Bahar Bize Gelmiyorsa, Biz Bahara Gideriz.

Tam arılıktan bizim arıları sardık Yusuf abi bağırıyor. "Problem var Halil."
Yani öyle bir söylüyor ki tamam yollar kapalı hiç gidemeyeceğiz. Problem başka imiş, ekibin diğer elemanları Sn. Birol Doğantemur ve Sn. Gürbüz Mozak birlikte Yusuf abinin arılığa gelecekti. Birol abi arabasını sanayiye bırakmış ve dolayısı ile Gürbüz abiyi ben alacakmışım. Probleme bak. Eskişehir'de ilk kez gezginci arıcılığa gidiyoruz bismillah problem mi olurmuş.
Hemen yolumuzun üzerinden Gürbüz abiyi alıp doğru Yusuf abinin arılığa. Biz gelene kadar Yusuf abi ile Birol abi evden Çiftleştirme kutularını da sarmışlar arabaya.
Başladık arıları arabaya vermeye. 4 kişi olunca tıkır tıkır oluyor işler. Bu seferde meraklı ruşetin birisinden arılar kafalarını çıkarıp " Abi nereye gidiyoruz nolur söyleyin! " demezler mi. Arabanın üzerindekilerde hiç arıdan korkmuyor ya.. Dans etmek lazım ama yerleri dar. Zaten ekibin arı dansını en iyi yapanlarını biliyorlar arılar. Birol abi ile biz hiç dans etmiyoruz nedense. Gerçi öğleden sonra biraz dans ettirdiler bana ama.
İşte yükleme tamamlanınca final fotoğrafı. Haydi bakalım hayırlı yolculuklar.

Ya biz nereye gidiyoruz. Eskişehir soğuk diye vadiye kaçıyoruz ama her yerde kar var...

Vadiye inişe geçiyoruz.... Ama kar hala devam ediyor. Ormanlar başladı artık. Bu bölge Eskişehir'e çok yakın olmasına rağmen, çok uzun yıllar burada yaşamış insanlardan burayı görmemiş olanlarından getir buraya bırak burası Eskişehir diyemezler.

Sarıcakaya'ya 10 km. kalınca artık kar bitti. Güneş sıcaklığını arabada daha da hissettiriyor.
Bir çok kişi bahçelerde, çiftliklerde çalışmaya başlamış bile.

Ağaçlandırmak lazım her yeri ama her yeri. Başka yolu yok bu işin. İşte orman içinde yol katedişler bile huzur verici.

Mayıslar köyüne çok yaklaştığımızda çok büyük bir arılık.
Halil hocanın arılık diyorlar ama kendisi ile yakında tanışmayı planlıyoruz. Dönüşte arılıktaydılar ama vakit kalmadı uğramaya. Esas ilginç bir ayrıntı. Yine birlikte uzun yıllar çalıştığımız ve emekli olan ve geçtiğimiz yıl arılığımızı da ziyaret etmiş olan Hüseyin Kamil Ünlüer' e ait arılarda bu arılıkta. Uzun saçlı genç emekli arıcı abimi merak ediyorum.

Mayıslar köyüne ulaşıldığı zaman olay bitiyor. Vadiye iniş tamamlanmış oluyor. Sakarya nehri seviyesine inildiğinde iklim direk Antalya gibi.


Bu nehrin üzerinde Yenice Barajı ve Hidroelektrik Santralı olduğundan elektrik üretimi yapılmadığında, nehir suyu bu şekilde az oluyor. Bir zamanlar bu nehirde avladığımız balıkların dili olsa da konuşsa... Ah sarı sazanlar, ah dargınlar ve ah azman sarıkanatlar. Arılara bulaştık balık işi askıya alındı. Başka sebepleri de var tabi ki can dostlar başka şehirlere bizi bırakıp gittiler ekip bozuldu.
Varış anı. Biz daha önceden girdik bölgeye ve gelişlerini resimledik.
Burda da olayın bittiği an. Koloniler indirildi. Alana yerleştirildi. Malzemeler toplanıyor. Birazdan kahvaltı yapılacak.
Şefin koloni en başta ve diğer bölümde Yusuf abinin arılar ve tam karşıda Çiftleştirme kutuları.
Haftaya Birol abinin kovanlarına da yer ayarlandı. Bir kaç formül var. Bizim arıların yanına devam edilecek. Ya da kullanılmayan su kanaletleri var. Onun üzerine konulacak. Bu şekilde sehpa olayı da olmayacak ama bu seçenek pek uygulanabilir durmuyor.
Bu çiçek ise bize özellikle gönderilen çiçek resimlerine nispet olsun diye çekilmiştir.
Sonuç olarak, bulunduğumuz yere bahar gelmiyorsa ki gelmiyor o zaman biz bahara gideriz.
Hem de çok güzel bir ekip ile.
Bu ekibin içerisinde bulunmaktan gerçekten çok mutluyum.
Bu bahar çok güzel haberlerle sizlerle olacağımız içinde ayrıca sevinçliyiz.
Kışın ortasında bizlerden haber isteyen arı dostları buyurun işte sizlere haber. Ancak hemen tüketmeyin sindire sindire okuyun ve seyredin. Haftaya kadar hiç bir şey yok.
Etiketler: Arıcılık Etkinliği, Gezginci Arıcılık, Kışlama, Çiçekler


















































