Arıcılık maalesef tedavisi olmayan bir hastalıktır ve bulaşıcıdır.

Arıcılık ile amatörce veya profesyonelce uğraşan , merak eden veya uğraşmak isteyen herkesi ; bildiklerini paylaşmaya davet ediyoruz. Sizin uyguladığınız ve size normal gelen bir uygulama başkaları için gerçekten çok ilginç ve bilinmeyen olabilir. Konseptimiz çok basit... Bildiğini saklama ve Türk arıcılığına dolayısı ile vatanına hizmet et... E-mail & Msn : halilbilen2@hotmail.com

Yayınlanmak üzere arılık / arıcılık fotoğraflarınızı gönderebilirsiniz.

free html hit counter
View My Stats

31 Ocak 2008

Buraya Kadar Değilmiş.

Dün akşam kış sezonu boyunca ilk kez kontrol edemedim. Akşamüstü hissedilen sıcaklık -18ºC olunca ümidimi kesmiştim kendilerinden.

Bu akşam ölü toplama operasyonu yapmak üzere balkona çıktık. Yine bir hayli vardı.

Dedim olay bitti artık buraya kadar.

Yavaşça açıp kenarından baktım. Umurlarında bile değil habire götürüyorlar.

Bu küçücük koloniden eğer devam ederse çıkarılacak ders çok.

Krem bala dillerini dayadılar mı işlem tamamdır.

Etiketler: ,

30 Ocak 2008

Bu Kadar Dememiştik Ama...

Haftabaşından beri tüm yurtta etkili olan Karadeniz üzerinden gelen soğuk ve yağışlı hava sisteminin Nevşehir'e etkilerini öğrenmek üzere Sn. Hasan Gültekin'e bağlanıyoruz.


" Sn. Gültekin hava durumu nasıl şu anda ve ne arıyorsunuz orada elinizde kürekle?"

"Buralarda bir yerlerde birkaç kovan vardı onları arıyorum..."


"Neredeydi bunlar yahu!"


Zafer işareti ile mutlu son.


Hava soğuk, her yerde kar olsa da bu tür çalışmalarda acaip ter atılır.



Evin bahçeside çok güzel bir kar örtüsüne bürünmüş. Ancak daha önceden hatırladığım bir görüntü de vardı. Bir gariplik var ama...

Daha önce görüntü bu olduğuna göre kovanlar kar altında...

Antrenman kuvvetli olmuş Hasan ağabeye bugün.


İç Anadolu'da arıcılık yapmak demir leblebi yutmaktır diyen arı dostu Sn. Hasan Gültekin'e paylaşımları için teşekkürler ediyoruz.

Kar yağması çok güzelde ertesi gün ah bir de bizim burası gibi -15 olmasa...

The snow & Beehive from Nevşehir/Türkiye.

The photos are from Mr. Hasan Gültekin's Apiary.

Etiketler: , ,

28 Ocak 2008

Bir Demet Kardelen ve Arılar

Maillerime baktığımda yine Trakya haber kaynağından gelen ilginç resimler gördüm.

Ocak ayında açmış Kardelenler...

Kar belki de şu anda üzerlerine yağmıştır ama kar öncesi fotoğraflar gerçekten çok güzel.

İş başında bir güzel...

Ocak ayında polenin değerini nasıl anlatabiliriz ki?

Şimdi koloniye gidince nasıl anlatacak acaba?

"Ya cidden söylüyorum vallah açmış çiçek var bahçenin köşesinde.."

Cevap geliyor...

"Yok canım inandık."

Gelen mailin metin kısmı da ders alınacak tarzda...

Ocak ayındayız. Hava soğuk. Ortalıkta bir tane çiçek yok. Biri hariç “Kardelenler”.

Kardelen soğanları bizim elimize geçtiğinde sadece 4 taneydiler. Şu an 100 taneden fazla kardelen soğanımız var.

Bence, doğal ortamda sayıları azalan türlere ekerek destek vermeliyiz. Yetiştirmesi hiç zor değil. Soğanını toprağa ekersin o kadar, onlar kendine bakar. Sonbahar yağmurlarıyla sürgün verirler ve ocak ayında açmaya başlarlar. Normalde bu ayda yerde kar olur , ve tomurcuklar karın içinden kafalarını çıkarırlar. Soğuk havada kandil şeklinde kapalı dururlar, sıcak havada iyice açılırlar.

Geçen gün asla göremem dediğim bir şey oldu. Hava birazcık ısınmıştı. Bir baktım; bir arı kardelenlere gelmiş. Çarçabuk polenleri dolduruyor, gidiyor. Biraz sonra yine geliyor. Aslında kardelenlerin içinde oldukça polen var.

Ama arılara faydalı olabilmesi için hem geniş alanda ekili olması gerekiyor, hem de en önemlisi “Ocak ayında arının uçuş yapabilmesi gerekiyor”

Bizim bölgemiz için biraz imkânsız bir durum. Yine de bu havada bir arının polen taşıdığını görmek gerçekten çok güzeldi.

The snowdrops & collecting polen bee from Edirne/Turkey

Not:O kardelen soğanlarından Kardelen istiyor bilgilerinize...

Etiketler: , ,

27 Ocak 2008

Hele Dursunlar Bakalım...

Arıcılık ile algıdaseçicilik başlayınca ve özellikle yeni başlayınca tüm malzemeler ilginizi çekmeye başlıyor.

Kurban bayramında dayımın depoya daldık. Baktığım yerde balmumları var. Ne kadar var diye soracak olursanız bilen pek yok. Ama at depoya lazım olduğu kadar petek değişimi yap. Tabi ki birikir.

Biriksin bakalım nasılsa lazım olur ileride...

Çerçeve mezarlığı... Çiftliğin yan sundurmasında yıllardır duranlar var.

Standart olmayan kovanlardan çıkanlar burada biriktiriliyor. Ama bazen işe de yarıyorlar. Küçük operasyonlarla iş görebilirler.


Tabi ki bu görünen çerçeveler buzdağının üst kısmı...

En kötü ihtimal küçük ruşetlere konulabilirler.

Hele onlarda dursunlar bakalım...

Etiketler: ,

25 Ocak 2008

Arada Gökyüzüne El Sallayın...

Arıcılığın faydalı yönlerinden bir tanesi de açık havada çalışma gerektiren bir uğraş olmasıdır. Açık havada çalışma durumunda olduğumuz özellikle bahar aylarında arada bir gökyüzüne el sallamak lazım...

Dayım bayramda çiftliğe gittiğimizde yapmış olduğu varroa mücadelesi sonrası polen kutularını kontrol ederken hiç te gökyüzüne bakmıyor arada sırada...

İşte arada bakmak ve el sallamak neden gerekiyor?

Mavi çizgi ile çevrilmiş alan dayımın arılarının bulunduğu çiftlik.

Sarı ok ile gösterilen bölüm ise arıların ve çiftlik evinin bulunduğu alan.

Gerçi bu görüntüler yaklaşık 3 yıl öncesine ait gibi..

Çünkü alt bölümdeki alanda görülen kavaklar çoktan kibrit oldular.

Arada sırada el sallayın bakarsınız çekim anına denk gelirsiniz...

(Baharda bir bakıyoruz arıcılar gökyüzüne el sallıyormuş.)

Etiketler: ,

22 Ocak 2008

İnşallah Faydalı Olur.

Bloglarla tanışmadan önceki durumu çok iyi bilen birisi olarak, bloglarımızın Türk arıcılığı için kattığı değerleri burada anlatmaya gerek yok.
Hızlı bir çoğalma süreci gösteren bloglarla paylaşımların arttığı göz ardı edilemez bir gerçek.
Ancak zaman zaman bu blogların kullanımında veya kullanım amacında sıkıntıya düşen arkadaşlarımızın olması çok doğal ki aynı sorunları zamanında bizlerde yaşadık.
Bunun için aynaya bakmak yeterli olur herhalde.
Çok hızlı tükettiğimiz konusuna daha önce değinmiştik ve bu hızlı tüketim sonucunda da araştırmadan hazır bilgiye sahip olma alışkanlığımızda artarak yükselen bir trend gösteriyor.
Bir nebze faydası olabilir düşüncesiyle;
Gündeme taşınan, toplum faydasına olacak ve bildiğimiz konuları paylaşmaktan ve bu paylaşımlar için vakit ayırmaktan hiç bir zaman çekinmedik ve fırsat buldukça paylaşmaya devam edeceğiz.
Jan-Jan'lı blogum olsun diyen arı dostları için.

Etiketler: ,

Neden Bitmiyorlar?

Şimdi balkondaki hala devam edince bazı sorgulamalar yapmak gerekiyor. Küçücük 3 çerçeve arı idi. Büyük bir çerçeve arı bile yapmaz...

Bu mezarlıkta olanlar ise küçücük koloniden dışarı atılanlar. Ölüm sebeplerini de çok sorgulamaya gerek yok. Ne olursa olsun sebepleri sonuçta bu kadar arı koloni açısından 1 çerçeve arı yapar.

Ölüm sebepleri eğer katı yem ile beslendiklerinden dolayı dışarı çıkmaları ise, yaşayanlar o zaman katı yemden yemediler. Ama bal gibi de yiyorlar işte buyurun kanıtı.


Bir de koloniye baktım bu akşam 2 gün önce taş gibi salkımda olan koloni dalmış bala...

Kadro hep aynı. Demek ki arkadan gelen genç nüfus var. Ve bulundukları yer çok soğuk olmasına rağmen koloni iyice daraltılmış durumda.

İçimden bir his yumurta başlamış diyor ama açıp bakmaya da kıyamıyorum.

Diğer büyük kovanlarda kış aylarında kovan önüne atılan arıları gördüğümüzde hep bir endişe duyarız.

İşte küçücük bir koloniden atılan ölü arıyı görünce ona göre karşılaştırırsınız.

Etiketler: ,

20 Ocak 2008

Buz Gibi Bir Pazar Hikayesi

Hava şartları çetin ama biz de o kadar kararlıyız.


Arabamızın yaşı da onu iyice olgunlaştırdığından kayacak diye korkumuz yok.


Çok uzun süredir bu çetin şartlarda mücadele etmeye alıştı.





Köyün çıkışı ve arılığa gidiş yolunun hali.. Yerler tamamen buz...


Şef bazen arabadan inerek idman yapmak istedi. Ya zincir takacaktık ya da şef yürüyecekti.

Sonuçta zincir takmadık. Ama araba ivme kazandıktan sonra durmak olmayınca biraz spor iyi gitmiştir.




Koyunlar geçtiğinde takılan yünleri toplamadık ki kışın yağan yağmur ve kar ile yıkansınlar güzelce ama bu sefer acaip bir şey olmuş...

Kristalleşmiş kırağı süper bir görüntü yaratmış.



Bir arı dostunun teorisine göre İç Anadolu'da yıllık yağan kar yüksekliği ile koloni başı verimi arasında eşitlik varmış.


Örnek olarak 30 cm. kar yağdı ise, koloni başı 30 kg. bal.


Bu yıl ortalama bir hayli düşük. Önümüzdeki hafta beklenen kar yağışına bakacağız artık.




Görüntü güzel ama çok soğuk. Uzun süredir süren donan sisli bir hava dolayısı ile bu bembeyaz görüntü. Aslında yağan karın pek etkisi yok.


Bu da yukarıdan görüntüler.



Yağan kar miktarı bir hayli az ama yine de temizlemek lazım.

Şefin koloniden bir görüntü. Öldüğü yetmiyormuş gibi bir de başına kırağı yağmış.



Kovanların arka kısımları biraz yükseltilmiş olduğundan buz kütlesi aşağıya doğru hareketlenmiş. Gerçi iyice donmuş ilerlemesi durmuş ama hava yumuşadığında uçuş deliğinin tam üstüne lüpppppp diye bir düşerse ne salkım kalır ne arı...


Buz gibi havada kontrol amacıyla bazı emin olduğumuz kolonilerde dıştan tık tık yöntemi ile, şüphelileri de hafifçe yandan üst kapağı kaldırarak yaptık.


Bir kolonimiz de kışın arı kaybımız olmadı demeyelim diye gereğini yaptı.

Etiketler: , ,

Bu Sezonun Hakkını Kullandım.

Geçtiğimiz hafta kolonilere bal takviyesi yaparken en zayıf koloni olarak dikkatimizi çeken bir arımızı bu kış kayıp istihkakımız olarak kullandık.
Bugün karlı bir görüntü de kolonileri dıştan kontrol ederken şef bir ara bir tane problemli vardı o hangisiydi diye sordu.
2 nolu koloni işte bakacağız demeye kalmadı ve tık tık ama ses yok.

2 çerçeve arısında çok az miktarda kalmış arılar ve ana da yanlarında. Salkımın üzerinde kemerde bal tükenmiş.


Salkımı dağıttığımızda kafa üstü petek gözlerine dalarak mezarlığa dönüşen peteğin görüntüsü.

Sol tarafta salkımın hemen dışında kemerde bal olmasına rağmen iyice zayıflamış koloni ulaşamamış.


Anayı salkımdan ayırıp son bir kez daha görüntüledik.


Kemerdeki balın salkımın olduğu bölgedeki tükettiği bölüm çok net görülebilmekte. Ancak bir miktar dışta olmasına rağmen salkım çok soğuk havalarda bala ulaşamıyor.


Bu tür ölümler sonrası kovanlar mutlaka temizlenmelidir.


Kovanın içersini güzelce temizledik. Bu kovanın sabıkası artmaya başladı. Bu kovanda dayımdan geçtiğimiz yıl koloni getirmiştim ve o koloni kışa bile girememişti. Bu koloni ise kıştan çıkamadı. Artık kısmetse bir sonraki yıl ne olacak göreceğiz.


Hava soğuk olmasına rağmen biraz mezarlık temizliği yaptık ama bitecek gibi değil. Bahara bir yolunu buluruz temizlemenin.



Peki sebepler nedir diye sorgulamak gerektiğinde kayıtlara baktık ve aslında pek merak edilecek bir durum yok.
En son kayda değer 3 kayıt ve bugünkü kayıt şöyle...
04 Kasım 2007'de varroa hasarlı arılar var, kontrol edilecek.
18 Kasım 2007'de kovan içinde çok fazla nem var, üst örtü tahtası değişti.
13 Ocak 2008'de tüm koloniler içinde en zayıf koloni.
20 Ocak 2008'de sizlere ömür.
Varroa hasarını gördükten sonra pek yapacak bir şey yok. Dolayısı ile varroa hasarlı genç işçiler koloniden uzaklaştırıldı.
Kovan içi nem sonrası örtü tahtası değiştirilerek giderilmeye çalışıldı. Kovan içi nemi oluşturan unsurlar hala kolonide idi. (Bunun bir çok sebebi olabilir.)
Kışa girişte genç nüfusundan zafiyet yaşayan kolonide normal süreç içersinde yaşanan ölümler kadroyu iyice azalttı ve aşırı soğuk sonrası bu durum gerçekleşti.
Aslında geçtiğimiz hafta bir küçük operasyon yapılarak bu koloniyi iyice sıkıştırabilseydik belki de bu koloniyi kurtarabilirdik. Ancak kurtarsak bile bu kadro ile verimli bir sezon geçirmesi zor gibi gözüküyordu.
6 çerçeveli olarak kışa sokulan koloni mevcudu 2 çerçeve bile kalmamasına rağmen hala 6 çerçevenin varlığı olayı tetikleyen en büyük unsur olarak gözüküyor.
Çerçeveleri kovana tekrar doldurup, uçuş deliğini güzelce kapattık. Baharda bir çaresine bakarız artık.
Bir dip not olarak, verdiğimiz donmuş bal hemen tepelerinde olmasına rağmen hiç tüketilememiş.

Etiketler: ,

18 Ocak 2008

Fransız Kalmayalım!


Dışarıda acaip bir sis ve ağaçlarda oluşan buzların etkisiyle en güzeli internette surf yapmak herhalde. Dolanırken Fransız bir güzel site buldum. İlginç bir teknikle ana arı çiftleştirme kutusuna işçi arı naklini görünce sizlerle paylaşayım dedim.




Öncelikle işçi arıların alınacağı koloninin uçuş deliği kapatılıyor.

Ana arı ızgarası olan bölümün üzerine ön bölümü telli ve altı tamamen açık ve ön kapağı açılabilir bir kutu konuluyor.


Kovanın kenarlarından tıklanıyor.
(Yukarı çıkarlar mı acaba?)


Yukarı çıkan arıların bulunduğu kutunun ön kapağı açılıyor.


Arılar maşrapa ile su doldurur gibi dolduruluyor.

(Maşrapa=Büyükçe bardak veya kap / Muhacirler iyi bilirler.)

Daha sonra bardaktaki arılar çiftleştirme kutusuna boşaltılıyor.


Sanki blogu var da güncellenecek oraya resim yetiştiriyor.

Vay be... Tripot ve makine süper görünüyor. O makine bende olacak var ya...


Yazı yazmakta en zorlandığım resim.

Fransa'da uygulamalı arıcılık kursu diye yazacaktım sonradan vazgeçtim.

Fransız Arıcılık Sitesi

Etiketler: , ,

17 Ocak 2008

Arılar İşlerini Bilirler.

Kış ortasında besin kontrolu yapılıp veya yapılmayıp, çeşitli katı yemler verilmesi hepimizde şüpheler oluşturuyor.


Bu verilen katı yemleri tüketerek uçuş yapmaları veya erken uyanmaları ve benzeri bir sürü endişe...


Dışarıda yerde artık buzlaşan bir kar tabakası ve göz gözü görmeyen bir sis var.


Küçücük bir koloniden bize dersler..


Haftasonu kremleşmiş bal verdiğimiz balkondaki...


Haftabaşı acaip bir uçuş yaparak ortalığı bir güzel kirletmişti.


Baldan da tüketimi devam ediyordu.


Bu akşam kontrolde hiç bir tane arı balda işlem yapmıyordu. Adeta taş gibi bir salkım vardı. Hemen tepelerindeki kremleşmiş baldan yemek için en ufak bir eylem yok. Çünkü bu soğuk havada salkım dışında olanın yaşama şansı yok ve arılar bunu çok iyi biliyorlar.


Ne zaman yemeleri gerektiği konusunu onlar bizden çok daha iyi biliyorlar.





Yavaş yavaş açlık sonucu koloni ölümleri haberleri de geliyor. Şimdi o açlıktan ölen koloniler için selekte oldular diyebilir miyiz?


Sonbahar beslemeleri ve stok tamamlamaları konusunda bir çok kez bahsedilmişti.


Ancak şunu da rahatlıkla gözlemliyoruz ki açlıktan ölen kolonilerde dış çerçevelerde hala bal mevcut.


Demek ki doğru yerde stoklama yok.


Arıları mevcutlarından daha az çerçeveye sıkıştırmak modelini çok ince bir konu yüzünden kaçırıyoruz.


Arıların kışa girerken kaç çerçeve sorusuna cevap verirken ne kadar yüksek çerçeve söylenirse o kadar iyiymiş gibi algılanıyor.


Salkıma girdiğinde arının küçülen hacmini hiç hesaba katmıyoruz.


5-6 çerçeve arı 2 çerçeve arasında salkım yapıyor. Bu salkım çerçevelerindeki bal miktarı ise genellikle yavru çıkışı sonrası az oluyor. Kemerdeki bal miktarı yetersiz kalıyor.


Arının daha çalışabildiği geç sonbaharda kovanın en dışlarında bulunan peteklerdeki balı süzerek arıya tekrar versek ve arı bunları salkım yapacağı kemere stoklasa acaba nasıl olur?




Üzerinde kek & bal ve benzeri katı besleme ürünleri vardı ama yine de öldüler konusuna bu görüntü belki de cevap verir nitelikte.


Çünkü salkım yakınında soğuk havalarda stok yoksa iş çok ama çok zor.


Sonuçta açlıktan ölmektense kolonilere yapabileceğimiz yardımları esirgemezsek milli servetlerin kaybolmasına engel oluruz.

Etiketler: , ,

16 Ocak 2008

Nereden Bileceğiz?

Hepimiz duymuşuzdur TKV ifadesini...

TKV nedir?

Türkiye Kalkınma Vakfı
Devletle alakaları var mıdır yoksa sivil bir oluşum mudur bunu da öğrenemedim. Çok fazla ayrıntılı bilgi edinemedim. Araştırma yapmaya kalksanız, internet sitelerini gezerseniz alacağınız bilgiler çok kısıtlı...

TKV İnternet Sitesi



Ve bende oluşan ilk intibaları ise....




Gilles Ratia sitesi için tıklayınız.


Bir çok arı dostunun bahsettiği tecritli strafor kovanlar ilgili ne zaman konu geçse, bu fotoğraf hep aklıma gelir.

TKV yapımı bu tür kovanları kullanan arıcıların TKV ile olan iletişimlerinin nasıl olduğunu da hep merak ediyordum.

Nevşehir'den Sn. Hasan Gültekin'in bu kovanlarla çalıştığını öğrendik paylaşımlarımızdan.

Pozitif ve negatif yanlarını kendi deneyimlerinden faydalanarak aktardı.

Ancak bu konularda bilgi almak isteyen arıcıların özellikle internette TKV üretimi malzemeler hakkında bilgi alması gerçekten çok zor.

Bu kovanları uzun süredir kullanan Sn. Hasan Gültekin tarafından gönderilen genel arılık fotoğrafları içersinde çiftleştirme kutuları ilgimi çekmişti.

Kendisi bu çiftleştirme kutularının da TKV ürünü olduğundan bahsetmesi ilgimi daha da arttırdı.

Acaba kullanımı nasıl diye düşünürken ayrıntılı fotoğraflar gelmeye başladı.
Gerçekten tam çözebildiğimi söyleyemem. Sistemi çalışırken görmem lazım.

Kutunun ilk görüntüsü bu şekilde.

Bir çok çiftleştirme kutusuna benzer bir tasarım.


Hayda bu teneke parçası nereden çıktı şimdi?

İşte başlıyor bir sürü soru yumağı...

Üstten görünüş bu şekilde.

Burada biraz ayrıntılardan bahsedelim.

Çerçevesiz satılıyormuş bu kutular. Çerçeveden ziyade sadece üst çıta kullanılıyor. Bu anlamda bir sıkıntı var. Çünkü hazır kabarmış petekleri keserek bu çıtalara tutturmak zor.

Çerçevelerin üst çıtası olarak, standart çerçevelerin alt çıta boyutları yeterli oluyormuş.

Bu kutuda sadece 1 koloninin yaşaması mümkün.

Kek bölümü kışlama pozisyonunda iptal edilerek o bölgeye yapılan ilave ile kutu 6 çerçeveden 8 çerçeveli konuma geçirilebiliyor.

Çok fonksiyonlu metal altlıkta bulunan havalandırma delikleri sayesinde havalandırma rahatça sağlanabiliyor.

Ancak giriş deliği yüksekliği ile metal bölümü arasındaki yükseklik farkı da negatif bir durum olarak gözüküyor. Yani kutunun dip bölümünde yükseklik farkları mevcut.

Orta kısımda tamamen kabartılmış peteklerin ön bölümde kullanılmaları problem yaratabilir.

Bu kutularda alışageldiğimiz uçuş deliği ve uçuş bölümü yok.

Bu kutunun arkadan görünüşü.



Bu kutunun önden görünüşü.

Arılar kutunun altına doğru giriyorlarmış kutuya giriş yapmak için.

Alttan geliyorlar ve metal parçanın önünden kutuya çıkıyorlar.

Bu pozisyonda ana arı çiftleşmeye gidiyor ve dönüyor. Yumurtlamaya başladıktan sonra....


Metal bölme sürülerek ana arının bir daha dışarı çıkması önleniyor.

2 uzunca delikten işçi arılar çalışabiliyorlarmış.

İşte metal ızgaranın görüntüsü.

Arıların kutuya girişleri için yanlarda ve arka bölümde de geçiş yerleri mevcut. Dolayısı ile koloni 4 yöne birden çalışabiliyor.

Koloni nakledileceği zaman aynı metal ızgara ile giriş deliği kapatılabiliyormuş.

Şimdi ben anladım desem yalan söylemiş olurum. İlkbaharda ayrıntılı tekrar fotolar talep edeceğiz.

TKV'nin yapamadığı tanıtımı yapalım bakalım. Belki de almak isteyen arkadaşlar olursa bir referans olur.

Bir bilgi olarak bu kutular çerçevesiz olarak satılıyormuş.

Büyük kovanlar ile ilgili ayrıntıları önümüzdeki günlerde Sn. Hasan Gültekin'in katkılarıyla aktarmaya çalışacağız.

Bu yazımıza yapılan katkılar...

Hayyam dedi ki!

Ben bahsettiğiniz hem normasl kovanı hemde çiftleştirme kutusu nu kullanıyorum.Kovan hakkında söyleyeceklerim şu eğer kışın oluşacak nemi bertaraf edebilirseniz kullanışlı.Özellikle erken ilkbaharda arının hızlı gelişimi artı puan.En kötü yanı ise çıtalarının standarttan küçük olması.Çiftleştirme kutusuna gelince:kullanışlı değil alta doğru daralmasından dolayı çerçeveli çıta konulamıyor:dolayısyla arılar çıtlara ördükleri petekleri birbirine bağlıyorlar.Helede sizin gibi sürekli arı ile oynamak isteyen arıcılara hiç uygun değil :)TKV konusuda az karışık istersen özel olarak anlatırım sana

Ali Türk dedi ki!

Kutuyu eline bir alırsan anlarsın,o aşağıdaki ızğarayı kaydırmana göre delikler farlı oluyor.Kutuyu nakildede tekrar biraz daha itinmi arı hava alyor ama çıkamıyor.

Hüsamettin dedi ki!

Hey TKV sen nelere kadirsin.

Muhteşem Turunç dedi ki!

Biz bu türden kutuları KEDİ yuvası olarak kullanıyoruz nasıl siliyorlar bilemezsiniz.Temiz yaratıklar ne de olsa:)))))

Tüm katkı yapan arı dostlarına teşekkürler ediyoruz.

Etiketler: , ,

15 Ocak 2008

N'olur Baba...

Kış aylarında kar yağmayan bölgelerde uzun süre kalanlarda gözlemlenen bir davranış olarak, bölge değiştirip, bulunduğu bölgede kar yağışı olduğunda hemen dışarıya kar yağışı altına çıkma gibi bir eğilim oluyor.



Bizim ev kadrosu da akşam yemeği sonrası hızlanan kar yağışını bahane ederek izini kopardılar bizden.
Biz ebeveynler sadece size refakat etmeye çıkıyoruz çocuklar yanlış anlamayın sakın...

Hafiften kartopuna da izin var haliyle...

Bak bir atarsan bir daha çıkamazsınız!!!

Ayrıca grip olana nasılsa aşılar balkonda hazır. Ona göre...

Etiketler:

14 Ocak 2008

Arı Dostları Katkısı

Blogumuzda yayınladığımız her haberin kaynağı konusunda bize yardımcı olan bir çok arı dostumuz mevcut. Dolayısı ile her gün güncellemek gibi gerçekten çok zor olan işlemleri aldığımız katkılarla daha kolayca yapıyoruz. Tüm katkıda bulunan arıdostlarına teşekkürler ediyoruz. Ancak gözlemlediğim bir konuyu da belirtmeden geçemeyeceğim. Yazdığımız bir çok yazıyı iyice özümsemeden hızlı okuma tekniklerine uygun okurken bir çok şeyi atlıyoruz ki ben de diğer blogları okurken bazen geri dönüp baktığımda atladığım konuların olduğunun farkına varıyorum. Bol bulunca kanıksamak gibi bir özelliğimiz olan bizlere bir hatırlatma olabilir düşüncesiyle;

"Pazar günü arılara giderken bizim şef soruyor. [O şahini nereden buldun?]"
"Bugün bir yorumda Kaptan'dan.[Abi kuşun kanadı iyileşecek gibi mi duruyor. Yoksa hep sende mi kalacak bu hayvan.. Ama gercekten arı kuşu zamanı bu hayvanı ayağından bağla kovanların yanında bir yere, vallahi 1 tane arı kuşu göremezsin..]"
Biz daha böyle bir kuş sahibi olamadık maalesef. Ancak kuşun sahibinden larva transferi ile yetiştirme talebimizi ilgili yazıda belirtmiştik. ( Bu kuşlar yumurta ile çoğalıyordu herhalde.)

Bazı katkılar sonucu yazdığımız yazılarda kimden geldiğine dair küçük ipuçları ile vermeye çalışıyoruz. Şahin örneğinde ipucu: "Bir demet maydanoz" idi.

Aynı ipucundan devam edecek olursak eğer;

Arılara ne zaman kek verelim? sorularına verilen cevaplar sonrası tenekenin birisine kıymışlar anlaşılan.

Bugün bulundukları bölgede buzlar çözündüğünden ve arılara bakıldığından fotoğraflarda geldi haliyle...

Bizde ise gece hava sıcaklığı -11ºC idi. Hiç buzların çözünme gibi bir niyeti yok.

Bir negatif bilgi vereyim balkondaki gördüğü güneşin etkisiyle bugün biraz fazla uçmuş ve bir hayli ölü atmış. Ayrıca biraz fazla pislemiş etrafı.Allahtan ev halkı hava soğukluğu sebebiyle pek çıkamıyor balkona.Yıkamaya kalksak 10 sn. sonra "Buzda Dans" pisti gibi oluyor ve terliklerle birlikte balkona yapışıp kalıyorsun. Bir gün önce kalan küçük bir parça fondan tamamen temizlenmiş ve donmuş bala çalışmalar devam ediyordu. Ancak bu son ölümler sıkıntılı bir durum yarattı diye düşünsemde kadro hala iyi gibi gözüküyor. Zaten bu kadar kurcalamaya yaşaması mucize bakalım ne olacak?

Kaldığımız yerden devam edelim.

Donmuş ballar beyaz poşetin içinde "Çiğbörek" formatında hazırlanmış.

Tam "Trakya" işi... Çok güzel olmuş beya...


Bu görüntü hemen hemen bütün kolonilerinde mevcut imiş.

Bu durum bizim Pazar günü kontrol ettiğimiz 2 kolonide de mevcuttu. Güçlü kolonilerdi bizim kontrol ettiklerimiz ancak bugünlerde bu durumun bal kemerlerinin bitişi olarak yorumlayabilmek için ilgili salkım çerçevelerini kontrol etmek gerekirdi. Aynı kontrol işlemini hava soğukluğu sebebiyle biz de yapamadık.

Analarının varlığı konusunda şüpheler mevcut. Ancak anası yoksa bile bu tür koloniler 1 ay süre ile problemsiz devam edebilirler. Uygun bir zamanda ana kontrolu yapmak üzere güzel bir havada bakılabilir.

Eğer ana yoksa matematiksel işlemlere başlanabilir.

Çiğbörekler görünüşleri itibarıyla güçlü kolonilere sunulmuş. Arıdan aldığını arıya vereceksin ki, yazın istemeye yüzün olsun.

1 hafta sonra kolonilerin bu balları tüketim hızlarına göre yeni takviye planlamaları yapılabilir.

Bu son koloni ise sonbaharda sıkıştırılma işlemi yapılmış koloniye ait.

Sonbahar sıkıştırması kadar, erken ilkbahar sıkıştırması konusunu da artık bulunduğumuz bölgeye göre planlamak lazım.

Örneğin yukarıdaki kolonilerde şu anda kaç çerçeve arasında salkımda arı varsa o kadar çerçeve bırakıp, fazla çerçeveleri bilahare vermek üzere emanete alacağız. Çünkü yavrulama faaliyeti başladığında koloni içi sıcaklığını daha rahat muhafaza edebilirler.

Bu paylaşımları için Şahin sahibi arı dostuna çok teşekkürler ediyoruz.

Etiketler: , ,

13 Ocak 2008

Yine Bir Pazar Günü...

Pazar günleri kışın bizler için aslında merak dolu bir yolculuk gerektiriyor. Acaba nasıl durumları bizim kızların diye düşünmeden edemiyoruz.



İç Anadolu'nun hali bu şekilde işte. Gece -11 Cº olunca her taraf buz olmuştu sabah uyandığımızda. Arabaların hepsi standart renkte. Öğle saatlerinde güneşin yüzünü hafifçe göstermesiyle şefle beraber yola düştük.



Arka plandaki ağaçlar gırç yapmışlar.Baharda bakarız bu görüntülere artık.



İlk önce şefin koloniyi kontrol ettik. Durumu gerçekten çok güzel ve salkımın üstüne kremleşmiş balı poşette verdik. Tabi ki ödünç olarak.. Zamanı geldiğinde geri almak şartıyla...



Bu görüntü 03 Ağustos'ta kendiliğinden gelen koloniye ait. Bu koloni diğer kolonilerin aksine daha hareketli idi ve besleme kutusundan tek beslenen bu koloni idi.



Acaba bal kritiği mi var?



En iç ve dıştaki çerçevelerde kemerde bal varlığı rahatça görüldüğünden, salkımın yapılacağı orta çerçeveleri ayrıntılı kontrol etmedik.



Ne olur ne olmaz diye diğer kolonilere yaptığımız uygulamayı biraz torpilli olarak bu koloniye uyguladık ve krem bal servisi yaptık. Zaten gariban kaçıp bize gelmiş bakmasak olmayacak şimdi.



İşte salkımdaki normal bir koloni. Fazla rahatsız edilmeden payına düşeni aldı...



Haftabaşı yağan kar az da olsa hala yerde ve bir çok bölümü artık buz tutmuş durumda. Ülkemizin sıcak bölgelerinden gelen görüntülere bakarak iç geçiriyoruz.. Ancak biz bir müddet daha salkımda kalmayı tercih edeceğiz. Ne kadar uzun süre salkım o kadar az kış kaybı...



Köy çeşmeleri...



Bir çoğunun su kaynağı kuruduğundan artık akmıyor. Ancak bizim arıların bulunduğu köy çeşmesi yaz-kış aktif halde...



Yüksek debi ile hep akıyor. Bu suyun boşa aktığı gibi düşünceye kapılıyorum zaman zaman ama suyun geçtiği yerdeki yeşillikler bizim arıların ziyaret edeceği çiçeklerin açmasını da sağlıyor.



Şefimizde boşa akan suya kıyamıyor ve dolduruyor zaman zaman... Arılığımızda kullandığımız tüm suyu buradan karşılıyoruz. Bu çeşme olmasaydı her seferinde su ile ilgili tedbir almamız gerekecekti.



Derken çok soğuk ama kızlarımızdan hiç kayıp yaşamadığımız ve onlara verdiğimiz hizmetin mutluluğu içerisinde bir haftasonu macerasını daha tamamlıyoruz.

Ülkemizdeki tüm kolonilerin bahara ulaşması dileğiyle...

video

Şefin koloniye krem bal verilmesi görüntüleri

Etiketler: , ,

12 Ocak 2008

Arı Kuşları İşiniz Zor Artık...

Arı kuşlarının yarattığı sendrom sonrası aslında yırtıcı bir kuş olmasına rağmen sevimli gözüküyor.

Larva transferi ile acaba yetiştirebilir miyiz?

Şimdi bu kuş nereden çıktı derseniz?

Ben hiç şaşırmadım aslında bu resimleri görünce...

İşte resimlerle birlikte gelen mail...

Yaklaşık 10 gün önce (ana yolda arabayla giderken) elektrik trafosunun dibinde bu kuşu gördüm. Yırtıcı bir kuş. Baktım uçamıyor. Elektrik çarpmış olsa gerek diye düşündüm.Ayakta duramıyordu. 5-6 gün bayağı bir uğraştırdı. Zorla ağzına tavuk ciğeri besledik.( Tabi ki elle değil, büyük bir cımbızla) Gagası çok kuvvetli ,acayip sıkıyor ve tırnakları da öyle. Kalın eldiven olmadan tutmak mümkün değil.(Montun üstünden ısırdı ve koluma gagası battı o kadar yani!)Şimdi kendi kendine yemeye başladı ve oldukça güçlendi. Ne diyecektim? Evet bunun adı Şahin'miş. İnternette öyle diyor. Arı kuşuna Şahin sesi falan diyorlar ya, bence bu kuşu eğitebilirsek arı kuşu problemi kalmaz. Hoş ben hiç arı kuşu görmedim ama kırlangıçlara karşı da faydalı olabilir ne dersiniz?

Size kuşumun resmini gönderiyorum.

Bana "kuşumun resmini gönderiyorum" dediğine göre ciddi ciddi besleyecek galiba. Besleme konusuna gelince tavuk ciğeri lazım olacağından tavukta beslemek lazım. Tabi ki gıda çeşitlendirmesi yapmak üzere arada bir Demet maydanoz...

Ben kendi adıma bu kuşun sol kanadını çekiştirdiğinizde çıkardığı sesten bilgisayara kaydedilmiş bir "soft copy" ses kaydı istiyorum...

Etiketler: ,

11 Ocak 2008

Presleyerek Balmumu Ayrıştırma

Kararmış peteklerle , kırılan ve bozulan peteklerin balmumlarının ayrıştırılması işleminin zorluğunu hepimiz biliriz.

Nevşehir'den Sn. Hasan Gültekin tarafından imal edilen ve bizlerle resimlerini paylaştığı ayrıştırma malzemelerini anlatmaya çalışacağız.


Alet bir kaç parçadan oluşuyor.


Bu kazan ilk önce içersine su konularak ısındıktan sonra , peteklerin atıldığı yer ve altında ısı kaynağı olarak genellikle ağaç dalları ile eski çerçeveler kullanılıyormuş.


Bir uygulamada 250 adet peteğin eritilebildiği ifade edilmekte.


Burada sıcak su ile posalarıyla birlikte eriyen petekler sıvı hale geliyor.



Ana parçalardan olan ortası delik sabit dip kısmının altına bal tenekesi konuyor.


Balmumlarının ayrıştırılacağı ana kazan. Alt kısmı ve komple civarı delikli bir kazan.


Kazan sabit dip kısmının ortasına oturtuluyor. Bu kazanın içerisine soğan çuvalı olarak bildiğimiz renkli delikli çuvallardan bir tane dip tarafa seriliyor.


Daha sonra eriyen peteklerin eriyiklerinden yaklaşık 5 kg. kadar bu çuvalın üstüne dökülüyor. Mumun üstüne tekrar çuval konuluyor. Tekrar mum dökülüyor. Bu işlem 7-8 çuval olana kadar tekrar ediliyor. Bu esnada mum aşağıdaki tenekeye dolmaya başlıyor. En üst bölüme son çuval konuluyor ve...


Aletin sıkıştırma işlemini yapacak pres bölümü takılıyor.


Peteklerin eriyiklerinin bulunduğu bölüm sıkıştırılarak mumlar ayrıştırılıyor.


Tenekeye süzülen mumlar ve sulu bölüm daha sonra daha büyük su dolu kazana dökülüyor.


Sonunda saf balmumu üst kısımda toplanıyor.


İlk etapta çekincelerim olduğunu kendilerine ilettim. Ancak kış mevsiminde uygulama imkanı olmadığından, ileride ayrıntılı uygulama fotoları göndereceklerinden bahsettiler.


Kesinlikle mum kaybı olmadığından ve 1 kişinin bir günde 2000 peteği bile çok rahatlıkla eritebileceği söyleniyor.


Bu yazı ile ilgili finalde yazacağım konu ise ; her yıl sonbaharda mumları ayrıştırırken bu tür bir sıkma aparatı yapmaktan bahsederiz dayımla ve sonuçta diğer yıl aynı muhabbet...


Bir türlü yapamadan mumları ayrıştırırız. Bu tür aparatları kullanarak hem mum kaybını önlemek hem de az işgücü ile çok iş yapmak mümkün.


Bu paylaşımı için Sn. Hasan Gültekin'e teşekkürler ediyoruz.

Etiketler: ,

09 Ocak 2008

Yanılmamışız.

Bursa'da III.Marmara Arıcılık Kongresi esnasında açılan standlardan hemen hemen bir çoğumuzun ilgisini ahşap kovanların bulunduğu stand çekmişti.

Özellikle bizlerin genelde gündemde tuttuğu ve bahsettiği özellikleri taşıyan kovanları görmek ve üretenleri ile sohbetler edip; ayrıntılar almak mutlu etmişti bizleri.

Aydın / Kuyucak'ta arı kovanı imalatı yapan Yıldız Kardeşler Kovan bizlerde olumlu intibalar bırakmıştı.

İşçilik ve standardizasyon konusunda da çok iddialılardı.


5'li küçük kovanlarda hepimizin ilgisini çekmişti. Tüm kovanların fiyatlarını sorduğumuzda ise, aldığımız cevaplar piyasa fiyatlarında idi. Fakat işçilik ve kalite farkı hemen göze çarpıyordu.

Bu dağ tipi denen kovanda bir çok sohbetimizde geçen bir çeşitti. Bir çok amaca yönelik olarak kullanılabilirdi.


Peki bu izlenimi nasıl edinmiştik.

İlhan Yıldız bey, üretimin başındaki büyük usta. Standarta bağlılık bence arıcı olması ile alakalı.

Oğlu Gökhan Yıldız ise sistemi yürütecek ve bu sektöre uzun yıllar hizmet edecek izlenimini verdi bizlere.

Bu yazdıklarımızı kongre sonrası aramızda sohbetlerde konuşurken birden......

Bizim Enarıcı ağabeyimizden bir haber....

Haberin ayrıntısı için resmi tıklayınız.

Bu haber sonrası şüpheler oluştu tabi ki ve bu olay tam küllenmişti ki...

Haberin ayrıntısı için resmi tıklayınız.

İlk haber sonrası Gökhan Yıldız'ın yorum bölümüne yaptığı açıklaması.

"Merhaba Ali Bey. Ben Gökhan Yıldız. Yıldız Kardeşler arı kovanı sanayiden. Umarım iyisinizdir. Öncelikle teşekkür ederim, kovanlarımızın güzel olduğundan bahsetmişsiniz. Hatamızın olduğunu da yazmışsınız. Bana mail gönderdiğinizi yazmışsınız fakat mail adresime sizden herhangi bir şey gelmedi. iletisim@yildizkovan.com adresini kullanıyorum. Öncelikle bir ara maliyet düşürmek için OSB kullandık. OSB aldığımız firma bize neme ve rutubete dayanıklı olduğunu söyledi. Ama olmadığını gördük. Ve şu anda o kısımları da eskiden olduğu gibi ağaçtan yapıyoruz. Sanırım siz 5 kovan almıştınız. Eğer bana adresinizi yollarsanız hatamızı düzeltmek isterim. Ayrıca endüstriyel boya altına bezir yağı atıyoruz. Bezir yağını inceltmeden sürüyoruz ve boya tam olarak emişmediğini fark ettik onu da düzelttik. Eğer siz ve diğer arıcı dostlarımız bize fikirlerini eleştirilerini ulaştırırsa daha iyisini yapmak için elimizden geleni yaparız. Umarım önümüzdeki yıl tüm arıcı dostlarımız için güzel bir yıl olur. Saygılarımla..."


Yıldız Kardeşler Arı Kovanı İmalatı İnternet Adresi

Kongrede edindiğimiz pozitif izlenimler sonrası ve bu olayın tekrar tüketici lehine düzeltilmesi gerçekten çok sevindiricidir.

Bu tür yazıları hak ettiklerini ve bir örnek olması amacıyla bu yazıyı kaleme alma ihtiyacı hissettim.

Bugünlerde yeni yaptırdığı kovanlarını boyamakla meşgul olan dayımın bu kovanlarla ilgili kongre sonrası bir ifadesini sizlerle paylaşayım.

"Hiç uğraşmaya gerek yok. Çok güzel kovanlar."

Ayrıca Gökhan'a...

Kongrede "Abi sana fotoğraf gönderecektim ama bir türlü gönderemedim. Mutlaka göndereceğim" demişti.

Atölyede babasının kullandığı boş kovanlarına oğul gelip, girmiş ve fotoğraflarını çekmiş. Bu fotoğrafları hala bekliyoruz bakalım...

Etiketler: , ,

Çok İyi Bir İş Yapmışız...


Her akşam balkondakilere şöyle bir merhaba demeden olmuyor. Bu akşamda baktım ki tam salkımdalar. Hemen kapattım.
Hemen içeriye salkım fotoğrafı çekeyim diye girip makineyi alıp çıktım.
Tekrar açtım ki hareketlenme başladı hemen.
Hemen bir aşılama olmadan çekeyim dediğimde bu görüntüyü yakalamışız. Salkıma niyet, kime kısmet.
Ayrıca bugün toplam 11 adet işçi arı koloni yanında yer alan mezarlıkta defnedilmek üzere balkon zemininde yerlerini almışlar.
Defin görüntülerini de bilahare paylaşırız.

Etiketler: ,

07 Ocak 2008

Gizli Şehir Arıcısından Gizli Kışlama

Gizli şehir arıcısı Sn. Kenan Serttaş'ın kışlatılmış kolonileri...


Şehirde arıcılık için, az yerden çok fayda sağlamak gerekiyor. İnsan yerleşimi için apartman sistemi doğmuş yerleşim alanlarının merkezlerinde. Aynı yöntem kovanlarda da uygulanmış. Katlı kışlama sistemi tercih edilmiş. Ama her seferinde sızlanıyor arıları kontrol edememekten. Gerçi kışın arı kontrol etmeyi bırakın yazın bile etmiyor ama.

Bu kovanların 2 kat dizilmesinin sebebini takip eden arı dostları bilirler.

Matemetiksel bir işlem uygulamıştık zamanında bu arılıkta. Tek sıra sığacaktı ne güzel aksi halde bu sundurmaya.

Güya bu sundurmayı genişletecekti. Sundurma genişletilmedi ama bu yıl çözüm, kovanları 2 katlı yapmakta bulundu. Çok merak ediyorum baharda ne olacak.

Bizim köye de getirip koyamaz, 1 yıl hak mahrumiyeti cezası var. Tahkime başvuracakmış bakalım artık ne olacak?

Etiketler: ,

06 Ocak 2008

Kar, Kardelen ve Arılar

Kar yağışı sonrası haftasonunu fırsat bilerek arıları dolaşmaya gittik. Herkese selamları var...

Fotoğraf makinesi bugün Kardelen Hanımda... Ben kovan uçuş deliği önündeki cenaze işleriyle ilgilenirken çekmiş...

Örtü tahtalarının üzerindeki besleme kutularını kontrol ettik. Aynı zamanda "Islanan gazete var mı?" diye baktık. Kar yağışına rağmen negatif bir durum yok.

Geçen hafta bizim profesör Sn. Yusuf Gürbüz arılığa gitmiş ve bu koloninin çok uçtuğundan bahsetti. Keklerini de besleme kutusunun çıkış deliğine koymuş. Arılar oradan tırtıklıyorlardı. Yeni donmuş bal ikmal yaptık ne olur ne olmaz...

İllaki rahatsızlık vermek lazım. Bu sefer kıyıdan açıp baktık... Hemen kıçlarını kaldırıyorlar.Bir tanesi fırladı hemen parmaktan öptü. Oh beee şükürler olsun. Uzun zamandır şarj olmamıştık.


İşte gece sıcaklığı -7 Cº olunca çok normal tabi ki karın erimesiyle süzülenin donması...


Kardelene muhabbet çıktı işte...

Arılar savulun bakayım...
(Nasılsa yoklar ya şimdi. Baharda hiç kusura bakmayın maskesiz gelmem buraya)

Etiketler: , ,

05 Ocak 2008

Balkon Sefası

video

Hava sıcaklığı çok düşük olmasına rağmen arılarla haşır neşir olmak ne güzel.

Etiketler: ,

04 Ocak 2008

Kosova'daki Davetsiz Misafir

Aslında yeni yıldaki yazılara amatör ana arı yetiştirme yazıları ile başlayacaktık. Yazıların hepsi taslak olarak hazır ama dışarıda kar olunca pek canımız istemiyor "Yazıyı yayınla" tuşunu tıklamayı...

Esas konumuza dönelim... Kosova'daki arıdostu arkadaşımız Fatih'i bir çoğumuz tanırız.

Fatih yeni yılın ilk ışıkları ile Msn'den bu yazıyı gönderdi.


"iyi aksamlar halil abi yeni yilin mutlu olsun komsu arnavut koyden bir arici aksam bana gelip ariliktaki bir kovana fare girdiginde suhpelenmis ve icerden garip sesler geldigini soyledi bizim burda sabah kar yagisiyla uyandik yaklasik 20cm kar var havada sogumaya basladi bu durumda nasil bir onlem alacagini sordu bende kovani ilik bir odada acip kontrol etmesini soyledim sence baska bir cozum varmi"

Bende arıların soğuk ile sorunları olmadığını ve açıp kontrol etmelerini, eğer zannettiğimiz gibi ise daha büyük zarar vereceğinden bahsetmiştim.

Soğuk görürse en fazla biraz balı tüketir. Açıp bakın ne olacak ki dedim.

Ertesi gün tekrar Msn'den mesaj...

"iyi aksamlar halil abi komsu koydeki aricinin arisina fare girmisti gidip bizzat kontrol ettim yaklasik 6-7 kilo bal yemisti fare 5 cercevedeki balli mumla birlikte yemis resim cektim ama bilgisayara aktaramiyorum aktarir aktarmaz sana yayinlaman icin gonderecem"


İşte durum bu şekilde imiş....


Arılar salkımda hala...(Bizi sokacaklarına gidip fareyi soksalar ya..)

Arıların akıbetini tam öğrenemedim, öğrendiğimde paylaşırız... (Arılar yaşıyormuş. Sorun yok...)


Oh ne güzel işte. Hazır balmumu kırıntılama makinesi...



Arkadaşın resmini göndermemiş ama pek küçük birisinin yapacağı iş gibi durmuyor.


Her yerde kar ve yerlerde petek kırıntıları...

Arılıklarda bu anlamda tedbir alınması gerektiği çok açık biçimde görülüyor. Yerden yüksekte ve giriş delikleri daraltılmış durumda..



İşte Fatih'in kendi arılığından karlı bir görüntü.

Paylaşımı için Kosova'lı Fatih'e teşekkürler ediyor ve arıları bu duruma maruz kalmış Arnavut amcaya geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

Etiketler: