2 Ekim 2008

Davetsiz Misafir

Bayram ziyaretlerimiz memleketimize geldiğimiz zamanlarda rutin bir güzergahta devam ediyor.
Bu bayramda da Adem Amcamızın elini öpmeye uğradık.
Sohbet esnasında konu arılara geldi dayandı...
Avluya çıktık ve kovan orada güzelce çalışıyor...

Özellikle çiftçilikle uğraşılan Mustafakemalpaşa ova köylerinde evlerin çok büyük "avlu" denilen bahçeleri oluyor. Bu bahçelerde çok çeşitli meyve ağaçları ve hem oyalanmak hem de evin ihtiyaçlarını karşılayacak kadar sebzeler ekiliyor...

Geçtiğimiz günlerde bu avludaki ağaca 2 tane oğul gelmiş.

Büyükbaş hayvancılık ve çiftçilik yapıldığından, arıcılık ile son zamanlarda uğraşılmadığından evde kovan veya uygun bir sandıkta yok...

Komşudan hemen 1 kovan alınmış.

Bu kovan arama faslı esnasında oğulun birisi kalkmış gitmiş.

Buldukları kovan 5 çerçeveli bir ruşet kovan...

İçerisinde de sadece 3 boş çerçeve...

Evin babaannesi Nadide yengemizin babası çok eski yıllarda arıcılıkla da uğraştığından kendisinin konuya aşinalığı varmış.

Şimdilerde torunu Adem Elbüken meraklı gibi duruyor ki, inşallah öğrenir güzelce...

Merak olursa zaten olur...


Yavru kontrollerini yapmak mümkün değildi. Çünkü boş konulmuş çerçevelere, çerçevelerin tam aksine kısa kısa şekilde petek örülmüş. Çıkarmak çok zor...

Ancak baharda düzenleme yapılabilir. Yine de kendisine yetecek kadar peteğini örmüş ve yavru faaliyetini hızlandırmış.

Havanın güzel olmasının da etkisiyle çok güzel polen gelişi vardı ve çalışma faaliyeti koloni gücüne göre üst düzeyde idi...

Çok rahat şekilde kışlayacak gibi duruyordu ama kısmet artık...

Davetsiz misafirde olsa başımızın üstünde yeri var...

Hele bir de çalışan misafir olursa...

Hiç yorum yok: