15 Mayıs 2008

Çıkışa Az Kaldı...

Kontrol edilecek ve yapılacak işler yoğunlaştıkça hafta içi vadi yolu tepmeye başladık.
Haftasonu vadiden çıkmayı planladığımızdan artık daha sık arılarla buluşma imkanı bulacağız.
Haftasonu bol bol yine taşınma görüntüleri görme ihtimalimiz var gibi.
Aslında dün akşam yazılması gereken yazılar olmasına rağmen, finalde bahsedeceğim konu yüzünden bu akşama kaldı yazmak gelişmeleri...

Dağ güzelinin F-1 anaları çiftleştirme kutularında yumurtlamaya başladıklarından büyük kolonilere bölme yapılarak verilmişlerdi.

Yapılan kontrolde kekler yenilmiş ve ana çıkartılmış...

Anayı bulmak ve akıbetini görmenin verdiği o an ki heyecanı anlatmak pek mümkün değil...

Dağ güzeli F-1'ler artık büyük kolonilerde...

Günlük yumurtayı da basmış...

Çok kısa sürede 1-2 takviye ile bala yetişecekler ve göreceğiz durumlarını...

Çiftleştirme kutularımız iyice devreye girdiler.

Kek bölümüne doldurduğumuz kekler bize aynı bölümde petek ve günlük yumurta olarak geri dönüyorlar...


Boşalan kek bölümleri tekrar doldurulup, anası alınanlara yeni memeler verildi.


Cumartesi günü kılavuz petek olarak verilen çerçeveler kabartılmış, keki gözlere sıvılaştırıp doldurmuşlar ve gelincik polenleri de stoklanmaya başlamış.

Yeni kabarmış peteklerde gelincik polenleri de çok sırıtıyor.

Vadiden çıkarken hiç kat atmama planımızı sonunda bozmak zorunda kaldık...

Böl, böl nereye kadar...

Zaten katlarda, diğer sıkışan kolonilerden alınan çerçeveler ile dolduruldu.

Döner dönmez hemen 1 kat daha atılıp, kaçak kat uygulamasına başlayacağız.

Bu yıl anaları Kırmızı boyuyoruz.

Bunu duyan bir kolonimizdeki bir çok erkekte bu fiziki uygunsuzluğu gördük.

Sarı gözlü erkekler ve kırmızı kafalı analar...

Anaları lacivert boyayacak değiliz ya...

Bu erkekleri yumurtlayan ana genç ve vadide çiftleşen bir ana...

İlk yumurta başladığında hemen hemen 2 çerçevedeki tüm yavrular erkek arıydı ve hiç işçi yavru gözükmüyordu.

Ancak yumurta düzeni o kadar güzeldi ki hatta Hayyam abi geldiğinde bakmış ve yumurtalar normal demişti. Israrla sabrettim ve 10 gün sonra yumurta düzeni normale döndü.

Bu çıkan erkeklerde o ilk yumurtalardan çıkanlardan...

Yalnız olduğumdan ayrıntılı foto çekemedim ama bu sarı kafalardan dikkat çekecek kadar çok mevcuttu kolonide...

Öğleden sonra yeni bir meraklı grubu vadiye düştü.

Mesai çıkışı Birol ve Gürbüz abi geldiler.


Birol abinin kutular kontrol ediliyor.

Kayıtlar tekrar tekrar gözden geçiriliyor.

Yumurtlayan analar hemen kafese konuluyor.

Yolculukları çok uzun...

Hemen aynı arılıkta büyük bir koloniye veriliyorlar.

Birol abinin yaptırdığı kutu altlıkları çok hoş duruyor.

Hem karınca vb. zararları görülmeyecek. Çok uzun ömürlü olacak kutular...

Hafta sonu ekip liderinin koştuğunu gören Gürbüz abi anası alınan kolonilere yeni meme vermek üzere Ana arı memesi üretim kolonisinden alıp ve koşarak geliyor.

Takalım abicim güzelce...

Cuma günü çıkacak bu analarda...

Çarşamba anasını al ve Cuma çıkacak memeyi ver...

Süper koordinasyon ve planlama...


Artık kesmiyor 3-5 kutu...

Tüm kutuları aktif hale getirmek gerekiyor.

Birol abinin son 2 kutusuda dolduruldu.

Teknik basit..

Yamultulmuş bidon tekniği...

1 çerçeve dolusu arı silkelendiğinde göz full doluyor. Ancak geri dönen tarlacılar sebebiyle yine de istenen mevcuttan fazla arı kalıyor kutularda.

Bu ilk etapta çok sıkıntılı bir durum.

10 kutu doldurmak için toplam 20 çerçeve arı lazım...

Ancak çark dönmeye başladığında, unutuluyor silkelenen arılar.

Kafese alınanlar, hemen bölme yapılan yeni kolonilere veriliyor.

Bu şekilde elde edilmiş anaların işletmeye kattığı ivme tartışılmaz bile...

Koloni sayısını arttırmak o kadar kolaylaşıyor...

Gelelim finalde kötü ama çok kötü bir habere...

Dün akşam vadiden dönüp, bilgisayarda takılırken Arif Uysal abi bir haber verdi.

Bilecik'te yaşadığımız maceraları takip eden bir çok arkadaşımız biliyordur.

Rahatsızlığı sebebiyle arılarına bakamadığından vesile olan arkadaşlarımız sayesinde bize satan Cevdet amca aramızdan dün ayrılmış....

Yaşadığım duyguları tarif etmek gerçekten çok zor.

Kısa süre tanımamıza rağmen etkilemişti bizleri...

Cevdet amcaya Allah'tan rahmet, yakınlarına ve dostlarına da başsağlığı diliyoruz.

Sözün bittiği yere gelmeden, her şeyi zaman zaman gözden geçirmek gerektiğini daha iyi anlıyoruz...


2 yorum:

Κώστας Ελευθεριου dedi ki...

Ι can see a very nice job, but i can not translate you my friend. Keep on with the nice photos.

cerkez dedi ki...

Allah yattığı yerde dinlendirsin Mekanı Cennet olsun inşallah