22 Mart 2008

Vadiden Seçmeler

Mayıslar köyündeki her zamanki kahvemizde kahvaltımız yaptıktan sonra yola düştük.
Sabah yoklamasına mazereti dolayısı ile Mahmudiyeli Sn. Bünyamin Yiğit gelemedi. Çiğböreklerini Yusuf abi yedi...
Tam bizim arıların bulunduğu yerin arka güney kısmı burası... Sabah sabah papatya kokusuna büründük.



Yusuf abinin çiftleştirme kutusundaki karniyol...

Her hafta oğul vermesin diye diğerlerine çerçeve aktarmaktan biz bıktık ama...

Bu ana yumurtlamaya bıkmadı.

Birol abi ile Yusuf abi kutuların sabah kontrollerinde.


Kutunun bir tanesinde günlüklerin etrafını polenle çevirmiş ve kekten tedarik ettiği gözlerdeki açık bal...


Polen gelişi bir hayli hızlandı. Sabah saat 09:00 gibi arıların başındaydık ve görüntü süperdi.



Ekrem abi arıları koyduğumuz yerlerin sahibi ve resimlerde arka planda çıkan evinde sahibi.
Çayı demlemiş yine semaverde..
Haydi bakalım gelin dedi. Hayır denir mi hiç...

Bizim arılardaki problemlileri kontrol ettikten sonra geçen hafta Gürbüz abinin aldığı ve gece taşıdığımız arıları dün akşam geri kendi yerlerine getirdi. Onların kontrollerini yapmak üzere yola düştük.

Benim araba traktörün geçtiği her yerden geçer diyordum ama bu sefer denemeye gerek yok.

Çünkü dün gece yağan yağmur dolayısı ile dağlardan inen suyun biriktiği bir set varmış köyün üstünde.. Ve o su kontrollu olarak Sakarya nehrine bırakılıyormuş. Geçen günlerde rahatça girdiğimiz yerden su akıyor şimdi.

Ve görüntü çok ilginç maskeli adamlar dereciğin üstünde...


Gürbüz abinin arıların yanına geldiğimizde marullar dikkatimiz çekti.
İlerleyen resimlerde sizlere ulaşacak marulları da göreceksiniz.

Artık yavaş yavaş resimler güzelleşmeye başlıyor.

Birol abi ve arka planda her zaman maskeli görmeye alıştığımız Yusuf abi..





Gürbüz abinin arılarından bir tanesi...


Gürbüz abi, Birol abi ve ekip şefi Yusuf abi arıların genel kontrollerini yapıyorlar.


Bende hem körükçülük hem de foto işlerini hallediyorum. Yusuf abi anayı bulun anayı diye bağırdı mı iş başına...

Ana bulunacak bul...
Arkadaki arılara kapalı yavru takviyesi veriliyor. Eşitlik ilkesini çalıştırmaya başlıyoruz yavaş yavaş.
Haftaya tamamen devrede olacak eşitlik ilkesi.
Zayıflara kapalı yavru arısız, zayıflardan güçlüye az ve açık yavrulu...


Arayın arayın bulursunuz...


İşte burada...


Gürbüz abinin arılarının bakımı bittikten sonra solda görünen kolonilerin sahiplerinin misafiri olduk. Bu bölgede arı dostu çok. Boşuna mı diyoruz Anarto vadisi diye...

Hemen öğle vakti olunca hızlandırılmış bir atıştırma yaptık. Daha kontrol edilecek bir sürü koloni var ve ayrıca köftelerde kaldı aklım benim. Yusuf abi köfteleri yaptırmış ama biz burada doyurduk karnımızı...

Ve geldik kolonilerimizi kontrole.. Polenleri duvar çerçevesi dediğimiz en dış ve en içteki çerçevelerin yavrulara bakan bölümlerine stoklamışlar.
Bu görüntüleri özlemişiz.



Dün akşam yayınladığımız numaraları yapıştırdık bakalım. Ne kadar dayanacaklar. Ancak küçük vidalarla da tutturacağız.

Akşamüstü Yusuf abi işlerini erken bitirince haydiiii dedik kendisine başla bakalım kızartmaya.

Hazır salata ve domateslerle ekmek arası 20 köfte.. Evet 20 köfte.. Ancak keser bizleri o güzel havada.

Daha sonra öğle yemeğini yediğimiz arı dostları da geldiler. Onlara da yine ekmek arası.

Şimdi Ekrem amca tam biz yemek yerken yanımızdan almış alet edavatı gidiyordu aldığı nar fidanlarını ekmeye. Hemen bizde ekmeden olmaz. Bu fidanları 50 Ykr. vererek almış. Geçen yıl 3.50 Ytl verip aldıkları tutmamış. Biz bir elleyelimde tutar onlar Ekrem amca merak etme sen.

Derken hep beraber yine dönüş çayını içmek üzere Mayıslar köyüne geldik. Çeşmede elimizi yüzümüz yıkadık ve bal gibi tatlı suyundan içtik.

Ve marullar sizlere ulaşmak üzere hazırlanıyor.

Kahvede çay içerken ana arının erkeklerden aldığı spermi karıştırıyor mu yoksa sıradan mı kullanıyor sohbet konusu idi. Bu konu geçtiğimiz hafta tartışılmıştı ama bu hafta bilimsel bir dergiden ilgili bir paragrafı okuduk hep beraber. İyi ki bu bilimsel çalışmalar yapılıyor. Tartışma sonlandırılmadı tabi ki bizlerde gözlemlemeye devam edeceğiz.

Haftaya yine macera planları yapıldı. Dağ köylerinin bir tanesinden tamamen selekte olmuş bir arı kolonisi indirilecek ve Bilecik macerasının yarım kalan bölümü tamamlanacak. Bilecik deyince hemen aklıma yağmur geliyor nedense...

14 yorum:

Θεοδόσης Κατσαρός dedi ki...

Merhaba-Καλημέρα!
Good! Very good! You have a very good queen at the 3rd photo.
I am unhappy because I don’t know Turkish in order to translate in my language all that beautiful things you write.

adige2206 dedi ki...

Birol abi iş falan yapmadan arada kaynıyordur kesin dikkat edin.

HB dedi ki...

Birol abi gibi 2 adam daha olsun, bütün Eskişehir'in arısını 2 günde kontrol edersin.

Çerkez misin sende yoksa Adige...

muratakın dedi ki...

Arı Sevenler Dernek Üyeleri:

Gördüğüm kadarıyla Kalite kontrol elemanınız yok.
Köfteler kontrolsuz yenmez.
Görev izni alıp aybaşında harcirah çıkınca kabul ederseniz azıcık kalite kontrol etmeye geleceğim.
Saygılar.

HB dedi ki...

Denetleme kokusu alıyorum. O halde bu hafta sonu denetleme provası yapalım. Yusuf abi o köftenin aynısından hazırlat yine de bir prova yapalım. Yoksa denetlemede çakmayalım. Notu çok kıt Murat hocanın ona göre...

UĞUR KIRAN dedi ki...

Üstadım arıcılığın tadı böylesine harika birliktelik olunca daha bir güzel oluyor değilmi,her hafta gittiğiniz yol mesafesi ve ilgilendiğiniz kovan sayısı ne kadar bilemiyorum ama tatlı yorgunluklar yaşıyorsunuz gördüğüm kadarıyla.
İşlerinizde kolaylıklar , saygılarımla

Gürbüzarıcılık dedi ki...

Şansına artık. Her hafta aynı yemek olmaz. Misafir umduğunu değil bulduğunun kontrolünü yapar. Herkese soframız açıktır.

HB dedi ki...

Tüh be köfte işi yattı.

Uğur abi ben bu hafta km. sıfırladım tam gidiş dönüş 130 km. Ama anlamıyoruz ki yolda seminer yapılıyor... Hatta köyde kahvede bile seminere devam ediliyor.

Ayrıca kontrol edilen koloni 100'ün üzerinde... Çiftleştirme kutuları hesapta yok daha...

muratakın dedi ki...

Kusura bakmayın neşe getirsin diye yazdım
Denetlemeye gidip bir şey yersek rüşvete girer.
Kıt not çalışmaya, bol not tembelliğe götürür düşüncesiyle not veririm bende.
Neyse şaka bir yana gittiğiniz yerleri bildiğim için yazıları severek izliyorum beni eski günlerime götürüyorsunuz o günlerin hayaliyle yaşıyorum.
Hepinize çok teşekkürler.

Saygılarımla.

ariciahmet dedi ki...

Halil bey gene birşeydedın benum kafamı karışturdun acap yanlişmi biliyorum diye düşünmeye başladım.Yumurtaya sperm karışması konusunu.

HB dedi ki...

Ahmet abi;

Hele bildiğini deyiver de doğru mu değil mi , bilimsel açıklama yapacak birileri çıkar.

ariciahmet dedi ki...

Benim bildiğim erkek spermleri ayrı bir kesede birikiyor ana arı yumurta ederken petek gözüne kiçini soktuğu zaman petek gözünün darolmasi neticesinde sperm kesesine baskı olması neticesinde yumurtaya ordan sperm bulaşıyor,göz genioldumu baskı olmadığından sperm bulaşmiyor ve erkek arı oluyor.Benim kulaktan dolma bildiğim bu

Gürbüzarıcılık dedi ki...

Selamlar
Bizim tartıştığımız erken arıların spermini kullanırken erken arılardan aldığı spermi tek ( erkek arı bazında) tek mi kullanıyor veya karıştırarak karışık mı kullanıyor.
Saygılarımla.
http://www.uludagaricilik.org.tr/dergi/2007/2007-4/2007.4.3.pdf

ariciahmet dedi ki...

Teşekkürler ,ne fark ettiki şimdide onu kafama takacağım ve her arıdan çerçeve çıkarınca içinde değişik arı varmı diye bakacağim.olurya ana arı çifleşirken hep aynı ırkla çifleşmiyorki.spermlerbirbirine karışarak tek cins olmazlar deyilmi?