1 Mart 2008

Cumartesi Eylemleri

Birol abinin arıları götürme planımızdan bahsetmiştik geçen hafta..
Bu sabah erkenden arıların yanında idik. Yerler buz iken seri biçimde sarmalıydık.
Ama irtifa yüksek olunca nefeslerimiz kesildi zaman zaman.

Geçen haftaya nazaran kar azalmış ve Birol abi temizlemiş arıların çıkarılacağı yerleri ve yolu...

Araba yüklendi... Güzelce bağlayalım. Az sonra güzel maceralar var.. Koltuğunuza yaslanın ve seyredin..


Geçen hafta yerlerin karlı olduğundan bahsetmiştik.

Murat Akın hocamda aman kar erimesin yoksa çıkamazsınız demişti.

Sabahın köründe ne gerek var kulaklarını çınlatmaya...

Traktör batmış yan köyden gelirken. Yusuf abi arılar yüklü iken onu da kurtarıverdi.
Ama o traktörde ne işi var orada. 1 metre kar erimiş ve toprak suya doymuş iken girilir mi oraya..
Neyse traktörü de kurtardık işte.

Vadiye inerken Küplü deresi var ve az da olsa devamlı akıyor.

Ancak burada dikkatinizi arka plana yoğunlaştırmalısınız.

Ayıcıklar için önlem alınmış ve kovanlar yükseğe konulmuş.


Aynı yerde durmuş iken suları da dolduruyoruz.

Kovanlar temizlenecek su lazım su...

Evet geldik arıların yanına...

Arabadan indik yaya olarak geldik. Oooooo arılar çok güzel uçuyorlar.

Birol abinin arıları indirdikten sonra, Birol abi çay demlerken bizde Yusuf abi ile çiftleştirme kutularını kontrol edip, keklerini verdik.
İlginç enstantaneler yakalandı tabi ki.
Petek indiren kutular..
Ana arıda o bölgede yumurtlamaya hazırlanıyor.

Bu arkadaş sarı kafalı..

Özellikle boyatıyorlar... Cazibeli oluyorlar herhalde...

Koleston 10.0

Yusuf abi kayıtları tutuyor . Birol abi kontrol ediyor.

Ben de seyrediyorum işte...


Polenli arıların çerçeve aralarında gezindiğini görmek gerçekten zevk veriyor.

İleri ki günlerde daha da artarak devam edeceğini düşünüyoruz. Çünkü çevreyi kontrol ettiğimizde hiç görünürde dikkat çekici bir çiçeklenme mevcut değil. Ancak arılar buluyorlar...

Birol abinin arıları indirdikten sonra uçuş kontrollerini yapıyoruz.

Uçuş yoksa indir sehpadan... Hopppp arı mezarlığına...

Polen...

Bugünlerde çok önemli... Birol abinin arıları öğle saatlerinde indirdik, akşam polen taşımaya başladılar.


Sehpaları Yusuf abinin sehpalarından kullanmıştık. Bugün daha arılığa girer girmez...

"Abi bakarmısın biraz" dediler.

Buyurun bakalım.

"Abi şimdi bak şu yandaki abinin kovanları gibi kovan yok mu?"

Hayırdır kızlar...

"Bizde o kovanlara aktarılamaz mıyız?"

Siz çok oluyorsunuz artık ama bakarız belki olur.

Derken kandırdılar bizi.

Yusuf abinin boş kovanlara aktararak temizliklerini yaptık ve sıkıştırdık.

Teşvik beslemeleri ile oksalik ilaçlamalarını yaptık.


Ve arka planda Birol abi yarın onun kovanları aktarıp temizleyeceğimizden hazırlıklarını yapıyor.

Ön planda bizim mutlu kızlar... Yeni kovanlarda bir müddet kalacaklar bakalım.

İşte arıların genel profil görüntüsü bu şekilde oldu.

Su teşkilatı hazırlıkları da sürüyor.

Ancak arılar yeni bir keşfetmişler. Sulama kanaletlerinin kullanılmayan bölümünde birikmiş sudan götürüyorlardı. Düşüp ölen arılar olduğundan o bölümü samanla doldurduk. Kalan suları da oraya doldurduk. Belki de diğer teşkilata gerek bile kalmayacak.

İşte gittiğimiz bölgeyi tarif edebilir düşüncesiyle.

Akşamüstü arıların hemen yanındaki marul ekilmiş bir tarla, yağmurlama sistemi ile sulanıyordu.

Bu günlük maceralar bu kadar. Belki yarın yeni sürprizlerimiz olabilir.

1 yorum:

muratakın dedi ki...

neyse geçmiş olsun son işlemide yapmışsınız. 2,5 - 3 ay sonra daha değişik taşıma işlemini yapacaksınız.
şimdi bol bol arı üretirsiniz.

arıların profil görüntüsü inci tanesi gibi dizilmişler hoşuma gitti.
Hepinize bol ballı yıllar.