6 Nisan 2008

İş Çok, Magazin Yok.

Hafta içi yağmurlu olarak devam edince, Cumartesi için pek umudumuz olmasa da planlamamızı yaptık yine vadi için.


Dağ güzelinden larva tansferi hazırlıkları yapıldı ve larva transferi için misafirlerimiz vardı.


Yine aynı vadide arıları olan Muhterem ve Metin abi sabah arılarımızın olduğu yere geldiler.


Yusuf abinin gerekli olabilecek malzemelerinin bir çoğunu onlar getirdiler.


Malzemeler arabadan indiriliyor.


İşler gerçekten hızlanıyor, yapılacak planlı işlere yetişmek zorlaşıyor ve haliyle olayın magazin boyutu önemini yitiriyor.



Yusuf abinin çiftleştirme kutularını kontrol ettik ve bazı kutularda ana kayıplarına rast geldik. Ancak bu durumda yapılacak işlem zaten planlanmıştı.


Dağ güzelinden Salı günü anasız bir kovana verilen larvalı çerçevede bir sürü meme oluşmuştu.



Ana kaybeden kutulardaki memeler iptal edilerek bu kutulara dağ güzeli memeleri verildi.

Çiftleştirmeleri için yine bir dağ macerası gözüküyor bizlere...


Ancak bir memeli kovana, bir kutuya koşuşturan 2 kişiye ait görüntüler iyi ki yok. Çünkü ben ve Yusuf abi bir oraya, bir buraya koşturmaktan kilo verdik. Fotoğraf makinesi kontrol altında olunca magazine haber çıkmadı. Zaten fırsatta olmadı...

Larva transferi görüntüsü de hiç çekemedik. Çünkü habire aktarım yaptık. Haftaya salkım saçak meme üzeri arı görüntülerine hazır olmalıyız. Hem öğrenelim de güzelce sizlere de anlatırız.


Yusuf abi bir kovanını kontrol ederken bağırıyor.

"Halil gel bak gel"


"Abi hayırlı olsun dalağın olmuş!!!"



Arıların uçuş sayıları azalınca kadrolarda kayıp olmuyor ve güçlü koloniler gereğini yapıyor. Buna rağmen koloniler bu hafta da sıkışık halde bırakıldı. Haftaya bol dalaklı görüntülerle karşılaşacağımız kesin gibi...



Önümüzdeki haftanın ortalarında güneşli havanın hakim olmasıyla bahar iyice kendini hissettirecek ve inanılmaz güzel görüntülerle karşılacağız.

Çünkü bulunduğumuz bölgede toprak iyiden iyiye yağmura doydu ki hala devam ediyor yağmur.


Yusuf abi kayıtlarında geçmişe yönelik yaptığı analizlerde bu yılın verilerinin, bol ballı geçen 2002 sezonunu hatırlattığını söylüyor.




Bir taraftan mangal yakılıyor, diğer taraftan cep telefonuyla Ankara ile bilgi alışverişinde bulunuluyor.

"Helga mı dediniz duyamadım?"






Yusuf usta'dan çiftleştirme kutularına arı doldurulması dersi verildi misafirlerimize.


Haftaya dağda yine macera var bakalım maceranın ayrıntılarından neler çıkacak?

2 yorum:

Ballı Baba dedi ki...

Arı silkelemek için bukadar uğraşmaya gerek yok. Plastik çamaşır leğeni alın her kovandan 1-2 çerçeve arıyı silkeleyin sonra bu kovanların yanına gelin birer avuç arı koyun yeterli.

Gürbüzarıcılık dedi ki...

Selamlar
Aynı yerdeki arılardan arıyı dolduracaksak dediğiniz doğrudur. Nasıl bir arı mevcuduna ihtiyacınız varsa o şekilde hareket etmek gerekiyor. Eğer bir başkasına kendi kutularınızdan ana üretecekseniz. Bu kutuları da dağa götürerek orda çiftleştirme yapacaksam. Anayı yetiştireceğiniz arıcı mesafesi uygunsa bu şekli tercih ediyorum. Arıların yaşlılarının da gençlerinin de olmasını isterim. Ben genelde bu şekilde dolduruyorum ve kutuları başka yere götürüyorum. Vadide doldurup Eskişehir’e getiriyorum. Güzel mevcudu oluyor ve anayı daha iyi besliyorlar.
Saygılarımla