29 Haziran 2008

Bursa/Mustafakemalpaşa Cumartesi...

Haftasonu Mustafakemalpaşa'da etkinliklerdeyiz.
İlk işimiz dayımın merkez arılığının bulunduğu çiftlikteyiz.

Körükçüsünün getirdiği Dağ Güzeli analarının kolonilere verilme töreni icra edilecek.

Geçtiğimiz günlerde verilen Dağ güzelleri çok güzel yumurtlamışlar...

Diğer arıları Ihlamur ve Kestane'de olduğundan merkez arılık tenha bugünlerde...

Çiftlikte arıcılık faaliyetleri yanında, az da olsa tarımsal faaliyetler sürdürülüyor.

Bu kabakları çekmemin sebebi ise Adige Fatih...

Adige bu sefer kabak tohumlarını unutmamak için cep telefonunun hatırlatmasını kurdum. Pazar günü 16:00'da çalacak.

Not ise şöyle...

"Adige için Kabak çekirdeği"

Merkez arılıkta ortalık darmadağın...

Gelecek yıl için hazırlanan genç koloniler burada bulunuyor...

İşte dayımın tekniklerinden bir tanesi...

Bizim tripleks kovanlara benzer bir çalışma ama farklı 2 gecekondu üstüste...

2 farklı ana üst üste farklı 2 kolonide yumurtluyor.

Bugün bu 2 koloniyi birleştirdik.



Bunlarda dayımın klasik sepetleri...

Hala vazgeçmiyor bakalım...

Getirdiğimiz dağ güzelini verdiğimiz bir kolonideki diğer anayı ise Eskişehir'e doğru gezmeye götürüyoruz. Burada sıcacık yerde kışı bende çıkarırım. Gelsin de bakalım Es-Es'te görelim ne yapacak?



Koloni kayıt sistemi....

"Halilin ana... 28 Haziran"

Hepsi bu işte kayıtın...

Yeter de artarmış bile...



2 katlı birleştirilirken belki de ders niteliğinde şeyler gördük.

Hemen eski koloninin üzerine soğan çuvalı...

Üstteki koloninin anası da Es-Es'e...

Üzerine bir ilave ve ilavenin ön tarafı biraz açık bırakılarak, diğer kolonideki çerçeveler bu ilaveye toplanıyor...

2-3 gün sonra ortadaki çuval kaldırılarak birleştirme tamamlanacak.



Getirdiklerimizin karşılığını fazla fazla aldık..

Hatta daha sonra 1 tane daha ilave ettik.

2 getir, 3 götür..

Kendim için değil bu görüntüler. Tamamen sizler için...


Kendim için yiyorsam ne olayım...

Gömlekteki tere bakın.

1 şeftali yemişiz çok mu?

Çileklerin son zamanları artık ama onlardan da tattık.


Oğul vermiş bir sepetin genç anasının yumurtlayıp, yumurtlamadığı kontrolleri çok zor.
Bu tür sepetlerde takip yapılmaz ise de yalancı ana ile karşılaşma riski çok büyük.
Ancak yumurta alanı çok net olmadığından kolay olmayan bir işlem...


Ancak teknolojiyi her yerde kullanmak lazım. Bende bastım deklanşöre..

Yavruyu kapatmış bile...


Geçtiğimiz yıl damlarda ben gezerken burada fotoğraflarım vardı.

Bu yıl yine damdaki kovanlara oğullar girmiş.

Oğul çok olunca, damdaki kovanlarda çoğalmış bu yıl.

Öğleden sonra Ada bahçe ve koloniler.

Ada bahçede bulunan arıların kontrollerini yaptık. Bölgede bal akımı iyice azalmış...



Eskişehir'e göre yaklaşık 15 günlük fark genelde görüldüğünden bizimde az bir zamanımız kaldı gibi..



Ancak Eskişehir'den gelen haberlere göre, bizim ekip bu gecede Gürbüz Mozak abinin arılarını Tandır köyüne götürüyorlarmış...



Bu sefer yırttık bakalım arı taşımaktan.




Ada bahçelerinde bulunan çiftliğin giriş kapısı...


Biraz Nasreddin Hoca durumu var bu tür kapıların. Ancak bu yapıların yapıldığı yıllarda, insanların mülke saygılarını anlatmaya bile gerek yok.



Çiftliğin 4 tarafı açık olmasına rağmen bu tür yapının bulunması, çiftliği güvenli kıldığı yıllardan kalma bir yapı. Dayımdan aldığımız bilgiye göre bu yapının yaklaşık 150 yıllık tarihi varmış.


Ancak kirişlerin bir çoğunda hiç bir bozulma mevcut değil.




Öğleden sonra Şenol Zihni hocamızın çiftliğine ziyaretine gittik.



Şenol hocam koloni sayısını birkaç kez katlamış. Bu görüntüler bizi çok sevindirdi.



Ancak çok fazla arı çoğaltma faaliyeti sonrası bal derleme faaliyetlerinde aksamalar yaşanması çok doğal...



Şenol hocamın Haydutu... Çiftliğin tam ortasında güven veren bir tavır sergiliyor.

Şenol hocam arı çoğaltma faaliyetlerinde aldığı pozitif notları, Şeftali yetiştiriciliğinde biraz kırdı...

Dayım çok sık bırakılmış ve dolayısı ile küçük kalmış meyvelerde nasıl bir işlem yapılması gerektiği hakkında bilgiler veriyor.
Ancak sonradan öğrendik ki hanımefendinin bu meyvelerin seyreklenmesine gönlü el vermiyormuş.
Çok güzel dolu dolu bir Cumartesi günü geçirdik.
Pazar günü daha güzel yerlerde bulunma azmi ve kararlılığındayız...

1 yorum:

muratakın dedi ki...

�eftali bizim i�in yedi�iniz belli, hem de g�z�m�z�n i�ine bakarak.
Kendiniz i�in yeseydiniz bize g�stermezdiniz
Sonrada tad�n� anlat�rs�n�z bizde �eftali yemi� kadar oluruz.