27 Kasım 2007

Her Yerde Kar Var.

Çok güzel bir akşam... Yaz boyu kuraklık muhabbeti sonrası nihayet gün boyu yağan yağmur sonrası yılın ilk karı ile tanıştık.

Uçuşan kar tanecikleri çok güzel görünüyorlar.


Bu arada dışarıda ve her yerde kar var ama bu arkadaşların umurunda mı?

Dün akşam bal siparişleri için hazırladığımız balın köpüklerini kızlara verdik.

Bir hayli götürmüşler. Hava soğuyunca iyice çekilmişler ortaya..

Ama orada da fondan var tam tepelerinde... Bu bolluk içinde kar yağsa ne olur ki!



İşte olay mahallinden ilk görüntüler...

26 Kasım 2007

Etkinlik

Bursa Uludağ Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Sn. Onur Girişgin tarafından e-mail ile gönderilmiştir.


Çanakkale Tarım İl Müdürlüğü ve Çanakkale Damızlık Ana Arı Yetiştiriciler Birliği ile ortaklaşa bal yarışması düzenlenecek.


Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Tarım İl Müdürlüğü yetkilileri; “ İl Müdürlüğümüz ve Çanakkale Damızlık Ana Arı Yetiştiriciler Birliği ile ortaklaşa 1 Aralık 2007 günü saat 13:00’te Çanakkale Ticaret Borsası Toplantı salonunda “Arı Ürünleri ve Arı Hastalıkları” konusunda arıcılarımıza yönelik bir “Konferans” ile birlikte “Bal Teşvik Yarışması” yapılması planlanmaktadır.
Konferansta “Arı Ürünleri ve İnsan Beslenmesindeki Önemi” konusunda Uludağ Üniversitesi Veterinerlik Fakültesinde görevli Prof. Dr. Mustafa Tayar, “Arı Hastalıkları” konusunda ise yine aynı fakülteden Araştırma Görevlisi Onur Girişgin konuşmacı olarak katılacaklardır.
Yarışmaya katılacaklarda Arıcılar Birliğine Üye ve İşletme Tanımlama Numarasının olması şartı aranmaktadır.
Yarışma; süzme çiçek balı, süzme çam balı ve petek balı olmak üzere üç kategoride yapılacaktır. Her yarışmacı sadece bir kategori için başvurabilecektir.


Başvurular 05.11.2007- 25.11.2007 tarihleri arasında kabul edilecektir. 26-30 Kasım 2007 tarihleri arasında kabul edilen ballar jüri üyeleri tarafından değerlendirilip yarışma sonucu 1 Aralık 2007 tarihinde açıklanacak ve yarışmacılara ödülleri verilecektir.” dediler.


Bal yarışması için tarih geçmiş ama yapacak bir şey yok. Onur Hoca geç haber verdi. Yoksa şampiyonlar belliydi aslında... Ama etkinlik olarak bir hayli faydalı olur düşüncesindeyiz. Özellikle bölgeye hiç gidememiş olanlar için bir fırsat olarak değerlendirilebilir.

Bu arada "Damızlık Ana Arı Yetiştiriciler Birliği" ifadesi doğru mu acaba...

Haber Aslı İçin Tıklayınız.

25 Kasım 2007

Denetleme ve Kış Salkımları

Hava çok soğuk ve sis etkisini yavaş yavaş kaybetmiş iken arılığın denetlemesi amacıyla dayımla arılığa gittik.

Yolda özellikle kuzeye bakan çam ağaçlarının dalları bembeyaz buz olmuştu...

Arıları üstten şöyle bir kontrol ettik. Üstlerine gazete ilavesi yaptık.

İşte kış salkımı görüntüleri...



Tam orta kısımda toplanan arılar çok güzel görüntüler oluşturuyorlar... Biraz üşüdüler ama daha iyi biraz havalandırma oldu...



Bu da bize kaçarak iltica eden arının son durumu... En hareketli koloni bu idi...



Bekleyin bakalım artık bahara az kaldı...

İşte besleme kutusu ile besleme döneminin bittiğine dair en önemli işaret...

Kek ve fondan şekeri aynı kutuda eşit miktarlarda konmuşlardı. Şu anda hiç arı yok tabi ki besleme kutusunda...

Bu dönemde katı besleme yapılacaksa mutlaka salkımın üzerine konularak katı besleme yapılabilir.

24 Kasım 2007

Sonunda...

Seyrede seyrede kendimizi öyle hazırlamışız ki ayarı fazla bile kaçırdık... Kılçıklarını çıkarıp sırtlarından şişe dizdik... Üzerlerine limon suyunu ve zeytinyağını gezdirdik tuzlayıp...
En üzerine de kırmızı toz biber serpildi...


Önceden 200 C ile sadece üst bölmesi ısıtılmış fırına verildi... Üstleri kızardıktan sonra alt üst edildiler ve en sonunda servis yapıldılar..

Offf tok karnına haber yapmakta ne zor oluyormuş...

Balkon Salkımı

Balkon muhabbetlerine bir de Başakşehirli tarafından çekilen görüntülerle teras muhabbetlerinin eklendiği bugünlerde hava sisli ve soğuk olmasıyla yapılacak iş kalmadı gibi balkon salkımı kontrolü yapılacak...


Görüntü bu şekilde işte salkımda... Ortaya yavru alanına toplanıyorlar... Gerçi ben boş durmasınlar diye üzerlerine biraz fondan şekeri de koydum deneme amaçlı...
Yani besleme kutusunda kek olmasına rağmen sürüden ayrılanı soğuk kapar düşüncesiyle hiç kimse uğramıyor bölgeye... Onlar gidemediklerine göre biz onlara götürelim dedik ve tam salkımın üzerine bir parça fondan şekeri verdik... Görüntülemeye fırsat vermediler tabi ki geçen gün yaylanıp bekleyen fırladı ardından bir kaç tane daha... İyilik yapmaya gelmiyor diyeceğim ama buz gibi havada yaptığımız eziyette az değil yani... 2 avuç arı kış oyuncağımız oldu ya sonunda...Bu arada bu kadar arıdan çıkan nemi bir ara görüntüleyeceğim... Üstlerinde 2 kat bez olmasına rağmen üst kapak resmen ıslanıyor ve hafif hafif küflenmeye başlamış. Sebebini ise verdiğimiz sıvı yeşil arı yemi olduğunu düşünüyoruz.

23 Kasım 2007

Varroa Aşısı

Sayım sonuçlandı... Polen kutusunda diğer kırıntılar olması sebebiyle sayım zorluğuna rağmen her 100 adette 1 çentik ile olay tamamlandı.

Toplam ~ 4200 adet ölü varroa sayıldı.

Bu koloni Haziran ayı başında ıhlamur ormanlarına hakim Karacabey boğazına götürülen bir koloni...

Erken ilkbahar varroa mücadelesi yapılarak bölgeye götürülmüş idi. Bölgedeki bal akışının erken olması sebebiyle mücadeleler erken sonlandırılmıştı.

Anılan bölgeye dışarıdan çok fazla gezginci arı kolonisi gelmekte olup; kısa süreli bir dönem sonrası arı kolonileri tekrar diğer bir bölgeye Susurluk ilçesi Göbel Beldesi Umuteli köyü bölgesine götürülmüşlerdi.

Bu götürülen bölgedeki bal akımının devamı ile yine mücadele edilememiştir.

Bal hasadı sonrası Ağustos sonunda merkez arılığa dönülmesiyle başlanan varroa mücadelesinde polen kutusuna dökülenler hiç toplanmamış..

Sonuçta bir koloniden sonbaharda dökülen varroa sayısı mücadele edilmesi konusundaki hassasiyetlerin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Şimdi bu varroaları aşı yapmakta kullansak nasıl olur acaba?

Nasıl aşılarda mikroplar zayıflatılıyor veya öldürülüp veriliyor biz de bu varrolardan az az dağıtsak mı kolonilere mücadele etmeyi öğrensinler....

22 Kasım 2007

Kontrol Grubu Varroa Sayımı

Dayımlar bugün bizleri ziyarete geldiler. Akşam hediyemiz poşette çıktı ve takdim edildi...

Çok güçlü bir kolonideki polen kutusunu , sonbahar varroa mücadelesi kapsamında yapılan ilaç uygulamaları sonrası hiç temizlemeyerek bize gelirken getirmiş...

Bir hayli yoğun varroa ölüsü gözlemleniyor , ancak kongreden gelen akademik tavır sebebiyle sayıma başlamamız gerektiğini talimatı ile teçhizatlar hazırlandı...

Öncelikle zemine beyaz bir örtü yayıldı ve beyaz bir defter kağıdına biraz kırıntı dökülerek diş kürdanı ile sayım işlemi başladı...

Bu sayım işlemi uzun süreceğe benziyor. Nöbetleşe sayım yapılacağından en kısa sürede sizlere sonuçları aktaracağız.

İsteyene damızlık varroa mevcut...

20 Kasım 2007

Yeter....

Ya her akşam her akşam bakıp durma ya... Tamam denemeye tabi tutuluyoruz ama bu kadar da olmaz ki.... Bak yaylanıyorum şimdi son 2 sn... 1 ... 2...
Kapattı be yine gerekeni yapamadık bir daha açmasın diye...
Neyse yine açar o dayanamaz...

18 Kasım 2007

Yedek Ananın Önemi

Geçtiğimiz hafta Cumartesi günü şefin koloniye verdiğimiz anayı kontrole bugün gittik.

3. çerçeveyi çek bakalım dedik şefimize... Yavrulu bir çerçeve karşımıza çıktı. Kontrolde günlük yumurtalarda gördük... Aaaa o ne ana da orada...

Bir hayli de günlük yumurta basmış... Havayı görmüyor buz gibi...

Şef aynen dedi ki;

"İşte yedek ananın önemi bu imiş."

Şef bir hayli sevindi ki,fistanı renklilerden seçti ve özenle giydirdi.

Bu çiçekte kovanların hemen önünde açanlardan... Ancak arka planda Şef ve oğlu Görkem'in koloni kontrol siluetleri çok ayrı bir hava katmış ...

Batı Karadeniz'den

Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birlik Başkanı Sn. Selahattin Güney tarafından gönderilen fotoğrafları sizlerle paylaşıyoruz. Kasım ayı ortaları olmasına rağmen yavru faaliyetleri devam ettiği görülmektedir.


Hep sorulan ama bir türlü verilen cevaba göre uygulamanın zorluğu sebebiyle şüpheye düşülen konu ise kolonide kışlık ne kadar bal bırakılacağıdır.

Kolonide ne kadar kışlık bak bırakılacaktır?

Bir çok yerde çerçeve sayısı x 1,5 kg. gibi ifadeler görürüz.

İyi de nasıl tartılacak?

Aklımız gözümüzde ya , görmeden asla....

İşte yukarıda gördüğünüz çerçeveler gibi bal kemerli çerçeveleriniz var ise , duvar çerçeveleri diye tabir ettiğimiz , yavru alanının içine ve dışına konan full ballı - polenli çerçevelere bile gerek yok...

Fakat yukarıda görülen çerçeveler gibi bal kemerli çerçeveler nereden bulacağız derseniz onun da metotları var ama ileride anlatalım. Çünkü Selahattin başkan hiç besleme yapmadığından bahsetti dolayısı ile bu tez burada uygun düşmeyebilir....

(Başkan yorum ile teyit etti ki ; şurup ile besleme yapılmamış , bu kemerler kek ile besleme sonucunda yapılmış.)

Paylaşımından dolayı kendilerine teşekkürlerimizi sunuyoruz.

The photos sent by Selahattin Güney... From West Black Sea (Zonguldak/Turkey)

17 Kasım 2007

Bu iş Süper Oldu.

Balkon ışığını yakmadan kenarından hafifçe açıp , deklanşöre bas... Faaliyet nedir? Bakıyoruz ki gece de çalışma devam...
Bu sabah yine doldurmuştum yeşil arı yemini ama halletmişler. Alt bölümdeki keki de yumuşattığından daha rahat ediyorlar...
Niçin yeşil olduğu konusuna bir açıklama Sn. Onur Zeyrek'ten geldi. Kendisi üreticileri ile bu konuyu konuşmuş ve demişler ki;
Tarım Bakanlığı renk konusunda şart koşmuş bu renklendirmeyi. Renklendirmenin organik ürünlerle sağlandığı da söz konusu edilmiş. Ayrıca ruhsatlandırma gecikmesi sebebiyle sezonu kaçırdıkları serzenişinde de bulunmuşlar.
Gerekçe aslında basit bu arı yeminin piyasaya başka şekilllerde sürülmesini engellemek...

16 Kasım 2007

Yakından Takip

Her akşam üzeri yapılan kontroller kapsamında gördük ki, keki de bir hayli tırtıklamışlar.Hepsinin dili bir karış dışarıda uğraşıyorlardı.


Dedim uğraşmayın siz buyurun size arı yemi... Talep güzel görüyor ama bu renk niye yeşil onu da anlamadım... Göze indirdiklerinde acaba durum nasıl oluyor... Uygun bir zamanda bu durumu da kontrol edeceğiz artık.

The posts from nuc at my home balcony...

15 Kasım 2007

Salkım Gerektiğinde Bozulmak İçin Yapılır...

Küçücük bir çiftleştirme kutusu bizlere çok referanslar veriyor ve vermeye devam edecek bu yıl eğer yaşarsa....

Hafta başında hava sıcaklıklarının iyice düşmesiyle salkıma giren koloni bu akşam yaptığımız kontrolde kapı önünde bile arılar görünce bakalım dedik.


Bir çok arkadaşımız besleme kutusunun üzerinde çalışıyorlardı.


O kadar çalışıyorlardı ki fotoyu bile zor çektik. Lambayı söndürüp zifiri karanlıkta ucundan kıyısından çekebildik.




Koloniyi birleştirdiğimiz hafta başında besleme kutusuna kek üzerine arı yemi vermiştik. Hafta içi tüm kontrollerde bu yem duruyordu. Ancak bugün yerinde yeller esiyor. Bu davranışlarından hareketle şu anda diğer kolonilerin üzerinde duran içlerinde kek bulunan besleme kaplarını ,kekler bittikten sonra da toplamaya gerek yok. Belki de az az beslemeye devam edilebilir.





Üstelik bu besleme kutularının koloni üzerinde olması ile üst havalandırmaya bir katkı sağlanabilir.

13 Kasım 2007

Arılar Gerçekten Biliyorlar...Ama Güçlü İseler..

Ağustos ayı başlarında güçlü kolonilerde 3-4 çerçevenin tamamına yakın bir bölümünün polen blokeli şekilde olduğundan bahsetmiştik.

Bu bloke konusunu o zamanlar "Geçen sonbaharda yapılan teşvik beslemesinin aynısı yapılacağı düşüncesiyle gerekli tedbiri almış olabilirler." diyerek geçiştirmiştik.

Ancak ilerleyen günlerde yurdumuzun bir çok bölgesinde ve bizlerin de bulunduğu bölgede yaşanan polen azlığı ve dolayısı ile yavru kesmeleri yaşandı.

Biz bu blokeli çerçeleri diğer kolonilere eşit biçimde dağıtma işlemini yoğun bir işçilik gerektirmesine rağmen yapmıştık.

Bu eşit dağıtım ve sonbahar teşvik beslemeleri ile kolonilerde yavrulama faaliyetlerinde negatif bir durum gözlemlenmedi.

Bir çok bölgede sonbahar teşvik beslemesine tabi tutulmalarına rağmen arıların polen yokluğundan yavru faaliyetlerinde azalmalar olduğu ile ilgili bilgiler almakta idik. Hatta polenli bölge arayışı için arı nakli seçeneği ile arılara nasıl dışarıdan polen takviyesi yapılabileceği konuları bile gündemimizde yer almıştı.

Peki özellikle güçlü arı kolonileri bu tedbiri neden alıyorlar?

Bir çok sebep gündemde konuşuldu. Ancak gördüğümüz şudur ki bu işlemi sadece güçlü koloniler gerçekleştirdi. Bu durum diğer arı ürünlerini biriktirmekte de doğru orantılı. Çünkü balı da ihtiyacından fazla olarak güçlü koloniler biriktiriyor.

Bu konu ile ilgili ilginç bir tez de Sn. Yusuf Gürbüz'ün arılarının geri nakli sonrası dönüşte Sn. Gürbüz Mozak ile arabada sohbette gündeme geldi. Kendisi "Bak arılar yazın kurak geçeceğini nasıl biliyorlardı. Polenleri nasıl da stoklamışlardı. Aslında o günlerde çok kızmıştık ama iyi de oldu." ifadelerini kullandı.

Bu ifadeler de aslında sebeplerden 1 tanesi ancak gözümüzden kaçırdığımız bir konu zayıf kolonilerin yazın kurak geçeceği ile ilgili algıları yok mu?

Bu durumda yaptığımız uygulama ile bizler bu blokeli çerçeveleri tüm kolonilerimize dağıtmış ve diğer zayıf kolonileri de desteklemiştik.

Son kontrollerde bu polen blokeli çerçevelere dikkat çekici şekilde rastlamadık. Bu şekilde verdiğimiz çerçevelerde hemen yavru alanı açılıyor ve ana yumurtlama sonrası bu alan gittikçe genişletiliyordu.

Bu konuda çıkarılacak dersler olarak; güçlü koloniler ile çalışılması ile , dikkat çekici olarak bal , polen , yavru vb. yoğunlaşma olan kolonilerden uygun zamanlarda diğer kovanlara takviyeler ile eşitlemeler yapılmasıdır.

Keşke bu tür polen blokeli çerçeveleri kışın saklayabilsek... Düşünsenize Mart ayında böyle bir çerçeveyi koloniye verdiğinizi...

Direk İskender Döner muamelesi görür o çerçeve....

Bu Konu İle İlgili Daha Önceki Haber

Prova Yapıldı , Olay Tamamdır...

Ya öyle istemek değil , giyip prova yapmakta lazım...


Bende giyeceğim , bende giyeceğim diye tutturdu işte... Ama çok genç çok , bu anlamda daha işi çok zor...
Şimdi şefin bir önceki habere yaptığı yorumu da yayınlayayım da tam olsun...
Gökalp dedi ki;
Maske ve körük tamam da, boş 1-2 kovan bulup ,arıcıların yanına mı koysam acaba...İhi İhi...

12 Kasım 2007

Şef Artık Mecburen Arıcı...


Geçtiğimiz günlerde Sn. Selahattin Güney'in Eskişehir ziyaretleri sırasında arkadaşlarla sohbetimizde emekliliğe koşar adımlarla yaklaşan şefimizin arıcılığa başlaması konusu gündeme gelmişti.

Sn. Başkanda sen başlayacak ol maske ve körük benden demişti. Ertesi gün konu gündeme kendi aramızda geldiğinde yapacak bir şey olmadığını artık arıcılığa başladığını söylemiştim ama gülüp geçmişti.
Hafta sonu malzemelerin yola çıktığını öğrendik ve bugün malzemeler ulaşmış...


Vallah ne söyleyeyim insanın yeniden arıcılığa sıfırdan başlayası geliyor.
Kitaplar , maskotlar , el demiri , kek , maske ve körük ile kalemler , silgiler...
Yani şefim kusura bakmayacak artık zaten kendisine maske ve körük sözü verildi , haydi kitaplardan da veririz ama keki ve diğerlerini ne yapacak ki....
Bu vesile ile arıcılık camiasına bu anlamda yaptığı katkılar dolayısı ile şahsım ve şefim adına kendilerine çok teşekkür ediyor , şükranlarımızı sunuyoruz.

10 Kasım 2007

Fistana Razı Olun Siz...

Trakya'dan kar haberleri aldığımız bir gecede başka haberlerde geldi.


Kara çarşaflarını kuşanmış koloniler kışı geçireceklermiş.

Battaniye örtenlere masal da okusaydın dedik şimdi ne diyeceğiz bakalım.


Nazar boncuğuna gerçekten ihtiyaç var. Çok yakışmış çünkü...



Buyurun bir de açıklama resimlerin sahibinden. Kim demeyin siz tanırsınız kendilerini...


Ben ne yaptım biliyor
musunuz? Gülmek yok ama! Geçen gün baktım yağmurdan

öyle ıslanmış ki kovanlar. Bu gidişle bahara turşu olabilirler. Üstü kapalı

yer olsa güzel olacak,hele bide soba yaksak süper...Elimizde suya dayanıklı

betopan da yok.

Sadede gelelim şu çatıya konulan ziftli kağıtlar var ya. Hem suyu geçirmiyor

hem de bir miktar ısı yalıtımı yapıyor. Onlardan aldırdım. Topu 20 metre 20

lira. 1.5 metre kadar kesip kovanlara şapka gibi giydirdim ve ek yerlerini

zımbaladım. Kovanların sırtları hep kuzey ve batı. Oldukça güzel oldu.

Güneyden güneş vurunca zift çok güzel ısınıyor. Nem olabilir desek

kovanların altı boş , ön kısmı açık ,ayrıca ziftli kağıt kovana cuk diye

yapışmıyor. Yanlardan toleranslı. Kış için iyi olacak diye düşünüyorum!

Bakalım deneme yanılma.

Fotolar 10 gün kadar önce çekilmiş. Bayat fotoğraf.

Şu kovanların önünde yerde duran tahtalar var ya ;geçen günlerde ağabeyim

soruyor :“Arılar yere düşmesin diye mi koydun o tahtaları ?” Yok ya dedim. O

kadarda nazik değiliz. Şimdi yer toprak ve otlu. Kovanın önünden düşen ölü

arıları toprakta takip etmesi zor oluyor. Bu şekilde uzaktan bile baksan

tahtanın üstündeki arılar kovanın durumu hakkında rahatça bilgi veriyor.

Gördüğünüz gibi boş durmayıp boşa çalışanlar o kadar çok ki.

Savaş Alanı

Arılığa gittiğimizde dikkat çekici biçimde kolonilerin önlerinde ilk bakışta bir sürü arı ölüleri gördük. Yaklaşınca gördük ki bir savaş olmuş gibi yerde sarıca arı ölüleri..


Bir müddet izledik havanında soğuk olması sebebiyle tek tük uçuş vardı. Sarıca arılar kolonilere girmeye çalışıyorlar derken, girenler oluyor ama bir müddet sonra hoppppp kapı önüne apar topar çıkıyorlar bir kaç bal arısı ile.


İşte sonhabarda kolonileri güçlü kılacak çalışmalar yapılmaz ise bir riskte burada ortaya çıkıyor.İstilacılar bir hayli zarar verecekler.

Kolonilerin önünde ölü sarıca arıları görmek zevk vermiyorda değil hani...

Artık Benden Günah Gitti...

Hava bir hayli soğumasına rağmen koloni açılır mı açılmaz mı endişesi bile duymadan yapılacak kontrol için arılıktaydık... Amaç şefin arıyı kontrol etmek...

Yavrulu çerçevelerden bir tane çektik ki ana ne olmuş görelim... Gördük anaya ne olduğunu... Neye güveniyorlarsa...O ana çıkar ve kışlarlardı belki ama baharda çok beklerdik yumurtlasın diye...

Yapılacak bir şey yok tabi ki hemen temizlik...

Çerçevenin arka kısmında da görüntü böyle idi. bunları da temizledik. Arı sütlerinin mevsim değiştikçe tadının değişip değişmediğini kontrol etme çalışmasını da tamamladık. Tad ve nefaset aynı...

Dün kafese aldığım anayı yanımızda götürmüştük. Ancak bu kafesi daha önce kek ile doldurmuştum ve az bir miktar kek akmış arıların olduğu bölüme. Gece içeride misafir edildiklerinden sıcaklığın etkisi ile akan kek erimiş ve arılar biraz bulanmışlar ana da tabi ki...
Bu durumda yapılacak en güzel iş arılara gerekli temizliği yaptırmaktı. Açtık anaarıyı ve saldık çerçeve üzerine...

Olay tamamdır temizlik başladı... Zaten temizlerken de alışırsınız... Sessizce kapadık koloniyi olay tamamdır ve benden günah gitti artık...