18 Ocak 2009

Yeni Bir Arı Zararlısı

Geçtiğimiz haftasonu Ankara ziyareti sebebiyle 15 gün aradan sonra arıları ziyaret ettik.
Ancak ilk görüntü bir şeyler olduğunu gösteriyordu.
Çitin kapısı yerde ve sağda solda atılmış yanmış ama sonradan sönmüş dal parçaları...
Biraz çevre kontrolü sonrası boş alkol şişeleri ve tenekeleri.
Arılıktaki en baştaki kovanın uçuş deliği tam terste...
Çatısı falan yerinde ama yerlerde üst örtü tahtaları...
Uzaktan bakılınca sıkıntı yok.
Açıp baktık ve kovanın içinde sadece 2 avuç arı kalmış ve hepsi ölü vaziyette.
Çerçevelerin hepsi büyük bir ihtimalle meze olmuş.
Arkdaşların ısınmak için yaktıkları ateş ve kalıntıları o bölgedeki o esnadaki sarhoş sayısının çokluğunu gösteriyor.
Arıların arkasındaki binada bu tür insanları oraya çeken bir unsur oluyor.
Kış günü aldığı çerçevedeki balın genellikle stoklanmış bal olduğunu bilseler...
Ancak avunacak mevzu arandığında bu durumda daha çok.
En azından kovan duruyor. Ve sadece 1 kovanda oluşmuş bir durum. Diğerlerinde en küçük bir negatiflik yok.
Zaten alışık olduğumuzdan, umursamadan yola devam...
Velhasıl arıcılık literatürüne girmesi açısından arı zararlıları hanesine bir de ayyaşlar yazılsa iyi olacak.

Diğer arıların kontrolleri dıştan yapıldı ve problem yok ki zaten kovanlardaki arılar güçlendirme metodu ile kışa sokulmuştu.

Ancak sıkıntılı bir durum çiftleştirme kutularında var.

Devamlı olarak takip edilmeleri gerekiyor.

Sonbaharda çiftleşemeyen anaların bulunduğu kutularda yavrulama faaliyeti durunca, diğer arıların güçlendirmesinde artan analar verilerek kışa sokuldular.

Bu yeni verilen anaların yumurtlama faaliyetine başlaması kadro açısından avantaj olur iken, bal stoklatma konusunda gecikmeler yaşanıyor.

Bal stoklatılan kutularda ise kadrolar zayıflıyor.

Bıçak sırtı bir durum.

Çok güçlenmiş ve süper dediğim bir kutuda Kasım ortasında çekip gidince, stratejik olarak yapılması gerekenler olduğunu görüyoruz.

1 tane ana kaybı ve 1 tane çekip giden ile birlikte diğer 3 zayıf kutuda açlıktan baharı göremediler.

Diğer bal stoğu az olanlar için yapılacak en güzel işlemi yapmıştım 15 gün önce.

Çerçevelerin direk üzerine kapağın kapanabileceği incelikte kek döşemiştim.

Arka bölümde bulunan kek bölümüne geçemediklerinden orada bulunan katı besleme ürünleri kış ortasında pek bir işe yaramıyor.

Tabi ki ekip olmanın avantajlarından birisi de çok farklı uygulamaları görme şansımız olması.

Bal stoklatmak için yapılabilecek işlemler mevcut ama zaman yönetimi ve bu işin yapılabileceği yer konusundaki kısıtlamalar engel oluyor.

En mantıklısı direk çerçeve üzerine kek verilmesiydi ve bu şekilde yapmıştım.

Bugünkü kontrollerde herhangi negatif bir durum yok ve kekleri halletmişler.

Arka bölmede bulunan strafor bardaklara bal takviyesi yaptık ve kapadık.

Hava şartlarının bölgesel farklılıklarını soğuk olan bölgelerde olan bizler iyi biliyoruz ama daha ılık yerde olan birisine bunu hissettirmek zor.

Çünkü bizler ılık havanın nasıl olduğunu biliyoruz ama, ılık yerlerde olanlar soğuk havanın ne demek olduğunu nasıl bilecekler.

Arılara yeni gitmiştim ki Birol abi aramıştı. Kötü gün raporunu verdim ve yola çıkıp hemen ekibe yardıma...

Bugün ekipte Gürbüz abi de vardı.

İşleri organize etmişler ve tıkırdıyorlardı.

Ben gelince hemen en uygun düzene geçildi.

Kapının dışında da bir faaliyet bir faaliyet.

Yusuf abinin kutular oğul veriyorlardı.

Babamın bir lafı var, "Sarhoşun mektubu okunmaz" diye ama ben okumak istiyorum mektuplarını diyerek bu haftayı sonlandıralım.

14 yorum:

Hayyam dedi ki...

Halilim geçmiş olsun ne diyim Allahtan bizim bölgede ayı bulunmuyor fazlaca.Birde köpek varya

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Abi ismini vermeyım bı ılac var alkolısm tedavısınde hastaya caktırmaddan yemegıne katılarak verılır. Bu ılacı alan alkol alırsa vay kı vay onuda anlatmıyayım acab ddıyorum sonbahar beslemesınde suruba bu ılacıda koysakmıkı:)

d.m.t dedi ki...

Halil bey; siz arıların sakinliği konusunu biraz abarttınız sanırım! Tamam; huysuz arıyla çalışmak istememenizi anlıyorum ama;
Birileri geliyor kovanı dağıtıyor; üstelik üstleri başları leş gibi içki kokuyor ama sizin arılar şöyle son bir gayretle saldırıp adamakıllı sokmuyorlar?

Geçen Murat bey bir yazı yazmıştı forumda; 1107 yaşında bir ardıç ağacı varmış; ağacın gövdesinde 50 kadar arı ailesi yaşıyormuş. İnsanlar bu yüzden ağacın yanına yaklaşamamışlar ve ağaç böylece ayakta kalmış.

Buradan anladığımız; arının hırçın olmasının ve sokmasının da faydaları var!

Allah göstermesin; benimkiler olsaydı hepsini komalık yaparlardı herhalde:)

Bence siz o uslu kolonilerin yanına (şöyle bekçi köpeği tarzında) bir bekçi kovan yerleştirin. İçine de bulabileceğiniz en huysuz arıları koyun.Böylece habersiz arılığa giren yada arılara yan gözle falan bakmaya kalkanı anında haklarlar!

Hele sizin arıların namı şöyle bir yayılsın; bak kovanlara bir daha yaklaşan oluyor mu!

mahmudiyearicilik dedi ki...

Geçmiş olsun, Yeni arı zararlısı tespit edilmiş. Gerekli mücadele de yapılır. Hayırlısı olsun.

SAYGILAR

muratakın dedi ki...

Sayın Halil Bey:
Bu sizin başınıza gelen ilk değil daha öncede olmuştu
o vadide oluyor benimde başıma geldi çünkü yol iyi ama gözden uzak.
Yinede geçmiş olsun.
Saygılar.

dedi ki...

Geçmiş olsun Halil Bey Bu yeni zararlının tedavi yöntemlerinide paylaşırız inşallah.

BOZKIR KARTALI dedi ki...

Halil Bey; Geçmiş olsun.. Nasıl arının kalitelisi ve kalitesizi olduğu gibi insanında insanı ve insanlaşamamışı mevcut. Bununla geçmiş olur işallah. Selamlar..

Zafer ANLAYIŞLI dedi ki...

Geçmiş olsun hali kardeşim,
arı zararlısı değilde alkolun zararlarından birisi dersek sanırım daha iyi olur.
Arı zararlılarına karşıda bir sürü asid içerikli kimyasal maddeler var biliyorsunuz. Bunlarada bir miktar tattırsakmı acaba.
Ne diyeyim, bu kişileri Allah islah
etsin ve bu illetten kurtarsın.

Onur ZEYREK dedi ki...

Abi geçmiş olsun.Arılara bunu nasıl yapıyorlar aklım almıyor!!!

SAİM AHMET GÜREL dedi ki...

Sayın Halil Bey;
Büyük geçmiş olsun, sarhoşlar sizin arılığı mesken tutmuşa benziyor. Gerekli tedbiri almanız lazım herhalde ama nasıl. Bu sorun hepimizde var malesef. Gözümüz gibi baktığımız kovanları yeri geliyor, güvensiz olduğunu bildiğimiz yerlerde bırakmk zorunda kalıyoruz.Yapacak şok şeyimizde malesef yok.
Saygılar

Gürbüzarıcılık dedi ki...

Selamlar
Tekrar tekrar geçmiş olsun.
Benim ağırıma giden arının yok olması değil, yok edilme şekli.
Hangi hayvan arıların balı için tüm arıyı ateşle yakarak öldürüyor ??????????????

Çerkez dedi ki...

Abi sen nöbet listesini hazırla ilk nöbet benim

Kemal Demirci dedi ki...

Halil Bey çok geçmiş olsun. Şimdi haberim oldu bu tatsız olaydan. Söyleyecek birşey bulmak gerçekten zor, bunları yapanların insan olduğunu ben maalesef kabul edemiyorum. Hayyam Abi'nin dediği gibi ayı desem o da hiç olmaz, hayvanlara hakaret etmiş olurum yıllarını doğa ve çevre için harcamış birisi olarak. Neyse ki ucuz atlatmışsınız, sadece birine zarar vermişler. Yorumlarda bahsedildiği gibi belki Kıbrıs arısı koymak lazım bekçi olarak. O zaman hayat boyu unutamayacakları bir ders almış olurlar.
Tekrar geçmiş olsun.

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...
Halil Bey.
Geçmiş olsun diyorum.Sayenizde yeni bir arı zararlısını tesbit etmiş bulunuyoruz.Gerçi biz onları toplum zararlısı olarak biliyorduk ama neyse...