7 Şubat 2009

Tüm Bildiklerimizi Unutup...

Eskişehir...
İç Anadolu'da arıcılık yapılması en zor yerlerden birisi.
Bu yüzden sonbaharda tedbirlerimizi maksimum kışa göre almıştık.
Ancak bu tedbirlerin faydasını göreceğiz yine de.
Biz işimizi kış tuttuk ama bahar çıkarsa şansımıza demiştik ve bahar çıktı.
Bu iklim değişiklikleri devam ettikçe ezberlerini bozulmamak üzerine kuranların işi zor.
Bugün çerçeve çakma hafta tatiliydi ve tüm ekip elemanları arılıklara dağıldı.
Bizde Ahmet şef ve Egehan ile beraber ekibi oluşturduk.

Arılara gittiğimizde yoğun denilebilecek bir uçuş ve polen akışı vardı.

Tüm kovanlarda uçuşun olması ise diğer bir zevk alanı...

Güneş zaman zaman kaybolup, çıkıyor ve hava sıcaklığı bazen iyi gibi oluyor ama bazen düşüyor.

Hava sıcaklıkları kovan kontrollerinde etkili bir faktör ama bu tür erken kontrol gerektiren durumlarda göz ardı edilebilir.

Yapılacak işlemi kovanı çok fazla açık tutmadan yapabilmeliyiz.

İlk işimiz yavru faaliyetlerinin erken başlaması sebebiyle varroa mücadelesi...

Gece sıcaklıkları hala düşük olduğundan sıvı varroa ilaçlarını kullanmama kararı aldık ve ilk olarak Amitraz etken maddeli duman kullandık.

Daha sonra gelecek günlerde etkisini sürdürmesi açısından, Flumetrin etken maddeli şeritlerden her kovan için 1 adet astık.

Nihayet güneş altında çerçeve kontrolleri...

Bugünlerde bal stoku ve yavrulama faaliyeti başlangıcı kontrol edilmesi yeterli olacaktır.

Bunun için tüm çerçeveleri çekmeden orta bölümdeki bir çerçeveyi çekerek bu faktörleri görebiliyoruz.


Sonbaharda sıvı besleme, koyu besleme ve bir kez verilen keklerden sonra besleme kutuları toplanmıştı.

Vadiye giderken bir de onları taşımayalım diye kovanlarda kapak altına koyduk.

Tüm arılarda yavrulama faaliyeti başlamış.

Genetik zenginliğe sahip arılar aynı yerde bulunduğundan gözlem yapmak kolaylaşıyor.

Dağ güzelinin anacı ve Karniyol daha yeni yumurtaya başlamışlar, larva bile yok.

Muğlalar yavruyu çıkartmış.

Bilecik yerlisi, Eskişehir yerlisi, Mustafakemalpaşa yerlisi ve Kafkas anacı ve melezleri yavruyu kapatmış ve gücüne göre yavru alanını büyütmüşler.


Kovanlarda 7-8 çerçeve bulunduğundan depoda bulunan ballı/polenli çerçeveleri bölme tahtası dışına doldurduk. Tüm kovanlar 9 çerçeveli hale getirildi.

Yine vadide bu kolaylık sağlayacak.

İşte orta bölümden yavruyu çıkartmış bir Muğla. Ana da yumurtlamak üzere gözleri kontrol ediyor.

Zaten 3-5 tane kalmış yumurtlamadığı...

Şubat ayının başında yavru çıkarttığına göre hesap yapıldığında, biz çok sepet doldururuz bu yıl.

Bal kemerleri yavrulama faaliyetinde gerekecek ihtiyacı karşılayacak durumda.

Besleme konusunda henüz bir çalışma yapmayacağız.

Bazı kovanlarda arılar çerçeve üzerinde faaliyet gösterir iken, özellikle Dağ güzellerine çerçeve üzerinden bakıldığında bir faaliyet göremiyoruz.

Çerçeve altında işi sürdürüyorlar.

Ayyaşlara meze olan kovanın yerine dayımın getirdiği arıyı Eskişehir stiline dönüştürmeliydik.

Dayım soldan çalışır iken, bizler sağdan çalışıyoruz.

Balları kritik düzeyde...

Kışı ılık geçen yerlerin handikaplarından.

Aktarımlar esnasında ballı çerçeve ayarını da gerçekleştirdik.

2 tane full ballı çerçeveyi duvarlarına monteledik.

Soldan sağa aktarımlarda yavru düzenini ve yönünü bozmadan çerçeveleri çevirerek gerçekleştirmeliyiz.

Yavrulu ama balsız çerçeveler ise, gelecek günlerde karşılaşma ihtimali olan soğuklarda risk faktörümüz.

Ancak yavru da burada olunca yapacak bir şey kalmıyor.


Bu kovanın hikayesini anlatacağız ama bu duvar çerçeveleri gitti dayımın kovana...

Bu çerçeveler Ağustos'ta izine giderken ekibe teslim ettiğim 5 kovanın ayçiçeği dönüşünde karşılaştığımız çerçevelerdi. Diğer kovanlara duvar olarak dağıtılmışlardı.

Kışın tadına bile bakmamışlar.

Bilecik yerlisi idi.

Geçen yıl en iyi performans gösteren Bilecik olduğundan kışlatılmıştı.

Körük verildiğinde garip ses vermesinden şüphe başladı...

Derken ortadaki çerçeve çekildiğinde düzgün yumurtalarda görülüyordu.

Ancak iyi bakıldığında bazıları çift yumurta idi.

Polen dolu gözün üzerine küçücük memeler çevrilmiş ve içerisinde de yumurta mevcut.

Ana gitmiş herhalde ve kontrol edelim dedik. O arada Egehan kovan önüne bakarak anayı arıyordu.

Yok derken, birden buldum dedi...

Evet ana kırmızı kafa...

Demek ki ana gitmiş ve yalancı başlamış yumurtlamaya...

Şimdi yedek anamız yok mu?

Var tabi ki...

Ancak yalancılamış ve 8 çerçeve olan bir arıya yeni ana kabul ettirmektense...

Ballı duvarlarını dayımın getirdiğine verdik.

Geri kalan 6 çerçeveyi, en güçlü 3 kovana 2'şer çerçeve paylaştırdım.

Verdiğimiz kovanlarda çerçevenin en dışına 2 çerçeveyi arıları ile beraber koyduk.

8 çerçeve arının dışına konulan 2 çerçeve arının bir sıkıntı çıkarmayacağını düşünüyoruz.

Çünkü verdiğimiz kovanlarda yavru faaliyeti bir hayli mesafe katetmiş.

Yalancı işçiler kıpraşamazlar.

8 çerçeve kendisi iken, bir de 2 çerçeve takviye gelince Şubat ayı başında kat atılsın mı atılmasın mı düşüncesinin tebessümle söylenmesi bile çok güzel.

Bugünlerde yavru faaliyetine başlamış arı ailelerinde bu şekilde kemeriniz varsa rahat uyuyabilirsiniz.

Böyle güzel bir gün yakalayıp, ilk kontrolleri yaparak gördüğümüz aksaklıkları düzelttik.

Bu bakımla en az 10 gün daha rahatız.

Depodaki ballı çerçevelerde kovanlara girdiler.

Ekstradan vadiye gidecek malzemeyi azaltmış olduk.

Bu arada nakil öncesi resmi belgeleri de derlemeye başladık.

8 yorum:

BOZÜYÜKLÜ ARICI dedi ki...

Hocam,bugün baya kulaklarını çınlattık Arif kardeşimle.ben onun Bilecik yerlisinden edinmeyi düşünürken sana da verdigini söylemişti,göze geldi demekki sendeki baharı görememiş.yenisini nasıl edıneceksin banada söylermisin,bende aynı yolu izliyeyim.
Saglıcakla kal.

Gürbüzarıcılık dedi ki...

Selamlar

“Şubat ayının başında yavru çıkarttığına göre hesap yapıldığında, biz çok sepet doldururuz bu yıl.”

Yüz Ruşet ile 2500 çıtayı tek arılıklamı dolduracağımı zannediyorsunuz?
Kaçan oğullar ve kaçmayan oğullarla ( Oğul vermesin diye zayıflatılan) dolduracağım. Sebetler .... eski kovanlar.....dolacak, sonradan yeni yapılmış 5 Çıtalık ruşetleri tercih edecekler.......................

UĞUR KIRAN dedi ki...

Halil üstadım, çalışmalarınızı örnek teşkil edecek şekilde aktardığınız için teşekkürler.Resimlerde dikkatimi çeken bölme tahtasının arkasında boşlugu dolduracak materyal koymamışsın anladıgım kadarıyla, sadece o resimdekindemi öyle yoksa kovanlar çerçevelerle doluda koyacak yermi yok?
Kolay gelsin, saygılar.

HB dedi ki...

Saadettin hocam, ölen Bilecik yerlisi geçtiğimiz yıl Bilecik'ten satın aldığımız arılardandı.

Arif abi, bana Bilecik anası vermedi ki ama Ankara'ya gittiğini biliyorum. Düşünüyorum da aldım mı almadım mı? (Ama Bilecik'teki arıları nasıl edindim derseniz, Arif Uysal abim sayesinde.)Nasıl edineceğim sorusuna cevap ise, Bilecik yerlisi daha mevcut elimizde. Ama sizin için en iyi kaynak Arif Uysal abi olabilir.

Yusuf abi, dayıma depodaki eski sepetleri çıkarıp, hazırlamasını söyledim ki oğulların yeni ruşetlere girmeleri davranışları gereği mümkün değil.

Sen onları ver bize, biz eskitelim ve belki eskidiklerinde 3-5 sene sonra girerler.

Uğur abi, bu yıl fistan uygulaması yapmadık ki çok fazla da yer kalmadı.

Arılıktaki tüm arılar, geç sonbaharda eşit seviyeye getirildi ve bazı arılar iptal edilerek güçlendirmeler yapıldı.

Arı ırkının kışlama davranışına göre 6-7-8 çerçeveye sıkıştırıldılar. Bölme tahtası diye kullandığım ise, bir çoğunda incecik kontraplaklar...

Yani olsa da olur olmasa da.

Bazı gözlemlerimiz de var ama netleşmediğinden izlemeye devam ediyoruz.

Strafor kovanlarda çok daha fazla nem görüldüğünü söyleyebilirim. Ama tamamında olmadığından izlemeye deavm ediyoruz.

Zafer ANLAYIŞLI dedi ki...

Maşallah halil bey,

durumlar iyi gibi görülüyor
benim geçen sene nisan ayında ulaştığım arı nüfüsuna ulaşmışsınız.
ee tabi arı ile ilgilenmemnin vede uzman olmanın ayrıcalığı.

Arılarınıza ve sizlere nazar değmez işallah.Bol bereketli bir sezon dileklerimle.

Kemal Demirci dedi ki...

Sizinkiler sezona çoktan başlamışlar Halil Bey. Yeni sezon hayırlı olsun.
Tüm arıcı dostlara da iyi ve başarılı bir yıl diliyorum.

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Kumaşlarda kullanılan kırmızı renkli boyaların özellikle kanserojen olduğu yönünde yaygın söylentiler var bal mumunun kuvvetli absorbe etme özelliğinden dolayı kovan örtülerinde bu renklerden kaçınırsanız iyi olur kanaatindeyim.

HB dedi ki...

Fistanları kırmızı yapmamak gerektiği konusunda uyarılar için teşekkürler.

Ancak bahsettiğiniz kırmızının hangisi olduğunu öğrenmem gerekiyor.

Bariz kırmızı olan hepimizin bildiği soğan çuvalı. (Dayımdan yeni geldi...)

Benim kovanların üzerindeki bezler ise söylediğiniz bezler, onların altlarında örtü tahtaları mevcut ve çerçevelerle hiç temasları yok.

Yine de uyarı hataları en aza indirmemiz açısından çok faydalı idi.

Teşekkürler.