Arıcılık maalesef tedavisi olmayan bir hastalıktır ve bulaşıcıdır.

Arıcılık ile amatörce veya profesyonelce uğraşan , merak eden veya uğraşmak isteyen herkesi ; bildiklerini paylaşmaya davet ediyoruz. Sizin uyguladığınız ve size normal gelen bir uygulama başkaları için gerçekten çok ilginç ve bilinmeyen olabilir. Konseptimiz çok basit... Bildiğini saklama ve Türk arıcılığına dolayısı ile vatanına hizmet et... E-mail & Msn : halilbilen2@hotmail.com

Yayınlanmak üzere arılık / arıcılık fotoğraflarınızı gönderebilirsiniz.

free html hit counter
View My Stats

29 Haziran 2008

Bursa/Karacabey Pazar...

Güzel bir Pazar sabahı planladığımız bölge gezisine ilk olarak Karacabey Boğazköy ile başladık.

Boğazköy'de nektar akımı azalmış olacak ki, uçuşlar sabah iyice az idi.

Öğleden sonra dönüşte kontrollerini yaptığımızda durum, buradan çıkmayı gerektiriyordu.Daha sonra diğer arıların bulunduğu Kurşunlu bölgesine hareket ettik. Burasının rakımı çok daha yüksek olduğundan burada durumlar daha iyi idi.


Şimdi bu ıhlamur ormanlarını Yusuf abi görürse hemen ekibi toplar ve arılar doğru Ihlamur'a...


Dayımın arıları ile birlikte arıları bulunan ekip, bugün bal sağımını gerçekleştirdi.

Tabi ki bu plansız kontroller iyi oluyor.

Dayımdan geçer not aldılar ki notu pek kıttır.

Şubat ayından bu yana yapılan tüm çalışmaların karşılığı olarak, dinlendirme kabına süzülen bal damlacıkları...

Ekipte bulunan ve "Acemi arıcıyım ben" diyen Mehmet abi'ye ne olduysa ve kimden bulaştıysa geçtiğimiz gece sabaha karşı 05:00'da blog kurmuş.

Paşalı Arıcı Mehmet'in blogu için Tıklayınız.

Resimleri dayımın blogtan aldığını anlatınca, dayımda Msn'den resim paylaşma dersini veriyor...

"Şimdi ben seni eklerim ve sende kabul et... Resimleri ben atarım sen alırsın.."

Ben ise sadece seyrediyorum bu durumda .. Zaten hiç anlamadığım konular.

Kimisi bal hasat ediyor, kimisi resim paylaşıyor.

Arıcı mısınız yoksa magazinci mi ?

Yukarı bölümdeki arılarda durumlar daha iyi...


Bal süzme ekibi kalabalık...

Çay keyfi...

O kadar yüksek meyilli çıkışı var ki arıların bulunduğu yerin, bizim araba bile zorlandı.

Arka planda deniz görüntüsü ise insanların seçimlerini sorgulamasına yol açıyor.

Günlerden Pazar olunca sahilde bir sürü insan ve bizler dağda arı başında..

O kadar sıcak ve kestanede çalışan arının sokması sonrası verdiği acı...

Deniz mi, Arı mı?

Önce Arı, işler bitince Deniz...

Olaya kendimizi bu şekilde inandırdık mı olur...

Kurşunlu Limanı...

Hava sisli olduğundan gözükmüyor ama açıkta İmralı adası...


Öğleden sonra aşağıdaki arılarında kontrollerini yaptıktan sonra, arıların getirileceği yeni yerin temizlikleri için Umuteli Köyüne uğradık.

Bölgede ayçiçeği açmaya başlamış.

Merada ayçiçeği yanında Mor dikende açmış durumda.

Üstelik çok yoğun olarak...

Arılarda ziyarete başlamışlar.


Akşamüstü ise çiftliğe akşam yemeği için gittiğimizde biraz dolaştık ve karpuzların büyüdüğünü gördük.

Şeftaliyi kendim için yememiştim ama yakında karpuzları direk kendim yiyeceğim.

Etiketler: , ,

Bursa/Mustafakemalpaşa Cumartesi...

Haftasonu Mustafakemalpaşa'da etkinliklerdeyiz.
İlk işimiz dayımın merkez arılığının bulunduğu çiftlikteyiz.

Körükçüsünün getirdiği Dağ Güzeli analarının kolonilere verilme töreni icra edilecek.

Geçtiğimiz günlerde verilen Dağ güzelleri çok güzel yumurtlamışlar...

Diğer arıları Ihlamur ve Kestane'de olduğundan merkez arılık tenha bugünlerde...

Çiftlikte arıcılık faaliyetleri yanında, az da olsa tarımsal faaliyetler sürdürülüyor.

Bu kabakları çekmemin sebebi ise Adige Fatih...

Adige bu sefer kabak tohumlarını unutmamak için cep telefonunun hatırlatmasını kurdum. Pazar günü 16:00'da çalacak.

Not ise şöyle...

"Adige için Kabak çekirdeği"

Merkez arılıkta ortalık darmadağın...

Gelecek yıl için hazırlanan genç koloniler burada bulunuyor...

İşte dayımın tekniklerinden bir tanesi...

Bizim tripleks kovanlara benzer bir çalışma ama farklı 2 gecekondu üstüste...

2 farklı ana üst üste farklı 2 kolonide yumurtluyor.

Bugün bu 2 koloniyi birleştirdik.



Bunlarda dayımın klasik sepetleri...

Hala vazgeçmiyor bakalım...

Getirdiğimiz dağ güzelini verdiğimiz bir kolonideki diğer anayı ise Eskişehir'e doğru gezmeye götürüyoruz. Burada sıcacık yerde kışı bende çıkarırım. Gelsin de bakalım Es-Es'te görelim ne yapacak?



Koloni kayıt sistemi....

"Halilin ana... 28 Haziran"

Hepsi bu işte kayıtın...

Yeter de artarmış bile...



2 katlı birleştirilirken belki de ders niteliğinde şeyler gördük.

Hemen eski koloninin üzerine soğan çuvalı...

Üstteki koloninin anası da Es-Es'e...

Üzerine bir ilave ve ilavenin ön tarafı biraz açık bırakılarak, diğer kolonideki çerçeveler bu ilaveye toplanıyor...

2-3 gün sonra ortadaki çuval kaldırılarak birleştirme tamamlanacak.



Getirdiklerimizin karşılığını fazla fazla aldık..

Hatta daha sonra 1 tane daha ilave ettik.

2 getir, 3 götür..

Kendim için değil bu görüntüler. Tamamen sizler için...


Kendim için yiyorsam ne olayım...

Gömlekteki tere bakın.

1 şeftali yemişiz çok mu?

Çileklerin son zamanları artık ama onlardan da tattık.


Oğul vermiş bir sepetin genç anasının yumurtlayıp, yumurtlamadığı kontrolleri çok zor.
Bu tür sepetlerde takip yapılmaz ise de yalancı ana ile karşılaşma riski çok büyük.
Ancak yumurta alanı çok net olmadığından kolay olmayan bir işlem...


Ancak teknolojiyi her yerde kullanmak lazım. Bende bastım deklanşöre..

Yavruyu kapatmış bile...


Geçtiğimiz yıl damlarda ben gezerken burada fotoğraflarım vardı.

Bu yıl yine damdaki kovanlara oğullar girmiş.

Oğul çok olunca, damdaki kovanlarda çoğalmış bu yıl.

Öğleden sonra Ada bahçe ve koloniler.

Ada bahçede bulunan arıların kontrollerini yaptık. Bölgede bal akımı iyice azalmış...



Eskişehir'e göre yaklaşık 15 günlük fark genelde görüldüğünden bizimde az bir zamanımız kaldı gibi..



Ancak Eskişehir'den gelen haberlere göre, bizim ekip bu gecede Gürbüz Mozak abinin arılarını Tandır köyüne götürüyorlarmış...



Bu sefer yırttık bakalım arı taşımaktan.




Ada bahçelerinde bulunan çiftliğin giriş kapısı...


Biraz Nasreddin Hoca durumu var bu tür kapıların. Ancak bu yapıların yapıldığı yıllarda, insanların mülke saygılarını anlatmaya bile gerek yok.



Çiftliğin 4 tarafı açık olmasına rağmen bu tür yapının bulunması, çiftliği güvenli kıldığı yıllardan kalma bir yapı. Dayımdan aldığımız bilgiye göre bu yapının yaklaşık 150 yıllık tarihi varmış.


Ancak kirişlerin bir çoğunda hiç bir bozulma mevcut değil.




Öğleden sonra Şenol Zihni hocamızın çiftliğine ziyaretine gittik.



Şenol hocam koloni sayısını birkaç kez katlamış. Bu görüntüler bizi çok sevindirdi.



Ancak çok fazla arı çoğaltma faaliyeti sonrası bal derleme faaliyetlerinde aksamalar yaşanması çok doğal...



Şenol hocamın Haydutu... Çiftliğin tam ortasında güven veren bir tavır sergiliyor.

Şenol hocam arı çoğaltma faaliyetlerinde aldığı pozitif notları, Şeftali yetiştiriciliğinde biraz kırdı...

Dayım çok sık bırakılmış ve dolayısı ile küçük kalmış meyvelerde nasıl bir işlem yapılması gerektiği hakkında bilgiler veriyor.
Ancak sonradan öğrendik ki hanımefendinin bu meyvelerin seyreklenmesine gönlü el vermiyormuş.
Çok güzel dolu dolu bir Cumartesi günü geçirdik.
Pazar günü daha güzel yerlerde bulunma azmi ve kararlılığındayız...

Etiketler: , , , ,

27 Haziran 2008

Saf Kafkas Yumurtladı.

Çiftleştirme kutularında yumurtlayan analar bir tur yumurtladıklarında bir sonraki tura yetecek kadar işçi arı üretimi gerçekleşiyor.
Ancak bazı kutularda mevcut bir hayli çoğalmış ve artık bu kutuları doldururken aldıklarımızı geri iadelere başladık.


Toplam 3 küçük çerçeve bulunmasına rağmen döngü kurulduğunda işler yoluna giriyor...

En heyecanlı anlardan bir tanesi de meme verilmiş kutuların zamanı geldiğinde kontrollerinin yapılması....

Eğer düzgün açılmış bir meme varsa ana bir yerlerde geziyordur.

Artvin'den gelen Saf Kafkas anamızı çıkartmışlar ve yumurtlamaya başlamış...

Ancak kovanı açmadan dua okuduk haliyle...

Yüksek meblağlı edinilen analar için dua okumak gerekiyor.

Bir tur hiç olmazsa Kafkas yetiştirmeliyiz.

Yumurtlama performansının Sonbahar'da düşük olduğunu artık biliyoruz ki bizler için bildiğimiz bir aksaklığı gidermek kolay.

Bal zamanı yüksek performansları ise en büyük özellikleri...

Bal zamanına güçlü sokabilmek içinde yapılması gerekenleri bildiğimize göre, Kafkas F-1 analı bir kaç koloninin zararı olmaz...

Çok ilginç bir ayrıntı ise, Birol abide bulunan Kafkas F-2'lerin yüksek performansları...

Etiketler: , ,

24 Haziran 2008

Yakında Uzaya Arı Gönderirler !

Çok uzun zamandır gündemde, janter için uygun bir kovan yapılması konusu vardı.
Vadiye yaptığımız yolculuklarda hep bu tür tasarımlardan söz ediliyordu.
Bu düşüncelerden bazıları hayata geçiriliyor.
Janterde damızlık anayı öldüren bir ekip liderinin bu tür işlere kafayı yorması bizim avantajımıza tabi ki...
Olay tamamlandığında biz hazıra konuyoruz...

Gelelim projeye...

Janter ebatlarında çerçeve ve bu çerçevelere uygun bir kovancık yapılması işlemi Elmadağ Arıcılık Uygulama, Araştırma ve Oğul Toplama Merkezi tarafından gerçekleştirildi.

Kovan Eskişehir'e gelince uykusu kaçan Yusuf abi gece 2' de gelen kovanı, büyük kovanla entegre çalışmalarını sonlandırmış...

Yapılan çalışma ile normal bir kovanın üst örtü kapağı ölçülerinde bir kontraplak malzeme ile küçük kovancık birleştirilmiş.

Bu arada bende bu akşam Yusuf abinin arılığına gidince, projeye bir katkı olması açısından beyin fırtınası yaptık ve olumlu karşılandı.

Hemen bu katkı yerine getirildi.

Konu şu; bu küçük kovancık, kovanın üzerine konduktan sonra, boş bir ilavenin kovanın üzerine konulabilmesi, hem dış etkenlerden korunma, hem de görüntü farklılığını ortadan kaldırması açısından iyi olacak... Bunun için küçük bir modifiye yeterli olacaktır.

Hangi kovandan ana üretilecekse, o kovanın hemen üzerine getirilecek ve kovanın anası üstteki küçük kovancıktaki jantere konulacak... Kovancığın alt tarafına da ana arı ızgarası takılarak, yumurtlama sonrası ananın janterden salınması ile kovancıkta çalışmasına devam etmesi için düşünülmüş.

Janterde anayı yumurtlatmanın sağladığı avantajları artık biliyoruz ki en önemlileri, larvanın hiç zarar görmemesi ve anaların aynı günde doğacak olmaları...

Bu ve benzeri projeleri çok fazla dinliyorum ki, içimden hep diyorum...

Yakında Uzaya Arı Gönderirler !

Etiketler: , , ,

Deneme Başladı...

Cumartesi geceyarısı otogardan aldığımız Carnica anayı Pazar günü vermiştik uygun bir teknikle...

Bugün akşam kontrol edildi.

Ana kafesten çıkarılmış ve yumurtlamaya başlamış...

Bende güzel haberi Behlül abiye verdim. Bundan sonra bu ananın durumu takip edilecek.


Arılığa gelmeden önce Yusuf abinin yanına uğradım...

Lider tarafından organize edilen proje kapsamında Pazartesi akşamı Saf kafkas ana gelmişti ...

O anayı alıp, doğru arılığa...


Bu anayı da verdik uygun bir koloniye...

Carnica yumurtlamaya başladı ama sıra Saf Kafkasta.

Kafkasa baktım kovana girince kafeste saf saf geziniyordu.

Etiketler: ,

22 Haziran 2008

Misafirler

Pazar günleri yarım kalan işlerin tamamlanması açısından verimli geçiyor.
Dün gece maceralarından sonra öğleden önce yine arılıktaydık.

Güçlü kolonilerin (Tripleks) 2. katları, yani orta kat kontrolleri koloninin geneli hakkında bize güzel referanslar veriyor.

Yavrulama faaliyetini bu orta katta sürdürülmesi için yönlendirmeler yapıyoruz. Kuluçkalıkta bal ve polen blokeleri oluşmaya başladı.

Özellikle açık yavrular bu katta olduğundan oğul meyili olup olmadığı anlaşılabiliyor.

Kuluçkalık, anormal bir durum görülmediği sürece hiç kontrole bile gerek duyulmuyor.

Ancak orta kat duvarlarında acaip durumlar oluşuyor.

Aceminin kabarttığı duvar böyle oluyor işte... Sanki başka petek yok gibi, tüm balı 1 çerçeveye sığdırmaya çalışıyor.

Aynı çerçevenin arka yüzünde ise bir problem gözükmüyor.

Bu durumda olan 2 duvar çerçevelerini bu koloniden aldım.

Diğer bal stoğu daha uygun koloniye verdim.

Bu koloniyi rahatlattık biraz.

Aslında yavaş yavaş hasada hazırlansak iyi olacak...

Bugün misafirlerimiz vardı.

Muğla'dan bölgemize gelen Katip abi ve Devrim.

Bölgemize geldiklerinde arılarını indirmeye ekip olarak gitmiştik.

Bal merası kontrolüne çıkmışlar yaya olarak ve yolları bizim oraya kadar düşmüş...

Katip abi ile Devrimin şu anda yaklaşık 400 kolonisi mevcut.

Bizim arıları kontrol ettik ve notumuzu aldık.

Bizim bölgede gelen balın sebebini, yaya olarak geldiklerinden açıklayabiliyor.

Dere kenarında çok çeşitli çiçekler varmış.

Hatta daha yeni açıyorlarmış.

Katip abiler araziyi gezip, genel durum hakkında görüş bildirebiliyorlar.

Bizim oradan çok daha iyi burası dedi ve son noktayı koydu.

Bugün yine tripleksler oluşturuldu. Aslında tripleks oluşturmak çok güzel ama kılavuz petek yetiştirmek mümkün olmuyor.

Diğer kolonilerde kabartılmayanlardan biraz toparladık ama yine bitti...

Akşam üstü tekrar kılavuz petek bağladım.

Katip abiler hasada gelecekler kısmetse...

Ayrıca diğer 33 nolu misafiri koloniye verdim...

Hem de garantili ana kabul ettirme tekniği uyguladık.

3 katlı kovana kapıdan salıverdim dermişimmmmm.....

Etiketler: , , ,

Ne Söylesem ki!

Haftasonu genel kontroller yapılıyor. Arılarda her şey yolunda ama diğer durumlar için ise;
"Ne söylesem ki!"

Yeni kabarttıkları çerçevelerde hem yumurta düzeni hem de kemerin balla doldurulması zevk veriyor.

Ancak bazı çerçevelerde bal kemerleri çok fazla şişiriliyor.

İlavelerdeki bu beyazlık hiç bitmesin demek geliyor içimizden ama...

Duvar çerçeveleri sırlamaya başladılar artık...

Kontroller yapılırken cep çaldı...

"Akşama düğün falan yok değil mi?"

Allahtan IQ yüksekte...

Bu sorunun altında yatanı anlamaya ne var.

Geçtiğimiz hafta Birol abinin arılarını benim arıların yanından aldıkları gün, yine plansız bir hareketti. Ben bir etkinlik dolayısı ile katılamamıştım ekibe ya...

Klasik lider tavrı.

"Akşama düğün falan yok değil mi!"

Allahım bu soru sonrası gelecek olanı biliyorum işte.

"Hayırdır!"

"Benim arıları Birol'un yanına Tandır'a götüreceğiz."

Allahım akıl fikir ihsan eyle...

Ekip önceden kumpası kurmuş bile...

Bizde geldik akşamüstü ve yeni bir macera başlıyor.

Yusuf abinin arılıkta bulunan buzdolabı.

Çok güzel malzeme dolabı olarak iş görüyor.

Çin kaşığı nasılda bağırıyor buradayım diye...

Polen kutuları toplanıyor ve polen girişleri, polen bölümünü kapatan ahşap malzemelerle tam sürülmeden kapatılıyor. Arka kısımda kalan boşluk havalandırma için imkan yaratıyor.

Artık 3 katlı kovanlara alıştık ama bu kadarına da pes doğrusu...

4 katlı kovan taşınır mı?

Bu ekip taşır işte...

Erkek arı kapanları temizlenmiş...

Bir miktar varroa mücadelesine yardımcı oluyor ama tek başına mümkün değil.

Sehpalarda yüklendi ve yolculuğa hazırız.

Önceden otlar biçilmiş ve düzenleme yapılmış.

Arılar indirildi ve polen kutuları tekrar takılıyor.

Körük yakılıyor...

Kafa lambaları çok güzel iş görüyor..

Birol abi Kilis'e görevli olarak gitmişti geçtiğimiz günlerde ve tüm ekibe almış bu başlıklardan. Önceden pek anlamamıştım ama bu lambalar kafadan hiç çıkmıyor artık bizim.

Yukarıda bahsettiğim ahşap parça çıkartılıyor ve kovan açılmış oluyor.

Bu işleri yaparken cep yine çaldı..

Arayan Arif Uysal abi...

"Abi neredesin?"

Allahım Arif abi akıllılarla uğraşıyorum deyip olayı anlatınca...

Kendisi emaneti aldığını ve arabanın 23:00 Bilecik'ten hareket edeceğini söyledi. Hemen hesap kitap biraz zor yetişiriz ama...

İş bitti Tandır'da ama... Çadırda gece gece çay demleniyor ve kahvaltı hazırlanıyor.

Köyde ikamet eden Cevdet amcadan çadırda kahvaltı eşliğinde ayı maceraları...

Geçtiğimiz günlerde birisinin 5 kovanını birden aynı gece götürmüş ve çerçevelerin hepsi pırıl pırıl..

Yine ayı ile karşılaşan çobanın meşeye çıkışı...

Çobana yaptığı eleştiri de çok güzel...

"Ayıdan kaçmak için meşeye çıkmış... Eğer ayı sana saldıracaksa zaten senden önce çıkar meşeye seni bekler."

33 bende artık...

Gece 01:00 Otogar...

Emaneti aldık.

Zaten bu anaların başına gelmeyen kalmadığından ben direk salacağım bir güçlü koloniye ki bu kadar hemgameden sonra bir şey olmaz.

En güzel tarafı ana arının sırtında yapışık duran numarası...

Bu operasyonda o kadar çok aktör var ki ben teşekkürü ortaya atayım da alacak kişi bilir herhalde...

Teşekkürler.

Etiketler: , , , ,

20 Haziran 2008

İlaveler Uymazsa...

Eskişehir arıcılarına hediye edilen demek daha doğru olan koloniye ilavesini yaklaşık 15 gün önce vermiştik.

Akşamüstü arılığa gidildiğinde kapı önünde lay lay lom yapanlar vardı.

Zaten tripleks adayı idi bu koloni.

Ancak bu kovanın sadece 1 ilavesi vardı.

Bizim mezarlıktan uygun ilave bulamayınca başka bir kovana aktarım yapıldı.

Tabi ki aktarımda artan arkadaşlarda kovanın önüne konulan çuvalın üzerine silkelenip, kovana girmeleri sağlandı.

Standardizasyonu sağlamak ne kadar zor işte...

İllaki problem çıkıyor.

Ahmet şef ile beraber en az yarım saatimizi aldı.

Ama ne yapalım bu saatte arı bölecek halimiz yok ya...

Etiketler: ,

18 Haziran 2008

Doğum Günü

Bu akşam doğum günü kutlamaları için arıların yanına davetliydik.
Tarih pek şaşmıyor ki bir çoğu doğmuş.

Birkaç tane de bu gece doğar ve bu tur doğumlar tamamlanır. Bu tur iyice rayına oturdu. Ana arı memesi üretim kolonisindeki memelere bu sefer kafesleme yapacağım büyük bir ihtimalle...

Ayrıca kayıt tutmadan takip etmek mümkün değil. Zaten az bir vakit buluyoruz, bir de kayıt olmazsa vay halimize...

Etiketler: ,

17 Haziran 2008

Acemiler

Kolonilere ana kabul ettirme.....
Evet bazen büyük sıkıntı olur ana kabul ettirmek, üstelik koloni güçlü de olursa...
Anasını bayılttığım güçlü koloniye verdiğimiz ana kabul edilmiş ve yumurtluyor. Güçlü koloniye anayı verebilmek için en güzeli koloniyi komple kovan önüne silkelemek ve oğul gibi içeri girmesini sağlamak. Daha sonra anayı kafeste vermek.
Ancak bölme yapılarak ana kabul ettirmek, daha garantili bir yöntem...
1 çerçeve ballı, arılı/1 çerçeve kapalı yavrulu arılı olacak şekilde 2 çerçeve boş kovana koyduk. Yanlarına fazladan 1 çerçeve arı silkeledik. Bu 2 çerçeve arasına kafeste anayı kek bölümünü açarak verdik.
Bu 2 çerçevenin en dışına bir kılavuz petek atarak duvar yapmıştık.
Bu durumda anayı kabul etmemesi için hiçbir sebep yok.
Bu koloniyi güçlendirmekte sıkıntı oluyor ki zaman gerekiyor.


Bu tür bölmeler için ise, depoda bol bol kovan gerekiyor. Bu bölmeler kışa yetişirler. Diğer kolonilerden küçük takviyelerle güçlendirilirler ki gencecik analar gereğini çok güzel yaparlar sonbaharda...

Kışa girerken genç ana ile girilmez ise, handikap başlıyor daha işin başında...

Sınavları biten acemiler bu akşam gezmeye geldiler.


Memelerin son kontrolleri yapıldı. Tutmayanlar olursa aradan alınıyor. Arıların salkım yaptığı bölgede toplu halde bulunmları çok önemli memelerin. Kuluçka sıcaklığı, diğer yavrularda olduğu kadar ana memelerinde de etkili bir faktör. Bu yüzden tutmayan memeleri salkım bölgesinden uzaklaştırmak lazım.

Şefin koloniye bakmak lazım...

Panayırcılar kasnağı çeviriyorlar. Ama ana arıda kasnağı çevirmiş. Bir güzel yumurtlamış alt kısıma...

Bu çerçeve Bilecik'ten gelen çerçevelerden. Petekler mahmuz kullanılarak takılmış. Bu yüzden tel boyu çok bariz belli. Isıtma yöntemi ile yapılanlarda bu kayıp daha az gözüküyor.

Öğrenciler bu mevsimde kolonileri görünce direk arıcı olmayı akıllarından geçirirler. Ama buraya gelene kadar yapılanlar ise gözükmüyor tabi ki...

Duvar çerçevesi... Tam duvar olmuş. Ama daha sırlamaya pek başlamamış. Bilecik'ten aldığımız ilavelerin yükseklikleri biraz fazla olduğunda çerçeve altlarına bu tür petek indirmeler bolca görülüyor.


Bu çerçeve sonbaharda kuluçkalığa yakışır. Kemeri de dolduruyorlar...

Gerçekten arıcılık tam bir yılı kapsayan, çok dalı olan bir uğraş...

Hedef günleri yaşıyoruz ki gerçekten çok zevkli günler geçiriyoruz.

Bu tür görüntüler, geçmişte yaşadığımız meşakkatları unutturuyor.

Etiketler: , ,

15 Haziran 2008

Arıcılık ve Simetri

Simetri...
Bir çoğumuzun farkında olmadan tutulduğumuz bir tutku.
Her şey düzgün, sıralı ve aynı hizada olacak.
Bu durum arılık düzenlemelerimize bile yansıyor.

Kayıp olan analardan 2 tanesi bugün başka kutularda karşımıza çıktı.
Daha önce Bursa'ya Dayıma götürdüğümüz anaların alındığı kutulara memeleri vermiştik. Dolayısı ile bunları kontrol etmemiştik.

Bugün genel kontroller yapıldı.

Memelerin kesildiğini görmek ilk etapta "Hayırdır" dedirtiyor. Meme kesilmesinin en büyük sebebi, içeride ana faaliyetinin olmasıdır. Yalancı ana faaliyeti hızlandı ise, bu durumda da memeyi kesebilir.
Ama en güzel sonuç, bugünkü gibi ana olması ve üstelik yumurtlamış olması..

Feda olsun meme size...

Ancak bu durum simetri olsun diye yanyana dizilen kutulardan kaynaklanıyor. Uygun şekilde arılığa dağıtılsa bu durumlar yaşanmayabilir.

Ayrıca meme olan bir kutuya aşırı arı silkelenmesi de memenin kesilme sebeplerindendir.

Aslında bu konuyu derleyip toparlamak lazım güzelce...

Devamlılık...

Bugün tüm kutular hemen hemen aynı zamanda çıkacak memelerde donatıldı.

Ancak memeler kutuya girdiğinde, hemen yeni meme üretimi yapmak gerekiyor.

Dün akşam yaptığımız transferler işi bitirmişler.


Ne kadar ayıp.. Bırakın memeleri..

Anasını kontrollerde bayılttığım koloni memeleri basmıştı.

Bu koloniden 3 tane daha koloni böldüm. Kendi memeleri ile sürünsünler biraz...

Ana koloniyi de oğul işlemine tabi tuttum. Yalnız olunca olayı resimleyemedim.

Kısaca anlatayım...

Diğer memeli çerçeveleri 3'er çerçeve arılıkta boş olan yerlere böldüm. Yanlarına ekstradan 1 çerçeve arı silkeledim. Bugün hepsinin meme sayısını 2'ye düşürdüm. Onların işi bitti.

Gelelim ana koloniye...

Hazır ana var nasılsa.. Ana kafese ve üstelik kek bölümünün büyük bir bölümü açık...

Kovanın önüne büyük bir bez parçası serilip, tüm çerçeveler kovanın önüne silkeleniyor ve memeler temizlenip kovana çerçeveler konuluyor.

Oğul gibi kovana giriş başlıyor.

İş bitimi ver anayı tamamdır.

Anayı dün vermiştim bugün çıkarmışlar. Hiç kurcalamadan kafesi alıp, kapattım.

Bazen bal geldiğini nasıl anlarız soruları ile karşılaşıyoruz.

İşte bal geldiği bu görüntü ile anlaşılır.

Çerçevelere üstten bakıldığında bu şekilde beyazlık balın geldiğine işarettir.

Yeni kabartılmış çerçevelere balı stoklayınca görsel olarak çok güzel duruyor.

Etiketler: , ,

14 Haziran 2008

Stok Başlangıcı

Arıların davranışlarını izlediğimizde aslında ne kadarda geleceğe yönelik planlama içinde olduklarını çok rahat görürüz.
Bu planlamayı görüp, zamanında tedbir almayan bizler, bugünlerde harıl harıl daha önceden yapılabilecek işleri yapmaya uğraşıyoruz.
Bugün bir sürü petek hazırladım ama stok yapamadık yine.
Gitti hepsi.
Gelelim arıların bu davranışına...
Nektar gelişi hızlandığında öncelikle kemer denilen bölgelerini dolduruyorlar peteklerin.
Özellikle yeni kabarttığı ve yumurtladığı peteklerde kemerlerin balla doldurulması olayı ise görsel bir durum oluşturuyor.

Henüz yeni doldurduklarındanve sırlama yapılmadığından dolgun şekilde duruyorlar. Kovan açıldığında bu durum üstten bakıldığında bembeyaz görüntü veriyor.

Arıları bala hazırlayamadan, balın içinde buldular kendilerini bu yıl...

Bugün yapılan kontrollerde yumurtlamasını beklediğimiz analar ortada yoklar.

Babalar gününü kutlamaya gitseler, bir şekilde gelmeleri gerekirdi ki yolda başlarına bir şey geldi herhalde...

Çok önemli değil. Çıkmak üzere olan memelerden hemen yenilendi bölmeler...

Etiketler: , ,

13 Haziran 2008

Hocadan, Öğrencilere...

Geçtiğimiz günlerde yaşadığımız olayları, hem okulların kapanması öncesi çocukların etkinliği sebebiyle fotoğraf makinesini kaptırmamız hem de işlerin yoğunluğu sebebiyle magazine zaman ayıramadığımızdan resimleme şansını yakalayamadık.
Bu akşam Ahmet şef ile beraber güzel bir akşamüstü uygulamaları yaptık.

Anaarıları alınan arkadaşlara meme takviyeleri yapıldı. İnce iş... Zamanı öldüren en büyük etkinlik diyebilirim. Samanlıkta iğne dükkanı açmak gibi bir şey. Gerçi iğneyi bulduğunuzda güzelde oluyor ama.

Ana arı yetiştirmede final çiftleştirme kutuları gibi gözükse de olayın mutfağı çok önemli...

Eğer her zaman elinizde çıkmak üzere olan meme yoksa zincir kopuyor. Ancak en son yaptığımız malzeme ikmali ile bu konudaki sıkıntıları aştık gibi görünüyor.

TOKİ Tripleks konut alanı.

Aradaki tek ve çit katlılar alt gelir gurubu için...

Ahmet şef nihayet kovanına kavuştu. Birlikten gelen kovan ile yanyana kardeş kardeş geçiniyorlar.

Geçtiğimiz haftasonu ve haftabaşı azalan nektar akışı tekrar hızlanmış görünüyor.

Petek işleme faaliyetleri yanında kabaran peteklere balın serpiştirilmesi buna en güzel örneklerden.

Artık işi abartıp, sırlamaya başlayanlar bile mevcut.

Burada dikkat edilmesi gereken en önemli konu ise el demiri.

Bugün cep telefonuna mesaj geldi. Kargo bildirisi...

Gidip aldık akşamüstü ve el demirleri, hem de özel işçilik ile üretilmiş.

Endemik diyebilirim sadece Hayrabolu bölgesine ait...

Gönderen nasılsa biliyor kendisini; hazır vesileyi yakaladık, kendilerine çok teşekkürler ediyoruz.

Vadiden çıkarken sıkışan tek katlı kovanlardan aldığımız kapalı yavrulu çerçevelerden 2'şer adet vererek kat attığım sadece iki kovan vardı.

İşte tam 1 ay geçmeden bir tanesine 3. ve 4. kat olarak yarım ballık atıldı,

Diğeri ise 3 katlı oldu.

Topladıkları bal miktarını Birol abiye sormak lazım ki ballığı yerden alıp kuluçkalığın üzerine o koydu.

Buradan çıkartacağımız ders...

Eğer vadiden çıkışta 2 kovanı iptal edip diğer 8 kovana dağıtsaydım ki yapabilmek çok basit bir uygulamaydı, şimdi olay bitmişti.

Ancak akasya ve bahar bu kadar başka ne zaman verimli olur burası da soru işareti ama ne olursa olsun güçlü olduktan sonra bir şekilde maçı kurtarıyor sonunda çıkıp bir Galatasaraylı.

İllaki göl olan bir yere gidip göreceklermiş. En yakın göl nerde var diye haritaya baktım. En yakın göl İznik gibi geldi bana. Haydi bakalım göle kızlar.

Kovan başına desteklemeler ile ilgili, bir arkadaşımız Resmi Gazete yayınını yayınlamış.

Tüm arkadaşların bu konu üzerinde hassasiyet göstermeleri eninde sonunda menfaatlerine olacağını düşünüyoruz. Yapılması gereken işlemler her zaman yayınlandığı gibi olmadığından işlemleri yaptıran arkadaşlarımız konuyu paylaşırlarsa, gerçekçi sonuçlara ulaşılabilir.

Ayrıca çevrenizde internete ulaşamayan arıcıları da bu konuda uyarmalıyız ki gelecekte yeni tedbirler alınmasına ihtiyaç duyulmasın.

Eninde sonunda kayıt içi olmak zorundayız ki yurtdışı örnekleri hiçte olumsuz değil.

Bu arada Çarşamba günü yapılan genel koloni kontrolleri esnasında 3 katlı kovanlardan (Bilecik'ten gelen analardan) bir tanesinin anasını baygın yatarken bulmuştum...

( Ben bayıltırım adamı...)

Bugün yoğun bakımdan çıkamadığını çerçeve üzerinde ağlaşan memeciklerden anladık. Kısmetse yarın büyük operasyon var.

Etiketler: , , ,

11 Haziran 2008

Misafir



Akşamüstü genellikle arılara giderek yapılacak işleri yapıyoruz tabi ki yetişmiyor bir türlü...


Çevremizdeki arazi sahiplerinin anlayışı olmadan bu işleri yapmak çok zor ki "Kışşşttt" demekten anlamıyor maalesef arılar...


Geçtiğimiz günlerde hemen yanıbaşımızdaki yonca ekili arazinin sahibi ve torunu yonca sulamaya geldiler.


Küçük hanım kızın ilgisini çekmiş olacak ki " Aaaa arılar..." dedi.


Görmek istermisin dedik ve maskesini ve eldivenlerini giydirdik. Mika üst örtülü olan kovan bu işler için çok ideal...


Bu arada magazin ekibi lideri Yusuf abi de arılıkta olunca hemen görüntüledi.


Haydi bakalım internettesin küçük arıcı deyince, heyecanı daha da arttı.


Babasına sürpriz yapacakmış bakalım...


Ama dedesine bizim arılar bir türlü rahat vermiyorlar...




Bu görüntünün, kışın hurma yiyen arıcı ne olduğunu iyi bilir.

Yapıyoruz bir sürü, daha sonra bir bakım yapıyoruz haydaaa...

Hepsi bitmiş.

Daha çok lazım çok.

Etiketler: ,

06 Haziran 2008

Arıcılık Böyle Bir şey...

Memelerin çıkış tarihlerinin 1 gün sonrası kontroller...
Bazı memeleri kesmeye bile başlamışlar.


Janter parçaları yetmediği durumlarda sadece çanakları küçük tahta parçalarına yapıştırıp halledebiliyoruz.

Ancak dün akşam ekip lideri lojistik desteği verdi.

Ödünç olarak aldık takım olarak parçalardan...

Evet...
Bu görüntülerin arşive ait olmasını çok isterdim ama..
Birisi dur demedikçe, biz daha çok kovan taşırız.

Tandır köyünde geceleri hala kırağı düşünce Birol abinin arılar kuluçkalıkta baharı bekliyorlarmış.
Ekipte üretimin standart olması gerektiğinden arıları gece operasyonu ile taşındı.

Allah akıl fikir ihsan eylesin size ne diyeyim...


Birol abinin kutuları...

Üzerlerindeki lastiklerden bende almalıyım...

Yusuf abi kravatlı olarak takılıyor ki yönetmelikte, lider kravatlı olacak yazıyormuş.

Arıları sardık ve zaman zaman birinin kulaklarını çınlatmış olmalıyız...

Tam şehre girerken arkadan bir araba dattttt dattttt...

Durduk. Ahanda Gürbüz abi...

Kendisi arılarına ilave atmaktan geliyormuş.

Sorusu çok ilginç...

"Hayırdır.."

Arıları Birol abinin annesinin köyüne getirdik.

Çok benziyor bizim köye...


Kutuları komple bağlayarak uçmalarının önüne geçmeye çalışıyoruz ama tek tek lastiklemek gerekiyor...

Çünkü artık hizmet görmeleri için gerekeni yapıyorlar...

Akşamüstü körüğü söndürdükten sonra yeni verdiğimiz kılavuz peteklere kıyıdan şöyle bakalım dedik.

Aferin size aferin. Kabartın bakalım nasılsa hazırda kılavuz petek bitti. Haydi panayıra...


Akşamüstü yine hava kapadı ve yağmur başladı.

Otlar zaten diz boyu idi. Artık herhalde adam boyu olur.

Artık yumurtayı kapatmış anaları şehir turuna çıkarıyoruz. Bu akşam 2 tanesini gezdirdim.


Etiketler: , ,

04 Haziran 2008

Ahdım Olsun...

Belki de uzun yıllar denk gelmeyecek bir erken yoğun bal akışına şahit oluyoruz.
Kolonilere verilen kılavuz petekler anında kabarıyor ve balı basıyorlar.
Tabi ki hazırda kılavuz petek kalmadı.
Tiz zamanda petek bağlana...

Eğer zaman bulamazsam ki bulamıyorum. En güzel yöntem panayırcılık oynamak..

Pazar günü verdiklerimizi bitirmek üzereler...

3. kat olarak koyduğumuz yarım ballıkları da dolduruyorlar. Bir müddet daha böyle devam ederse, vay halimize bakalım.

Buraya yazdıklarımızı zaman zaman okuyoruz ya...

Kışın hurma yemek yok artık.

Ayrıca en kötü beklentimiz ise, bal akışının kesilmesi ile canı sıkılacak yoğun kolonilerin oğul oyunu oynamaya kalacak olmaları...

Bal akışına etki eden en önemli faktörlerden birisini devamlı takip ediyorum ki bunu herkese tavsiye edebilirim.

Meteoroloji sitesinden bulunduğunuz yerdeki Nem % bölümünü takip ediniz. Bu yıl 3 haftadır bulunduğumuz bölge için %90 altına düşmedi.

% 99 ve üzerinde yağmur yağar zaten...

Nem ne kadar yükselirse bal akışı o oranda çok olur.

Vallahi hazır analar var, mezarlıkta kovanda çok. Oğula niyetlenenin kafası gider ona göre...

Uygulamalı arıcılık kursuna gelecek olanlarında OKS sendromları var bu hafta...

Gelecek hafta çerçevelere tel germe eğitimi yaptırılacak...

Etiketler: ,

01 Haziran 2008

Arıcılık Artık Zevkli Bölümde...

Güneşli ve İç Anadolu için sıcak sayılabilecek bir Pazar sabahı kahvaltı sonrası doğru arıların yanına...
Yapılacak çok iş var, tüm koloniler oğul kontrolleri yapılacak.


Bahar gibisi yok, her taraf papatya ve gelincikler.

Hemen arıların önünde herkes faaliyette.


Öğle üzeri sıcağın etkisini iyice arttırması ile klima sistemleri devreye girdi.

Gitti güzelim ballar klima enerjisi olarak.

Ama gece sıcaklıkları düşük olduğundan açılıp, saçılamıyoruz.

Panayır çocukları işi bir hayli kolaylamışlar.

İlavelerde bal stoku gün geçtikçe çoğalıyor.

Akasyalardan bu yıl çok güzel verim alıyoruz. Geçen yıl akasyalar tam yağmura denk gelmişti ve hepsi dökülmüştü.

Gelecek yıl sanırım bu akasya verimi olmayacak.

Sebebi ise Dayım hep öyle der...

Bir yıl iyi ise, diğer yıl kötü...

İlavelerde duvar çerçeveleri sırlanmaya bile başladı.

Vadiden çıkarken stratejik olarak güçlendirdiğimiz koloniler bu performansı gösteriyorlar.

Vadiden çıkarken tek katlı çıkmak istediğimizden, 2 koloniye diğer tek katlıların sıkışanlarından kapalı yavrulu çerçeveler vermiştim. Şimdi işte o askerler gereğini yapıyor.


Yarım ilaveye bal gelişi hızlanınca ve o koloni güzel petek kabartınca, lübürt tekniği ile koyduğumuz çerçevelerden 2 tanesini az ballı olmalarına rağmen iptal edip, kılavuz petek takıp verdim.

Lübürt tekniğinin ne olduğu sorulmuş.

Şöyle anlatayım kısaca...

Bu tekniği bir büyüğüm yıllarca uyguladı ki hala sanırım uyguluyor.

Diyelim ki koloni ilave istiyor.

Hemen depoya gidip, bir ilave 10 tane kabarmış petek, hiç kontrol edilmeden komple ilave olarak verilmesi işlemine Lübürt tekniği diyoruz.

Yarım ballıklara tek sıra tel çekip, kılavuz peteği tam ortadan kesip 2 çerçeveye takıyoruz.

(Yarım ballık haberi Trakya bölgesine ithaf olunur.)

Bazı arkadaşlar ise, iş verdin de yapmadık mı diyorlar.

Hemen gereğini yaptık tabi ki...

Cumartesi akşamı hazırladığımız kılavuz petekler artık kolonilerde.

Ama yine bitti bu kılavuz petek.

Zayıf olarak nitelendireceğimiz koloniler, gelecek yıla hazırlanıyorlar. Hiç bir beklentimiz yok onlardan.

Dağ güzeli F-1'ler bu kolonilerde gelecek yıla hazırlanıyorlar. Bu sebepten kovanların önlerindeki doğal hayata hiç dokunmuyorum.

Gelincikler ve papatyalar kovanın içine girecekler neredeyse.

Yavrunun gözünü çıkarmak bu olsa gerek...

Tam kemer yapılacak zamanda, kalkmış yavruyu basmış kemer bölgesine...

Peki bu yavrulu çerçevelere nasıl ulaşabiliyoruz.

Bu bir teknik...

Tekniğin adını "Vadideki Yusuf" koymak gerekir herhalde...

Bu türlü çerçevelere ulaşmak için çalışmalar vadide başladı.

Kısaca anlatayım.

Boş kabarmış çerçeveler en dış duvarın içine veriliyor.

Günlük yumurtayı bu çerçeveye getirince ana arı arkadaşımız, günlük yumurtalı bu çerçeve 2. çerçeve olarak yer değiştiriliyor.

Yerine yine dış duvarın içine kabarmış boş veriliyor. Süreç bu şekilde işliyor ve kılavuz petek verilmesi ile daha düzgün kabartılan ve günlük yumurta ile donatılan çerçeve yine 2. çerçeveye alınıyor.

Ancak bu durumda kuluçkalık doluyor. Çünkü 9. çerçeveye tekrar kılavuz verilmesi gerekiyor.

İlave atma zamanı geliyor işte böylece.

2. çerçeve olarak sürekli alınan günlük yumurtalı çerçeveler yavruları kapattığında bu şekilde görüntü veriyor.

Aynı zamanda ana arı düzenini kuruyor ki bu teknik oğul verdirmemenin temelini oluşturuyor.

Tabi ki istenen en güzel yavrulu çerçeve modeli bu...

Kemeri ballı, ortası işçi yavrulu ve alt köşesi erkek yavrulu...


Bu da kemeri hafifçe doldurmaya başlamış...


Peki bu yumurtaları bu kadar kim düzgün yumurtluyor?

İşte bu kırmızı kafalar...

Bugün kuluçkalıkları düzenledik...

2. çerçeve, 9. çerçeve iken kabartılıp günlük yumurta döşenmiş ve onu alıp 2. çerçeve olarak yerine koyduk.

Tüm yavrulu çerçevelerde meme kontrolu yapıldı ama nektar akışı sebebiyle hiç bir emare bile yok.

Ayrıca 9. çerçeve olarak yeni kılavuz petekler verildi.

Bu durumda 1 çerçeve artıyor tabi ki.

Bir tane kuluçkalıktan çıkarılması gereken, beğenmediğimiz kapalı yavrulu çerçeve ilaveye alınıyor.

Burada amaç kuluçkalığı çok düzgün çerçevelerle donatmak...

Bütün bu işleri yaparken yine Meteor Fm'den uyarı geldi.

Eskişehir'in güney ilçeleri Seyitgazi, Çifteler ve Mahmudiye'de lokal şiddetli yağışlar diye...

1 saat sonra yine başladı yağmur köyde...

Şehiri aradım ama yağış yokmuş şehirde..

Hayırlısı artık, 10 km. ötede tık yok ama köyde yağmur güzel...


Etiketler: , , , ,