Arıcılık maalesef tedavisi olmayan bir hastalıktır ve bulaşıcıdır.

Arıcılık ile amatörce veya profesyonelce uğraşan , merak eden veya uğraşmak isteyen herkesi ; bildiklerini paylaşmaya davet ediyoruz. Sizin uyguladığınız ve size normal gelen bir uygulama başkaları için gerçekten çok ilginç ve bilinmeyen olabilir. Konseptimiz çok basit... Bildiğini saklama ve Türk arıcılığına dolayısı ile vatanına hizmet et... E-mail & Msn : halilbilen2@hotmail.com

Yayınlanmak üzere arılık / arıcılık fotoğraflarınızı gönderebilirsiniz.

free html hit counter
View My Stats

30 Eylül 2007

Pazar Hikayeleri

İzin dönüşünden itibaren haftada 3 kez yapılan sonbahar teşvik beslemesi bugün itibarıyla sonlandırıldı...
Arı kuşlarının arılara uçuş yasağı getirmesiyle tüketim sınırlı kaldığından bal stoğu çok iyi durumda...
Yavru durumu ise ortalama 2'şer çerçeveye günlük yumurta basmışlar...
Kapalı yumurta durumu , açık larvalar ile günlük yumurta görüntüsü yeterli düzeyde ve yavrulama alanları yavru ile kaplanmış...


Sadece 1 kolonide görülen bu durum ise ilginç... Diğer kolonilerden farklı bir uygulamaya tabi tutulmamasına rağmen bu koloni besleme kabı havalandırmasını komple propolis ile kaplamışlar.


İşte görüntü bu ama bir bildikleri vardır herhalde... Sıvı besleme sonlandırılarak bugün itibariyle katı beslemeye geçildi.. Havalar uçuşa müsait olduğundan keki tüketmek için gerekli suyu rahatça tedarik edebilirler.

Eğer ilerleyen günlerde bal stok durumunda negatif gelişmeler olursa yeni tedbirler alabiliriz.

Eğer bal stoğunuzu yeterli görmüyor iseniz; 1/2 oranında koyu sıvı beslemeyle , besleme kaplarını çekebilecekleri kadar doldurarak stok istediğiniz düzeye ulaşana kadar devam ediniz...

Formik asit pedlerini bugün toparladık.. 04 Eylül tarihinde konulan pedlere bu süre içersinde 4 uygulama yapıldı.


Klasik olarak pedlerin altını propolisle kapladıklarından zaman zaman kontrol etmek gerekiyor buharlaşmanın olabilmesi için...

Yavru çıkışının iyice hızlanması ile varroa düzeyi ise ilk günlere göre daha yüksek gibi... Az da olsa kanatsız arı görülmeye başlanmasını arıların pedleri propolis ile kaplamalarına bağlıyorum..

Formik asit uygulamasına rağmen yine pedleri propolisleyen arıların yardımıyla kaçarak gözlere giren varroların zararı koloni gidişatını etkileyebilecek düzeyde olmamasına rağmen; daha sık sık kontrol ederek ve miktarı azaltıp uygulama sayısını çoğaltarak propolis temizliği yapmamız gerekecek önümüzdeki dönem uygulamalarında...

Önümüzdeki hafta sonu hava şartları uygun olursa Oksalik ile arıların üzerindeki az da olsa ergin varroaları dökmeyi planlıyoruz. Çünkü geçtiğimiz yıl yaptığımız uygulamada ergin varroanın oksalik uygulamasında bir hayli döküldüğünü görmüştük.

Gelelim arıkuşlarına.. Bugün öğle saatlerinde acaip arı uçuşu vardı ve arı kuşları gözükmüyordu.. Polen gelişi erken saatlerde güzel iken öğleden sonra kesildi.

Akşamüstü bir ara seslerini duydum.. Yine gaipten mi geliyor ses diye düşünürken 1-2 uzaktan geçiş yaptılar ve kayboldular...

Etiketler:

27 Eylül 2007

Arılık Ziyaretleri

Blogumuzu takip eden arkadaşlarımızın , diğer arkadaşların ziyaretleri sonrası bizi ne zaman götüreceksin taleplerini artık randevu sistemine bağlamak gerekiyor herhalde...
Şöhret güzel bir duygu olsa gerek...

Bu akşam arılığımızda ziyaretçimiz , Mart ayından randevu alan ve bu akşam kendisine sıra gelen Sn. Yusuf Özmen idi.

Arılı çerçeve artık alışılagelmiş bir arıcı pozu ama en uygun poz bu olsa gerek... Çerçeveleri tedirgin tedirgin tutarak yaşanan duyguları çok önceleri yaşadığımızdan unutmuşuz ama güzel duygu olduğunu biliyorum.

Ve üstelik tam donanımlı olarak gelen misafirlere arılarımız hoşgeldin diyemiyorlar...

Aslında tam arıların istediği boyutlarda idi misafirimiz ama... Gereğini yapamadılar..

Yapılacak ve öğrenilecek ilk iş nedir arıcılıkta? Körük yakmayı öğreneceksin ve körük kullanmayı tabi ki... 3 metre karşıdan körük sıkılır sıkılmasına ama arılarda çıkar bakar kim gelmiş diye...


Ve arılıktan ayrılışta eldivenleri çıkarma başarısını göstermişti misafirimiz...


Randevu yenilemesi yaptık ve herhalde Haziran 2008 'de sırası tekrar gelecek...


Ne olacak sayılı gün çabuk geçer...



Aslında dilimi ısırıp söylemem lazım ama arı kuşlarını civarda göremedik. Ve yeni çıkan analrı kontrol ettik ve hepsi yerli yerinde... Çiftleşme uçuşu için arı kuşlarının olmaması nispeten şansı arttırıyor.

Gerçi arılıktan ayrılmak üzere iken bir ara az da olsa seslerini duyar gibi oldum ama inşallah gaipten gelmiştir o sesler...

Yeni çıkan anaları resimleyebilmek bir hayli zor oluyor. Çünkü çok hareketli oluyorlar...



Bu arkadaşta sanki çiftleşmişte yumurtlayacakmış gibi gözleri kontrol ediyor... Yumurtlayacak olsan bu kadar incelemezsin... Utancından mı saklanıyor acaba anlayamadım...


Diğer Fotoğraflar

Etiketler:

26 Eylül 2007

Arı Kuşları Gidecek Derken....

Arı kuşlarının arılıkları mesken tutmasından sonra, koloni düzenlerinin iyice bozulması sebebiyle arıcılar tarafından yeni tedbirlere başvuruluyor.

Arı kuşlarına alınan en güzel tedbir arıları götürmektir...


Sn. Yusuf Gürbüz operasyon kararını dün gece verdi ve operasyon bu gece icra edildi.

Sn. Gürbüz MOZAK ile arı kovanlarının bağlanması...

Haliyle iş bitimi resimleme imkanı bulduk.. Gerçi dört kişi olunca iş kolay oluyor...

Sn. Birol Doğantemur ve onun teknolojik aletleri.. Bir kafa lambası ile çok rahat bir çalışma sergileniyor.

Sn. Gürbüz MOZAK hem analiz hem de araba nakliye öncesi kontrol uzmanı...



Gündüz yakmaya kalksak bu kadar güzel yanmayan bir körük ve arka planda boşalan arılık... Sehpalar götürülmedi ama belki de götürülür ileriki günlerde...

Gerçi körüğü yakan Sn. Gürbüz MOZAK körüğün yakan kişi ile alakası olduğunu da söyledi ama ...


Son rütuşlar yapılıyor... Halat uzun olunca biraz fazla fazla bağlandı ama karşı vadiye giderken yüksek ve uzun bir tırmanış ile uzun bir iniş yaşanacak. Bu yüzden baştan tedbir almak lazım...


Bu alet kime ait olabilir ki? Ledler sayesinde müthiş bir aydınlık sağlıyor... Hem de her yere konabilmesi açısından da çok uygun...

Ve yola çıkış... Araçtaki yer problemi sebebiyle en zayıf halka yani olayın medya boyutu koptu.. Şu anda onlar yoldalar ben de medya boyutu ile ilgileniyorum. (26.09.2007 21:20)

Yolunu açık olsun.. İndirmesi kolay olur nispeten...


Gidilen yer ise arka planda görülen köy olacak. Sakarya vadisinde yer alan köy civarına çok balığa gittiğimizden şimdilik bu görüntü ile yetinelim. Belki de ileriki günlerde oradan da resimler ile bilgiler veririz.



Diğer Fotoğraflar

Etiketler:

25 Eylül 2007

Mevsimin Son Anası Bugün Doğmuş...


Ruşetleri birleştirmeden önce son bir şans olması açısından bekletilen ana memelerinden son ana bugün çıkmış. Diğer ruşetteki ana çıkamadığından 2 ruşet birleştirildi.
Gerçi eşleşmesi biraz zor gibi gözükse bile ruşette bir ana dolaşması bile güzel bu mevsimde... Arılıkta vakit geçirecek bir şeyler oluyor...
Arı kuşları yine bölgede dolaşmaya devam ediyor... Daha önce çıkan ana hala yerinde şimdilik.. İnşallah arı kuşları gider de ...
Bir mesaj:
Suni dölleme aletini getirmeyi unutmaması gerekenler tedbir alsınlar.. Bursa'ya çok ana arı gelecek ihtiyacı olan...

23 Eylül 2007

Pazar Hikayeleri



Anasını alıp kullandıktan sonra ana değiştirmeye yeltenen bir koloniden alınan memeyi verdiğimiz ruşetteki ana bugün çıkmış. Hiç bir beklentimiz olmamasına rağmen görelim ne olacak? Aslında belli ne olacağı; arı kuşlarına İskender döner misali ziyafet...
Eğer olur da eşleşirse adını ARIKUŞU koyacağım...


video

Haydi buyurun bakalım sizce yukarıdaki ana çıksa ne olur? Erkek arı mevcut ama onlarda çıkamıyor...

Etiketler:

21 Eylül 2007

Kek (Katı Besleme ve Hazırlanışı)

Kek.... Ne zaman verileceği ve neden verilmesi gerektiği konusunda sürekli tartışmalar yaşanan bir katı besleme malzemesi...
Dün arılıkta kontrolde ana arı kafesinden artan küçük bir kek parçasını besleme kabının ön kısmına atıp kapamıştık. Daha sonra yaptığımız kontrolde manzara bu şekilde arkadaşlar hemen yığılmışlar...
Peki katı besleme kapsamında kullanılan keki nasıl hazırlamalı ve hazırlıkta nelere dikkat etmeliyiz?
Öncelikle gerekli olan ana malzeme süzme baldır... Burada dikkat edilmesi gereken en önemli unsur , kendimize ait olan balın tercih edilmesidir. Değişik sebepler ile kendi balımızı kullanamıyorsak güvenilir üreticilerden aldığımız balları tercih etmeliyiz.. Gerekçe olarak dışarıdan alınan bal ile kolonilerimize negatif etkiler yapabilecek unsurları da beraberinde taşımış oluruz...
Bu anlamda hazır keklerin taşıyacağı risklerin gözönünde bulundurulması tavsiye edilmektedir.
Diğer gerekli olan malzeme pudra şekeridir. Piyasada bulunan pudra şekerlerinde topaklanmayı önlemesi açısından belirli oranlarda nişasta katılmakta ve arılar nişastayı tamamen dışarı atmaktadırlar. Dolayısı ile mümkünse pudra şekerinizi kendiniz öğüttürünüz...
Peki bal ve pudra şekeri hazırlandı.. Oranlar ne olacak?
1 birim bal / 3 birim pudra şekeri


Yukarıda belirtilen oranlarda hazırlanan malzemelerden anamadde olan bal benmari usulü ile ısıtılarak kapta bulunan pudra şekeri üzerine yavaş yavaş dökülerek karıştırılıp; özdeşleşmesi sağlanır.

Yukarıdaki resimin arka planında poşetlenmiş kekler görülebilmektedir.

İyice kıvam alan kekler poşetlere doldurularak kullanıma hazır hale getirilir...

Kek hazırlığında bal ve pudra şekeri haricinde hiç bir katkı maddesi katılmasına gerek olmadığı ve bir çok arı dostu ile yapılan görüşmelerimizde de katılan katkı maddelerinin arılar tarafından dışarı atıldığına dair söylemleri ile tavsiye edilmemektedir.

Kek hazırlama görüntüleri geçtiğimiz kış aylarında İstanbul arı dostları tarafından yapılan kek hazırlama şölenine ait olup; fotoğrafları bizlerle paylaşan Sn. Murat Çakır'a teşekkürlerimizi sunarız...

Etiketler:

20 Eylül 2007

Şefin Arısının Son Kontrolünden Görüntüler...

Bu akşamüstü şef ile birlikte kontrole gittik arılığımıza... Şefin kolonide Formik asit pedini 2 kez yer değiştirmiştik. Her değiştirilen yere propolisi örmüşler.


Bu duvar çerçevesi olarak kullanılan ballı ve az polenli çerçeve...

Sağlıklı gözüken larvalar...

Kemeri ballı , alt kısımları polenli ve yavru alanında kapalı yavruların bulunduğu güzel bir çerçeve...

Ve sonunda koloninin anası.. Sağlıklı görünüyor...

Bu ana Mayıs 2007 'de ilk yumurtasını atmış genç bir ana.. Baharda yüksek performans beklentilerimiz var kendisinden ve saz arkadaşlarından...

Mayıs ayında yumurtlama ve yumurtalarını kapattıktan sonra boyanmış olmasına rağmen boya henüz çıkmamış.

Kış çetin ve uzun ama bizler gerekeni yapalım da gerisi kısmet artık...

Etiketler:

18 Eylül 2007

Bir Şey Söylemeye Gelmiyor...


Bir çoğumuzun yaşadığı ekipman sıkıntısı ile ilgili konuşmalar yaparken , bir vesile ile hiç kovanının kalmadığından bahseden arkadaşımıza ne olacak ki karton kutuda mı yok deme gafletinde bulunmuşuz.


Ha karton kutu , ha kavak diyerek işe girişen arkadaşımız 5 çerçeveli çok güzel bir ruşet kovan yapmış... Maliyeti sıfır ama çok parçalı demeyi de ihmal etmemiş. Peki kim bu arkadaşımız diye sorsam bilebilir misiniz? İpucu çok aslında..

Kim böyle renkli çiçek demeti asar kovanın girişine ?

Etiketler:

F1 Operasyonu ve Arı Kuşlarına Çözüm

5 çerçeveli arı mevcudu güzel bir koloninin yedeklenen anası büyük ihtimalle arı kuşlarına döner ziyafeti olmuştu. Bu durumu netleştirmek üzere bu koloniye diğer bir koloniden yumurtalı bir çerçeve vermiştim. Pazar günü yapılan kontrolde ana memelerinin oluşturulduğunu ve maalesef yalancı ana yumurtaları ile karşılaşıldı.. Yani hem memeler , hem yalancı yumurtalar...

Operasyon kararı Sn. Yusuf Gürbüz tarafından verildi.. Kafkas melezi F1 ana verilecekti. Hem de hemen direk çerçevelerin arasına...

Öncelikle kolonideki yalancı yumurtalı 2 çerçeve ile yandaki koloniden kapalı yavrulu çerçeve arıları kendi kolonilerine silkelenerek yer değiştirildi.

Ana memeleri güzelce temizlendi. Kolonide ana memesi ve yalancı yumurtalar kalmadı. Ancak yalancı analar hala içeride .. İşte soru işareti burada... Operasyonu yürüten liderin görüşüne göre hiçbir şey olmayacağı yönünde ...


Derken operasyon liderinin arılığındaki aslında ilkbahara sakladığı anaları yavaş yavaş bitirme azmi ve kararlılığında olarak 1 çiftleştirme kutusu ile gelen ana bulundu.




Ve ana çerçevelerin üzerinden diğer arılar ile birlikte koloniye salındı. Ve belki de ince bir ayrıntı olarak ta kolonideki tüm çerçeveler arasına şerbet püskürtüldü. Yapılan kontrolde ana kovanın tabanında lay lay lom geziyordu.. Her ihtimale karşı Pazar gününe kadar hiç rahatsız edilmeyecek..

Ve babası Bozüyük'te arıcı olan ( Hacı amca olarak daha önce haberi yayınlanmıştı blogumuzda) arkadaşımız arı kuşları ile mücadele kapsamında sadece eli pompalı tüfekli bir korkuluk rolü oynamak üzere bizimle birlikte arılığa geldi.. Arı kuşları bu korkuluk pozisyonundan çekiniyor olacaklar ki hiç ama hiç biz oradayken yanaşmadılar. Demek ki Nihat arkadaşımızın aynısından bir korkuluk yapıp arılığa koyacağız ve bu korkuluğa hareket eden bir pozisyon kazandıracağız...

Etiketler:

16 Eylül 2007

Bloke Kaldırılıyor...


Güçlü koloniler tarafından kuluçkalıkta bazı çerçeveler full denecek kadar polen blokesi olmuştu. Haliyle bir koloninin ihtiyacından çok fazla olan polenli çerçeveler diğer zayıf kolonilere dağıtılmıştı.
Bugün kontrolde görülen manzara bu idi.. Yavru alanı açarak güzelce yumurtlamış.
Fakat arı kuşları iyice yerleştiler bölgeye..
16 Eylül 2007 Pazar günü pedlere %65'lik 30 ml. Formik asit enjektesi yapılarak 3. uygulama gerçekleştirildi.

Etiketler:

15 Eylül 2007

Yüksek Güvenilirlikte Ana Arı Verme

Özellikle sonbaharda anaları değiştirmek üzere güçlü kolonilere yeni döllenmiş ana vermek ve kabul edilme sorunları ile karşılaşılabilmektedir.
Ana değiştirme işlemlerinin ilkbaharda daha yüksek oranda kabul ile değiştirilme avantajı olduğundan , değişimlerin ilkbaharda yapılması başarı oranını arttıracaktır.
Sonbaharda ise çok güçlü kolonilerin bölünmesi suretiyle hem koloni sayıları arttırılabilir hem de arılığımıza bölünen arılar kadar yeni genç ana girişi gerçekleşir.
Ama yine de hangi mevsimde değiştirilirse değiştirilsin çok yüksek güvenilirlikli bir yöntemden bahsedelim...

Dayımla birlikte yeni ana verdiğimiz koloniler...

Ana değiştirilecek koloninin anası bulunur ve kontrol altına alınır. Bu kovanın önüne boş bir kovan konularak 1 çerçeve ballı arılı ve 1 çerçeve kapalı yavrulu arılı bu boş kovana alınır. 1 çerçeveden de sadece arılar silkelenir. Bu 2 çerçeve arasına gelecek şekilde genç ana kafesle kek bölümü açılarak verilir. Bölme tahtası ile kovan sıkıştırılarak kapatılır ve 2-3 gün rahatsız edilmez.

Bu sistemde , öndeki kolonide bulunan tarlacılar arkadaki ana kovana gideceklerinden genç işçilerin anayı kabulleri daha kolay gerçekleşir. Kabul sürecinde ana kovandaki ana faaliyetlerine devam ettiğinden herhangi bir yumurta kaybı da sözkonusu değildir.

Genç ana arı kabul edilip , yumurta bıraktıktan ve yavruların kapanmasını takiben ana koloniden 1 çerçeve kapalı yavrulu çerçeve daha öne alınır. Takip eden her gün öne çerçeve nakli gerçekleştirilir.

Öndeki koloni çerçeve sayısı ana koloni çerçeve sayısına ulaştığında , her iki koloni yer değiştirilir.

Öne geçirilen eski analı koloni yine uygun zamanlarda arkaya çerçeve aktarılarak iyice azaltılarak sonlandırılır.

Bu şekilde biraz zahmetli olmasına rağmen yüksek güvenilirlikli bir teknik kullanılabilir.

Nacizane tavsiyem yeni ana ile değiştirilen eski anaları her türlü ihtimale karşı uygun ruşetlerde bir müddet daha saklayınız.. Çünkü bugünlerde ana olsunda , ne olursa olsun razı olduğumuz durumlarla karşılaşabiliriz.

Etiketler:

14 Eylül 2007

Onlar Hiç Ama Hiç Boş Durmuyorlar...

Varroalar hepimizin artık iyice tanıdığı ve mücadele etmeyi öğrenmeye çalıştığı varlıklar...

Öğrenmeye çalıştığı diyorum ki günümüzde varroa mücadelesi esnasında yapılan yanlış ilaç veya yanlış doz kullanımı ile koloni kayıpları maalesef yaşanmaktadır.

En az balarıları kadar çalışkan olduklarını söylemeden geçemeyeceğiz...

Çünkü bizlerin mücadele etmekte yaşadığımız zaafiyet onların varlıklarını arttırmalarını sağlıyor.

İlkbaharda bal akımının erken başlaması ve "Amitraz" içerikli duman şeklinde verilen ilaç ile balda kalıntı olabileceği düşüncesiyle erken kesilen mücadele sonrası , balların hasadından sonra aynı teknikle yapılan ilaçlama ile kovanın polenliğine dökülen varroalar çok yoğun bir şekilde görülüyor...Bu varroalar dayım Sn. Enver Öner'in ilaçlama sonrası polen kutusundan alarak eve getirip sayıma tabi tutulan varroları... Çok aşırı bir bulaşıklıktan söz etmek gerekiyor...

Bu fotoğrafta benim 13 Eylül 2007 Perşembe akşamı bir kolonimin polen kutusundan çektiğim fotoğraf.. Bu koloni haricinde varroa dökülmüş polenlik göremedim.. Acaba karıncalar mı taşıyor desem onların da faaliyetleri iyice azaldı...Kolonilerdeki bulaşıklığın rahatsızlık verecek düzeyde olmadığı görülüyor...

İlkbaharda ve bugünlerde uyguladığımız formik asidin faydası mı yoksa bölgenin daha az varroa potansiyeline sahip olması mıdır yorumlamakta güçlük çekiyorum...


Bu sonbahar uygulaması olarak;


04 Eylül 2007 Salı günü tüm kolonilere 25 ml. %65'lik formik asit vererek pedleri çerçevelerin üzerine yerleştirdik.


10 Eylül 2007 Pazar yine tüm kolonilere 30 ml. verdik.


Önümüzdeki haftasonu 15-16 Eylül'de uygun olan bir gün son bir uygulama 25-30 ml. vererek pedleri 25 Eylül 2007 tarihinde toplamayı planlıyoruz.


3 formik asit uygulaması ile ön ilaçlama devresini kapatacağız. Arılardaki bulaşıklık düzeyi de takip edilerek uygun hava şartlarını yakalayacağımızı umduğum Ekim ayının sonlarına doğru 1 veya 2 kez oksalik asit uygulaması ile bu yıl kışa sağlıklı kolonilerle girmeliyiz..


İşte bu arıya benzer arılarımız olmaması için en az onlar (varroalar) kadar boş durmamalı ve onlarla mücadele etmeliyiz. Zaten larva iken beslediği varrolar yetmiyormuş gibi bir de ergin olduktan sonra bile üzerinde bir ergin varroa taşımak bu arının görevi mi ?


Bilinçli ve uygun mücadele yöntemleri ile onlarla çok rahat başa çıkılabilir...


Lütfen ama lütfen mücadele ederken , kolonilerin içerisinde balmumunun , polenin , balın ve en önemlisi çok değerli arılarımızın olduğunu unutmayınız...



Karşı Kıyı Arı dostlarımızdan yazdığı yoruma cevap olarak aşağıdaki fotoğraf yüklenmiştir.



Θεοδόσης Κατσαρός said....
hello my friend,the formic acide 65% is the known to us formula CH2O2. Do you use it with water or you drop it in their food or just you let it in bottle for vaporization?Thanks!

I used cotton ped.

Etiketler:

Ben de Böyle Olmak İstiyorum....

İşte dayımın arılıktaki bakım esnasındaki kostümleri.. Bu yine giyinmiş hali...

Uzun yılların vermiş olduğu tecrübe bu olsa gerek. Ancak arıların umursamazlığı da cabası... Benim arılarda böyle bakamazsın diyorum ama benim arılarda da giymedi hiç bir şey...


Şimdi alerji sorunu olanlar ne kadar kıskanıyorlardır. Ben de kıskanıyorum merak etmeyin ama ben de büyüyünce öyle olacağım...

Biz ne olur ne olmaz maskemizi hiç eksik etmiyoruz.. Gençlikle alakalı olabilir mi acaba desem dayım ben senden gencim ki diyecek.. En iyisi hiç karıştırmayayım...

11 Eylül 2007

Misafir

Bu akşam üstü arılarımızı kontrol için giderken uzun süredir bölgeyi ve arıları merak eden arkadaşımızı da götürmek kısmet oldu...


Tabi ki arı kuşları yine bölgede olduklarından arılar hiç uçmuyorlardı.. Derken arı kuşları çekilir çekilmez müthiş bir yavru uçurma faaliyeti başladı... Arılar uçmaz iken iyi de daha sonra biraz hoşgeldin demek isteyenler oldu...



Ne kadar ayıp ya misafir sokulur mu? Bir ara köye doğru maratona başlamıştı ama arı çabuk vazgeçti...
Maraton yapmaktan son anda vazgeçen arkadaşımız Sn. Ahmet Meriç bu pozu ile finali yaptı...
Korkmak ya da korkmamak işte ince çizgi burası....

10 Eylül 2007

Formik Asit Pedleri Hakkında

Sn. Uğur Kıran tarafından formik asit ile ilgili habere yapılan yorumda sorulan 2 soruya cevap amaçlı olarak;

1-Formik asit uygulaması yaptığın her iki seferde acaba hava sıcaklığı kaç derece idi?

Pedleri ilk kez verdiğim 04 Eylül 2007 Salı günü en yüksek hava sıcaklığı 27 Cº ve 2. uygulama yapılan 09 Eylül 2007 Pazar günü en yüksek hava sıcaklığı 23Cº idi.

Ancak ben hava sıcaklığının diğer faktörlere nazaran gözardı edilebilir olduğunu düşünüyorum ki artık maksimum sıcaklığın tehlikeli seviyelere gelmeyeceğini düşünüyorum.

2-Uygulama yaptığın pedlerin üzerinde delikler açtın mı ,eğer açtıysan ne büyüklükte ve tahminen kaç adet?

Uğur abinin bu konuda eski haberlere bakmadığı belli ama hatırlatma oluyor sayesinde...

Pedlerin üzerinde delik zımbası ile açtığım delikler, hem formik asitin şırınga ile pamuk içersine verilmesi ve hem de buharlaşma için yeterli oluyor.. Sayısına gelince bazısı 6 oluyor bazısı 8.. Çok önemsemedim. Zaten arılar propolisle kaplıyorlar deliklerin bazılarını....

Duyuru

Bugün cep telefonuma düşen bir mesajı sizlerle paylaşayım...
Eskişehir İli Arı Yetiştirici Birliği tarafından gönderilen mesaj....
11.09.2007 saat 14.00 da Tarım İl Müdürlüğü Toplantı salonunda arıların sonbahar bakımı ve hastalıklar konulu bir toplantı düzenlenecektir.Cep kitabı dağıtılacaktır.
Güzel bir çalışma örneği değil mi?
Ancak hafta içi ve mesai saatleri içerisinde olması uygun değil gibi geliyor bana.. İnşallah tüm arı dostları katılır ve verimli bir toplantı olur...
Emeği geçenlere şimdiden çok teşekkürler ediyoruz...

Etiketler:

Uzun Bir Maratona Start Verildi...

Tatil bittikten sonra bugün Kardelen hanım 1. sınıfa başladı... Hayırlısıyla başarılı günlerini görmek dileğiyle...


Diğer Fotoğraflar

09 Eylül 2007

Pazar Hikayeleri

04 Eylül 2007 Salı günü sonbahar varroa mücadelesi için % 65'lik 30 ml. Formik asit sıkılmış pedleri vermiştik... Bugün de 2. kez tekrar pedlere aynı oranda formik asit verdik.


Polen kutularında geçen sonbaharda yaptığımız oksalik asit sonrası kadar dökülen varroa yok ki zaten genel kontrollerde de çok az varroa zararı görmüş arı ve arı üzerinde ergin varroa görülmekte... Biz yine de tedbiri elden bırakmadan mücadelemize başladık. Yaklaşık 20 gün kadar pedleri kolonilerde tutmayı planlıyorum... Bu süreçte 4-5 kez formik asit ilavesi ile mücadeleyi tamamlayacağız...


Pedlerin altlarını yine her zaman olduğu gibi hemen propolisle kaplamışlar. Yani arılara da hak vermiyor değilim, ben de olsam aynısını yapardım çok keskin bir koku...




Pazar günü genel kontrol ve yavaş yavaş kış hazırlıkları için gittiğimiz arılıkta sessiz sedasız bir durum vardı.. Hiç ama hiç arı uçuşu yoktu. Aslında daha yolda anlamıştım ama çünkü misafirlerimiz vardı.. Yoldaki telefon direklerinde ve tellerinde keyif çatanlar vardı... Bu arkadaşları izinde dayımın arılığında da çok gördük ama burada ilk defa bu kadar yoğun görüyorum... Neyse bu da geçer diyelim...

Buyurun izleyin bakalım beğenecek misiniz?


video

08 Eylül 2007

İzin Bitirmiş İki Arıcının Buluşması

Hemen hemen aynı tarihlerde izine çıkarak tatilimizi yurdumuzun değişik yörelerinde değerlendirip , tekrar dönünce buluşmak gerekirdi neler oldu neler bitti...
Ben izin dönüşü arılarımın genel durumunu pozitif yönde değerlendirirken Yusuf ağabey biraz negatif bakıyordu... Ama bence biraz haksızlık ediyor arılarına ... Çünkü genel durumları gayet iyi arılarının...
Yusuf ağabeyin daha önce sitesinde bahsettiği mahallesindeki arı dostu ağabeyimizin ve onun arkadaşının arılarına bakmaya birlikte gittik öncelikle...

Hüseyin amcanın arısı çok güçlü bir arı.. Katı alarak arıyı düzenleyip yavaş yavaş kışa hazırlık durumuna getirildi. Alltaki mavi kovan ise arkadaşı Hasan amcaya ait.

İşte Hüseyin amcanın arısının kontroller esnasında getirdiği polenler...


Poleni pek önemsemez iken artık kuraklık sonrası gözlerimiz polenli arı arar oldu. Tabi ki şükürler olsun bizim Eskişehir bölgesi de bu anlamda negatif bir durum yok... İşte görüntüler çok açık anlatıyor... İçerideki yavru hareketliliğinin bir hayli fazla olduğunu kovanı tek kata indirirken gördük...

Hüseyin amcanın evini bahçesinde 2 arkadaşın 1'er kolonisi nevcut.. Takdire şayan çok durumlar var ama Yusuf ağabey anlatır zamanı geldiğinde ...

Yusuf Ağabey ; çiftleştirme kutularını 2 bölmeli halden tek bölmeli hale getirmiş tek ana bırakarak... Tabi ki bu tür küçük ruşetlerde besleme çok önemli olduğundan kek devamlı bulunduruluyor.. Ancak 2 koloni aynı yerde yaşamasına rağmen birleşince kekleri yiyip , karşılığında petek örmüşler ve balı basmışlar...


Görüntüleri görülmeye değerdi...


Bu koloni ise işi daha da büyütmüş her iki kek gözünü de doldurmuş...

Yani bu kadar da olmaz ki... Petek örüp , bal koymalarını anladık ama bir de yavru basmış ...

Yusuf ağabeyin mutluluğu yüzünden o kadar anlaşılıyor ki...

Bu da ruşetin ballı çerçevesi...

Acaba diye aramızda geçen sohbetimizde , bu arıların bu şekilde kışlayıp kışlayamayacağı...

Bence çok rahat kışlarlar gibime geliyor.. Yusuf ağabeyde zaten aynısını düşünüyor ve hatta içeriye kapalı bir yere alınacakları yerleri de müsait... Eğer bir kışı çıkarlarsa analar hazır bahara....

Diğer Fotoğraflar

07 Eylül 2007

Bal Sağımını Kaçırırsan...

Tatilimizin başladığı tarihten önce bal sağımına giren dayımlarla bu yıl birlikte olamadık. Onları yalnız bıraktık... Gerçi haftasonu gidebileceğimi söylememe rağmen ekip kurmuşlardı.. Bir hayli yol kat etmemize kıyamadılar...

Peki bal sağmadan olur mu? Hiç olmaz hiç.. Bizde dayımın diğer çiftliğinde olupta, gezgine çıkarmadığı kolonilerin ballarını aldık. Balları sandıklarla alıp evdeki depoya getirdik ve orada sağım yaptık...



Dayımlar yıllardır hep sır almakta sır bıçağı kullanırlardı..Ben de Eskişehir'de izlediğim bir bal sağımında Muğlalı arı dostlarının uyguladıkları (Sn. Yusuf Gürbüz'ün bal sağımı) sır tarağı ile sır alma işini yapayım dedim... Dayım hemen olmaz öyle dedi. Ya hele bir deneyelim.. Olmaz dedi bir kere... Ama yaptım hemde bitirene kadar... Bu yöntemin en güzel yönlerinden birisi petek çok fazla hasarlanmıyor .. Ve ekstradan sır teknesi gerektirmiyor... Bir negatif tarafı hız ile alakalı.. Bıçak ile daha hızlı olduğu kesin ancak sır tarağı ile bile yetiştirilebilir. Özellikle çok fazla ekipman bulunmayan durumlar için bu seçenek çok uygun...
Balllara ise diyecek bir şey var mı?
Canınızı çekti şimdi değil mi?

06 Eylül 2007

Uçuş Deliği Daraltılmaları

Uçuş deliklerinin daraltılması konusu ile ilgili olarak özellikle yağmalanma riski üzerine mümkün olduğu kadar daraltılması hep konuşulur... Dayımla izinin ilk günlerinde kontrol ettiğimiz kütük kovan ile ilgili haberi hatırlarsınız...


Fakat aradan yaklaşık 2 hafta geçtikten sonra arkada bir yerde olduğundan kovanın kapağının düştüğünü dayım rastgele gördü...


Arılar ön kısımda aşırı yoğunlaşarak bulundukları kovanı savunuyorlar...




Yani başka bir kovan olsa çoktan yağmalanırdı ama ilginç işte... Demek ki anası düzgün yumurtlayan ve güçlü bir koloni her durumda rahatça savunur bulunduğu yeri...


Dayım, arılığında bu tür kütük kovan ve sepetleri bulundurmasını kendisi şu şekilde açıklıyor...


Bu sepet ve kütük kovanları bölgedeki dağ köylerinden satın alarak , arılığında oğul almak üzere damızlık olarak kullanıyor...


Bölgesel yerli ırkın devamı açısından yapmaya çalışıtğı bu uygulamayı da çok sıkı şekilde savunuyor ve yıllardan beri bu sistemi ile devam ediyor... Bu sepet ve kütük kovanlardan oğul alarak diğer arılarının devamını sağlıyor...


Benim bu konudaki görüşüm ise daha farklı... Tabi ki bu şekilde sepetler ve kütük kovanlar damızlık olarak satın alınabilir ancak bu arılar fenni kovanlara aktarılarak hem bakımları , hem hastalıkla mücadeleleri kolaylaşır , hem de diğer arıcılık teknikleri daha rahatça uygulanabilir.. Çünkü dayımın malzeme sıkıntısı yok... Her taraf malzeme...


Kaptırdım yine yazıyorum ama görmeniz açısından buyurun işte bir atık malzeme deposu...





Bu depo atık malzemeler içeriyor ama ne ganimetler vardır orada...

05 Eylül 2007

İzin Bitimi Arılık Ziyareti

Şenol hocanın arılarının olduğu yere tekrar dayımla birlikte ziyarete gittik...Arıların yeri ve rahatları güzel...


İlgi alanları uyuşan dayım ile Şenol hocanın muhabbetleri görülmeye değerdi... Dayımdan elma ağacı budama önerileri... Şenol hoca tam bir meraklı yani bizden... Oluşturmuş olduğu bahçesinde aklınıza gelen bol çeşitli bir alan oluşturmaya çalışmış ve bir çoğunu başarmış...


İlginç bir gözlemini bizlerle paylaştılar... İşte Eylül ayı başında üzerinde meyveleri olduğu halde çiçek açmış bir elma ağacı..



Diğer Fotoğraflar İçin Tıklayınız...

04 Eylül 2007

Dayımın Koloni Kayıt Sistemi

İzinde ilginç konuları takip ettim hep sizler için... Bu resimler ,dayımın kovanları üzerindeki notlar...


Bu kayıt sistemi o kadar etkili ki 3-5 yıl kovan üzerinde duruyor.. Bazen notlar uçuyor en yakın kovana ver gitsin yazıyı...
(Bu hangisinden uçtu şimdi.. Galiba bundan hopppp..)


Bu kayıt ilginç.. 20 Ocak'ta dayım arıları kontrol etmiş.. Ve kapalı yavru varmış...

Hangi yıl derseniz 20 Ocak işte...


Plastik ceplerin içindeki notlar zarar görmüyorlar... Tabi ki eski notlar hep orada duruyor...


En ilginç notlardan biri... Genç ana ifadesi... Tarih yok... Yıl yeterli...

Genç ana 2005 ama 2 yıl önce gençti.. Aslında daha kolay kayıt sistemi de var ama onu resimlemedik artık...

Koy taşı üstüne tamamdır... Gerçi 15 dakika sonra o taş niye orada muhabbeti oluyor ama olsun...



Bu not ise; bu yıl 4 oğul vermiş bir sepetten...

Aslında tam ders niteliğinde... Oğulların çıkış aralığını merak ediyorsanız buyurun sizlere 4 oğulun çıkış tarihleri....

Artık dayımında bilgisayarı ve interneti var... Kontrollu yazmam lazım...

İnsan heyecanlanıyor işte... Sözlüye kalkmış gibiyim...

The hive notes... From Enver Öner apiary...

Etiketler:

Bursa/Mustafakemalpaşa Polen Getiren Arılar

video

02 Eylül 2007 Pazar günü akşamüstü dayımın arılıkta çektiğimiz polen getiren arıların filmi...

Günboyu arı kuşlarının baskısı altında kalan arılar akşamüstü arı kuşlarının uzaklaşması sebebiyle çok yoğun bir uçuş ile su ve polen toplamaya çıkıyorlar... Yavru faaliyetlerinin güzel olduğu aslında filmdeki yoğun polen gelişinden de anlaşılabilir.

Etiketler: