23 Nisan 2008

Vadi Özeti

Vadi özetinin bugün sadece öğleden sonraki bölümü ile karşınızdayız.
23 Nisan şenlikleri dolayısı ile Kardelen Hanımın gösterilerini izledikten sonra vadiye gittik.
Ekip sabah aynı saatte vadiye gittiler ve ben otobüslerle gitmeyi planlar iken 2 otostop ile arıların bulunduğu bölgede çok yakın bir yere ulaştım.
Bizim ekipte beni almak üzere Mayıslar kahveye doğru yola çıkmışlar ve yolda karşılaştık.

Kardelen hanım için bu tür danslar, 3 yıllık bale eğitimi sonrası kolay geliyor.

Vadiye vardığımızda hemen öğle yemeği faslı başladı. Macera uzun olunca, özeti de uzun oluyor.

Yemeğin üstüne cila olarak genellikle bal yeniliyor.

Ancak bazen ayarı kaçıranlarda oluyor.

Hüsnü abi yeni vadi aktörlerinden...

Dağ güzelinden larva transferi yapıldı getirdiği kovana geçtiğimiz günlerde.. Bir hayli de tutmuştu. Ancak bana 10 tane yeter deyince fazlalar yerlerini hemen buluyor.

Memeleri götürme öncesi hazırlıklar yapılıyor.

Çerçevedeki tutucularda olduğundan memeler nakilleri de çok kolay.


Daha sonra Gürbüz abinin arılığına gittik. Hüsnü abi de Gürbüz abinin fazla kovanlarından meme vereceği arıları bölmek üzere aldı.
Toros her derde deva...

Gürbüz abinin arılarının olduğu yer iyice kamufle olmuş.

Birol abinin de elinde her zaman taşıyacak bir şeyler oluyor. Şimdi de Gürbüz abinin çiftleştirme kutularını depodan çıkardık.


Önceki yıllara ait çiftleştirme kutularının çerçeveleri, güçlü kolonilere verilerek ana arıların yumurtlanması sağlanmış.


Saf Kafkas bir ana kutulama işlemi...

Eldivensiz olanlar anayı yakalar bizim ekipte...

Anayı yakalamakla kalmaz bir de cepte gezdirilir...

Kısa bir süre sonra koloniye verilecek olmasına rağmen yine de Sıfırcı Mahmut hoca işçi arılardan da kafese koyuyor.


Gürbüz abinin çiftleştirme kutularına kekleri dolduruldu.

Daha sonra meşhur bidonla arılar silkelendi.


Bidon tekniği gerçekten iyi iş görüyor.

Diğer bir koloni...

Arılardan az farklı bir yerde.

Bu koloniye bir meme verilmiş daha önce...

Henüz çıkmamış memeden yeni ana arı.

Daha sonra Kasım amcanın arılığına geçildi. Bu yazıları yazarken, Kasım amcanın göbekli marullarından tuzlayıp yemeden olmuyor. Zihin açıyor vallah süper.

Allah razı olsun... (Çerkez parası)

Kasım amcanın arısını 2'ye bölmüştük geçen hafta.

Kovanların başına geldik ve dışarıdan memeliyi tahmin etmeye çalıştık, çünkü anayı geçen hafta görememiştik.

Karar verildi ve açıldı ilk koloni...

Tam isabet...

Buraya gelmekte ki amacımız, memeli koloniyi bir kez daha bölmekti.

Bunu da başardık.

Anayı da diğer kolonide bulduk. Zaten bulmak zorundaydık, çünkü yeni oluşturduğumuz koloniye takviyeyi bu koloniden verecektik.

Yeni koloni oluşturuldu. Diğer analı koloniden arı silkelendi ve işlem tamam...


Yeni oluşturulan koloninin son hali...

Uzun zamandır takip ettiğimiz ve özenle yayınlamaktan çekindiğimiz şeritler artık zaman zaman resimlerde gözüküyor.

Etkisi konusunda şu an bir şey söyleyemeyiz, ancak ergin varroaya ve varroa hasarlı arıya rastlamıyoruz. Kasım amcanın olay bitti. Artık 3 kolonisi var.

Bir denetlemeye daha gittik bugün.

"Metin ve Muhterem abilerin arılığı emir ve görüşlerinize hazırdır."

Kulubenin arkasında yerde duran bir sepet görülüyor. Bu sepetin doldurulma talimatını verdik bakalım takip edeceğiz.


Bambu çubuklar bu arılıkta dikkat çekici düzeyde. Kulübeleri de bambu çubuklarından yapılmış.

Bu resimdeki çubukta ise bir ip bağlanmış ve diğer uçtaki çubuğa kadar uzatılmış.

Sebebi ise yeni koyulan kovanların sırada düzgün durmaları için.

Bende de simetri hastalığı vardır ama buna şapka çıkartılır.


Yusuf abinin notunun kıt yani Mahmut hoca olduğunu bile bile yeni çıkan Karniyol ve Dağ güzeli kızlarını kontrol ettiriyorlar.

Yusuf abi kapağı altına alıp, oturduğu zaman korkacaksın...


Çiftleşmiş genç bir ana...

Henüz yumurtlamamışlar.

Bizim dağdakiler noldu acaba?

Cumartesiye ne kaldı şurada.

Cumartesi şenlik var şenlik...

Nihayet saat 15:00 oldu ve arılarımıza bakacağız.

Geçtiğimiz hafta bir kolonimizde yalancı ana şüphesi oluşmuştu bizlerde.

Hemen müdahale timi devreye girdi.

Ancak müdahaleyi gören koloni hemen şımarmış ve dalakları sallamış.

4 çerçeve sımsıkı arısı olan bu kolonideki bozuk düzenli yavrulu çerçeveler, diğer güçlü kolonilerden düzgün yavrulu 2 çerçeve ile değiştirildi.

Dolayısı ile 2 düzgün yavrulu çerçeve ve 2 ballı duvarlı oldu.

Arıların tamamını kovanın önüne silkeledik. Evet hemen önüne...

Daha sonra yumurtlayan bir anayı kafeste verdik ve hafifçe şerbet püskürtüp kapamıştık.

Bu durum karşısında bugün ilk iş bu koloniye bakmak oldu.

Anayı çıkarmışlar...

Kafesin altına bile dalak sallamışlar. Ana arı yumurta düzenini sağlamış ve her şey yolunda...

Bünyamin abi bugün yine bizi ziyarete geldi.

Bende uzaktan seslendim abi günün esprisini istermisin diye...

Neymiş demeye kalmadan...

"Abi yine meme mi lazım?"

Bugün misafir de getirdi yanında. Bizde misafiri çalıştırmak farz.
Çayı misafir demledi biz içtik.

Bu arada Bünyamin abi göbekliler nasılmış?

Unutmadan, arılıktan ayrılırken elinde yine bir meme görüldüğü rivayetleri dolanıyor ama ben uzaktan tam göremedim.

Öğlen beni karşıladıklarında Mayıslarda çayları ben söyleyecektim.

Ancak burayı pas geçip, yolda karşılaşınca planları bozuldu.

Haydi bakalım çek cezanı akşam çayları senden dediler.

Öğlen yırttık ya önemli değil.

Bu kadar yazı yazmaya uğraşacağıma aslında daha kolay bir yol vardı aklıma yeni geldi.

Yusuf abi nasılsa bir sürü fotoğraf çekti ve haberlerini yayınlayacak. Bende onun yayınladığının özetini alıverirdim.

Ama magazincilik ruhu bu işte... Özet derken tamamını anlatıveriyoruz.

Vadiden özetlere devam etmek temennisiyle...

Hiç yorum yok: