3 Ekim 2008

En İdmanlı Olduğumuz İş Zaten Bu...

Bayram tatili bitti artık nasılsa uzatmalardayız.
En alışık olduğumuz konu zaten arı kovanı taşımak değil mi?
Haydi alıp gelelim...
Ancak geceboyu yağan yağmur bir sürü soru işareti yarattı...
Çünkü arılar göl havzasında ve nemli bir bölgede...
Gece yağan yağmurda gölcükler oluşmuş olabilir...

Bir gece önce süzülen ballı çerçeveleri arıların temizlemesi için açık bir biçimde yalatılmak üzere, çiftliğe geçerken bırakıverdik.

Yeteri kadar arı zaten çiftlikte mevcut...

Gece iş bitimi yağmurda başlayınca, hepsi temizlenmişler nasılsa, depoya alıverdik...


Bursa İli Arı Yetiştiricileri Birlik Başkanı Sn. Selami Sezgin ve arkadaşlarına ait arılar...

Bu arılar bizim arıların bulunduğu yerin daha ilçeye yakın bölümünde.

Toplam 3 kişiye ait arılar, bir hayli mevcut ile sıra sıra dizilmişler.

Ancak bulundukları bölge bu yağmurlar sonrası hemen girilemeyecek durumda...

Püren planlarını ertelemek zorunda kalacaklar gibi duruyor...


Gece yağan yağmur sonrası birazda zorlanarak arılarımızın yanına ulaştık.

Dünden kalan katları indirme işlemlerine yağmalamanın yoğunluğunda devam etmeye çalıştık...

Katları almak aslında çok basit ama arıların yağmalama tacizleri işleri içinden çıkılmaz hale sokuyor.

Çok sıkı tedbirler ve arılıkta farklı bölümlerde çalışarak uygulanan şaşırtmaya rağmen hepsini bitiremedik.


Dünden artan boş ilaveleri hemen arka kısımda bırakmıştık.

Arıların derdi şu sıralar propolis...

Çok yoğun şekilde hazır propolisi taşıyorlar.

Sanki kış geliyor...

Aldığımız ballı çerçeveleri o kadar sıkı sıkıya sarıp sarmaladık ki Hırka-i Şerif ile aynı kategoride...

Havanın kararmasını bekleyemeyiz çünkü gündüz gözü ile buradan çıkmalıyız...

"Bir boş bir dolu" dediğimiz taktikle birer atlayarak kapatıp almaya başlıyoruz.

Bazı kovanların uçuş deliklerinin kapatılması klasik usullerle yapılıyor.

Bu işlem için ise, yumuşak bulaşık teli kullanılıyor.

Arıların yaklaşık yarısını sardık ve hava kararmay başladı..

Arıları götüreceğimiz yer aslında çok yakın sayılır.

15 km. sonra kışlama yeri olarak kullanılacak çiftliğe varacağız.

Aralardan alınan kovanlar sonrası görüntüde simetri bir hayli bozuldu.

Yarın eğer hava şartları müsait olursa, 1 kerede çıkabiliriz.

Arılar kışlık yerlerine kavuşmaya başladılar...

Tam indirme işimiz bitmek üzere iken, yağmur tekrar başladı...

Arılar "Ihlamur-Kestane için Boğaz'da" - "Ayçiçeği için Susurluk civarında" - "Sonbahar döneminde Göl boyunda" olmak üzere kat ettikleri 3 bal merası sonrası yılın yorgunluğunu burada dinlenerek geçirecekler...

2 yorum:

Büyükdereli Ayhan dedi ki...

Halil bey, ayçiçeği için neden Trakya değilde Susurluk.
Selamlar

HB dedi ki...

Susurluk = 25 km.
Trakya = Yaklaşık 300 km.

Verim aynı...

Sizce hangisinin marjinal değeri yüksek?