8 Ağustos 2008

Arı Kuşları

Geçtiğimiz sonbahar aylarında yapılan Bursa'daki kongrede gündeme gelen; Uludağ Arıcılık Dergisi'ne arıcılar tarafından yazılar gönderilmediği serzenişlerine o günlerde gündemde olan bir konuyu dilimiz döndüğünce hazırlayıp göndermiştik.
Ancak henüz yayınlamadığı ve içerdiği konu itibariyle tekrar aynı döneme yaklaştığımızdan bilgilendirme amacıyla yazı metnini sizlerle paylaşıyoruz.
Arı Kuşları Sendromu
Yurdumuzun bir çok yerindeki arı dostları ile yaptığımız görüşmelerde Ağustos 2007 ayı ortalarından,Eylül 2007 ayı sonlarına kadar arı kuşlarının kolonilere saldırı haberlerini bölgesel ve iklimsel farklılıklara rağmen eşzamanlı olarak almaktaydık.
Geçtiğimiz yıllara göre uzun denilebilecek bir süre kolonilere yaptıkları durdurulamaz tacizler hep gündemimizde kalmıştı. Arı kuşlarının yurdumuzu terk edişlerinin Ekim 2007 ayı başlarında yine eşzamanlı olarak gerçekleştiği haberlerini aldık.
Yaptığımız sohbetlerde uzun yıllar boyunca arıcılık ile uğraşan, bu kuşların davranışlarını izleme şansı belki de şanssızlığını yaşamış olan ve geçmiş yıllar yazılı kayıtlarını inceleyerek paylaşımda bulunan deneyimli arı dostlarının ifadelerine göre bir önceki yıllara nazaran 2007 yılı sonbahar aylarında bölgelerimizde daha uzun süre ile kaldıklarını doğrulamaktadır.
Peki, ilkbahar aylarına göre özellikle sonbaharda niçin arı kolonilerini daha fazla taciz ediyorlar?

Ülkemiz Doğu Avrupa’yı Afrika’ya bağlayan güzergâh üzerinde bulunması ve etrafının denizlerle çevrili olması nedeniyle kara üzerinde süzülerek göç eden kuş türleri için ana göç güzergâhlarından birini oluşturmaktadır.
İlkbaharda arı kuşları bölgelerimize geldiklerinde, göç yolları mesafelerinin uzun bölümünü tamamladıklarından sadece günlük gıda ihtiyaçlarını karşılamak üzere arıları, arılıklardan uzaklarda avlıyorlar ve kolonilere sadece kapalı havalarda uçuşun az olduğu dönemlerde saldırıya geçiyorlar. Ancak sonbahar aylarında göç öncesi, yağlanarak göç enerjisi elde etmek için daha fazla tüketim yapmaları gerektiğinden; kolonilere daha saldırgan oluyorlar.

Arı kuşları ile nasıl başa çıkabiliriz?
Arı kuşlarının, arı kolonilerine zarar vermeleri sebebiyle arı dostları tarafından özellikle sonbahar aylarında arılıklardan uzak tutulması amaçlı çok değişik yöntemler kullandığını ve bu yöntemlerin genellikle başarısızlıkla sonuçlandığını veya diğer bir yöntem olarak yoğun bir biçimde ateşli silahlarla avlandığını gözlemlemekteyiz.
Bu konu ile ilgili bilgilendirme amaçlı olarak mevzuata aşağıda yer verilmiştir.
2007-2008 AV DÖNEMİ MERKEZ AV KOMİSYONU KARARI
ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞINCA KORUMA ALTINA ALINAN YABAN HAYVANLARI LİSTESİNDEN ALINMIŞTIR.

Arıkuşugiller
Meropidae


Merops
superciliosus
Yeşil Arıkuşu

Merops
apiaster
Arıkuşu


Kararlara aykırı fiillerin cezalandırılması
MADDE 19-(1) Bu kararda yazılı yasaklara, kısıtlamalara ve düzenlemelere aykırı olarak işlenen fiil ya da fiillerin failleri hakkında öncelikle 4915 sayılı Kanuna ve çıkarılan yönetmeliklerine, bunlarda bulunmayan hususlarda 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununa, 2872 sayılı Çevre Kanununa ve yürürlükteki ilgili diğer mevzuata göre yasal işlem yapılır.
Kaynak:http://rega.basbakanlik.gov.tr/eskiler/2007/07/20070706-4.htm
KARA AVCILIĞI KANUNU(4915 Sayılı)
İKİNCİ BÖLÜM
Cezalar
Yasaklara uymama
Madde 21 - 4 üncü maddenin birinci, ikinci ve altıncı fıkralarına aykırı hareket edenlere, 5 inci maddenin birinci ve ikinci fıkraları gereğince tespit edilen av miktarı ve avlanma süreleri dışında avlananlara, 12 nci maddenin üçüncü fıkrası gereğince Bakanlıkça getirilecek yasaklara uymayanlara, her bir suç için ayrı ayrı olmak üzere yüzellimilyon lira idarî para cezası verilir.
Kaynak:http://mevzuat.basbakanlik.gov.tr/mevzuat/metinx.asp?MevzuatKod=1.5.4915
Yukarıda açıklanan mevzuat gereği arı dostları, mağdur olmamaları için arı kuşları ile mücadele yöntemi olarak ateşli silahlar ile arı kuşu avlama metodunu terk etmelidirler.

Koloni düzensizliklerinde ne kadar etkili oldular?
Bütün bu arı kuşu baskılarına maruz kalan kolonilerin su, polen ve nektar toplama faaliyetleri dolayısı ile ana arı yumurtlama faaliyetleri uzun süreli olarak sekteye uğrayarak koloni düzenleri bozuldu.
Bu durumdaki kolonilerin ana arıyı sıkıştırdıkları ve ana arı değişikliğine gidilme emaresi olarak ana arı memeleri yaptıkları gözlemlendi.
Ayrıca ana değiştirmeye karar veren kolonilerde geç kalınmış kontroller sonrası çiftleşme uçuşu esnasında arı kuşları tarafından kapılan ana arıların koloniye dönememeleri ile birçok koloni ana arısız kaldı.
Bahsedilen ana arı sıkıştırma ve ana arı değiştirme ile gelişen koloni düzeni değişikliklerinde arı kuşlarının etkisinin olabileceği yüksek bir ihtimal olarak gözüküyor. Bunu doğrulayan bir gelişme olarak; arı kuşu saldırıları esnasında sıvı besleme yapılmayan kolonilerin tamamen yavru faaliyetlerini kesmesi gösterilebilir.
Ana arı sıkıştırma faaliyetlerinin de sıvı beslemeye tabi tutulmayan kolonilerde yaşanması bunun arı kuşlarının yarattığı koloni düzeni bozukluğundan kaynaklanan sendrom olarak nitelendirilebilir.Ana arısı sıkıştırılan kolonilerde, ana arıların 2-3 günlük süreyle kafese alınmaları ve sıvı beslemeye tabi tutulmaları ile bu durum atlatılabilmiştir.
Sıvı besleme takvimi ile arı kuşlarının saldırılarının çakışması ve polen stoklarının yeterli olduğu durumunda kolonilerimizde negatif gelişmeler gözlemlenmemiş, yavru faaliyetleri sürmüş ve kolonilerde minimum uçuş gözlemlenmiştir.
Eğer arı kuşlarının saldırıları sonrası yaşanan bu düzensizlikler, başka etkenler tarafından da tetiklenmiyorsa artık gündemimize yeni bir konu oturuyor.
“Arı Kuşları Sendromu ve Neler Yapmalıyız?“
Başa çıkabilir miyiz diye sorulacak soruya verilecek en güzel cevap şudur ki; yaşanan bu negatifliği atlatabilmek için gerekli olan müdahaleleri kolonilerimize yapabiliriz.
Özellikle sonbaharda arı kuşları ile mücadele edemediğimize göre, bu saldırılar esnasında ve sonrasında oluşan ana arı odaklı durumlara karşı arılıklarımızda yeterli miktarda yedek yumurtlayan ana bulundurmak üzere gelecek yıllarda tedbirler almalıyız.
Yakın çevremizde gözlemlediğimiz bir uygulama olarak arıların arı kuşu mevcudiyetinin az olduğu yakın vadilere nakledilerek zararların en aza indirilmesi gerçekleştirilmeye çalışılmıştır.
Bir diğer konu ise, arı kuşu saldırısına maruz kalınan dönemlerde ilkbahar ve sonbahar teşvik beslemesi için 1/1 ölçekli hazırlanmış sıvı besleme tarzı seçilmeli ve arının uçuş sayısı minimuma indirilmelidir.

Su ihtiyaçlarını uçuş yapmadan karşılayabilecek şekilde kovan içlerinde veya giriş/uçuş deliklerinde uygun sulama donanımları kullanabiliriz.Arı kuşu saldırıları esnasında, kek vb. katı besleme durumlarında arıların ortaya çıkan su ihtiyaçları sebebiyle uçuş yapmak durumunda olduklarından; tarlacı arı kayıpları yaşanmaması için katı besleme metodu kullanılmamalıdır.

1 yorum:

ariciahmet dedi ki...

Arı kuşlarına bende kafamı takmış arılığa dadananlardan bayağı öldürüyordum.
Bizler başkalarının bize yaptığı zararı görüyör ama kendi yaptıklarımızı ünütüyörüz,mesele ben busene sağım esnasında zayı ettiğim arı kuşların zayıatından kat kat fazla.