21 Mayıs 2008

Arıcılık

Arıları yakına getirince, mesai sonrası ulaşmakta kolay oluyor. Akşamüstü hummalı bir çalışma esnasında telefon çaldı.
"Ben Eskişehir'den bir arıcıyım. Arılarınıza bakıcı ister misiniz?"
Ses yabancı gelmiyor ama...

Bizim lider Yusuf abi misafiri aldı ve arılığa getirdi.

Murat Akın hocam aslında vadide mangala gelecekti ama bugüne kısmetmiş.

Bendeki dağda çiftleşen ve gelecekte performansı izlenerek, anaç koloni olarak kullanacağımız Dağ güzelini inceleyen Murat hocam çok beğendi.

Pek görücüye çıkarmamak lazım...

Sonra sonu güzelle biten bir sürü ana görüyoruz her yerde...

Hocam kısa bir süre sonra ayrıldı ve çalışmaya devam ettik.



Derken yeni misafirler geldi.

Geçtiğimiz günlerde katıldıkları kursun uygulama bölümünü halletmeye geldiler.

Aslında birer tane arı sokmalık canları var.

Küçük kutulardaki anaların yumurtlamaları gerekiyordu. Kontrolde yumurtlamaya başlamış hem de canlı yayınla gösteriyordu.


Misafirler için her zaman arı sütü bulunduruyoruz.


Bu kasnakların hikayesi aslında biraz komik ama anlatırsam karizması sarsılır Kayseri ahalisinden bir arkadaşımızın.

Sağolsun bize başka bir malzeme gönderirken, bu kasnaklarda karışmış kargonun içine...

Sonra diyor ki!

"Abi emanetin yanında kasnaklar çıkabilir. Kendime almıştım ama galiba sana geliyor."

Buyur bakalım taktık kasnakları...

Akşamüstü güzel yağmur yağıyor.

Arı uçuşu da kesilince kursiyerler artist artist dolanıyorlar arıların önünde.

Ballıbaba'dan nektar gelişi devam ediyor ki arılar komple kırmızı ve ayrıca köyün içindeki akasyalar çiçek göstermeye başlamışlar.

Güçlü kolonilerde durumlar çok güzel.

Meraklı... Kumaş iyi bakalım aşı tutacak mı?


Ahmet şefin koloniye katı attım bu akşam...

Arkadaşlarda polen kutusunu temizliyorlar...

Arısütünü ye, poleni ye...

Ne var böyle kurs görmeye...

1 yorum:

mahmudiyearicilik dedi ki...

Ben de kursa mı gelsem ne? :))