1 Aralık 2008

Etkinlik İçin İnegöl'e...

Haftasonu etkinlik planımız önceden belli idi.
Yusuf abi projesini hazırlamıştı.
İlaveler ve yeni ruşetler yapılacak, karakovan için kütükler alınacak...
Hesap, hesap, hesap...
Sonuçta alt tarafı 8m³ kereste alınacaktı.
Cumartesi günü Yusuf abi, Birol abi ve ben yollara düştük.
Hedefimiz İnegöl...
Ancak Bozüyük yakınlarına geldiğimizde, geçtiğimiz etkinliklere katılma isteğini bildiren Sn. Saadettin Engin'i aradık ve 10 dakika sonra gelirim dedi.
Biraz mola verdik ki 5 dakikada bize Bozüyük'ten katıldılar.
Yolda süper sohbetler oldu ki en güzeli;
Katıklı hapis uygulamasının bana ait olduğunu sanarak, hapis nasıl gidiyor diye sormasıydı.

İnegöl'e vardık.

Kaplama işleri yapan bir firmanın kaplamadan sonra çıkma malzemelerini görmek üzere uğradık. Ancak denizdeki yatçılar olayı çözmüşler ki onlar alıyorlarmış.

Saadettin abi ve Yusuf abi 1'er tane karakovan yapmak üzere arka plandaki kütüklerden aldılar.

Daha sonra referans ile gönderildiğimiz işletmeye vardık.

Bürodaki hesap kitap işleri sonrası incelemelerde bulunuldu.

15 günlük süre içerisinde yapılan biçimlerden bizim istediğimiz özelliklerde kereste geldiğinde ayrılacak.

Bu işi kim yapacak sorusu sonrası hedef kişileri bulduk.

Kütük biçimi esnasında içerisinden 1 şişe bal çıkmış.

Daha sonra patronda, içerisinden 1 şişe bal çıkan kütüğü incelemek üzere yanımıza geldi.

Bir süre çalışmaları izledik.

Gidiyor güzelim çamlar.

Ancak arı kovanı yapımında kullanılan ağaçlar belki de çok daha güzel işlere vesile olacaklar.


Sohbet arı üzerine ve güzide bir ortam.

Saadettin abinin arıları Bilecik yolunda olduğundan, belki de kısmet olursa baharda ziyaret imkanı bulabiliriz.

Dönüşte kendilerini Bozüyük'te bıraktık ve havayı karartmadan evlerimize vardık.

Tabi şimdi aynı mantıkla bu keresteleri ben aldım sanılacak.

Bu keresteler benim değil Yusuf abinin...


Pazar günü dışarıdan fiziki kontroller için arılıktayız.

Ancak arılığa vardığımızda bugünlerde pek göremediğimiz güneşi gören arılar fırladılar uçuşa.

Sadece 1 kolonide hiç ama hiç tık yok.

Dışarıdan sarstık ama yine tık yok.

Açtık, baktık ki salkım ki hem de nasıl...

Hava güzel olunca strafor çiftleştirme kutularının besin durumları kontrol edildi.

Buyurun işte size kış erkekleri...

Yavru faaliyeti devam ediyor ve erkeklerde hissedilir sayıda kışlıyorlar.

26 numaralı ana, kontrollerde bizim görmek istediğimiz bir olgu oldu.

Ancak dikkat çekici bir şey daha var.

Hemen alt kısımdaki arı polen getirmiş.

Bu durum ülkemizin bir çok yerinde normal karşılanırken, sabahları kar yağmış gibi kırağı düşen bir bölgede enterasan bir durum olarak gözlemleniyor.

İlkbaharda, daha önceden arılarını kaybeden Hacı abimize oluşturulan koloni yaklaşık 10 metre bizim arılardan uzakta duruyordu.

Haftaiçi yerinden kaldırılıp, sıraya dizilmiş.

Altına yaptığı inşaattan getirdiği taşları koymuş.

En ilginci ise, dış kısmına mantolama yapmış.

Keresteler geldikten sonra esas muhabbetler o zaman aslında...

2 yorum:

muratakın dedi ki...

Öyle sakız gibi keresteyi bulsam ne kovanlar yapardım.
yeni yapılacak kovan malzemeleri hayırlı olsun.
Saygılar.

Gülüşan ŞENGÜL dedi ki...

senin arıların ırkı ne