16 Mayıs 2008

Oğullar

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşımızdan gelen mailde, kolonideki oğul düzeninin nasıl işlediğine dair sorular vardı.

Birçok kez kitaplarda ve dergilerde okumuş olmamıza rağmen uygulamada işler pek öyle gelişmiyor.

Oğul……

Aslında koloniye nektar, polen ve su tek bir amaç için taşınır.

Çoğalma içgüdüsü…

Bu süreci kısaca anlatmaya çalışalım.

Koloni bahara çıktığında ivmelenen yumurta hızla çoğalır ve müdahale edilmediğinde oğul süreci başlar.

Koloniyi oğula sevk eden en önemli etken koloninin bulunduğu yere sığamayacağı düşüncesidir. Diğer sebeplerinde etkisi süreci hızlandırmaktadır, ancak normal süreçte en önemli etken yer darlığıdır. Bu fikri destekleyecek en önemli veri, çiftleştirme kutularındaki küçücük kolonilerin oğul vermesidir.

Oğul hazırlığı ana arı memelerinin yapılması ile başlar. Ana arı bu memelere günlük yumurta yumurtlar.(Ben hala bu konuda tereddütlüyüm ama gözümle görürsem inanırım herhalde.) O yumurtaların işçi arılar tarafından taşındığı düşüncesi kafamı kurcalayıp duruyor.

Memelerdeki yumurtalar çatlayınca, yoğun bir arı sütü beslemesine tabi tutulur. Bir sürü mememiz vardır artık.

Bu memeler kapandığı gün hava şartları uygun ise, kolonideki yumurtlayan döllü eski ana ile beraber yaklaşık koloninin yarısı kovandan çıkarlar. Oğullar genellikle yakındaki bir ağaç dalına toplanırlar. İlk ana arı kovanı terk ederek işçi arıların onun peşinden gittiği bilgisinin doğru olmadığını bir gözlem kovanından oğul görüntülerinden çok rahatlıkla görmüştüm.
İşçi arılar terk etmeye başladıktan bir müddet sonra ana arı çıkarak hatta işçiler tarafından çıkartılarak bir ağaç dalına konar. Uçuş halinde bulunan oğuldaki işçi arılarda toplanarak oğul verme olayı tamamlanır.

İlk oğul anası döllü ana olup, daldan alınıp yeni kovana konulduğunda hemen yumurtlamaya başlar.

İlk oğulun çıkış zamanı olarak memelerin kapandığı gün söylense de birçok deneyim yaşadığımızda gördük ki memelerin hemen hepsi kapanmış ve ana arıda kolonide idi.
Ayrıca değil memenin kapanması, memeye yumurtayı koyar koymaz oğula çıkan kolonilerden bahsedildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

İşte bu ilk oğul sonrası koloni bir sessizliğe gömülür, çalışması azalır ve bekleme sürecine girer. Aslında işler daha da karışacaktır kolonide.

Gelelim meşhur ana sesi olayına…
Memelerdeki çıkmak üzere olan analar koloniye hakim olmak üzere daha meme içerisinden bağırmaya başlarlar. Bu sesi ilk duyduğumda çok küçük yaşlarda olduğumu söyleyebilirim ama tam hatırlamıyorum kaç yaşlarımda olduğumu.

Dayım oğul vermiş bir sepete kafamızı dayatıp bu sesleri dinletirdi. İşte bu senfoniyi dinlersen bu şekilde bulaşır hastalık.

İlk analar çıkışa başlar ve dışarıya çıkan ana ile memedeki ananın sesi farklıdır ki bu ses farklılığı yeni anaların çıktığının bir işaretidir.

Yeni çıkan genç ana / analar ilk oğuldan 7 gün sonra yine bir miktar işçi arı ile koloniyi terk ederler. İlk oğul haricinde diğer oğullarda birden fazla genç ana oğul ile çıkabilir.

2. ve daha sonraki oğullar yeni kovanlarına alındıklarında çiftleşme uçuşu ve yumurtlama için en az 1 haftalık süre geçer. Ayrıca fazla sayıda ana arı çıktı ise oğullarda, bu analar arasında tek olma kavgası çıkar ve iyi takip edildiklerinde kovan önünde ölü analar bulunabilir. Koloniye hakim olan ana arı çiftleşir ve yeni koloni süreci başlar.

Peki, oğul neden istenmez?

Oğul veren kolonilerin zayıfladığı bir gerçektir. Ancak ek bir iş olarak yapılan arıcılıkta zaman problemi olduğundan, oğul istenmeyen bir olgu olarak hep vurgulanır.

Çok uzun yıllar takip ettiğim ve hala takip etmekte olduğum dayım, oğul almaktan hiçbir zaman imtina etmedi. Zamanının büyük bir bölümünü çiftlikte geçirdiğinden oğul kaçırma gibi bir negatif durum ile karşılaşmıyor. Ancak bizlerin kolonileri oğul verse, biz arılara gidene kadar çoktan yer değiştirir.

Bu anlamda bir bilgi daha vermek gerekirse; oğullar hiçbir zaman çıkar çıkmaz boş bir kovana girmezler. Mutlaka bir ağaç dalına toplanırlar ve alınmazlarsa 1-2 gece bekleyip, buldukları uygun bir kovan vb. objelere girerek düzenlerini kurarlar.

Daha önceleri de bahsetmiştik ki oğul krizini iyi yöneterek, geri toplama yöntemleri ile hem genç analar elde etmek hem de bal üretecek 1 koloni yapabilmek çok mümkündür.

Peki, bir koloni oğul vermeyi ne zaman keser?

Koloniden çıkan oğullar ile birlikte azalan işçi kadrosu, yaşamını sürdürebilecek minimum seviyeye ulaştığında kalan ana / analardan birisinin kabul edilmesiyle ve bu ananın çiftleşmeden dönmesiyle süreç sonlanır.

Hiçbir zaman unutmayalım ki yaptığımız suni oğul ve bölmelerde oğulda çıkan işçi kadrosu muhteviyatını tutturmamız olanaksızdır.

Oğula çıkan işçi kadrosu yaş itibarıyla bir koloninin devamını sağlayacak tüm unsurları içermektedir.

Ayrıca sepet vb. kovanlardan arıyı oğul olarak çıkartmaktan başka çare de yok. Eğer oğul krizini yönetmeyi biliyor ve arılıkta vakit geçirebiliyorsanız, oğula meyilli ırkların ne zararı olur ki….

2 yorum:

UĞUR KIRAN dedi ki...

Halil üstadım, bilgi birikiminizi biz arıcılarla paylaşmanız, herzaman tüm arıcılara yardımcı olmanızdan dolayı tüm arıcılar adına size teşekkürler.
Sizler ülkemizde bu konuda yeni arıcılığa başlayan tüm kardeşlerimize büyük bir canlı bilgi kaynağı oluşturmaktasınız.Karşılık beklemeden yaptığınız bu yardımlardan dolayı sizlere ne kadar teşekkür etsek azdır.İşlerinizde kolaylıklar diliyorum, saygılar....

Mehmet Gündoğdu dedi ki...

Halil bey bende eski ananın oğulla birlikte çıktığını duymuştum yazılanlar boyle ama benim kendi gözlemlerim yeni ananın çıkyığı oldu oğulu kovana koyduktan 5-6 gün sonra ananın çiftleşme uçuşuna çıktığını gördüm kafama takılan bir soruda çok oğul veren arı sönüyor kovanda genç ana kalsa fazla yumurta yapacağından sönme durumu olmaz düşünüyorum saygılar