3 Kasım 2008

Bu Sıcak Sonbahar Geçer...

Haftasonu olması sebebiyle tabi ki arılarımızın yanlarında idik.
Hava sıcaklıkları ise bugünler için çok yüksek sayılabilecek düzeylerde seyrediyor.
Avrupa'da kar yağarken, biz ise tam da yazdan kalma günler yaşıyoruz.

Besleme kutularının kontrolu yapıldı.

Artık bu son rutüşlar...

Bazıları iyice dibini görmeye niyetlenmişler.


Saat 15:00 gibi hem Cumartesi hem de Pazar günü yoğun yavru uçuşları gözlemledik.

Cumartesi günü kendi arılarının kontrolünden sonra Birol abi geldi.

Arılarının yavru kestiğinden bahsedince seçmece olarak bir kaç koloniye baktık ve biz de yavru devam ediyordu.

Irklara göre da farklılıklar açıkca belli idi.

Derken bir araba daha durdu.

Erol abi geldi.

Abi gelsene dedik ama yemezler dedi.

Maskesiz gelmem...

Göz balon oluyor ya.

Gelelim Pazar gününe...

Arılara giderken geçtiğimiz ilk köyün çıkışında yaklaşık 10 kovan vardı.

Üstelik hepsi hala 2 katlıydı.

Eskişehir gibi gece sıcaklıkları düşük bir yerde arıları hala 2 katta bırakma cesaretini gösterenleri tanımak istedim.

Derken ilk defa arıların yanında birilerini gördüm.

Hemen yanlarına gidiyordum ki arılar tek kata inmiş.

Selamlaşma faslında tanınmak duygusu ilginç...

Ortak bir arkadaşımız sayesinde internetten tanıyormuş.

Arıların sahibi emekli bir öğretmen ağabeyimiz.

Yanındaki yardımcı olan da yine öğretmen bir ağabeyimiz.

Kendisinin kolonileri başka yerde olmasına rağmen emekli ağabeyimize yardımcı olmak için birlikte gelmişler.

Konu dolaşıp geldi neden 2 katlı olduğuna...

Ulaşım güçlüğü sebebiyle yapılan sıvı besleme metodu bu şekilde olmayı gerektiriyormuş.

Aslında arılar normal düzende ama 2 katlı...

Yavruyu çürütecek diye düşünürken, neler gördük.

Özel yapılmış bir besleme aparatı...

Kovanın üstüne yerleştiriliyor.


Üzerine ise 5 kg. kadar sıvı alabilen cam şişe ağzı bez ile kapatılarak veriliyor.

Bu olayın sonucunda arıların vereceği karşılık ve marjinal fayda konusunda biraz söyleşi yaptık.

Ancak ulaşım sıkıntısı yaşadıklarından fazla da söylenecek bir şey yok.

Arı uçuşu dışarıdan gözlemlediğimize göre az idi.

Bu konuyu gündeme getirdiğimizde ise Osman hocam kontrolünü yaptığı koloniyi tekrar açtı.

Tek örtü tahtası kullanılıyor.

Emekli hocamızda klasik arıcı tavrı ile bizler gibi çok meraklı...

Osman hocam ise deneyimi tavırlarından zaten anlaşılıyor...

Kötü sayılabilecek bir kışlama çalışması...

Öncelikle bölme tahtası yok.

Arıların basmadığı çerçeveler hala kovanda ve bal stoğu da istenen düzeyde değil.

Eskişehir şartlarında sıkıntılı bir kışlayış olacak bu koloni için.


Her arılıkta görmeye alıştığımız görüntülerden..

Ancak boş...

Hava haftasonu süperdi ve ilkbaharda vadiye götürülmek üzere petekler ve boş kovanlar dizayn edildi.

Pazar öğleden sonra ise Akıl Grubu Toplantısı yapmak üzere Yusuf ve Birol abiler bizim arılıkta.

Neden bu toplantı derseniz kısmetse gelecek haftasonu süper bir etkinlik var.

Herkese görevlendirmeler yapıldı.

Biz hazırız ve bekliyoruz.

3 yorum:

BOZÜYÜKLÜ ARICI dedi ki...

sana ve arıcı dostlarına nekadar teskkur etsm yetmez hocam,elı opulecek ınsansınız,ben bozuyuk kasabasından arıcı sadettın,sıze yazarak ulasmak ıstedım ama hep beceremedım,bu aksan ısallah muvaffak olacagım,osman hocamın arlarını zıyaret ettıgınızde,yavru curutmesınden bahsedıyorsunuz,o konuyu bana bıraz acabılırmısınız,salgılar

Hayyam dedi ki...

Süpriz etkinlik neki acaba?

HB dedi ki...

Saadettin Engin Bey hoşgeldiniz sanal arıcıların arasına...

Eli öpülecek insan olmak konusunu biraz abartmışsınız ama neyse...

Yavru çürüklüğü konusunu uygun bir zamanda yazmaya çalışırız ama arının bulunduğu kovanı, koloni gücünden daha geniş bırakmakla kuluçka sıcaklığı düşmesi ile başlayan yavruların bozulması olayıdır kısaca...

Hayyam abi...

Hiç haberin yokmuş gibi davranıyorsun ya ne diyeyim.