtlandığı düşüncesiyle o bölgeler kesilip atılıyormuş...

Şimdi bu mantıkla ben bu akşamüstü baktım bir hayli kurtlanan var. Kesip atsam mı beklesem mi diye düşünüyorum...

03 Nisan 2007

Formik Asit Uygulaması


İlk uygulama 31 Mart 2007 Cumartesi günü yapılmıştı. İlk uygulama esnasında hava o kadar rüzgarlıydı ki resim konusundaki sıkıntıyı daha önce paylaşmıştım.
Bugün 03 Nisan 2007 akşamüstü 2. kez uygulama ve sıvı teşvik beslemesi yapmak üzere gittik.


İlk uygulama sonrası poşetleri hemen propolislemişler ve pedlerin içersinde çok az nem kalmıştı.
İlk uygulamaya göre bundan sonraki uygulamalar daha kolay olacak çünkü hemen ters çevirip deliklerden tekrar şırınga ile basabiliyorsunuz. Pamuk emdikten sonra tekrar delikli kısmı alta gelecek şekilde koyup kapatıyoruz kovanı.
Yaptığım polen kutusu kontrollerinde 3-5 adet arkadaş görebildim. Birkaç sebep olabilir. Bulaşıklık düzeyi düşük veya hepsi gözlerde faaliyette.
Hava sıcaklığının azlığı sebebiyle buharlaşmada problem olmuş olabilir.
İlk seferde 20 ml. vermiştim ki bu miktar az gelmiş olabilir.
En kuvvetli ihtimal olarak bulaşıklığın az olmasını görüyorum ki şöyle. Arılara baktığımda 1 kolonim hariç (Bugün cenazesi vardı) yoğun bir şekilde herhangi bir varroa zararı veya arı üzerinde varroaya rastlamadım. Cenaze işlemleri yapılan kolonim ise maalesef çerçeveleri kontrol ettiğimde gözlerde varroalara ve zarar görmüş arılara rastladım. Zaten daha önce de görmüştüm. Yoğun bakıma almıştım ama doktorlar son dakikaya kadar ümit kesilmez demişlerdi. Sanki yeryüzünde başka koloni yokmuş gibi hepsi buraya doluşmuş.
Madem varroa yok diğer kovanlarda neden uygulama yapıyorsun sorusuna acılı bir günümüzde cevap veremeyeceğiz.
Küçük bir not olarak sizlere ömür olan kolonim kışa en güçlü giren kolonimdi. Bilmem ne demekse .. Sendrom olayı mı acaba?

02 Nisan 2007

Polen Kutuları



Zaman zaman polen kutularını kontrol ettiğimde genellikle buna benzer manzaralarla
karşılaştım. Bu da gösteriyor ki dip tahtası kesinlikle çok büyük önem arz ediyor. Ayrıca kolonideki bir çok gelişmeyi de takip edebilmek açısından iyi bir gösterge oluyor. Formik asit uygulaması öncesi polen kutularını temizlemek için baktığımızda daha önce koyduğumuz gazetelerin çok aşırı nemlenmiş ve kırıntılarla dolmuş olduğunu gördük. Eğer polen kutuları olmasa bütün bu atıklar kovan içersinde kalarak kötü durumların gelişmesine sebebiyet verebilecektir.



Islanmış kadar kötü nemli olan gazeteler alınarak yerine hem Formik asit uygulama sonuçlarının takibi açısından , hem de daha uygun bir ortam sağlamak üzere polen kutuları içersine kağıt havlular yerleştirdik. Peki Formik asit uygulaması ne oldu derseniz.Kolonilere pedleri verdim ama öyle bir rüzgar vardı ki değil fotoğraf çekmek , kovan kapaklarını kapatırken düştüğüm hali birileri kameraya çekse direk sosyeteye rezil olurduk. Hava sıcaklığı düşmesine rağmen önceden pedleri hazırlamıştım. Kovan içi sıcaklık ile buharlaşır diye düşünerek verdik kolonilere. Hem koloniler birden şoka girmesinler... Alıştıra alıştıra...
İnşallah 2. uygulamayı sizlerle paylaşacağız.

01 Nisan 2007

Havadan Sudan


Ne hizmet edilmiş ama mısırlarda karşılığını vermiş.

Biraz son zamanda ot bastı ama olsun zararı yok.



Bu mısırlar ne alaka derseniz... Balarıları püsküllerinden polen alıyorlar da o yüzden burada bulunsun dedik hem de sözümüz vardı.

Kardelen hanım ve arka planda yine mısırlar....



Kabak deyip geçmemek lazım. Dolması da süper olur.

Kabak çiçeği gibi açılmak deyimi nereden geliyor acaba?

Taze fındık ne giderdi şimdi sütlü sütlü...

Fındık ve mısır aynı yerde olunca sanki Karadeniz bölgesi çağrıştırıyor ama maalesef bu görüntüler Bursa/Mustafakemalpaşa'dan.

Bu arada arı ölümlerine kabak çiçeklerinin de etkisi var diyorlar ama neyse. Asitlerin etkisi olduğuna göre kabak çiçeğinin neden olmasın...

Bugün 1 Nisan olduğu ile alakası yok bu değişik resimlerin. Biraz kafayı dağıtalım diye gönderdim. Yoksa arıcılık ile ilgili yazınca "Uzman" deyiveriyorlar bizim gibi acemilere.