31 Mart 2008

Bilecik ve Yine Yağmur

Bilecik'te ilk operasyonda yağmura yakalanıp, bir hayli ıslanıp macera hanelerimize birer çentik atmıştık.
Pazar günü planlaması yapıldı ve kalan malzemeleri almak üzere aynı ekip ile yine Bilecik macerasına çıkıldı.

Bozüyük sonrası yolda hava kapalı olmasına rağmen güzel görüntüler vardı.

Arılar uçamıyor ama çiçekler açmış öylece bekliyor.

Bilecik'te bizi bekleyen Arif abi... Yine Red Kit gibi...

Hava sisli ve hafif hafif çiseliyor.

Biz Arif abinin arabayla daha önce geldik arılığa ve ekibi bekliyoruz.

Yerler çamur yine...

İnsanın hafızasına nasıl da kazınıyor.

Bilecik ve Yağmur.

Yusuf abi ve Birol abi düğün konvoyu gibi selektör yapa yapa geliyorlar.

Birazdan çamura batıp, bu güzelliği atlamayalım diye..

Orman içinde bu çiçekten bol bol gördük. Yerden 20-25 cm. yükseklikte...

Operasyon başladı.

Yusuf abi ekip şefi olarak operasyonu başlatan kişi.

Ancak benim atladığım bir konu olmuş.

Birol abi dedi ki;

"Haberi kaçırıyoruz."

"Hayırdır abi."

"Baksana sadece 750 gr. tutan straforları almış gidiyor."

"Abi bir adama boşuna Uyanık Arıcı demezler."

Yine de yetiştirdik fotoyu kaliteli bir foto olmadı ama belge belgedir.

Bin nasihattan bir musibet iyidir.

Herkes yağmurluklarını almış.

Büyük sehpaların bazıları arabaya sığmadı.

Arabayı uzatacak halimiz yok ya, Arif abi sehpalara ayar çekiyor.

Birol abi avcı olduğundan onunda tedariği yerinde bu sefer.
Biz yine sadece yedek giysi aldık o kadar.
Şeker miyiz ki eriyelim.


Hacı abi fırçayı atıyor haydiiii diye ama Red Kit taklidi yapmadan olmaz...

Olayın en zor bölümü arabayı yerleştirmekte... Yükte bir standart olmadığından gerçekten ustalık gerektiriyor. Ayrıca Yusuf abi bir de çerçeve nakli yapıyor ilavelerden kapaklı kovanlara.

" Özür dileriz" dediler...

"Gerçekten çok ağırmış Yusuf abinin taşıdıkları. 2 kişi zor kaldırıyoruz."

Bu strafor kovanlarda ilk macerada arılı kolonileri taşıdığımızda büyük şok yaşamıştık. Sanki hiç arı yok, çerçeveler bomboş gibi gelmişti. Ancak öyle değilmiş.

Ahşap kovanların malzemesinden ise 1'er kovan daha çıkar.

Arıları aldığımız Cevdet amca rahatsızlığı sebebiyle bu strafor kovanları yapmış. Üstelik hepsine ilave de yapmış. Yeni proje belki de bu ilavelerde ana yetiştiriciliği yapılacak.

Kaynağımız bulundu ya.

Helga helgadır ama yine de. Ben Helga yavrusu "Steffi" istiyorum ona göre.

Ne kadar "Steffi" o kadar "Daha ismini bulamadık."

Ankara taraflarına duyurulur.

Gürbüz abi aramızda arabadaki yer probleminden yoktu. Gerçi bu ekip yorulmak bilmiyor. Birol abi dönüşte diyor abi aman antrenmanı kesmeyelim de bu yaz...

Alıştı Birol abi her hafta elinde kovan taşıma görüntülerine.

Gürbüz abiye de haftaya görev verildi.

Mangal yakma eğitimi yapacak bakalım becerebilecek mi?

Daha yeni yeni açmaya çalışan ağaçlar ve arka planda Arif Uysal.

Bir hayli kolayladık işi, ipler çekiliyor.


Sırtımıza SAT tişörtü giydik ama taarruz yapacak su altı bulamadık.

Yağmurda yeterli gelmedi.

Artık çıkıyoruz arılığın bulunduğu köyden...

Çakırpınar'dan - Akpınar'a

Yükleme esnasında yaşanan sıkıntılar yeni yerimizde hiç sorun teşkil etmedi.

Zaten ekip şefi kurallar koydu durduk yerde.

Bu saatten sonra ekipten kimse atılmayacak...

Araba ile girilemeyen yerlere arılık yapılmayacak...

Yapan olursa...

İşte burası belli değil...

3 yorum:

Hayyam dedi ki...

Aman ekibinize sahip çıkın haberini okumak bile bizi heyecanlandırıyor.Siz ekipteki tüm arı dostları çok şanslısınız böyle bir ekipte olduğunuz için.Dua edin içinizde diplomalı yok.Bölünme riskiniz sıfır :)

UĞUR KIRAN dedi ki...

Üstadım türkiye coğrafyasında sizi takip etmekten yorulduk,bi yerleşinde arılarda bizde rahat edelim, hem size hem arılara eziyet;Siz ben bence iyisimi bu taraflara getirin o arıları hazır yola çıkmışken..

Kenan GİŞAN dedi ki...

Sn. Halil BİLEN
Bu günlerge çok faalsin.
Yeni sezona hızlı başlıyorsun. Çalışmalarında başarılar dilerim.