28 Kasım 2008

Sn. Nihat Çakmak'tan Kongre Esintileri

Muğla'da yapılan Çam Balı Kongresi bitimi sonrası, kongre ile ilgili fotoğraflar ve izlenimlere ulaşmaya başladık.
İznik'li arıcılardan Nihat Çakmak ve Hacı abi kongreye Bursa ekibi ile birlikte katılmışlar.

Bu arada başka bir haber daha aldık.

İznik Arıcılar Derneğinin kuruluşu tamamlanmış.

Seçilen ilk başkanları ile yaz tatilindeki ziyaretimde tanışma fırsatı bulmuştum.

Hayırlı olması dileklerimizle...

Nihat Çakmak, kongreye katılan bir arıcı ile birlikte...



Bölgedeki çam balı üretim sahaları gezisine ait görüntüler...

İl Tarım Müdürlüğü tarafından hazırlanmış uyarılar çok güzel.

Bölgedeki yüksek sayıdaki koloniler.

Merak ettiğim ise bu koloniler ne zaman kışlayacaklar?

Bölgeden bir koloni resmi...

Kongre esnasındaki bilimsel sunumların anlaşılamaması sıkıntısının aksine, gezdikleri laboratuardan aldıkları bilgilerden daha memnun kalmışlar.


Ülkemizde bu tür gıda laboratuarlarının çoğalması dileğiyle...

25 Kasım 2008

Eskişehir'de Arıcılık Kursları

Bulunduğumuz şehirde açılan arıcılık kurslarının fazlalığına rağmen, ilginin hala yüksek seviyede olması sevindirici diyerek bir giriş yapmakta fayda var.
Birol abi'nin organize etmesi ile şu anda İl Tarım Müdürlüğü binasında devam eden arıcılık kursuna ekip olarak katıldık.
Amacımız Birol abi'nin de geçmişte kurs hocası olan ve şu anda devam eden kursta da görev yapan Sn.Bahri Sertçelik hocamızı ziyaret ederek çayını içmekti.
Hocamızın, biz magazincilerden talebi olan bal hasadı konusuna ait fotoğraflarda sunu biçiminde hazırlanıp götürülmüştü.
Kursa katıldığımızda konu gelmiş bal hasadına dayanmış.

Sunumda hazır iken; hocamın izniyle aldık sazı ele...

Bal hasadı konusunda ne kadar tecrübemiz varsa ...

Olay soru-cevap boyutuna geldiğinde şunu gördük ki, bizler internette özellikle yeni başlayanlara veya başlamak isteyenlere yönelik çalışmalar yapmalıyız.

Yakın gelecekte herkes internette olacak ama bir sürü uç örneklerle karşılaşacaklar...

Bal hasadı ve değişik bir çok soru sonrası olay geldi çattı kışlama konusuna...

Kışlama konusunda ana kaidelerden bahsedip ayrıntılar için topu Yusuf abi'ye atıverdik.

Top artık Yusuf abi'de...

İyi dinledim ve kendi adıma gördüm ki ben arılarımı kışa iyi hazırlamışım...

Gerçi biz çok dinledik ama...

Gelecek günlerde yine açılacak olan arıcılık kursları için İl Tarım Müdürlüğüne bir dilekçe ile başvuru yapılması gerekiyor. Tarih belli olduğunda başvuru sahiplerine ulaşılarak kursa davet ediliyorlar.

24 Kasım 2008

Katıklı Hapis

Yaklaşık 10 gündür proje aşamasında olan bir uygulamadan bahsedeceğiz.


Olayın aslı "Katıklı Hapis"...


Yusuf abi, uzun zamandır bu denemeyi yapmalıyız, yapmalıyız, yapmalıyız diye sayıklıyordu.


Birçok arkadaştan görüş alındı, tüm literatür tarandı ve sonunda bu Cumartesi günü planlama, uygulamaya geçirildi.




Sabah kahvaltı sonrası haberleşildi ve operasyon başlıyor talimatıyla planlı diğer işlerimizi hallettikten sonra doğru Yusuf abinin arılığa yola çıkıldı.

Önceden belirlenen kolonilere işaretler konmuş, ağızlarındaki daraltma takozları çıkarılmış ve bol delikli nakil tenekeleri hazırlanmıştı.


Belirlenen kolonilerin ağızları kapatılarak, sarsılmadan arabaya konuldu ve hemen arılığın yan tarafında bulunan depoya önceden hazırlanmış sehpaların üzerine toplam 24 koloni taşındı.



4 sıralı bir biçimde ve karanlığın en yoğun olduğu duvara, uçuş deliği yönleri dönük biçimde yerleştirildi.

Literatür denildiğinde ise; sadece yazılı olarak yabancı bir kaynaktan ayrıntılı bilgi bulunabildi.

Şehrimizde ise, kapalı kışlama yapan arkadaşlarında tavsiyeleri ve tecrübeleri alındı.


Depo havalandırması ve karanlık bir ortam mevcut.



İş bitimi ise, klasik literatüre katkı fotoğrafı...


Uçuş delikleri bu şekilde bol delikli tenekeler ile kapalı...


İşte benim bu noktada aklımdaki en büyük soru işareti ise, arıların dışkılama faaliyetlerindeki aksamadır.


Balları mevcut ve dış ortamdan çok daha az ısı dalgalanması mevcut.


İç ortam ısısı takip edilecek. Ancak kesinlikle dışarıya göre daha stabil bir ısı ve nem olacaktır.

Şubat sonu vadiye gidileceğine göre yaklaşık 3 aylık katıklı hapis başladı.


Cumartesi günü hava şartları henüz kötüleşmeden, benim arılığa gitmeyeceğimi konuştuğumuzda, bu manzarayı tarif bile etmiştik. Çatılar kesin uçar demiştik ve öyle de olmuş.

Ancak kovan kapağı açılmadıktan sonra sıkıntı olmaz ki aslında kapak açılsa da sıkıntı olmaz.


Zamanında kolonilerimizi genç analarla analandırdık.


Zamanında tüm kolonileri eşitleyerek güçlendirdik.


Zamanında varroa ile gerekli mücadeleyi etkin bir biçimde yaptık..


Zamanında stoklarını tamamlattık.


Yani kaidelere göre yapılması gerekenleri yaptık ve gönül rahatlığı ile kışa girdik.


Kapak uçarsa...


Bir tek derdimiz o olsun...


Pazar sabahı misafirimiz Sn. Bünyamin Yiğit, Yusuf abi ile birlikte arılığımıza geldiler.

Bu arada Yusuf abinin bir kovan kapağı da uçmuş ki, kapalı depoda olsa bir şey olmazdı sohbeti güzeldi.



Derken Birol abi katıldı bizlere ve sohbetin koyusu başladı.

Geçen hafta gelen numune kovan çok lazım gibi bu hafta hemen götürüldü.

Bahara kalsa içini de dolduracaktık ama kış aylarında bu numune kovandan üretim yapılacakmış.



Arkadaki deponun varlığı ile kuytu olan arılıkta yine esebilecek lodosa karşı tedbir olarak taşlama yapıldı.



Mevcut çatıların ise, yağışlarda gerçekten çok faydalı iş gördükleri kesinleşti.


Ayrıca strafor ve ahşap çiftleştirme kutularının kontrolleri yapıldı. Ahşap kutulara mantolama işlemleri yapıldı.

17 Kasım 2008

Bilimsel Araştırmalara Bakışımız

15 Kasım 2008 Cumartesi günü 1 hafta gecikme ile de olsa; Zonguldak ili Arı Yetiştiricileri Birlik Başkanı nam-ı diğer Ballıbaba Sn. Selahattin Güney, daha önce Zonguldak Karaelmas Üniversitesinde görev yapan ancak, 30 Mayıs 2008 tarihinde Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümünde yeni görevine başlayan öğretim üyesi Sn. Doç. Dr. İrfan Kandemir ve Biohayat firması yetkilileri misafirlerimizdi.
Güzel bir gün geçirmeyi planlamıştık, ancak hava şartları biraz zorladı.

Tipik bir İç Anadolu kırsalı kış başlangıcı...

Arılarımız tamamen salkımda idi.


Salkımdaki koloni açıldığında sergiledikleri bir arı davranışı.

Görülmeye değer hareketlerdi...

Önce genel bir giriş yapma ihtiyacı var...
Bilimsel çalışmalara ve bilim adamlarına karşı sütten ağzı yanmış, yoğurdu üfleyenler modunda olduğumuzu inkar edemeyiz.

Yaşadığımız kötü tecrübeler, bizleri kontrollü yaklaşımlara zorluyor ve bazen uzak durmaya bile çalışıyoruz.

Yapılacak ziyaretin planlama aşamasında kafamızda bir sürü soru işaretleri de oluşmadı değil doğal olarak...

Bilim ve akademik dünyasında biz arıcıların istediklerini gerçekleştirmenin ne kadar zor olduğunu ise zaman zaman dile getiriyoruz.

Ancak bilim adamları tarafından bir araştırma için materyal veya destek istendiğinde ise arıcıların takındıkları tavrı ise hiç bir zaman dile getirmeyiz.

Bilim adamları ne yapıyor ki deyip, kesip atmak olayın en kolay tarafı…

Ayrıca arıcılar ellerinde bulundurdukları arı ırklarını sorulduğunda elbette görüş bildirirler ve hatta bazı arıcılar ellerinde ülkemizin en iyi arıları olduğunu da iddia ederler.

Bu anlamda hocamızın ziyaret esnasında arı örnekleri alacağı konusuna nasıl bakacaktık?

Neden arı örneği alınacak sorusuna cevap bulmak amaçlı olarak araştırma yapmak gerektiğinde, hocamızın yurtdışı ve yurtiçi yayınlarını, yurtdışı ve yurtiçi tebliğlerini, 1994 yılındaki yüksek lisans tezi ve 1999 yılındaki doktora tezini incelediğimizde kullandığı metotlarla ve yöntemlerle , dünyadaki ve ülkemizdeki bal arısı dağılımlarını ve etkileşimleri konusunda sahip oldukları tecrübesinin tartışılmaz bir gerçek olduğunu görmekte zorlanmadık.

Zaten ellerindeki mevcut veritabanı ile ülkemiz bal arısı dağılımının ayrıntılarına hâkim olduklarını anlamak hiç zor değil.

Bu anlamda bizlerde arılıklarımızı örnek almak üzere açmakta ekip olarak tereddüt yaşamadık.
Ve misafir oldukları ilk andan itibaren, yaydıkları pozitif enerji ile bundan sonra yapacakları her türlü çalışmaya talep ettiklerinde destek vermekten onur duyacağımızı belirtmeden de geçemeyeceğiz.

Gelelim olayın magazin boyutlarına...


Misafirlerimizi karşılama noktamızı Sn. Yusuf Gürbüz'ün arılığının giriş yolu olarak belirledik.

İlk önce liderin arılığı ziyaret edildi ve 10 adet özel koloniden numune işçi arılar alındı.

Bu özel kolonilerin hangileri olduğu konusu ise, bir çok arkadaşımız tarafından tahmin edilebilir.


Maskesiz arı kolonisi açma başarısını nihayet koloniler salkımda iken yakalayan liderimiz...


Gerçi hocamın donanımı numune aldığı için bu şekilde olmak zorunda ama lider salkımda da olsa maskesiz nihayet.



Nasıl nasıl edip körüğü tutuşturmak lazım derken...

Bir elde körük bir elde fotoğraf makinesi...



Yusuf abinin 2 katlı kışlayacak koloninin önünde kapı önüne atılmış erkekleri gören hocamız o kadar sevindi ki...

Yahu hala erkek mi var? diye mırıldanıyordu.

Ne yapacaksa erkek ölülerini topluyordu...

Asıl materyal bence de erkekler...

Çiftleştirme kutuları, ana yedekleme tekniği kullanılmak üzere kışlatılmaya hazır bir biçimde görüşlerinize hazırdır hocam...

Arılık olayı bitince bir çay molası ve liderin evinin arka bahçesinde bulunan strafor çiftleştirme kutuları incelendi.


Bizim arılığa doğru yol alırken, Eskişehir Sarısungur göleti önü hatıra fotoğrafı da çektirildi.

Bu göleti bizim arıların önünden akan 2 derecik besliyor.

Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan bu gölet bir zamanlar ulusal medyada Ağustos böceği/Çırçır böceği polemiğine bile sebep olmuştu.

Bizim arılığa vardıktan sonra işleri dolayısı ile haftasonunu İzmir'de geçiren Mahmudiye'li Sn. Bünyamin Yiğit için, Zonguldak'tan gönderilen numune kovan arabanın bagajından indirildi.

Yusuf abinin olduğu yerde yeni bir kovan açılmayacağını öğrenmişlerdir herhalde..

Ben ne konuşulduğunu bilmiyorum ama tahmin etmek hiç zor değil...

Numune kovan şu anda benim depoda...

Bünyamin abi gelince uygun bir zamanda alır.


Bizim arılıkta çiftleştirme kutuları incelemesi yapılırken, ahşap çiftleştirme kutularının bu kadar ilgi göreceğini hiç düşünemezdik.


Dağ güzelinin bendeki anaç kolonisinden örnekler alınırken koloni ayrıntılı biçimde tüm misafirler tarafından kontrol edildi.


Veteriner hekim olan ve bugünlerde arı sağlığı üzerine çalışmalar yapan bir ekipten tüm arılıklarımızda duyduğumuz "Pırıl pırıl arılar" ifadelerini işitmekten, mutluluk duymamak mümkün değildi.

Bizim arılıktan da toplam 7 koloniden örnekler alındı.

Magazin olmadan olmaz.

33 numaranın da işçileri alkollü tüpte yerlerini aldılar.


Bir numune için bir koloniden yaklaşık 20-25 işçi arı alınıyor.

Bu işlem pens yardımı ile hızlıca yapılıyor ve alınan işçi arılar içerisinde alkol bulunan tüplere konuluyor.

Biraz hayvanseverlik açısından bakıldığında negatif görünen durum, bilimsel araştırma boyutundan bakıldığında rahatsızlık vermiyor.

Sn. Birol Doğantemur'un arılığındayız.

Yusuf ve Birol abilerin arılıklarında düzenlemeler sehpalarında katkısıyla çok güzel duruyor.

Misafirlerimizden Biohayat firması yetkilileri ile de arı sağlığı ve firma stratejisi gereği olarak arı sağlığında kullanılan organik ilaçlar üzerinde konuşmalar gerçekleştirildi.

Ar-ge çalışmaları kapsamında arıcıların isteklerinin neler olduğunu yerinde görmek için ziyaretler gerçekleştiriyorlar. Bu kapsamda bizleri ziyaretlerinde de özellikle alternatif ürünler için karşılıklı bilgilendirmeler gerçekleştirildi.


Kekler yenmeye devam ediyor. Bu durumda numune toplamak daha kolay oluyor...

Ancak arılar arasında şöyle bir söylenti yayılırsa şaşırmamak gerekir.

"Salkımda iken kek yiyeni alkollü tüpe atıyorlar abicim."

Birol abi'ye gelene kadar bizim arılıklardaki benzer kolonilerden örnekler alındığından, Birol abinin arılıktan sadece 3 özel koloniden örnekler alındı.

Gençler oturacak değil ya...

Yorulanlar oturabilir.

Misafirlerimizi biraz hırpaladık gibi.

Baharda yapılacak projede daha uygun bir ortamda ağırlama şansını yakalarız inşallah.


Birol abinin arıları Frig vadisinde..

Zamanında insanların yaşadığı bu kaya oyukları şimdi arı kovanlarına kuytuluk yapıyor.

Aktif bir kaç koloni burada yaşamlarını sürdürüyorlar.



Koskoca Eskişehir'de başka gezilecek yer kalmadı da...



Mevsim geçmesine rağmen bir gösteri yapılmalı idi.


Arı kuşlarına karşı kullanılan ses enstrümanı olarak güzel iş yaptığını söyleyebiliriz.

10 Kasım 2008

Kışladık...

Haftasonu etkinliklerine artık daha fazla zaman ayırabileceğiz.
Bu haftasonu artık işleri iyice sonlandırıp, bundan sonra ilkbahar hazırlıklarına katkı amaçlı çalışmalar yapacağız.
Arılarımız artık kışladılar...
Öğle saatlerinde polen gelişi devam ediyor.
Ekibimizin diğer arılıklarında yavrunun tamamen kesildiği haberlerinden sonra bu hafta benim arılıktaki durumlara da bakılacaktı.

Kışlamaya hazır olduğumuzu söylemiştik.

Ben biraz matematiksel işlem yaptım kışlama öncesi...

Hemen hemen herkes eşit olmalı...

Demokratik bir arılık olsun istedik.

Ancak demokrasiyi hazmedemeyen kolonilerin bazıları yine de öne geçtiler.

En güçlü ile en zayıf arasındaki fark önemsenmeyecek düzeyde...

Bu koloni 33 Carnica ananın bulunduğu koloni.

Cumartesi bu koloniden de 1 çerçeve alınarak 8 çerçeveye düşürüldü.



Bir sürü tartışmanın odak noktası olan katı beslemeyi de sonlandırdık.

Bu konuyu "bir de benden dinleyin" diyerek uzun uzun yazmak için daha zamanımız var...

Sonlandırmak için planlama yaptığımız bu haftasonu zaten koloniler sonlandırmışlar.

Geçtiğimiz yıl örtü bezleri ile kışlamış, örtü tahtalarımız olmadığından deneme şansını da bulamamıştık.
Bu yıl ise rahmetli Cevdet amcanın örtü tahtalarını kullanacağız.
Genelde 3 parçalı hazırlamış olduğu tahtaları kullanacağız ama eğer kendim yaptırırsam sadece 2 parçalı örtü tahtası kullanırım.
Uygulamada güzel örnekleri mevcut ve gerçekten çok kullanışlı.
Koloni güçleri ise bölme tahtası ardında fazla yer bırakmadığından koloni içerisine fistan veya kırpılmış kağıt uygulaması yapmayacağız.

Bundan sonrası fantezi...
Bu örtü tahtalarının üzerine önce fistan kumaşından 1 kat örtü bezi...
Besleme kutusunun deliği açık bırakılıyor bu arada.

Üzerine de...
Evet vadiden çıktığımız günlerde Yusuf abi hepimizin eline birer paket tutuşturmuştu.
Bunları deneyeceksiniz diye...
Kovan ebatlarında kesilerek kenarları dikilmiş örtü bezi...
Pamuklu ve normal çuval karışımı...
Bir çok değişik opsiyonda kullandık.
Kullanımları rahat ve propolis ile kaplandığında kışlamada bile kullanılabilir.
Kim göndermiş olabilir?

Sn. Hüseyin İspirli tarafından gönderilmiş bezler kullanıldı ve gözlemlerimizi ekip içerisinde de paylaştık.
Arıcılar tarafından o kadar çok çeşitli bezler kullanılıyor ki bu örtü bezleri rahatça kullanılabilir.

Kovan kapağı sonrası yine aklımıza Cevdet amca geliyor...
Çatılarımız bu kış çok iş görecekler...



Evet...
Bu özel bir koloni...
Aslında daha güçlü idi. Ancak sonbaharda bir işler çevirmesin diye kontrollü zayıflatıldı.
Dağ'da çiftleşen ender arılardan...
Bendeki dağın anaç kolonisi...
Üstelik torpilli sayılabilir ki strafor kovanda kışlayacak.
Bu kolonide de üst örtü bezi kullanılıyor sadece ve arılar çerçeve üzerine petek ve propolis karışımı yükseltiler örüyorlar geçişleri kolaylaştırmak için...

Pazar günü ise "Misafirlerden haber var mı?" sorusu ile karşılaştık ama haber yoktu.
Ben tekrar arılara giderek kulp takacak ve bahar hazırlıklarına devam edecektim.
Yusuf abi ;
Birol yolda o da geliyor bizde senin oraya geliriz, dolayısı ile gelin buraya dedi ve buluştuk ortada...

Yusuf abi'nin bahçede yedek analar kışı beklemeye geçmişler...
Birol abi ise klasik kontör harcaması yapıyor.

Hayyam abi bizim straforları getirirken Yusuf abi'ye 1 tane tek gözlü kutu getirmişti.
Gerçi Yusuf abi'ye göre ilk bu gidecekmiş.


Derken ziraatçılar bizim arılıkta...

Dağ güzeli macerasından Mustafa Dede'nin bahçede iken bizi gören köylüler böyle demişti.

Ziraatçılar gelmişler...

Yusuf abi'ye hemen ziraatçı önlüğünü giydirdik.

Ben şöyle ortalığı toplayana kadar şu benim kutuları kontrol ediverin....

Benim kutuların kadroları biraz zayıf düştü.

Güçlendirme yapmayı da anaları düşündüğümüzden iptal ettik ama toparlarlar gibi gözüküyor.

Az güçlü olan ise kek bölümüne dalağı indirmişler.

Zaten kadrolar düşük olduğundan sadece tek göze toplanıp kışlatılma işlemleri başlatılıyor.

Bal stokları ise, direk plastik bardaklara doldurulan bal ile kek bölümünden verilerek tamamlatılıyor.

Ayrıca dalak indirmekle kalmamış ve larvaları da yerleştirmiş.

Kolonilerinde hiç yavrusu kalmayan ekip üyeleri bu larvalar için ne düşünüyorlardır?

Ancak kek bölümünde örülen dalakların orada durmasına kesinlikle izin verilmiyor.

Çünkü orada petek olduğunda kışlama için oraya da arı geçiyor ve zaafiyet oluşuyor.

Dolayısı ile bu dalaktaki bal kek bölümüne sıyrılıp, larvalar imha ediliyor.

Meme olsaydı da aktarsaydık...

Kutuların işi bittiğine göre çay ve nescafe zamanıdır.

Güya çalışacaktık...

Acemi numaratör nerede idman yapacak ki?

Yurtdışı bağlantın var mı diye sorulmayacak tek kişi Emirdağ'lılardır.

Dolayısı ile bizde sormuyoruz.

Her renkten numaralar ve tutkalı hazır.

Ancak bu numaraları yapıştırmak için belki de gerekli bir şeyler de vardır.

Biz Osmanlı usülü hallettik.

Eğer böyle bir aparat varsa tiz alına...

Beyaz numaralardan 2 takım olduğundan deneme amaçlı beyazları kullandık.


İlk elimize geçen numara 22 idi.

Ancak sonradan fatura kesildi.

Bu ana baharda bir yere gidecekmiş.



Yapıştırdıktan sonra arıların bakımına bıraktık ve sorun yok.

Bu ana bir dağ güzeli F-1

Madem yapıştırıyoruz.

Es-es yapışmalıydı.

Bunu da yapıştırdık.

2008 doğumlu bir Muğla ana gelecek yıl bakalım neler yapacak veya kime gidecek?
Geçtiğimiz günlerde bir proje için sunum hazırlamıştık. Bunu Büyükşef ile de paylaşmıştık.


Sunumları internete yüklemek genelde sorundu ama buna bir çözüm olarak kullandığı siteye attığı o sunumu bizlerle paylaşınca yeni bir konsepte geçebileceğimiz düşüncesi oluştu.




Çoğunluğunu üst bölümdeki resimlerin oluşturduğu bir sunumu izleyebilirsiniz.


Yakın zamanda bloglarda sunumları görürüz bol bol...