Ana Arının Ardından İş Çevirenler
Fakat dikkatli bakılmasa , görünmeyecek şekilde 1 memeyi kamufle etmişler.
Ana arıya yol göründü gibi.. Es-Es kışını göremeyecek herhalde..
Arıcılık ile amatörce veya profesyonelce uğraşan , merak eden veya uğraşmak isteyen herkesi ; bildiklerini paylaşmaya davet ediyoruz. Sizin uyguladığınız ve size normal gelen bir uygulama başkaları için gerçekten çok ilginç ve bilinmeyen olabilir. Konseptimiz çok basit... Bildiğini saklama ve Türk arıcılığına dolayısı ile vatanına hizmet et... E-mail & Msn : halilbilen2@hotmail.com
Yayınlanmak üzere arılık / arıcılık fotoğraflarınızı gönderebilirsiniz.
Fakat dikkatli bakılmasa , görünmeyecek şekilde 1 memeyi kamufle etmişler.
Ana arıya yol göründü gibi.. Es-Es kışını göremeyecek herhalde..
Bugün kontrolden mahrum arılarını kontrol edip , bir güzel düzenleme yaptık.. Gerçi arıları bizim oraya çerçeveleri bal ile dolu getirmiş ama neyse..
Bu bizim arılığa gelenlerde astronot vaziyetinde giyinmeseler olmaz... Ya hiç olmazsa eldivenlerinizi çıkarın bari ...
Arıların kuluçkalıklarını güzelce kontrol edip , düzenledikten sonra sıcağın etkisi ve içerde iş yapan arıların çekilin ayağımızın altından dedikleri arılar , kapı önünde lay lay lom yapıyorlardı.
Tabi bizimkilerde hoşgeldiniz ziyaretine gidince kapı önü sohbet yapanlarda yok değildi. Şimdi eldiven takanlara söz söyleme hakkım var herhalde...
Bir çeşit diken ama ismini bilmiyoruz.. Arılar çok ziyaret ediyorlar.. Gerçi o kadar çok dikenleri var ki arılar nasıl konuyorlar onu da anlamadım...
Kovan içersindeki arıların bir çoğu sapsarı geziyor.. Basit bir hesapla tarlacılar sarı olanlar işte...
Bu arada ayçiçek tarlaları bugün tekrar sulanıyordu..
Daha açmamış ayçiçekleri mevcut..
Az miktarda koloni sahibi olunmasına rağmen bu makine gerekli işte... Bu makinelerin fiyatları genelde 200-250 Ytl. arası.. Ancak bu makinenin hikayesi kısaca şöyle...Makinenin resmini gönderen Arı dostunun sözleriyle;
"Bal süzme makinesi küçük olsun istiyordum. Malum 4 tane balı süzülecek kovan var.Firmalara e –posta attım. 2’li Bal süzme makinesi fiyatı için. Bir tane alacağımı da söyledim. Kargoyla Edirne’ye gelir mi dedim. Anlaşılan bu firmaların çoğu toptana çalışıyor veya müşteriye ihtiyaçları yok.Beni dikkate almadıkları belli oluyor,cevap gelmedi çünkü.Bir tek Ana petek'ten cevap geldi. 2’li 200 lira , 3’lü 210 lira , 4’lü 230 lira bunlar çelik ,kromdan 4’lü 550 lira. Kargo 20 lira.En iyisi krom olanmış. Evladiyelikmiş.Ama sorduğum tanıdık kişiler “Sana bal süzme makinesi bile çok. İllaki alacaksan 230 lira olanı al” dediler.Sonuç olarak 2' li alacaktım küçük olsun diye bir baktım 4 ‘lü makineyi almışım. Arada çok bir fark olmayınca... Parasını bu gün havale yaptım. Kargoya verilmiş. Hayırlısı artık. "
21.07.2007
Makinesi gelmiş ve balları süzmüş... Aramızda kalması konusunda ikaz olduğundan koloni başına bal miktarını bildirmeyeceğim ama Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Nazardan korkuyormuş.. Ne yani koloni başı 1 teneke olduğunu mu söylemeyecektim ben tam hatırlayamadım şimdi.
Benim aslında süper bir tavsiyem var.. Ülkemizde genelde kayıtdışılıktan söz edilir.
Çok basit bir kayıt içine alınma tekniği...
***Arıcılık kurs belgesi olan ve ... adet kovanı ile arıcılığa başlayan veya devam etmekte olan tüm arıcıların almış oldukları bal süzme makinelerinin 200 Ytl.'ye kadar olan bölümü teşvik olarak 1 defaya mahsus olmak üzere Tarım İl / İlçe müdürlüklerine kayıtlı olduğunu gösteren belge ve bal süzme makinesi faturası ile başvurdukları takdirde ödenir.
Ülkemizde arıcılık sektöründe verilen diğer teşvikler düşünüldüğünde uygulanamaz bir teknik midir?
Son yıllarda üretilen bal süzme makinelerinde görülen en güzel yeniliğin çerçevelerin konulduğu yerde bulunan ve peteğin dayandığı bölümün eğimli bir plastik olarak yapılması imiş.
Bu konuda bizim kullandığımız makinelerdeki tel ızgaraların peteğe verdiği zararları hepimiz biliriz. Bu yeni sistemdeki plastik bölümün esnemesi ile peteğe çok az zarar verdiği sohbetlerimizden anlaşılıyordu.. Bugün bu resimleri bize gönderen arı dostunun da ifadeleri bu sistemin daha olumlu olduğu yönde idi. Kendisi daha önce diğer sistem makineyi de kullandığını ve bu makineye göre çok fazla hasar verdiğini belirtmiş.
İşte bu kadar makine muhabbetinden sonra sizlere nefis bir görüntü... Bu ürüne sahip olabilmek için arıların çalışmaları bir yana , arıcıların verdiği emeğin ölçülebilmesi gerçekten çok güç...
Özellikle küçük ölçekli üretici ve tüketicinin aracısız buluşabileceği yöntemleri AB ülkelerinde olduğu gibi mutlaka geliştirmeliyiz. AB uyumu kapsamında ülkemize ithal edilen uygulama ve yönetmeliklerin faydaları olacağı muhakkaktır. Ancak izlediğimiz kadarıyla yurtdışında bir küçük ölçekli arıcı ürettiği ürünü ambalajlayıp , kendi adına etiketleyip pazarlamasına rağmen , aynı ülkelerin mevzuatına uyarlanmaya çalışılan ülkemiz mevzuatlarında bu konuda hiç bir maddeye rastlanamıyor.
Bu tür küçük ölçekli arıcılara sağlanabilecek kolaylıklar ile ; hem tüketici istediği , özlediği nitelikte ve ucuzlukta bal veya diğer arı ürünlerini tüketebilsin , hem de üretici ürettiği ürüne verdiği emeğin karşılığını alabilsin.
Sayın arı bakanımıza arz olunur...
Demet attained to extractor... She harvested honey...
Sn. Murat Çakır'ın yorumu;
"Küçük üretici ile tüketicinin buluşturulması bir çok batı ülkesinin arıcılık mevzuatında var.Fakat ülkemizde arıcının haklarını koruması gereken örgütlenmeler genelde büyük ölçekli arıcıları hedef aldığı için, küçük arıcının bu tür sorunları ve ihtiyaçlarını çözebilecek mevzuat değişikliklerinin yapılması mümkün gözükmüyor.Çünkü bütün gelişmiş ülkelerde sivil toplum örgütleri, meslek birlikleri ve benzeri örgütlenmeler kendi taraftarlarının ihtiyaçları doğrultusunda kanunlarda olmasını istediği değişiklik tekliflerini hazırlayarak devletin gerekli birimlerine sunar. Ülkemizde ise hem böyle bir gelenek yok hem de küçük arıcının sorunlarını çözmeye aday örgütlenmeler yok."
Bu yavru uçuşu esnasında uçan yavrular yetişir mi bilmiyorum...
Bu şekilde bulaşıyor polenler üzerlerine arıların..
Bakalım nasıl olacak 1-2 güne kadar...
Bu arkadaşlarda fırsattan istifade bizim arılardan çok çalışıyorlar... Ben bombus işine başlayayım bari..
The sunflower field... They're in front of my apiary ...
Arı dostu Sn. Onur Zeyrek tarafından gönderilen Mart ayına ait görüntüler , bizlere bugünlerde önümüzün kış olduğunu hatırlatması açısından faydalı olur ve aşırı sıcaklarda bir nebze soluk aldırır..
Sn. Onur Zeyrek , Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğrencilerden olup; arıları Kütahya / Tavşanlı'da bulunmaktadır... Kendisine çalışmalarında ve akademik hayatında başarılar dileriz... Bizzat arıcılık ile uğraşan veteriner dostlarımızın oluşu ülke arıcılığı için çok faydalı olacağı düşüncesindeyiz...
Trakya'dan yine fotoğraf düştü İç Anadolu bölgesine doğru.. Biraz da nispet yapar gibi... Yukarıda görülen suluk beton olarak ortası çukur biçimde dökülmüş.. Ancak taze ve yavaşca süzülen suyu daha çok tercih ediyorlar bu şekilde ki durgun sudan..
Eh işte biraz sırlanmış petek..
Arılar bunu kendilerine yaptı hiç utanmadan alıp , bir de süzeceklermiş herhalde .. Çünkü süzme makinesini kargodan bekliyormuş hala...
Çerçevelerin aralarındaki petek bağlantılarını kontroller esnasında zaman zaman temizlemek gerekir. Aksi halde bal hasadında özellikle petekli olarak alınacak balların sırlarına hasar verebilirler... Bu arada tornavida ile bu iş olmaz.. Bir güzel arıcı demiri edinmelidir tüm arı dostları... Belki birileri duyar da gönderiverir... 
İşte yakaladım suç üstü hem de..
Biz polen kutularının altına gazete serdiğimizde vay efendim deyip eleştirilerini yaparken bugünler tabi ki hiç akıllarına gelmemişti.
Bu ballı peteklerin bu şekilde yere konulmasının bir çok sakıncası mevcut... Saymaya kalkmayalım ama tüm arı dostlarına tavsiyem bu şekilde çerçevelerin bir ucunu yere dayamayalım... Gerekirse yanımızda bir boş ilave bulundurursak daha iyi olmaz mı?
Şimdi ben böyle yapıyor muyum? Evet yapıyorum.. Demek ki bundan sonra yapmayacak mışız... Gerçi buna benzer fotoğrafları bu ülkede arı bakanları bile yayınlamıştı ama o bakan..
From Demet's Apiary again.. She's waiting extractor from cargo...
Millet gelin alın şu mumları donuyor bak alooo.
Mum dedim mum akıyor alıver şunları ben alamıyorum ters tarafta kaldı nedense...
Fakat ayçiçekleri açmasına rağmen üzerlerinde arı henüz gözlemleyemedik.
Bu arada arıların bal getirmesi devam ediyor ki başka nerden getirdiklerini resimleyecektim misafirlerimizle gezerken , derken allahım o da neeee..... Önümüzden akan küçük dereye doğru otların arasına resmen bir uçuş yaptı ki hışırt diye sadece kuyruğunu görebildim. Kaçan yılan büyük olurmuş ama bu sıcaklar ile onlarda iyice ortalığa düştüler...
En küçük "C" olayını unutmayalım diye bu da ruşetteki petekten...
Bende not defterimin üstüne koyup bir güzel oynadım onunla.. Hızı tahmin edemeyeceğiniz kadar hızlı..
Bakalım şınav ve mekik çekebiliyor mu dedim ama beceremedi. Esas gözlemim şu ki bu pozisyondan normal pozisyona geçemiyor kaplumbağa gibi.. Demek ki bunları ters çevirirsek bizim iş olur...
Aslında sevimli de duruyor pırıl pırıl çok sağlıklı...
Varroa mite .. Single Cowboy... At the same time in my apiary..
One result...(Death)
Oğulu silkelemeden önce gerekli tüm hazırlıklar yapılmalıdır.
Ve hafif bir darbe ile işlem bitirilecektir.. Buraya kadar her şey tamam da başka bir şeye dikkatinizi çekeyim ben.. Arka plandaki arıcı korkuluğunu gördünüz mü?
Swarm Photos... From Hüseyin Kabil's apiary..
Ya bu arı sütlerini niye bitirmiyorlar acaba.. Yandaki meme nasıl duruyor hala...
Ve arkadaşımız yine çok çıtır...
Verim olmasa da , akasyaların açması görsel olarak bizleri mutlu etmişti. Fakat aynı dönemde yine bir akasya ağacı açmamış ve öylece duruyordu... Aslında içimden de yoz ağacı ekmişler buraya diyordum...
Demek ki akasya ağaçlarının ekilmesinde ağacın cinsleri arasındaki bu zaman farklılıkları göz önünde bulundurulursa çok daha iyi olur diye düşünüyorum... Tabi ki sonuçta iş bizlere düşüyor... Her arıcı gittiğe yere 1 akasya ekse idi şimdiye kadar bayağı ağacımız olmaz mıydı?
Edirne diyarından çok güzel fotoğraflar geldi yine... Arılarının coştuğundan bahsediyorlar ama bence o arılar iş istiyorlar... Mahalle aralarında kapı önlerinde oturup çekirdek yiyen insanlar gibiler bence bu arılar şu anda... Bir düzenleme ile kuluçkalıktaki çerçevelerden bir tanesini yukarıya çıkarıp , 9. çerçeve olarak 1 kılavuz petek salın bir de öyle bakalım... Tamam ilave ağırdır kaldırmak , koparmak zor olur ama yoksa kapı önünde çekirdek çitlerler böyle... Hele Pembe gibi kabuklarını saçarlarsa etrafa gör bak o zaman. Artık bizimde yakın çekim varroamız var nihayet... Ama şunu da düşündüm tekrar... Bir an için sizde düşünün... Ensenizde kocaman bir asalak olsa ve kanınızı emse hep... Benim varroaya düşmanlığım sırf bu düşünceden geliyor...
Ama bu arkadaş Formik Asit nedir bilmiyor tabi.. Aynen yakında yanıp , kavrulacaksınız...
The mite's first Photo , with new my camera ... I saw her today on a worker bee my apiary...
Minare , razakı derken arılarda gaza mı geldiler acaba diye düşünüyorken.. Haydi Bismillah.. Silkeledik arıyı...
O ne beee.... Bugün gerçekten tam ciğerci dükkanına döndü iş. Ya ana nasıl çıkacak oradan...
Sebebi sanki belli gibi ama nazar değmesin diye yazmayayım.
Ben aslında neden yaptıklarını tahmin ediyorum... Şimdi diyorlar ki kendi aralarında..
"Geçen yıl var ya kız bir sonbahar şerbetlemesi yaptı acaip. Ama polen az stoklamıştık biraz zor olmuştu .Bu yıl rahat edeceğiz..."
Siz stoklayın bakalım ben size yapacağımı biliyorum... Alıp dağıtayım onları diğer kolonilere de siz görün bakalım...
Ana çıkmış çoktan da bu dalak neyin nesi... Geçen yıl hatırlıyorum bir resim buna benzer ve dalga konusu bile olmuştu... Yetmiyormuş gibi devam edelim....
Bu da oğul vermeye niyetlendiği için 2 çerçeve ile yedeklenen Muğla ananın olduğu kovanın örtü tahtası .. Yumurtlayacak ya arkadaş taze taze. Tabi cezalı olduğunu unuttu...
Kılavuz petek verince iştahları kesiliyor ama bu şekilde şahane kabartıyorlar..
I don't know meaning in English this case...
| Yusuf Gürbüz 2007 Bal Hasadı Filmi |
Bu film sadece olayın küçük bir kesiti...
Geçen yıl yapmayı planladığı kışlatma kovanı projesini gerçekleştirmiş.
Çalışma çok güzel olmuş... Hele bir de arılar bu kış rahatça kışlarsa değmeyin gitsin keyfine..
Geçen kış çok güçlü ve çok zayıf kolonilerde yaşanan sıkıntıları bu 5 çerçevelik küçük kovanla aşmayı planlıyorlar.
The small hive from Birol Doğantemur... He's a beekeeper from Eskişehir/Türkiye .
Bu ruşetin anasını aldıktan sonra Gebze marka janter çanaklarına yapılan Muğla larva transferinden elde edilen meme verildi.
Haydi hayırlısı.. Bu ana çıktığında bir planımız var ama kısmet artık...
Güçlü bir koloninin kuluçkalığını kontrol ettiğimde karşılaştığım manzara bu idi. Sadece ve sadece bir tek bu meme mevcut.. Ana değiştirmeye karar vermiş anlaşılan... Bakalım bu çerçeveyi ilaveye aldım sonuç ne olacak. Meme henüz kapanmamış...
Bu fotoğraf artık onun son pozuydu.. Kusura bakmasın artık.
Yeni vermiş olduğum genç anayı kafesten çıkarmışlar ve yumurtaya başlamıştı. Bugün manzara bu idi. Oyuncu değişikliği için 4. hakem tabelayı kaldırmış.
Hem ana arı ve hem 2 adet kapalı meme aynı karede... Daha neler göreceğiz bakalım.. Bu arada ana yumurtlamaya devam ediyor...
Başka çare olmayınca nasılda sahipleniyorlar. Beden eğitimi dersinde köprü çalışması...
Hey yavrum hey... Bakın bakayım anneciklerinize...
Ruşeti önceden hazırlamıştım. Ve verdik bakalım... 3 adet ilk tutan memenin hepsinin kendi hazırladığım balmumu memeler olduğunu da belirteyim... Çanaklar 2. aşılamada tuttu. Onlarda kapanmak üzereydi.
Polenlerde siyah renk azaldığına göre gelincikler azaldı iyice demek ki !!!
Yusuf abi saydı memeleri kaç tane olmuş. Bu arada fotolar niçin uzaktan derseniz Egehan efendiye başlık kalmayınca böyle oldu. Misafir başlığı fazla fazla bulundurmak lazım artık.
Ya hemen ne gözlere bakıyorsunuz... Önce başka şeyler yapmanız lazım.. Şiiiişşşttt. Genç bak bakayım buraya...
3 - 0
Bugün 3 tane çıkmıştı... Kapanmak üzere meme verdiğim 2 ruşet ise yarına planlı ama lig bitti nasılsa...
Tüm memelere arı sütleri üzerine tekrar larva transferi yapıp kapadık bu kadar basit... İşte bu uygulamadan sonra tutmuyorsa sadece takdir-i ilahi deyip geçmek gerekiyor.
Yerinden kaldırdığımız yalancı ana yapmış olan kolonideki uçanlar , en yakındaki o günlerde yakalanan oğulun olduğu kovana giriyorlardı. Bugün oğulun akıbeti bu şekilde idi.
Yalancı ana yapmış kolonileriniz ile uğraşmayın derim nacizane...
Önce olduğu gibi yerinden kaldırın... 2-3 gün sonra oradan da başka yere kaldırın..
10 gün sonra kalan erkekleri ve kaldı ise diğer arkadaşları o kovanın içine silkeleyin ve kapatın. Hiç arı kalmamış petekleri güçlü kolonilerinize dağıtın. 2-3 gün sonra o boş kovandaki erkekleri ve diğerlerini imha edin.
Bu da Egehan tarafından kovan önünden bulunan Varroazede...
Benim bu gidişle tüm köyü ilaçlamam gerekecek Sonbaharda...

Peki, bu durumda ilk ana kaç günde çıkar?
11 gün sonra ana çıkma ihtimali vardır.
Peki, bu durumda son ana kaç günde çıkar?
16 gün sonra son ana çıkar.
Peki, bu analar doğduğunda kaç günlüktür?
Tüm analar 16 günlük iken doğarlar. İlk doğan ana 11. gün doğmasına rağmen koloni ana üretimine başladığında o larva zaten 5-6 günlüktü.
Peki, ilk doğan ana vasıflı mıdır?
Kriterimiz larvanın fazla arı sütü tüketmesi ise, kesinlikle vasıflı değildir.
Bir teknik olarak kullanılan 5. günde tüm kapalı memelerin yok edilmesi doğru bir uygulama mıdır?
Yine arı sütü tüketme kıstasına göre grafikteki 5 ve 6 nolu larvalar en az arı sütü tükettiklerinden bu uygulama doğrudur.
Aynı tekniğin devamı olarak 7. günde açık memelerinin yok edilmesi doğru bir uygulama mıdır?
Aynı kıstaslar devam ettiğine göre 3 ve 4 nolu larvalar ile bu son durumda imha edilmesi gereken 1 ve 2 nolu larvalar arasında herhangi bir fark bulunmamakta olup, bu uygulama için bu anlamda geçerli bir sebep bulunmamaktadır.
Bu kolonide sadece 2 meme bırakılacak ise hangi memeler bırakılmalıdır?
Tabi ki 3 ve 4 nolu memeler en uygun memelerdir. Gerekçe olarak 1 ve 2 nolu memelere göre daha erken doğacaklardır.
Peki, larva transfer etseydik hangi larvayı transfer etmeliydik?
Tabi ki 4 nolu larvayı…
Eğer hiçbir müdahale etmezsek koloni ne yapar?
Ne yapacaklarını sadece ve sadece onlar bilir. Çünkü bu duruma etki eden o kadar çok faktör var ki! Hangi anayı seçerler, anaları nasıl kapıştırırlar veya hangi memeleri bozarlar bundan sonrası çok karışık.
En iyisi biz müdahale edelim de onlara iş bırakmayalım.
Peki, bu analar kaç günde çiftleşir ve yumurtlar?
En son verilerimi paylaşayım. Balkondaki analar çıktıktan tam 9 gün sonra ilk yumurtayı bıraktılar. Arılıktaki ruşet ise 10 günde yumurtladı. Hava sıcaklığının etkisinin bariz şekilde ayırt edici olduğunu söyleyebilirim ki Mayıs başında çıkan ana 14 günde yumurtlamıştı.
Arının vasıflı olması için başka bir tartışma konusu ise ananın larva iken aldığı arı sütü miktarı mı yoksa çiftleşme uçuşunda aldığı sperm sayısı ile mi alakalı olduğu üzerinedir.
Bu konuda net bir şey söylemek mümkün olmamakta ancak mükemmeliyet için çok iyi beslenmiş bir larva ve maksimum sperm alabileceği çiftleşme uçuşları yapmış analar hepimize kısmet olur inşallah.
Bursa'ya gittiğimizde denemek için propolis kapanı almıştım. Bugün o aklıma geldi. Koloninin birine koydum. Ancak alt kısımlarına çepeçevre çıta çakmam gerekecek. Arılar altında gezemiyor . Plastik olduğundan ortası çöküyor.