22 Haziran 2008

Ne Söylesem ki!

Haftasonu genel kontroller yapılıyor. Arılarda her şey yolunda ama diğer durumlar için ise;
"Ne söylesem ki!"

Yeni kabarttıkları çerçevelerde hem yumurta düzeni hem de kemerin balla doldurulması zevk veriyor.

Ancak bazı çerçevelerde bal kemerleri çok fazla şişiriliyor.

İlavelerdeki bu beyazlık hiç bitmesin demek geliyor içimizden ama...

Duvar çerçeveleri sırlamaya başladılar artık...

Kontroller yapılırken cep çaldı...

"Akşama düğün falan yok değil mi?"

Allahtan IQ yüksekte...

Bu sorunun altında yatanı anlamaya ne var.

Geçtiğimiz hafta Birol abinin arılarını benim arıların yanından aldıkları gün, yine plansız bir hareketti. Ben bir etkinlik dolayısı ile katılamamıştım ekibe ya...

Klasik lider tavrı.

"Akşama düğün falan yok değil mi!"

Allahım bu soru sonrası gelecek olanı biliyorum işte.

"Hayırdır!"

"Benim arıları Birol'un yanına Tandır'a götüreceğiz."

Allahım akıl fikir ihsan eyle...

Ekip önceden kumpası kurmuş bile...

Bizde geldik akşamüstü ve yeni bir macera başlıyor.

Yusuf abinin arılıkta bulunan buzdolabı.

Çok güzel malzeme dolabı olarak iş görüyor.

Çin kaşığı nasılda bağırıyor buradayım diye...

Polen kutuları toplanıyor ve polen girişleri, polen bölümünü kapatan ahşap malzemelerle tam sürülmeden kapatılıyor. Arka kısımda kalan boşluk havalandırma için imkan yaratıyor.

Artık 3 katlı kovanlara alıştık ama bu kadarına da pes doğrusu...

4 katlı kovan taşınır mı?

Bu ekip taşır işte...

Erkek arı kapanları temizlenmiş...

Bir miktar varroa mücadelesine yardımcı oluyor ama tek başına mümkün değil.

Sehpalarda yüklendi ve yolculuğa hazırız.

Önceden otlar biçilmiş ve düzenleme yapılmış.

Arılar indirildi ve polen kutuları tekrar takılıyor.

Körük yakılıyor...

Kafa lambaları çok güzel iş görüyor..

Birol abi Kilis'e görevli olarak gitmişti geçtiğimiz günlerde ve tüm ekibe almış bu başlıklardan. Önceden pek anlamamıştım ama bu lambalar kafadan hiç çıkmıyor artık bizim.

Yukarıda bahsettiğim ahşap parça çıkartılıyor ve kovan açılmış oluyor.

Bu işleri yaparken cep yine çaldı..

Arayan Arif Uysal abi...

"Abi neredesin?"

Allahım Arif abi akıllılarla uğraşıyorum deyip olayı anlatınca...

Kendisi emaneti aldığını ve arabanın 23:00 Bilecik'ten hareket edeceğini söyledi. Hemen hesap kitap biraz zor yetişiriz ama...

İş bitti Tandır'da ama... Çadırda gece gece çay demleniyor ve kahvaltı hazırlanıyor.

Köyde ikamet eden Cevdet amcadan çadırda kahvaltı eşliğinde ayı maceraları...

Geçtiğimiz günlerde birisinin 5 kovanını birden aynı gece götürmüş ve çerçevelerin hepsi pırıl pırıl..

Yine ayı ile karşılaşan çobanın meşeye çıkışı...

Çobana yaptığı eleştiri de çok güzel...

"Ayıdan kaçmak için meşeye çıkmış... Eğer ayı sana saldıracaksa zaten senden önce çıkar meşeye seni bekler."

33 bende artık...

Gece 01:00 Otogar...

Emaneti aldık.

Zaten bu anaların başına gelmeyen kalmadığından ben direk salacağım bir güçlü koloniye ki bu kadar hemgameden sonra bir şey olmaz.

En güzel tarafı ana arının sırtında yapışık duran numarası...

Bu operasyonda o kadar çok aktör var ki ben teşekkürü ortaya atayım da alacak kişi bilir herhalde...

Teşekkürler.

2 yorum:

Gürbüzarıcılık dedi ki...

Selamlar
Senin arıları da süzüp yukarıya çıkaralım.
Plansız hareket değil. Çaresizlikten ne yapacağımızı şaşırdık.
Bol nektarı ve poleni görünce anında karar verme yeteneğimizi kullanıyoruz.

cerkez dedi ki...

ekip bu işte benim arıyı senin arılığa nasıl topla sarıp gidiyoz dediyse yusuf abi bizde gürbüzle aynını yaptık ustam yanımda olunca bal zamanıda keyfim pek yerinde eksiklerimi anında düzeltiyor bu yıl kalfalık diplomamı alırım gibi geliyor hadi hayırlısı