Arıcılık maalesef tedavisi olmayan bir hastalıktır ve bulaşıcıdır.

Arıcılık ile amatörce veya profesyonelce uğraşan , merak eden veya uğraşmak isteyen herkesi ; bildiklerini paylaşmaya davet ediyoruz. Sizin uyguladığınız ve size normal gelen bir uygulama başkaları için gerçekten çok ilginç ve bilinmeyen olabilir. Konseptimiz çok basit... Bildiğini saklama ve Türk arıcılığına dolayısı ile vatanına hizmet et... E-mail & Msn : halilbilen2@hotmail.com

Yayınlanmak üzere arılık / arıcılık fotoğraflarınızı gönderebilirsiniz.

free html hit counter
View My Stats

31 Temmuz 2007

Ana Arının Ardından İş Çevirenler

Muğla arısı oğula kalktığında yedeklediğim eski ananın bulunduğu koloni 3 çerçeve full yavru doldurdu.

Fakat dikkatli bakılmasa , görünmeyecek şekilde 1 memeyi kamufle etmişler.


Ana arıya yol göründü gibi.. Es-Es kışını göremeyecek herhalde..



O kadar güzel saklıyorlar ki... Resim çekmekte bile zorlandım... İşin ilginci diğer ana o kadar güzel yumurtluyor ki garibim...

30 Temmuz 2007

Erkek Çok Olunca...

Gasgoine arılarını getirdikten sonra , yaptığımız kontrolde ana arı ızgarası olan kovanının fotoğrafını çekmiştim. Çünkü ana aarı ızgarası konulan kolonilerde kontrolün daha sık yapılması gerektiğini biliriz. Sonuçta bu ana arı ızgarasını kuluçkalıkta düzenlemeler yaparak koloniden aldık..
Fakat akşam fotoğrafları incelerken ilgimi çeken konuyu sizlerle paylaşmak istedik. Bu yüzden fotoğrafı en büyük boyutunda yayınladık. Yoksa hemen birileri fotoğraf çok büyük demesin..
Fotoğraf incelendiğinde ön kısımlarda bulunan siyah olmuş kısımlara dikkatinizi çekmek isteriz.
Koloni erkekleri o kadar sıkıştırmış ki kafalar geçmiş ama haliyle vücut geçemediğinden sizlere ömür olmuşlar...


Arıların önündeki kaynaktan sızan suların bulunduğu yerde küçük dal ve taş parçacıkları tam istenen bir durum yaratmış ve akşamüstü özellikle cümbüş oluyor .. Bu arada bir tanesi eğitim zaiyatı olmuş. Kimileri susuzluktan kırılırken , bizim arıların önünden şıldır şıldır su akıyor ... Nazar böyle değiyor herhalde.. Bakmışsın kesilmiş kaynak suyu gittiğimizde...

29 Temmuz 2007

Yatılı Misafirler Geldi...

Ayçiçekleri açmaya başlayıp , fotoğrafları yayınlayınca Kenan Serttaş arkadaşımız ( Nam-ı diğer "Gasgoine") şehir merkezindeki gizli şehir arıcılığı sıfatını üzerinden atmak ve mevcut arılığındaki çatı düzenlemelerini yapmak üzere 3 kovan arısını bizim arılığa getirdi...

Daha önceleri bu proje hakkında kendisi ile bir kaç kez konuşmamıza rağmen , dün gece fırsat bulmuş ve arıları gece götürdük...

Bugün kontrolden mahrum arılarını kontrol edip , bir güzel düzenleme yaptık.. Gerçi arıları bizim oraya çerçeveleri bal ile dolu getirmiş ama neyse..

Bu bizim arılığa gelenlerde astronot vaziyetinde giyinmeseler olmaz... Ya hiç olmazsa eldivenlerinizi çıkarın bari ...


Arıların kuluçkalıklarını güzelce kontrol edip , düzenledikten sonra sıcağın etkisi ve içerde iş yapan arıların çekilin ayağımızın altından dedikleri arılar , kapı önünde lay lay lom yapıyorlardı.

Tabi bizimkilerde hoşgeldiniz ziyaretine gidince kapı önü sohbet yapanlarda yok değildi.


Şimdi eldiven takanlara söz söyleme hakkım var herhalde...

Bir çeşit diken ama ismini bilmiyoruz.. Arılar çok ziyaret ediyorlar.. Gerçi o kadar çok dikenleri var ki arılar nasıl konuyorlar onu da anlamadım...


Diğer Fotoğraflar / Other Photos

28 Temmuz 2007

Akasya Fidelerini Ektik..

Bugün toplamış olduğumuz küçük akasya fideciklerini toprakla buluşturduk... Hava çok sıcak biraz zor ama ya tutarsa.. Arılığın önündeki toplam 6 bölgeye ektik... Her bir bölüme 5-6 adet fidecik gelecek şekilde toprakla buluşturduk ve suladık. Her bölümdeki 5-6 taneden 1 tane tutması yeterli zaten.. Olmazsa tohumdan tekrar deneriz... Sulamanın sürekliliği içinde boş pet şişelerini doldurup köklerine yakın yerlere ters batırmayı planlıyoruz...

Ayçiçeği Rengi Değiştirdi...

Arılar, ayçiçeğine çalıştıkça üzerlerine bulaşan polenler ile çok güzel görüntüler veriyorlar...

O kadar bulaşıyorlar ki fotoğrafta bile çok net görünüyorlar...

Kovan içersindeki arıların bir çoğu sapsarı geziyor.. Basit bir hesapla tarlacılar sarı olanlar işte...


Avuç avuç arı işte...


Bu arada ayçiçek tarlaları bugün tekrar sulanıyordu..


Daha açmamış ayçiçekleri mevcut..


İyi de 20 sene önce olsaydı bu şekilde olacaktı fotoğraflar.. Biraz nostalji yapmak iyidir...


Orijinal Fotoğraflar / Original Photos...

27 Temmuz 2007

Bal Süzme Makinesi Gelmiş....Balı Süzmüş...

Trakya bölgesinde sabit arıcılık yapan arı dostları da balları süzmeye başladılar.

Az miktarda koloni sahibi olunmasına rağmen bu makine gerekli işte... Bu makinelerin fiyatları genelde 200-250 Ytl. arası.. Ancak bu makinenin hikayesi kısaca şöyle...

Makinenin resmini gönderen Arı dostunun sözleriyle;

"Bal süzme makinesi küçük olsun istiyordum. Malum 4 tane balı süzülecek kovan var.Firmalara e –posta attım. 2’li Bal süzme makinesi fiyatı için. Bir tane alacağımı da söyledim. Kargoyla Edirne’ye gelir mi dedim. Anlaşılan bu firmaların çoğu toptana çalışıyor veya müşteriye ihtiyaçları yok.Beni dikkate almadıkları belli oluyor,cevap gelmedi çünkü.Bir tek Ana petek'ten cevap geldi. 2’li 200 lira , 3’lü 210 lira , 4’lü 230 lira bunlar çelik ,kromdan 4’lü 550 lira. Kargo 20 lira.En iyisi krom olanmış. Evladiyelikmiş.Ama sorduğum tanıdık kişiler “Sana bal süzme makinesi bile çok. İllaki alacaksan 230 lira olanı al” dediler.Sonuç olarak 2' li alacaktım küçük olsun diye bir baktım 4 ‘lü makineyi almışım. Arada çok bir fark olmayınca... Parasını bu gün havale yaptım. Kargoya verilmiş. Hayırlısı artık. "

21.07.2007


Makinesi gelmiş ve balları süzmüş... Aramızda kalması konusunda ikaz olduğundan koloni başına bal miktarını bildirmeyeceğim ama Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Nazardan korkuyormuş.. Ne yani koloni başı 1 teneke olduğunu mu söylemeyecektim ben tam hatırlayamadım şimdi.

Benim aslında süper bir tavsiyem var.. Ülkemizde genelde kayıtdışılıktan söz edilir.

Çok basit bir kayıt içine alınma tekniği...

***Arıcılık kurs belgesi olan ve ... adet kovanı ile arıcılığa başlayan veya devam etmekte olan tüm arıcıların almış oldukları bal süzme makinelerinin 200 Ytl.'ye kadar olan bölümü teşvik olarak 1 defaya mahsus olmak üzere Tarım İl / İlçe müdürlüklerine kayıtlı olduğunu gösteren belge ve bal süzme makinesi faturası ile başvurdukları takdirde ödenir.

Ülkemizde arıcılık sektöründe verilen diğer teşvikler düşünüldüğünde uygulanamaz bir teknik midir? Son yıllarda üretilen bal süzme makinelerinde görülen en güzel yeniliğin çerçevelerin konulduğu yerde bulunan ve peteğin dayandığı bölümün eğimli bir plastik olarak yapılması imiş.

Bu konuda bizim kullandığımız makinelerdeki tel ızgaraların peteğe verdiği zararları hepimiz biliriz. Bu yeni sistemdeki plastik bölümün esnemesi ile peteğe çok az zarar verdiği sohbetlerimizden anlaşılıyordu.. Bugün bu resimleri bize gönderen arı dostunun da ifadeleri bu sistemin daha olumlu olduğu yönde idi. Kendisi daha önce diğer sistem makineyi de kullandığını ve bu makineye göre çok fazla hasar verdiğini belirtmiş.


İşte bu kadar makine muhabbetinden sonra sizlere nefis bir görüntü... Bu ürüne sahip olabilmek için arıların çalışmaları bir yana , arıcıların verdiği emeğin ölçülebilmesi gerçekten çok güç...

Özellikle küçük ölçekli üretici ve tüketicinin aracısız buluşabileceği yöntemleri AB ülkelerinde olduğu gibi mutlaka geliştirmeliyiz. AB uyumu kapsamında ülkemize ithal edilen uygulama ve yönetmeliklerin faydaları olacağı muhakkaktır. Ancak izlediğimiz kadarıyla yurtdışında bir küçük ölçekli arıcı ürettiği ürünü ambalajlayıp , kendi adına etiketleyip pazarlamasına rağmen , aynı ülkelerin mevzuatına uyarlanmaya çalışılan ülkemiz mevzuatlarında bu konuda hiç bir maddeye rastlanamıyor.

Bu tür küçük ölçekli arıcılara sağlanabilecek kolaylıklar ile ; hem tüketici istediği , özlediği nitelikte ve ucuzlukta bal veya diğer arı ürünlerini tüketebilsin , hem de üretici ürettiği ürüne verdiği emeğin karşılığını alabilsin.

Sayın arı bakanımıza arz olunur...

Demet attained to extractor... She harvested honey...

Sn. Murat Çakır'ın yorumu;

"Küçük üretici ile tüketicinin buluşturulması bir çok batı ülkesinin arıcılık mevzuatında var.Fakat ülkemizde arıcının haklarını koruması gereken örgütlenmeler genelde büyük ölçekli arıcıları hedef aldığı için, küçük arıcının bu tür sorunları ve ihtiyaçlarını çözebilecek mevzuat değişikliklerinin yapılması mümkün gözükmüyor.Çünkü bütün gelişmiş ülkelerde sivil toplum örgütleri, meslek birlikleri ve benzeri örgütlenmeler kendi taraftarlarının ihtiyaçları doğrultusunda kanunlarda olmasını istediği değişiklik tekliflerini hazırlayarak devletin gerekli birimlerine sunar. Ülkemizde ise hem böyle bir gelenek yok hem de küçük arıcının sorunlarını çözmeye aday örgütlenmeler yok."

26 Temmuz 2007

Ayçiçeği ile Buluşma...

Ayçiçeği açması biraz daha hızlandı.. Daha açılmayan çok var ama...


Bu yavru uçuşu esnasında uçan yavrular yetişir mi bilmiyorum...


Bu şekilde bulaşıyor polenler üzerlerine arıların..


Bakalım nasıl olacak 1-2 güne kadar...


Bu arkadaşlarda fırsattan istifade bizim arılardan çok çalışıyorlar... Ben bombus işine başlayayım bari..


Bu fotoğraf Sn. Murat Çakır'a ithaf olunur...

The sunflower field... They're in front of my apiary ...

Kütahya Tavşanlı / Onur Zeyrek

Arı dostu Sn. Onur Zeyrek tarafından gönderilen Mart ayına ait görüntüler , bizlere bugünlerde önümüzün kış olduğunu hatırlatması açısından faydalı olur ve aşırı sıcaklarda bir nebze soluk aldırır..


Sn. Onur Zeyrek , Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğrencilerden olup; arıları Kütahya / Tavşanlı'da bulunmaktadır... Kendisine çalışmalarında ve akademik hayatında başarılar dileriz... Bizzat arıcılık ile uğraşan veteriner dostlarımızın oluşu ülke arıcılığı için çok faydalı olacağı düşüncesindeyiz...

24 Temmuz 2007

Süzme Makinesi Bekleyenler ve Beton Suluk

Trakya'dan yine fotoğraf düştü İç Anadolu bölgesine doğru.. Biraz da nispet yapar gibi... Yukarıda görülen suluk beton olarak ortası çukur biçimde dökülmüş.. Ancak taze ve yavaşca süzülen suyu daha çok tercih ediyorlar bu şekilde ki durgun sudan..


Eh işte biraz sırlanmış petek..


Arılar bunu kendilerine yaptı hiç utanmadan alıp , bir de süzeceklermiş herhalde .. Çünkü süzme makinesini kargodan bekliyormuş hala...


Çerçevelerin aralarındaki petek bağlantılarını kontroller esnasında zaman zaman temizlemek gerekir. Aksi halde bal hasadında özellikle petekli olarak alınacak balların sırlarına hasar verebilirler... Bu arada tornavida ile bu iş olmaz.. Bir güzel arıcı demiri edinmelidir tüm arı dostları... Belki birileri duyar da gönderiverir...


İşte yakaladım suç üstü hem de..

Biz polen kutularının altına gazete serdiğimizde vay efendim deyip eleştirilerini yaparken bugünler tabi ki hiç akıllarına gelmemişti.

Bu ballı peteklerin bu şekilde yere konulmasının bir çok sakıncası mevcut... Saymaya kalkmayalım ama tüm arı dostlarına tavsiyem bu şekilde çerçevelerin bir ucunu yere dayamayalım... Gerekirse yanımızda bir boş ilave bulundurursak daha iyi olmaz mı?

Şimdi ben böyle yapıyor muyum? Evet yapıyorum.. Demek ki bundan sonra yapmayacak mışız... Gerçi buna benzer fotoğrafları bu ülkede arı bakanları bile yayınlamıştı ama o bakan..

From Demet's Apiary again.. She's waiting extractor from cargo...

Balmumu Akıyor...

Hava sıcaklığı artışları ruşetlere de etki etmiş olmalı ki balmumu üreticileri cirit atıyorlar..


Millet gelin alın şu mumları donuyor bak alooo.


Buyur kardeş ne dedin?

Mum dedim mum akıyor alıver şunları ben alamıyorum ters tarafta kaldı nedense...

Akşam üstü bizim arılara bakarken arkadaşta geldi arılık içindeki dikenden polen götürüyor... Makro çekelim derken acele ettik unutmuşuz makroya almaya.. Neyse bu arkadaştan çok bizim arılık civarında...

22 Temmuz 2007

Ayçiçekleri Başlıyor...

Bugün ayçiçeklerin açmaya başladığını gözlemledik.

Fakat ayçiçekleri açmasına rağmen üzerlerinde arı henüz gözlemleyemedik.


Tek tük açan ayçiçekleri ile beklemedeyiz sonucu...

Görüntü şimdilik güzel ama arılarda ilgi gösterirse daha güzel olacak.

Bu arada arıların bal getirmesi devam ediyor ki başka nerden getirdiklerini resimleyecektim misafirlerimizle gezerken , derken allahım o da neeee..... Önümüzden akan küçük dereye doğru otların arasına resmen bir uçuş yaptı ki hışırt diye sadece kuyruğunu görebildim. Kaçan yılan büyük olurmuş ama bu sıcaklar ile onlarda iyice ortalığa düştüler...

21 Temmuz 2007

Yumurta İşte...

Artık iş iyice hızlandı ya... Yeni ana verilerek oluşturulan kolonilerde işler güzelleşmeye başladı.. Onlara sadece küçük bir destek ile işi götürürler hayırlısıyla.


En küçük "C" olayını unutmayalım diye bu da ruşetteki petekten...


Tel olan bölgelerde sıkıntı yok gibi duruyor ama yine de bir çok çerçevede kapalı yavrular full olunca tel hizası boş kalıyor... Bu çerçeveyi takip edeceğim.. İşaretledik bakalım...

Klima Enerji ile Çalışır...

Kapı önünde klima çalıştırmak için harcadığı balın hesabını nasıl verecek bakalım... Ya kardeşim ben size istediğiniz kadar havalandırma yapmadım mı? Balın suyunu uçuruyoruz falan da deme sakın.. Sussss.... Yolda gelirken uçurun suyunu veya az sulu yerden alın .. Olmuyor zaten klimalar çok enerji harcıyor...


Alooo.. Siz ne yapıyorsunuz.. Şimdi mi geldi aklınıza tekrar petek kabartmak.. Diğerlerini doldurun dedik ama ısrarla dalak sallıyorsunuz. Ya şurada sonbahara ne kaldı göreceksiniz bak o zaman...

Balmumu Üretimi

Bugün ruşetleri kontrol ederken daha önce gördüğüm ancak fotoğraflama imkanı bulamadığım bir olayı fotoğrafladım ama yalnızlık zor iş..
En kısa zamanda daha güzel fotoğraflayacağım inşallah.. Kafayı gömmüş gözün içine ama abdomeninin altındaki petek plakalarını alan kimsecikler yok.. Biraz da donmuş gibi. Büyük kolonilerde salkım olayının daha etkili olarak yapılmasından dolayı ruşetlerde bu anlamda sıkıntılar gözlemlenebiliyor.


Bu arkadaş ise artık işin cılkını çıkarmış... Tam net olmasa bile plakalar seçilebiliyor. Aslında arıların niye bu kadar ilgi gördüklerine bir delil olabilir balmumu üretimi...

Ya balı , ye poleni çıkar balmumunu... Zor işleri vallah... ü
Wax ... Horror difficult job for bees..

Mikroskop Şart...

Geçtiğimiz günlerde işçinin ensesinde kıstırdığımız arkadaş bu seferde çok ilginç bir biçimde karşımıza çıktı. İlginç olan bölümü yalnız olduğumdan çekemedim... Çerçeveyi kontrol ederken ters çevirdiğimde pıt diye elimin üstüne düştü..

Bende not defterimin üstüne koyup bir güzel oynadım onunla.. Hızı tahmin edemeyeceğiniz kadar hızlı..


Bakalım şınav ve mekik çekebiliyor mu dedim ama beceremedi. Esas gözlemim şu ki bu pozisyondan normal pozisyona geçemiyor kaplumbağa gibi.. Demek ki bunları ters çevirirsek bizim iş olur...


Aslında sevimli de duruyor pırıl pırıl çok sağlıklı...


Bu gidişle daha neler göreceğiz bakalım...

Varroa mite .. Single Cowboy... At the same time in my apiary..

One result...(Death)

Arılık Ziyaretleri

Haftasonu fırsatından yararlanarak arılık ziyaretlerine hız verdik. Eski dostları hatırlayınca doğru balıkpazarı arılığına..


Arkadaşların arıları çok iyi durumda idi...


Ana arıları çok sağlıklıydı... Balık akışı devam ediyordu...

Pardon ... Fotoğraflar karışmış....

19 Temmuz 2007

Hüseyin Kabil / Bayburt

Arı dostlarının arılıklarından gelen fotoğrafları yayınlamak konusundaki çağrımıza gelen karşılıklara teşekkür ediyoruz.
Bu bağlamda bizlere kendi arılığında 12 Temmuz 2007 tarihinde çıkan oğulun resimlerini çekerek gönderen Sn. Hüseyin Kabil ağabeyimize de teşekkürü borç biliriz.
Bu şekilde sarmış olan oğulu almak çocuk oyuncağı olsa gerek...

Oğulu silkelemeden önce gerekli tüm hazırlıklar yapılmalıdır.

Ve hafif bir darbe ile işlem bitirilecektir.. Buraya kadar her şey tamam da başka bir şeye dikkatinizi çekeyim ben.. Arka plandaki arıcı korkuluğunu gördünüz mü?

Swarm Photos... From Hüseyin Kabil's apiary..

Yandan Memeli...

Birkaç gün önce verdiğimiz janter çanaklı memenin kenarına boş ana gözü yapan ruşeti hatırlarsınız... Bu akşam kontrolde meme açılmış...


Ya bu arı sütlerini niye bitirmiyorlar acaba.. Yandaki meme nasıl duruyor hala...


Ve arkadaşımız yine çok çıtır...


Bu ana da ; meşhur çılgın 6 nolu koloniden larva transferi ile üretilmişti ve bu kolonide yaklaşık 40 gündür faaliyette.. Aslında bugünlerde ana koloninin anasına çok benzer bir hal aldı... Performansından da şimdilik memnunuz... Eğer kışı hep beraber atlatırsak gelecek yılın önder kolonilerinden olabilir...

Sırlama Başladı....

Bölge farklılıkları ve flora konusu hep gündemde kalır ama umursamazdık... Bulunduğumuz konum itibarıyla şehir yakınlarındaki arıların bal toplama zamanlaması olarak daha erken olduğunu artık söyleyebilirim. Çünkü artık şehirde nektar akımının azaldığını sohbetlerden öğreniyoruz... Bizim bulunduğumuz vadi ise nihayet geç te olsa üstelik beklemediğimiz hızda nektar akışı ile bal stoku yapılmaya başlandı. Özellikle ilavelerin arasından kuluçkalıklara bakıldığında karbeyaz görüntü mutlu olmaya yetiyor... Geçtiğimiz sonbaharda yaptığımız emeklerin karşılığı olsa gerek bu görüntüler. İlavelerde stoklanan bal sırlamaları da hızlandı.
Haydi hayırlısı bakalım...

Akasya

Akasyaların yoğun açtığı dönemde , akşam üstü yağan yağmurlar sebebiyle akasyadan arılar etkili biçimde faydalanamamıştı. Tabi bu dönem Haziran başlarıydı.

Verim olmasa da , akasyaların açması görsel olarak bizleri mutlu etmişti. Fakat aynı dönemde yine bir akasya ağacı açmamış ve öylece duruyordu... Aslında içimden de yoz ağacı ekmişler buraya diyordum...


Ta ki hafta başı ağacın tomurcukları açmasına kadar... Ve o kadar çok arı geliyor ki süper... O halde kim ektiyse kendisine minnettarız.

Demek ki akasya ağaçlarının ekilmesinde ağacın cinsleri arasındaki bu zaman farklılıkları göz önünde bulundurulursa çok daha iyi olur diye düşünüyorum... Tabi ki sonuçta iş bizlere düşüyor... Her arıcı gittiğe yere 1 akasya ekse idi şimdiye kadar bayağı ağacımız olmaz mıydı?

Diğer Fotoğraflar / Other Photos

18 Temmuz 2007

Hayvanseverlik Güzel Ama....

Edirne diyarından çok güzel fotoğraflar geldi yine... Arılarının coştuğundan bahsediyorlar ama bence o arılar iş istiyorlar... Mahalle aralarında kapı önlerinde oturup çekirdek yiyen insanlar gibiler bence bu arılar şu anda... Bir düzenleme ile kuluçkalıktaki çerçevelerden bir tanesini yukarıya çıkarıp , 9. çerçeve olarak 1 kılavuz petek salın bir de öyle bakalım... Tamam ilave ağırdır kaldırmak , koparmak zor olur ama yoksa kapı önünde çekirdek çitlerler böyle... Hele Pembe gibi kabuklarını saçarlarsa etrafa gör bak o zaman.
Gelelim diğer fotoğraflara. Bende tırsık ekipten sayılırım... Ayrıca öpünce prens olacağı düşünülen hayvanlar sadece Walt Disney denen adamın uydurması.
Diğer fotoları burada yayınlamak bile çok zor vallah peşinen ben tırstım onları başka yerlere attım... Yok ben bakarım tırsmam diyorsanız burayı tıklayın...(Photos)
Bu arkadaşlar diye bahsettikleri kovanların altında imiş...
Demek ki ne imiş biz dikkatli olacak mışız...
Ben vallah bir daha bakmam...
From Demet's Apiary. She's a crazy beekeeper..

Ana Arı Katilleri

Ferdi ..... Muğlalı arıcılarımızdan Katip ağabeyin oğlu... Arılıklardaki bal hasadlarında genç olanların işi çok ama çok zordur bunu en iyi bilenlerdenim. Daha bizim ekibe bir çömez bulamadığımdan dolayı Ferdi'nin duygularını iyi bilirim. Herkes dinlenirken sana körükleri yenilemek düşer. Ama Ferdi'nin hikaye konusu bu değil bugünlük.

Yusuf ağabeyin arılıkta bal hasadı esnasında;
Katip ağabey, bazı anaların değiştirilmesi gerektiği kararı ile eski anaları kendisine alıyordu... Ferdi birader tarafından hazırlanan kafese ana arıyı ben kendi ellerimle koydum ve 2-3 adet işçi arı da konuldu. Ferdi birader kek bölümüne dışarıdan keki yavaş yavaş basıyordu. Tabi bu anasız kalan kolonilere hemen Yusuf ağabeyin kutulardaki analardan yenisi veriliyordu.
Kısa bir süre sonra Ferdi sessizce;
"Ya bu ana kekin içinde kalmış." demez mi!!!
Kek basılırken ana kek olan bölüme girmiş ve Ferdi birader keki basmaya devam edince .....
Hemen ameliyat eldivenlerini giyen Yusuf ağabey anayı kek içersinden kurtardı...
Ama sizlere ömür...


Katip ağabeyin duruşundan ne dediği belli oluyordur herhalde.

Üzülme Ferdi birader. Bu ülkede son aylarda ana arı katili olan bir tek sen değilsin. Onların hepsi kendilerini çok iyi biliyorlar ve bizim bilmediklerimizde yorum olarak not yazsınlar bizlere.. Ancak ben senin gibi katletmesem de bir türlü Kafkas melezi anaları kabul ettiremedim. Yusuf ağabey artı beni arılığa sokmayacak bile.. Kaçıncı Kafkas melezi bu beee... Yani en son aldığım Kafkas melezini de çekiştire çekiştire halletmişler... Ama en azından kek içinde öldürmedim ya.. Ama daha güzel ana arı ölümleri var .. 3 kat astar boya atıp daha sonra anayı boyamaya kalkanlara ne diyelim şimdi....

17 Temmuz 2007

Küçücük Ruşette Bile , Nice Muhabbetler...

Geçtiğimiz Perşembe günü bu ruşete meme vermiştik. Kapalı yavrular da mevcuttu önceki anadan. Pazar günü kontrolda hem meme hem yumurta aynı anda mevcuttu...
Bu akşam ise işi daha da azıtıp meme yapmaya kalkmışlar... İyi de bu ne yaaa... Bu kadar yumurtaya ne gerek var üstelik dölsüz yumurta.. Bunlardan olmaz be güzelim. Uğraşmayın...


Her şey ilginç ya... Bu ruşette bulunan memede çok güzel bakımı yapılıyor ve korunuyor... Şimdi ana çıkınca iş düzelir düzelmesine de ... Esas merak ettiğim bu yumurtaları nasıl temizleyecekleri...

Ve şef izinden döndü... Bu akşamüstü nihayet be şöyle ballı çerçeveleri gördük diye poz verdi... Bu arada güzel bal gelişi mevcut... Çıkan yavruların yerine hemen balı basıyorlar.
Ayçiçeği de açmadı ama bir yerlerden buluyorlar.. Hayırdır inşallah...

15 Temmuz 2007

Şükür Kavuşturana ...

Yeni makineyi aldıktan sonra hep gözlerim aradı ve sonunda bugün şükürler olsun kavuştuk...
Günlük yumurta , erkek arı ve sevgili dişi varroa aynı karede.. Bu resimle seminerlerde ne ekmek çıkar beee.... Kopyalayanı görürsem var ya...


Artık bizimde yakın çekim varroamız var nihayet... Ama şunu da düşündüm tekrar... Bir an için sizde düşünün... Ensenizde kocaman bir asalak olsa ve kanınızı emse hep... Benim varroaya düşmanlığım sırf bu düşünceden geliyor...

Ama bu arkadaş Formik Asit nedir bilmiyor tabi.. Aynen yakında yanıp , kavrulacaksınız...

The mite's first Photo , with new my camera ... I saw her today on a worker bee my apiary...

Ana Memesi Üretim Kolonisi

Memeleri ruşetlerde kullandıkça azalmasına rağmen; bugüne bıraktığım son ruşetleme için koloniyi açınca , normal olmayan bir durum var gibi geldi. Çünkü memenin birinde çok fazla arı yığılmıştı.


Minare , razakı derken arılarda gaza mı geldiler acaba diye düşünüyorken.. Haydi Bismillah.. Silkeledik arıyı...


O ne beee.... Bugün gerçekten tam ciğerci dükkanına döndü iş. Ya ana nasıl çıkacak oradan...

Sebebi sanki belli gibi ama nazar değmesin diye yazmayayım.

Polen Blokesi

Kolonilerin polenlikleri açık olmasına rağmen , her iki türlü geçişe imkan vermesinden dolayı polen blokesi olan çerçevelere rastladık bir kaç tane..



Ben aslında neden yaptıklarını tahmin ediyorum... Şimdi diyorlar ki kendi aralarında..

"Geçen yıl var ya kız bir sonbahar şerbetlemesi yaptı acaip. Ama polen az stoklamıştık biraz zor olmuştu .Bu yıl rahat edeceğiz..."

Siz stoklayın bakalım ben size yapacağımı biliyorum... Alıp dağıtayım onları diğer kolonilere de siz görün bakalım...



Ayrıca üstten girmeleri için kapıda ispiyoncu yetiştirmişler. Polenle gelenler üstten gelsin.. Şişşşşttt üstten gir...

Başka Yer Yok mu?

Perşembe günü ruşetlerden birine Janter çanağı ile üretilen memeyi vermiştim. İzlenimim şu ki bu şekilde meme verilişlerde ruşet eğer beğenirse memeyi üzerini bir güzel kabartmaya ve beyazlatmaya başlıyor... Ancak bu koloni ayarı kaçırmış...


Kalkıp meme üstüne, ana memesi antrenmanı yapmış... Bu arılarda da demek ki canı sıkılanlar oluyor ya da çıkacak anaya hazırlık yapıyorlar... (Vay vay vay)

Sakatat Dükkanı Gibi...

Perşembe günü kafeste anayı vermiştik. Bugün haliyle kontrol edeceğiz ya.. O ne beee...


Ana çıkmış çoktan da bu dalak neyin nesi... Geçen yıl hatırlıyorum bir resim buna benzer ve dalga konusu bile olmuştu... Yetmiyormuş gibi devam edelim....


Bu da oğul vermeye niyetlendiği için 2 çerçeve ile yedeklenen Muğla ananın olduğu kovanın örtü tahtası .. Yumurtlayacak ya arkadaş taze taze. Tabi cezalı olduğunu unuttu...

Kılavuz petek verince iştahları kesiliyor ama bu şekilde şahane kabartıyorlar..


Dalakların sonu...


Eriyorum mum gibi... Atalar boşuna söylemezler işte...

I don't know meaning in English this case...

Yusuf Gürbüz 2007 Bal Hasadı

Cumartesi günü yapılan bal süzümüne misafir olarak gidip ve kalabalığı gördükten sonra bize medya takibi görevinden başka bir şey yoktu... Aslında yazılacak çok şey var ama evsahibi yazacaklarını yazsın da ince ayrıntılar bana kalsın...

Yusuf Gürbüz 2007 Bal Hasadı Filmi

Bu film sadece olayın küçük bir kesiti...

14 Temmuz 2007

Sn. Birol Doğantemur'dan Küçük Kovan

Yusuf ağabeyin bal hasadı için arılığına gittiğimizde Birol abi'de oradaydı.

Geçen yıl yapmayı planladığı kışlatma kovanı projesini gerçekleştirmiş.


Çalışma çok güzel olmuş... Hele bir de arılar bu kış rahatça kışlarsa değmeyin gitsin keyfine..


Geçen kış çok güçlü ve çok zayıf kolonilerde yaşanan sıkıntıları bu 5 çerçevelik küçük kovanla aşmayı planlıyorlar.


Eğer güzelce kışlarlarsa bahara güzel projeler var bakalım...

The small hive from Birol Doğantemur... He's a beekeeper from Eskişehir/Türkiye .

12 Temmuz 2007

Havadan Sudan ... İlginçlikler ...

Meşhur Muğla anamız yeni çerçevede yumurta atmaya başlamış...


Bu ruşetin anasını aldıktan sonra Gebze marka janter çanaklarına yapılan Muğla larva transferinden elde edilen meme verildi.

Haydi hayırlısı.. Bu ana çıktığında bir planımız var ama kısmet artık...


Güçlü bir koloninin kuluçkalığını kontrol ettiğimde karşılaştığım manzara bu idi. Sadece ve sadece bir tek bu meme mevcut.. Ana değiştirmeye karar vermiş anlaşılan... Bakalım bu çerçeveyi ilaveye aldım sonuç ne olacak. Meme henüz kapanmamış...



Bazı yaptığımız hataları gözle göremiyoruz ama onlar görüyorlar. Ruşetin dışına bir parça kek düşmüş.

Bu fotoğraf artık onun son pozuydu.. Kusura bakmasın artık.


Yeni vermiş olduğum genç anayı kafesten çıkarmışlar ve yumurtaya başlamıştı. Bugün manzara bu idi. Oyuncu değişikliği için 4. hakem tabelayı kaldırmış.


Hem ana arı ve hem 2 adet kapalı meme aynı karede... Daha neler göreceğiz bakalım.. Bu arada ana yumurtlamaya devam ediyor...


Bugüne kadar hiç arı işine uzaktan yakından bulaşmamış ve hatta hep korkmuş olan babamızı arılığa götürüp eline de ruşet çerçevesini verdik. Ana arıyı bulmaya çalışıyor ama hep az irice işçilere işte burada diyor. Arıcılık babadan oğula geçmiyor işte... Arı sütlerini de götürdü. Ama 2 arı gereğini yaptı kozmonot gibi giyinmiş olsa da... Evde sohbet hep arı iğnesi üzerine kurulu. Hiç arı sütlerinden bahsedilmiyor...

10 Temmuz 2007

Razakı Marka Memeler...

Bu akşamüstü yapılan ilk transferden tutan 3 memeyi ruşetlere verdik. Mübarekler minare gibi olmuşlar. Razakı üzüme de çok benziyor.

Başka çare olmayınca nasılda sahipleniyorlar.

Beden eğitimi dersinde köprü çalışması...


Hey yavrum hey... Bakın bakayım anneciklerinize...


Ruşeti önceden hazırlamıştım. Ve verdik bakalım... 3 adet ilk tutan memenin hepsinin kendi hazırladığım balmumu memeler olduğunu da belirteyim... Çanaklar 2. aşılamada tuttu. Onlarda kapanmak üzereydi.

Polenlerde siyah renk azaldığına göre gelincikler azaldı iyice demek ki !!!

09 Temmuz 2007

Medya Bu İşte...


Medya işinde çalışanlar iyi bilirler haber atlatma konusunu... Bu zevkli bir uğraş sonuçta. Sadece keyfi var yoksa bu paylaşımlar hepimizin işine yarıyor... Sn. bakanımızın ziyaretleri esnasında çektiğimiz fotoğraflardan bir ilginç enstantane..
Kıskaçları olan böceği hepimiz görmüşüzdür. Şanssız olanları kovan içine düşerler işte...

Artık Yayınlamak Lazım..

Sn. Bakanımızın ziyaretleri ve açılış törenleri konusunda yazdığımız yazıdan sonra artık zamanı geldi resimlerin. Söğüt altı sohbet hem de boşuna boşuna ikram sıfır... Habersiz gelen bakan olsa bile yapacak bir şey yok.


Yusuf abi saydı memeleri kaç tane olmuş. Bu arada fotolar niçin uzaktan derseniz Egehan efendiye başlık kalmayınca böyle oldu. Misafir başlığı fazla fazla bulundurmak lazım artık.


Eeeee zamanında eriklere dalanlara eleştiri yazarsan gün gelir devran döner böyle yazarlar işte.... O daldığınız erikler demirbaş abicim... Devlet eriği hoooppppssss..... Koparmayın aloooo....


Diğer fotoların küçük bir bölümü resim galerime yüklendi ayrıca Sn. Tarım bakanlığı yetkilisi Yusuf Gürbüz ağabeyimizin kendi arılığındaki görüntülerini yayınlamak kendi insiyatiflerindedir.

08 Temmuz 2007

Denetim ve Kontroller

Bugün Arı bakanımız Sn. Ali Türk tarafından bölgemize ziyaret gerçekleştirilmiş olup ; yanlarında Tarım Bakanlığı yetkilileri ile birlikte arılıklarımız ziyaret edilmiştir.

Bir sürü fotoğraf ve film çekilmiş olup; Sn. bakanımız yayınlamadan bizlere yayınlamak uygun düşmeyeceğinden beklemedeyiz...
Bu ziyaret esnasında Sn. bakanımızı arayarak bağlılıklarını bildirenlerin listesi çok kalabalık olduğundan burada yayınlayamayacağım.
Ayrıca denetimlerin Sn. bakan tarafından habersiz gerçekleştirildiğini de belirtmeliyim. İnsan bakan bile olsa bir haber verir değil mi?

07 Temmuz 2007

Bu Gidişle Türkçe Öğrenecekler...

Linda T. yumurta ve larvaların yaşlarına yorum yazıp ; Türkçe bilmediğinden bahsedince bende öğrenmelerini tavsiye etmiştim. Şimdi hep beraber öğreniyorlar.

  • Oğul Verecek Muğla'ya Bugün Sordum !!!

    Muğla oğula kalktığında mücadeleye girmiştik ama pes etmememize rağmen ne olur olmaz diye tekniği uygulamaya başlamıştık... Bugün açtım 3 çerçeve kalan yedeklediğim Muğla anayı ...

    Dedim ne haber!!

    Abi ben yaptım sen yapma affet abi canım sıkılıyor burada 3 çerçeve arıyla takılmaktan. Yumurtlamayı bırak tur atmaya çıksam hemen bitiyor koloni.. Ne olur beni eski koloniye ver vallah söz oğul moğul yok.. Hem benim yerime , yeni koloniye verdiğin benim kız Muğla balkonda çiftleşti sosyetik olur söyleyeyim... Ben 4 kat atarım seneye ne olur affet...

    Ben sana demiştim. Af müessesesi çalışmaz artık. Aferin bak bu çerçeveyi de kapatmışsınız yavruyu... Ver bakayım onu da ... He he kaldın mı 2 çerçeve işte...
    Bu arada senin memelerin anaları da çıktı... Senin kafanın kopmasına da az kaldı ama .. Hele şu transfer yaptıklarım bir kapasın bakalım... Ve gıcıklık olsun diye senin bu arılara yerli ana memesi vereceğim...

    1 - 0
    İşte federasyonun gerekçeli kararı... Vay be zerafete bak...

    2 - 0

    Ya hemen ne gözlere bakıyorsunuz... Önce başka şeyler yapmanız lazım.. Şiiiişşşttt. Genç bak bakayım buraya...

    3 - 0

    Bugün 3 tane çıkmıştı... Kapanmak üzere meme verdiğim 2 ruşet ise yarına planlı ama lig bitti nasılsa...

    Birden Fazla Meme

    Bugün Muğla mücadelesinde Federasyonun kararı bekleniyordu.. Karar verildi. Eğer yeni analar çıktı ise Muğla 3-0 mağlup ilan edilecekmiş... Gerekçeli karar bir sonraki yazıda...

    Meme sayısı fazla olduğundan bazı ruşetlere çift meme vermiştim. Birisinden ana çıkmış ve diğerini hemen yanından imha etmişler.



    Hızlarını alamamışlar hala diğer memeyi bozmaya devam ediyorlar...

    Bu da diğer koloni işte. Alt kısmına tutturmuştum çift meme olan parçayı... İşte birisinden yine çıkmış ve diğerini yandan imha ...

    Transfer İçin Para istemiyorlar Ya Nasılsa !!!

    Bir çok yerde okuduğumuz başlatıcı - bitirici koloni mevzuatı daha önce transfer deneyimi yaşayan ustalarımızın da bahsettiği gibi büyük ana arı işletmeleri için geçerli olabilir ama bizlerin yapmış olduğu denemeler için tek bir koloni yeterli. Adına ne derseniz deyin olay çok basit.. Ben nacizane "Ana memesi üretim kolonisi" diyorum ve iş bitimi herkes eski yerine gidiyor.Bu uygulamalarla doğruya çok yaklaştık diyebilirim.
    Ana memesi üretim kolonisi nasıl oluşturulur?
    Irkı ve peformansı çok önemli değil.. En önemlisi özellikle genç işçi arılı , çok mevcutlu ve kapalı yavrulu olması lazım.
    Ben nasıl oluşturuyorum?
    Çok fazla memeye ihtiyacım olmadığından; uygun herhangi bir koloniyi yerinden kaldırıyorum.
    Yerine boş bir kovan koyuyorum. Yerinden kaldırdığım koloninin kapalı yavrulu 2 veya 3 çerçevesini arılarıyla birlikte anayı diğer tarafta bırakarak yeni kovana alıyorum.
    Uçanlarda bu yeni oluşturduğum anasız ve kapalı yavrulu bol arılı koloniye geliyorlar.
    3 çerçeve arı sığmıyor ve taşıyor ve bir tane kılavuz veriyorum. Ne olur olmaz boş durmasınlar.
    Sıvı teşvik beslemesi bu dönem için pozitif bir etki yaratabilir ama nektar akışı olduğu dönemde gerekmeyebilir de.. Bu tamamen insiyatif konusudur.
    Koloni tamam artık...
    Peki larva transferi nasıl olacak?
    Bu işin en kolay ve zevkli yeri burası işte... Çünkü bazı larvalara ana olma şansını yaratıyorsunuz.
    Benim yaptığım uygulama şöyle ki sebebini yazının ilerleyen bölümlerinde arz edeceğim.
    Koloniyi oluşturduktan sonra yanlış gibi gözükse de hemen larva transferini yapıyorum.
    Larvaları önceden belirlediğim koloniden ve en küçük "C" larvaları seçerek tabi ki..
    Genellikle bu ilk yaptığım larva transferinde elimizde hazır taze arı sütü bulunmadığından kuru olarak larvaları aktarıyorum. Kaç tane tutması önemli bile değil. Eğer ilk transferden sonra 4-5 saat geçmiş ise ve hala arılıktaysam aynı gün tekrar açıp bakıyorum ve temizleyip attıkları larvaların yerine tekrar transfer yapıyorum. Üstelik antrenman oluyor.Buraya kadar yine önemli değil kaç tane tuttuğu...
    En dikkat edilecek uygulama geliyor...
    İlk transferden 2 gün sonra tekrar ana memesi üretim kolonisi başına dikiliyoruz...
    Öncelikle kaç tane tutmuş bakıyoruz... 20 adet transferden 2-3 tane bile tutsa yeterli...
    Öncelikle kolonideki kapalı yavrulu çerçeveler verilmiş olsa dahi açık larvalardan dönüştürdükleri memelerden arı sütlerini larva transfer kaşığı ile larva transferi yapılacak bizim memelerin dibine paylaştırıyorum ve çerçevelerdeki memeleri bozuyorum. İşte artık başka çareleri yok bizim larvalardan başka... Bu arada tutmuş olan eski transfer yaptığım larvaları da eğer arı sütü diğerlerine az geldi ise larvaları alıp buradan diğerlerine arı sütü paylaştırıyorum. Tüm memelerin dibinde artık taze arı sütü mevcut ve başka uygun larva yok....
    Benim Perşembe günü yaptığım transfer sonrası 3 adet tutmuş ve
    6-7 memede çerçevelerde kendisi yapmış onlar yetti bol bol arı sütü açısından.
    Benim transfer ettiklerimi hiç bozmadım. Ancak bir tanesinin irileşmiş larvasını aldım bol arı sütü içersine yeni larva transfer ettim (Çifte aşılama yaptık kısacası.. O larva o arı sütünü bitirirse helal olsun vallah...)


    Tüm memelere arı sütleri üzerine tekrar larva transferi yapıp kapadık bu kadar basit... İşte bu uygulamadan sonra tutmuyorsa sadece takdir-i ilahi deyip geçmek gerekiyor.


    Peki tutup tutmadığını ilk saatlerde nasıl anlayabiliriz?

    Eğer balmumundan meme yapıldı ise 2-3 saat içinde memeyi kabartıyorlar ve larvaya bakıcılar bakıyor.. Eğer janter çanağı ise ilk başlarda sanki larva düşmesin diye yavru gözü kapar gibi küçültüyor içeriye doğru çanağın ağzını...
    Ben bugün 18 larva transfer ettim 2 tane zaten çok güzel tutmuştu.
    Bakalım sonuç ne olacak?

    05 Temmuz 2007

    Muhtar Babanın Arılarını Tekrar Kontrol Ettik Ama!!!

    İlk yaptığımız kontrolde bir koloninin yalancı ana yaptığını söylemiştim Muhtarımıza.. O da yapar o bir ana demişti. (Nereden yapacaksa ! )
    Ama ben o koloniyi yerinden kaldırmıştım.


    Bugün tekrar bakmaya gittiğimizde manzara bu idi ama Muhtarımız yine uzaktan bağırıyordu.. Güzel uçuyor o kovandan arılar... Uçuyor da hepsi bizden olmuş....



    Yerinden kaldırdığımız yalancı ana yapmış olan kolonideki uçanlar , en yakındaki o günlerde yakalanan oğulun olduğu kovana giriyorlardı. Bugün oğulun akıbeti bu şekilde idi.

    Yalancı ana yapmış kolonileriniz ile uğraşmayın derim nacizane...

    Önce olduğu gibi yerinden kaldırın... 2-3 gün sonra oradan da başka yere kaldırın..

    10 gün sonra kalan erkekleri ve kaldı ise diğer arkadaşları o kovanın içine silkeleyin ve kapatın. Hiç arı kalmamış petekleri güçlü kolonilerinize dağıtın. 2-3 gün sonra o boş kovandaki erkekleri ve diğerlerini imha edin.


    Bu da Egehan tarafından kovan önünden bulunan Varroazede...


    Benim bu gidişle tüm köyü ilaçlamam gerekecek Sonbaharda...


    İş vardı da çalışmadık mı?

    Bugün sonbaharda çok lazım olacağını düşündüğüm yeni analara sahip olmak üzere ; larva transferi yapmadan önce , larvaları bakacak koloniyi ayarlamalıydım.
    Açık yumurtalı ve kabarmakta olan çerçeveleri anasıyla birlikte hemen yan taraftaki boş bir kovana aldım. 2 koloninin yerini değiştirmeden önce transferi halledip bilahare değiştirecektim.
    Transferi halledip bu koloniye vermeye geldiğimde salkımı kapı önünde yapmışlardı. Dedim bakın kızlar artık ananız yok. Haydi bakalım girin içeri basın sütleri bol bol ... Tamam bu yaptıklarınızın size faydası olmayacak ama.. Şu anda sizi dünyaya getiren ananızı da başka bir kolonide yetiştirmiştim..

    Bu arada kutulardaki oğula niyetlenen Muğla'dan alınan memeler Cumartesi çıkacaklar ve bugünküler de herhalde denk gelir kutuların boşalmasına... 10 günde yumurtladıklarına göre denk gelmesi lazım... Olmazsa kutu nedir ki buluruz....

    Bu şekilde kapı önünde salkım yapan arılarınız varsa onlara iş verin ve çalışsınlar kahve önünde oturmasınlar... En kolay metodu petek kabarttırmak.

    Larvaları verince ve 1 tane kılavuz petek koyunca tıpış tıpış girdiler içeriye...

    Belki Referans Olur !!!

    Ana arının yumurtlaması ile başlayan süreçte bizler arıları ancak 8 gün gözlemleyebiliriz. Çünkü 9. gün kapılar kapanır yüzümüze..




    Günlük yumurta da denilen ilk yumurtlama sonrası yumurta dimdik ve daha beyaz olarak görülür.

    Yumurta 4. gün çatlayarak larva oluşur. İşte bizim meşhur en küçük "C" budur.


    Değişik yaşta larvalar

    Artık kapanmaya hazırlanan 8 günlük ve daha yaşlı larvalar...

    Ve kapanma vakti...


    Aslında pek farkında olmayız ama gerçekten bu canlılar müthiş.. Neslinin devamı için özellikle işçileri bu kadar çalışmaya iten duygu nedir acaba? Erkek arıları ve kraliçeyi nispeten anlıyorum ama...


    Şişşşşşt ben geliyorum... Ya bir yardım edin beee...

    02 Temmuz 2007

    Ana Arılar

    Ana arıların doğum süresi ve vasıflı olup olmamaları ile ilgili yapılan tartışmalara referans olması açısından çizmeye çalıştığım grafik aydınlatıcı olur diye düşünüyorum.

    Elbette ana arı üreticilerinin daha farklı görüşleri olabilir ve hatta belki de aydınlatmaya çalışılıyor diye kızabilirler. Ama sonuçta bilinçli bir ana arı tüketici profili eninde sonunda onların da işine gelecektir.

    Aşağıda örneklemeye çalıştığımız koloniyi kısaca özetleyelim.

    Diyelim ki anayı öldürdük ve koloni içersine attık veya anasız olarak 1-2 çerçeve her yaştan yavrulu ve günlük yumurtalı böldük. Grafikte toplam 6 adet farklı yaşta meme incelenmiş olup; koloni çok daha fazla meme yapabilir.






    Peki, bu durumda ilk ana kaç günde çıkar?

    11 gün sonra ana çıkma ihtimali vardır.

    Peki, bu durumda son ana kaç günde çıkar?

    16 gün sonra son ana çıkar.

    Peki, bu analar doğduğunda kaç günlüktür?

    Tüm analar 16 günlük iken doğarlar. İlk doğan ana 11. gün doğmasına rağmen koloni ana üretimine başladığında o larva zaten 5-6 günlüktü.

    Peki, ilk doğan ana vasıflı mıdır?

    Kriterimiz larvanın fazla arı sütü tüketmesi ise, kesinlikle vasıflı değildir.

    Bir teknik olarak kullanılan 5. günde tüm kapalı memelerin yok edilmesi doğru bir uygulama mıdır?

    Yine arı sütü tüketme kıstasına göre grafikteki 5 ve 6 nolu larvalar en az arı sütü tükettiklerinden bu uygulama doğrudur.

    Aynı tekniğin devamı olarak 7. günde açık memelerinin yok edilmesi doğru bir uygulama mıdır?

    Aynı kıstaslar devam ettiğine göre 3 ve 4 nolu larvalar ile bu son durumda imha edilmesi gereken 1 ve 2 nolu larvalar arasında herhangi bir fark bulunmamakta olup, bu uygulama için bu anlamda geçerli bir sebep bulunmamaktadır.

    Bu kolonide sadece 2 meme bırakılacak ise hangi memeler bırakılmalıdır?

    Tabi ki 3 ve 4 nolu memeler en uygun memelerdir. Gerekçe olarak 1 ve 2 nolu memelere göre daha erken doğacaklardır.

    Peki, larva transfer etseydik hangi larvayı transfer etmeliydik?

    Tabi ki 4 nolu larvayı…

    Eğer hiçbir müdahale etmezsek koloni ne yapar?


    Ne yapacaklarını sadece ve sadece onlar bilir. Çünkü bu duruma etki eden o kadar çok faktör var ki! Hangi anayı seçerler, anaları nasıl kapıştırırlar veya hangi memeleri bozarlar bundan sonrası çok karışık.

    En iyisi biz müdahale edelim de onlara iş bırakmayalım.

    Peki, bu analar kaç günde çiftleşir ve yumurtlar?

    En son verilerimi paylaşayım. Balkondaki analar çıktıktan tam 9 gün sonra ilk yumurtayı bıraktılar. Arılıktaki ruşet ise 10 günde yumurtladı. Hava sıcaklığının etkisinin bariz şekilde ayırt edici olduğunu söyleyebilirim ki Mayıs başında çıkan ana 14 günde yumurtlamıştı.

    Arının vasıflı olması için başka bir tartışma konusu ise ananın larva iken aldığı arı sütü miktarı mı yoksa çiftleşme uçuşunda aldığı sperm sayısı ile mi alakalı olduğu üzerinedir.
    Bu konuda net bir şey söylemek mümkün olmamakta ancak mükemmeliyet için çok iyi beslenmiş bir larva ve maksimum sperm alabileceği çiftleşme uçuşları yapmış analar hepimize kısmet olur inşallah.

    01 Temmuz 2007

    Pazar Hikayeleri

    Bugün genel işlerle uğraştık arılıkta.. Denemeler , teçhizat temizlikleri
    ve Cumartesi verdiğimiz kafesteki anaları kontrol...

    Kafeste verdiğimiz Yusuf ağabey'in Kafkas melezi çıkarılmış ve çerçevede yumurtlarken görüldü.Nazar değmesin diye fotoğraflayamadık.
    Benim Balkon Muğla ise tam çıkarılmak üzereymiş. Kek çok az kalmış... Bende salıverdim. Başladı gezmeye.. Dönüşten hemen önce baktım ohhh kafayı sokmuş gözlere bakıyor.

    Bursa'ya gittiğimizde denemek için propolis kapanı almıştım. Bugün o aklıma geldi. Koloninin birine koydum. Ancak alt kısımlarına çepeçevre çıta çakmam gerekecek. Arılar altında gezemiyor . Plastik olduğundan ortası çöküyor.

    Koloni kontrollerinde aslında pek dikkat etmiyoruz ama bugün bunu görünce daha dikkat etmek gerektiğini anladım. Üst kapağı aldım ve kenara koydum. Bir müddet sonra kapaktaki kalabalık aynen öyle kalınca dağılmayınca bir bakayım dedim. Haydaa ana üst kapakta geziyor.
    Boyası ilk denemelerden oje ile boyanmıştı.

    Bu da kovan giriş kapısı.. Polenlikli kovanın giriş kapısı.. Hummalı çalışma var içeride.