31 Aralık 2007

Yeni yıl, Yeni Umutlar...

2007 yılını geride bırakmak üzere olduğumuz anlarda, geçmiş yıl değerlendirmesi yapmak gerekse de genel olarak baktığımızda yaşanan negatif durumlara rağmen pozitif yanların daha çok olduğunu söyleyebiliriz. Herkesin hayallerine bir gün erişmesi dileklerimizi yineliyoruz.

Geçmişimizin, geleceğimize ışık tutması ve geleceğimizin daha parlak olması için, yeni yılda hep birlikte daha çok çalışacağız. Bu vesile ile yeni yılınızı kutluyoruz.


30 Aralık 2007

Özlemişiz...

Bayram tatili ve ardından bir hafta çalışma sonrası bugün şöyle bir dolaşalım dedik....

Arkadaşların hepsinin önce ıslanmışlar mı, nemlenmişler mi diye üst kapaklarını açıp baktık. Hiç bir ıslanma yok. Derken uzun zamandır görüşemedik ve havada soğuk olmasına rağmen güneş olunca kenarından örtü tahtasını kaldırıp baktık.

Besleme kutularında katı ballar olduğu gibi duruyor. Doğal olarak salkımı bozup çıkamamışlar.

Salkımda kolonilerin tamamı. Gece hava sıcaklıkları negatif değerlerde seyrediyor uzun süredir.

Rahatsız olanlar hemen hafifçe hareketlenir gibi oluyor , hopppp kapatıyoruz.


Kovanların önü arı ölüleri ile dolu. Bu durumu hiç yadırgamıyoruz. Çünkü hava soğukluğu sebebiyle uçuş yok ve hemen kapı önüne atıyorlar. Cenaze işlerinde aksamalar mevcut. Bu ölümler hemen her gün gerçekleşiyor ama uçuş olunca alıp, götürüyorlar uzaklara. Ve üstüne üstlük karınca vb. faaliyetler durunca bu görüntü ortaya çıkıyor.

Balkondaki arıdan atılanları topluyorum. Yani balkondakinden atılanı görünce koskoca kolonilerden atılan hiçbir şey değil.


Körüğü yakmadan olur mu hiç? Ne olursa olsun arılığa girildiği zaman körük mutlaka yakılmalıdır. Bugün havada sakin olunca püfür püfür ne güzel yandı. Acaba bu körük kokusu da etkili mi acaba bu arıcılık hastalığı ile...

Bugün bu halde görünce arkadaşımızı acaip zevkli oldu. Dedim "Ne oldu kardeş üşüdün mü?"

Koloni uçuş deliğine yakın bir yerde sizlere ömür olmuş ve gece ayazında güzelce buz tutmuş. Bugün öğle vakti bile buzları üzerinde idi.

Kapalı Arılık Vardı da Biz mi Arıları Koymadık.

Arılığı gezerken etraflıca baktık.



İşte eternit deniyor herhalde bu çatı örtülerine...

Ben arıların sarılıp sarmalanmasına en fazla şerh koyan biri olarak, kendi kovanlarımın üzerlerine bu yıl hiç bir şey örtmedim. Gerçi dayım hep ört ört diyor ama.

Bu tür örtülerin faydası sadece kovanların uzun ömürlü olması ile alakalı. Ayrıca kovanlar hasarlı ise, içerisine su alarak koloniye de negatif etki verebilir.

Yukarıdaki çatı kaplamasında kullanılan malzemenin fiyatını bilmiyorum ama, kovanlar sıkıştırılırsa 6 kovanı örtecek ebatta.

Kapalı arılık mevzusuna hiç gerek kalmaz.

İyi korunursa çok uzun yıllar kullanılabilir.

Yerden yüksek ve üzerleri de böyle örtülürse olay tamamdır...

29 Aralık 2007

Kırağı

Sabah uyandığımızda her taraf bembeyazdı...

Selvilerden buzlar fışkırıyordu.


Ve çamlar...

İğde ağacında çocukların erişemediği yerlerde kalan iğdeler


İğde ve buz tanecikleri...

İç Anadolu Bölgesinin tipik karasal ikliminin getirdiği gece düşen sıcaklıklar ile karşılaşılan manzaralar.

28 Aralık 2007

Çiftlikte Kış Ortasında Arı Kontrolü...

Kış ortasında da olsak, hava güneşli olunca üstelik körükçüsü yanında iken dayım hemen bakalım diye açtı...




Bu koloni 10 çerçeve ile bırakılmış. Kenarlardaki ballı petekleri almaya kıyamaması ve arı mevcudunun çokluğu sebebiyle 10 çerçeve olarak bırakılmış.


Hazır açmışken kenardaki balı iyice azalmış 2 peteği aldık.



Peteğin bir tanesini getirdiğim gözlem kovanı ile İç Anadolu'ya naklettik.



Diğeri ise doğru depoya hava nasılsa soğuk...



Arıların olduğu bir çerçeveye de baktık.



Arıların bu havalarda uçuş yapması içerideki salkımı tamamen bozdukları anlamına gelmiyor.



Çünkü çekilen çerçevede salkım pozisyonunda bir çok arı mevcuttu.



Dışarıda uçanlar koloninin şımarık çocukları. Hava soğukta olsa dışarıya oynamak için fırlayan çocuklardan hiç farkları yok.




İşte standardizasyon çalışması. Kenardan 2 çerçeveyi çekince bölme tahtasını koymak gerekti haliyle.


Haydaaa.. Yüksek geldi. Arılıkta bir kaç çeşit kovan ve değişik standartta malzeme olması bu tür sorunlar çıkarıyor.



Ancak hiç ama hiç sorun değil.



İtina ile standardizasyon sağlanır.



Kısa gelirse de altına ince bir çıta çakılabilir.



Çok fazla büyütüyoruz bu standart işlerini. Kes veya ekle bu kadar basit.





Bu koloni kayıt ise, yandaki koloninin notu.


Ana yaşı tahminen genç...




Bu tulumda çiftliğin sonradan satın alınarak eklenen bölümünde yer alıyor.


Çok eskiden bu tulumbaya takılan pancar motorla, bu bölüm sulanırdı.



Şimdilerde ise, kanaletten sulama yapılıyor. Bu tulumbanın bulunduğu yerden su çıkar mı çıkmaz mı bilmiyorum ama kullanılmıyor işte.



Dayım bu tulumbayı sadece yeri belli olsun borunun diye sökmüyor anladığım kadarıyla.



Ben fotoğrafı çekerken kendisi de kavakların kesilmiş olduğu araziyi geziyordu.



Kesik kavak ağacı köklerinin etrafında çıkan mantarlar ile ilgili araştırma yapıyordu.



İşte o bölümü niye çekmedim bilmiyorum.




Çiftliğin diğer yerlerini de sürmüş dayım, bakalım ne ekecek. İçimden bir ses kesin boş tutmaz diyor ama göreceğiz baharda...

İşte Promosyon Hediyesi

Sadık usta arka planda kovan imalatına devam ediyor.


Promosyon olarak vereceği hediyeyi de hazırlamış.



50 kovan imalat ettirme sınırını dolduran müşterilere promosyon olarak hediye edecekmiş.




Bana resimleri yayınlamak düşer ama hatırlatayım yine de, kovan yapacak marangoz kadar özellikle bu hediyeyi verecek marangoz da lazım.


Kovan herkese lazım olmaz ama...


Ustanın telefonu ben de var ama kefil olamam kovanları ne zaman teslim edeceğine. Hediyeden isteseniz hemen hazırlar ama.


Bu arada şunuda belirtmeden geçemeyeceğim dayımın ifadesidir.


"Sadık usta gibi bu ülkede kovan yaparken titiz işçilik yapan başka bir usta yoktur."


Titiz ama teslimat tarihi belli değil burası da başka bir sıkıntı.


Unutmadan hediyenin ölçüleri standart TSE ölçülerinde. Kitaba uygun imal edilmiş.

(İmamların arada tıklatıp kurudunuz iyice dedikleri acaba doğru mu?)

27 Aralık 2007

Promosyonlu Kovan İmalatı

Dayım yeni kovanlar yaptırdı. Artan malzemelerden de polenli dipliklerin üzerine monte edilmek üzere ilaveler yaptırdı.
Fakat konu başlayan promosyonlu kovan imalatı ile ilgili.
Marangozumuz belli bir kovan sayısını yakalayan müşterisine hediye veriyor.
Siz bu sayıyı yakalamak istersiniz ama bizim marangozumuz Sadık usta bu sayıda kovanı size ne kadar sürede teslim eder hiç garanti veremem.
Fakat promosyon olarak hediye vereceği olsa, anında teslim eder bence...
Promosyon hediye görüntüleri yarın yayınlanacak...

Evin Arka Bahçesindekiler...

Hastalık işte... Bize de bulaştırdı sonunda...


Evin arka bahçesinde hemen her zaman farklı amaçlarla koloni bulmak mümkün...


En büyük zevklerinden birisi hele kış günü olmasına rağmen sıcacık güneş vuruyorsa kolonileri seyretmek karşılarına oturup...


Hasır oturak almış özellikle oturup seyrediyor...


Tespihi de şıkır şıkır çeker...

Ah dayı ah... İyi de bizi niye bulaştırdın ki...




Kışın mutlaka örtü tahtası üzerine gazete örter. Hatta baharda 3-4 kat gazete mutlaka örter...

Yine koloni kayıt sistemi...


Fakat gelişme var.


Üstelik "ana damgalı"...


Yani anayı işaretlemiş ana arı boyası ile...


Öldüre öldüre öğrendi sonunda işaretlemeyi. Gerçi anayı göremedik nasıl boyanmış.


Bana arıları obez yapacaksın der ama...


Arılar bizim arılardan çok özenmişte...


İşte obez adayı arılar...


Gerçi salkım yapmayı da pek bilmez bu arılar... Soğuk gördükleri mi var?

Karşı Kıyıdan Sepet Arıcılığı

Bir çok arkadaşımızın takip ettiği blogu Theo Katsaros olan Karşı Kıyı Arıcısı Kokkini-Melissas bir mail atarak ülkesindeki sepet arıları ile ilgili resimler göndereceğinden ve yayınlanabilmesi konusundan bahsetmişti.
Biz de memnun olacağımızdan bahsettik bir ortak dil bularak. Zaten arıcılık bir ortak dil yaratıyor.
Bugün fotoğrafları göndermiş. Ayrıca mailinde ülkemizdeki sepet arıcılığı ile ilgili uygulanan teknikler hakkında bilgi ve fotoğraf talep etmiş.
Dayımın arılığı gördü herhalde.

Kullandığı sepetin boş iken iç görünüşü... Peteklerin düzgün tutturulması için araya çapraz parçalar atılmış.


Bu çapraz bağlantılar peteklerin sağlam olması açısından çok önemli...


Sanırım geçtiğimiz günlerdeki bölgelerinde yapılan kongrede çekilmiş bu fotoğraf.


İşte bu halde arı kendi insiyatifini kullanıyor ve çok çabuk gelişiyor.


Güzel kadrolu bir koloni.


Sepetten sepete arıların naklini tıklama yöntemi ile hallediyorlar.


Modern kovanlara tarlacı arı desteği yapmak üzere yanına konuluyor.

Bir müddet çalıştıktan sonra sepet modern kovanın yanından kaldırılıyor.



Güzelce örülmüş bir sepet ama gerçekten ustasını bulmak lazım.

Başlarına çuval geçirilmiş sepetler...
Şimdi bu hikayelerin hepsini uydurdum çünkü hiç bir açıklama gelmemişti karşı kıyıdan.
İşte en son gelen maili aşağıda...

I would also if you can to send me photo with bees in baskets of your country in order to see technical the manner which you make the baskets!

Thanks

Theo Katsaros

Kokkini-Melissa

26 Aralık 2007

Kontrollü Saklamak Lazım...



Eski malzemeleri saklamaktan ziyade kullanım dışı kaldıklarında arılıklarda veya evde uygun alanlara bırakılması sonucu bir hayli yıpranıyorlar.




Dilleri olsa da konuşsalar...



Sıktıkları dumanla ne kadar çok arı sakinleştirmişlerdir.



Bizlerde bugünlerde nedense hep bu tür malzemelere ilgi duyuyoruz.



Geçmişimizi unutmadan, son teknolojik gelişmeleri de takip edebilmek gerçekten çok güzel.



Bu tür eski körükleri görünce bu körüklerin imalatında nerede hatalar veya eksiklikler yapıldığını görmek çok basit.



Bağlantı elemanlarının zayıflığı ile hem hava basan körük kısmı kopmuş, hem de üst kapağın bağlantısı kopmuş.



Demek ki bu bağlantılara biraz daha dikkat edilse çok uzun süre kullanılabilecek körükler.



Ancak dayım çiftlikte ne kadar atılmış eski körük varsa hepsini toplayıp fotoğraf çekeceğim dedi.



Bende merak ediyorum kimbilir neler vardır içlerinde.

Güneşli Bir Kış Günü



video



Güneşli bir kış günü çekilmiş arılık görüntüsü...

23 Aralık 2007 Pazar Bursa / Mustafakemalpaşa

25 Aralık 2007

Ayrıntılara Dikkat Etmek Gerekir...

Kabran olarak ifade edilen ve içersine çerçeve konulmadan arıların kendi insiyatifleri ile petek ördükleri uzun ve köşeli bir kovan biçimi.


Çok basitçe ve ölçülerinin önemli olmadığı uzunca 4 kalastan ve ön-arkalarına kapak ile çok basitçe oluşturulabilir.


Çok yerde duyduğumuz ama bal içeriği olarak diğer teknik üretim ballarından hiç bir farklı özelliği olmayan karakovan balını üretmek için rahatlıkla kullanılabilir.


Sadece kılavuz peteğin kullanılmamış olması sebebiyle tercih edilen karakovan balının diğer ballardan hiç bir farkı olmadığını tüketiciye anlatmak gerçekten çok zor.


Aslında modern arılıklarda karakovan balı olarak tabir edilen doğal petekli balı bu tür kovan türleri yerine standart kovanlarda da rahatlıkla arılara yaptırabiliriz.


Ancak bir çok modern arılıkta bu tür eski kovanlara rastlamak mümkün.


Bu kabran daha önceleri nedense hiç dikkatimi çekmiyordu dayımın arılıkta olmasına rağmen.


Bu tür kovanlar, arı mevcudunu arttırmak isteyen arıcılar tarafından da kullanılmaktadır.


Çünkü hacimi genişletme şansı olmadığından iyi gelişme gösteren kolonilerin oğul faaliyetleri çok yükseliyor.


Oğul denildiğinde aklıma yine bir çok yerde rastladığımız oğul balı terimi geliyor. Gerçekten çok merak ediyorum bu "Oğul Balı" nasıl bir şeydir.


Bizler oğul görmediğimizden herhalde oğul balı da görmüyoruz. Bu yıl özellikle oğul balı almak için 1 koloniyi oğul vermesine müsaade etmeliyim.


Kabranın daha önce bir çok kez fotoğrafını çekmiştim. Bu bayramda yine ilk işim o kabranın yanına gitmek oldu.


Havada güzel olunca tek tük uçuş vardı.


Fakat kovan girişine bu kadar dikkatli bakmamıştım.


Giriş deliğinde çakılmış çivileri farkettim. Bu uygulama girişi deliğinden kovana başka bir zararlının girmesini önlemek için yapılmış.


Acaba bizlerde kovanlarımızda bu tür giriş kontrolü için uygulamalar yapsak daha mı iyi olur.


24 Aralık 2007

Bayram Bereketi (BBG Kovanı)

Bayram ziyaretleri esnasında havanın güzelliğinden de faydalanarak, çiftliğe gittiğimizden bahsetmiştik.
Uzun yıllardır depoda rafta duran fakat bir türlü kullanılmamış bir gözlem kovanı artık arıcılığın hizmetine girecek.
Dayım bu gözlem kovanını çok uzun yıllar önce kitapta verilen ölçülere göre 1 standart çerçevelik yapmış.
Kitap ölçüleri dediğimizde bir konudan da bahsedeyim.
Çerçeveleri düzenlemeye gittik ya bayrama...
Düzenlenmişti çerçeveler biz gitmeden ve hemen ölçmek lazımdı ölçülerini kovan ve malzemelerin...
Bu konu ile ayrıntılı bilgi ve resimler var onları paylaşacağız ama bir konu özellikle çok önemli...
Standart olarak bir çerçevenin üst çıta uzunluğunu bizler 472 mm. olarak kabul etmiyor muyuz?
Yeni yapılan çerçeveler 475 mm. üzerinden yapılmış, gerçi dayım diğer kovanlara uysun diye biraz kısalttırmış ama...
Dedim bunlar uzun olmuş.
Değilmiş...
Çünkü kitaba göre 475 mm. olacakmış.
Hangi kitapta yazıyor 475 mm. derken kitap geldi karşımıza.. Haydaaaa 475 mm. yazıyor aynen.
Hangi kitap olduğunu yazmama gerek yok. Siz elinizdeki kitaplara bakarsınız...
Neyse gözlem kovanına devam edelim.

Bahsettiğim kitabın babası sayılacak bir kitaptan alınmış ölçüler ve gözlem kovanı yapılmış.

Ancak o kadar arı içersinden 1 çerçeve arı bölünüp içerisine konulmamış yıllardır.

O zaman bu malzeme aynen yer değiştirir. Öncelikle camlar camsil ile pırıl pırıl yapılacak.

Daha sonra bir kaç eksikliği giderilerek bembeyaz boyanacak.

Ve içerisine 1 çerçeve arı konulacak.

Ne haber çıkar bu gözlem evinden ama...

BBG kovanı...

(Müzeye de koymalıyım bu gözlem kovanını. Çünkü 25 yıllıkmış en az...)

23 Aralık 2007

Bayram Sonrası Haber Çok...

Bayramın son günü hava çok güzel olunca çiftliğe şöyle bir göz attık.

Tüm kolonilerde uçuş mevcuttu.


Yol yorgunluğu olunca ayrıntılı haberler bayram sonrasına kalacak haliyle...

Çok güzel haber konuları mevcut elimizde. Bazıları tam flaş haberler...

Biraz dinlenelim ve çalışma temposuna alışalım arkası gelir nasılsa...