26 Şubat 2009

Zamanı İyi Yönetmek

Dışarıda günboyu yağan karla karışık yağmur ve kar; ilerleyen saatlerde kara dönüşüp, yığmaya başlayınca kısa bir geçmiş muhasebesi yapmak gerekiyor.
Öncelikle arıları düşünelim mi düşünmeyelim mi?
Düşünen arıcıların bugünlerdeki takındığı tavır tam bir hindi modu olsa gerek.
Arıları neden düşünürüz ki?
Sebebi çok basit aslında. Bilmediğimiz durumları düşünürüz.
Arılarımızın durumunu biliyorsak neden düşünelim ki!
Anası duruyor mu?
Balı ne durumda?
Yavru alanını genişletti mi?
Genç işçi durumu yeterli mi?
Genel kadro yeterli mi?
Varroa tepesinde faaliyette mi?
Yan yatıp, çamura battı mı?



Her zaman bir fırsat vardır. Bu fırsatı kullananlar başarının keyfini sürmesinlerde hindi gibi düşünsünler mi?

Havaların erken ısınması ile başlayan yavrulama faaliyetinin varlığını biliyoruz. Aklımızın bir ucunda da ya hava bozarsa şüphesi kemirip duruyordu.

Bu durumda gerçekleşmek üzere...

Bilmediğin problemi yönetip, çözemeyeceğinize göre doğru zamanda doğru işler yapılabilmelidir.

Ancak bazı işlemler yapılırken o anın tam zamanı mı olduğunu aradan bir hayli zaman geçtiğinde anlıyorsunuz.

07 Şubat 2009 Cumartesi

Üstelik güzel bir hafta sonu günü.

Tüm arılar kontrol edildi. Bir ana kaybı olan koloni tespit edilip, diğer güçlülere pay edildi.

Bu işlemi o tarihte yapmasaydık, daha yapabilmemiz için en az 1 hafta daha olacaktı.

Geçmişler ola.

Ayrıca vadiye gitme zamanı 4 hafta önceden planlandığından, bir çok gidiş hazırlığı da bu tarihte yapılmıştı.

Dışarıda kar yağıyor hala...

Sömestr çerçevecileri...

Sinerji ile çerçeveler çakıldı ve tellemeleri de bitirildi.

Aman germeyin sakın mı dediniz?

Tabi ki germiyoruz ama teli geçirip, germeden istifliyoruz.

Arıcılık, meşakkata katlanma sanatıdır.

Arı sokmasına dayanmanın verdiği güçle, gerektiğinde her türlü şartta yapılması gereken yapılmalı ve ertelenmemelidir.

Biz vadiye gidecek miyiz?

Tabi ki.

O zaman önce malzemeleri taşımalıyız.

Eskişehir şartlarının ve aşılan dağın karlı oluşu arılarımızı vadiye atmamıza engel teşkil etmemeli. Veya en azından mücadele etmeliyiz ki ilk nakil Yusuf abinin arılarla tamamlandı.

Hapisteki, mahpustaki, çoluk ve çocuk hepsi vadide.

Hiç merak edeniniz var mı hapiste ne oldu ne bitti?

Hapise giren ve çıkan ünlülerin yaptığı gibi belki de kitabı yazılır.

Dışarıda kar hızlanarak devam ediyor.

Ertesi gün iş çok ama dostta çok.

Arabada çok.

Yeter ki planlama etkinliği yüksek olsun.

Planladığınız işin tamamını yaptığınızda planlama etkinliği % 100 olarak hesaplanır.

Hesaplayın bakalım etkinliğinizi?

%80'in altına düşenler, planlamalarınızı gözden geçiriniz.

100 ana üretmeliyim ama 20 üretebildim. Etkinlik % 20...

Geçmişler ola.

Ertesi gün hava soğuk yine ama Birol abi ve benim arılarda vadide...

Üstelik şimdi dışarıda lapa lapa kar yağarken 4 gündür vadideler.

Arılarım ne alemde diye düşünüyor muyum?

Onlardaki bal, bende yok.

Onlardaki kadro, Milli takımda yok.

Genç işçi derseniz, Türkiye işsizler ordusu kadar.

Çünkü erken yavrulama faaliyeti başladığından yavruyu çıkaralı 10 günü geçti.

Varroa... Sonbaharda entegre olarak iyi mücadele edilmiş ve ülkemizde şu ana kadar iki etken madde ile ard arda mücadele yapılan kolonilerde ne kadar varsa o kadar var.

Peki kardan etkilenecek miyiz?

Arılarımız vadideler ve kar görmeyecekler. Ancak zamanı iyi yönetemeyip, yerimizde kös kös otursaydık kar yine de hiçbir negatif etki yapamazdı.

Ancak kar yağışı sonrası açacak hava ile düşen gece sıcaklıkları, 2 çerçevede kışlatılmaya çalışılan zavallı arı ailelerinin tutulan kayıtlarının üzerini silmek anlamına gelir.

Besleme konusu ne olacak?

Bal olmadığı için mi yoksa teşvik için mi sorusu önemli...

Bal olmadığı için konusunu yazmaya bile gerek yok. Çünkü o iş için geçmişler ola. O konu Ekim- Kasım ayının konusuydu.

Teşvik beslemesi veya stoğa fazla dokunmasınlar diye bugünlerde ne yapıyoruz?

Bulunduğunuz bölgenin neresi olduğu çok önemli.

Bizler 50 km. kat ederek Akdeniz iklimini bulabildiğimize göre, yöresel farkların tartışılmaması gerekir.

Genç yavrusunu çıkarmış, yavru faaliyetini başlatmış ve hızlandırmış, güçlü kadrolu arılar, balları da yeteri kadar mevcut ve polenin dibinde ise, üstelik bulundukları yerde gece sıcaklıkları düşmüyorsa katı besleme ürünlerini kullanıyoruz.

Ne zamana kadar peki?

Hele bademler güzelce açsın da koyu sıvılaştırırız.

Ve bu esnada bala endeksli değil, balözüne endeksli teşvik yapacağız.

Bu ne demek şimdi?

Doğada balözünün kaynağına uygun, teşvik beslemesi yapılması gerekmez mi?

Bizlerin yönettiği canlıların görevi zaten dekoderlik değil mi?

Balı ve poleni yiyerek, arı sütüne veya balmumuna dönüştürmez mi?

Sakkaroz ağırlıklı balözünü, bala dönüştürmez mi?

Ve doğal ortamında müdahale edilmeyen arıların yumurtlama teşviği, doğadan gelen ilk balözleri ile sağlanmaz mı?

Doğadan gelen balözüne en uygun ürünler; bal ile karıştırılmış sakkaroz içerikli pudra şekeri ile yapılmış ve polenle zenginleştirilmiş kek denilen ürün ve yine yoğunlukları zamana göre koyulaşan ve sıvılaşan sakkaroz içerikli sıvı şuruplar değil midir?

Peki bu sakkarozu arılarımızın dönüştürmesi gerekmez mi?

Zaten bunu her zaman yapıyorlar ki, dönüşmüş gıdayı versenizde dönüştürme sistemleri çalışıyor.

Ancak Ocak ayında balı kalmamış kolonilere verilen katı ürünlerle kışın atlatılması güçlü kolonilerde başarılabilse bile, zayıf kolonilerde mümkün değil.

Üstelik katı ürünün koloniye nasıl verildiği konusunu da atlamamak gerekir.

Çerçevelerin hemen üzerine verilen katı ürünler, salkıma giren arılarda bile tüketilmeye devam edilmekte ve salkım davranışı yapıldığına göre, ihtiyaç duyulabilecek suya çıkış dış sıcaklığın düşüklüğü ile negatif durumlar yaratabilir.

İllaki bal stoğum yok ve katı besleme yapmalıyım diyorsanız, katı ürünü besleme kutusundan veriniz ki salkımı bozduklarında çıkıp, tüketsinler.

Besleme kutusunda da olsa, arı çıkar diyorsanız eğer arı salkımda ise değil katı ürünü, tonlarca bal döksenizde çıkıp bakmıyor bile.

Bu kadar yazdıktan sonra, krizin teğet geçmesine dönmesin diye invert neden olmasın peki sorusuna cevap bulmalıyız.

Uygun olmayan şartlarda invert edilmiş ürünün öncelikle ne kadar invert edildiğini biliyor muyuz?

Sakkaroz hangi oranlarda Glikoz ve Fruktoza dönüştürülebiliyor?

Yüksek ısıda ısıtılan balda da oluşan zararlı maddelerde seviye nerelerde seyrediyor?

Bazı yenilikleri takip etmek gerekiyor ancak bu yeniliklerin mantık süzgecinden de geçirilmesi gerekiyor.

Basit bir kaç işlemle denemek gerekiyor aslında.

Şartları eşit yüksek sayıda koloni aynı yerde, aynı miktarlarda, aynı zamanlamalarla erken baharda sıvı beslemeye tabi tutulsunlar.

(Bilimsel bir katkı olması açısından 5 ve üzeri koloni grupları tercih edilmelidir.)

Ancak bir gruba sakkaroz sıvı beslemesi, diğer gruba ise invert edilmiş ürünle besleme yapılsın.

Belli süreçlerde koloni gelişmeleri takip edilerek kayıtlar tutulsun.

Kimi öptüğü belli olmayan kütüklerdeki arıların beslenmelerinin invert şurupla kış ortasında yapılıyor olması ve kütükteki arıların petek örüyor olması kullanılan ürünü haklı çıkarabilecek sadece bir tek etken olarak yeterli midir?

Aynı arılar, koyu sakkaroz sıvı ile beslemeye tabi tutulsaydı aynı petek örme davranışını göstermez miydi?

Karşı görüşlere duyulan saygıyı ilk başlarda belirttikten ve sınırları zorlayan yazıları yazdıktan sonra yapılması gereken ve bir çok arkadaşımızın yaptığı gibi kriz yönetimini başarı ile uygulayanların ve sessizce izleyenlerin konu hakkında görüşleri olmadığı anlamı çıkarılması ise inanılmazdır.

Ağustos böceği / Karınca / Köstebek ve benzeri La Fontaine hikayelerini dinlemektense, karşı görüşte olanlardan istenen invert kötüdür ispatı yerine, invert iyidir ispatının yapılması gerekmez mi?

İspat edilmesi gereken invertin iyi olduğudur.

İnvertin iyi olduğu, kütükteki bir arı ailesinin kış ortasında beslenerek petek örmesi değildir ki hiç bir arı ailesinin kış ortasında o şekilde beslenmesi gerekmemektedir.

Bilim....

Bilim konusunda konuşmak için yeteri kadar donanıma sahip olmasam da bilim ya vardır ya da yoktur.

İşinize geldiğinde bilim sizler için varsa, işinize gelmediğinde ise yoktur desenizde bilim orada durmaktadır.

Karşı görüş yoksa söylediğimiz doğrudur tavrının kanıksandığı bir toplulukta, eğer ikna olursak gelişmelerin arasına invert ürünleri de alırız.

Ancak şu an itibarıyla invert kullanmamızı gerektirecek bir durum yoktur. Bu durum ev şartlarında uygun olmayan koşullarda yapılan ürünlerle birlikte, fabrikasyon invert ürünler içinde geçerlidir.

Bol antibiyotikli resimlerin yayınlanması ve bu antibiyotiklerin kullanılmasının savunulduğu paylaşım bloglarını görünce makarayı en başa mı sarsak acaba demekten de kendimizi alamıyoruz.

Antibiyotikler konusunda yapılan uyarılara aldırmaktansa, inanılmaz bir tavır olan kendi yaptıklarının, benim yaptığım kötü olabilir ama aslında hiç kötü de değil, siz de bunu bunu yapıyorsunuz tavrını takınmaları daha çok mesafe kaydetmemiz gerektiğini gösteriyor.

Antibiyotiklerin arılarda kullanılmasının yasak olmasını, ballarının satılmasına ve problem çıkmamasına bağlanması ise çok güzel hareketler bunlar dedirtecek düzeyde.

Sessiz kalındığında ise kesin bir planı vardır düşüncesi genellikle plan etkinliği düşük planlayıcılarda görülür.

Bireysel olarak planımız var mı?

Olmaz mı?

Ancak planlama etkinliğimizin yüksek olması her zaman ana hedeftir.

Zaman ve sabır her şeyin ilacıdır ki hala dışarıda kar yağıyor.

Gün ortasında bir telefon mesajı ve klasik bir kargo bildirisi.

Akşam kar yağışı altında kargoya yaya... Çünkü arabaya zincir takmadan kıpırdanmaz. Üstelik temizlemekte cabası.

Kargo bir süpriz planlamasıydı ama, göndereni biliyorum çünkü başarısız bir sürpriz öncesi çalışma stili var. Tüm gelişmelerden haberim vardı.

Verilen kargo firmasının kendisine ait kutusundan çıkan bir büyük poşet.

Neyse içinden ne çıkarsa artık.

Eve gelince kar kostümlerini çıkarıp, paketi incelemek lazım derken bir beyaz zarf ve mektup.

Kargo ile mektup iyi fikir.

Adresiniz doğru mu?

Bilmiyorum, ben gönderdim gitti.

Şu satırları okuyorsanız elinize geçmiştir.

Ya da başka birisinin eline.

Paketin içinde;

1 adet japon yapıştırıcı

(Kırılanları tamir etmek için)

Bölgemize has beyaz peynir

(Ekiple beraber yersinizi, haftasonu. Umarım tadı güzeldir ben tatmadım.)

Badem Ezmesi

(Kiminle isterseniz onunla yiyin. sonuçta size gönderdim.)

En önemlisi 1 adet nazar boncuğu

Sürpriz olması planlanan ve bilgisi olanlar sayıldığında seçmen listelerini bile zorlayan kargo karlı bir günde ulaştı ve alıcıyı memnun etti.

2 yorum:

Ballı Baba dedi ki...

Çalışmalarınızın güzelliği kadar gönderilen paketinde anlamı güzel. Her kim göndermişse çok iyi düşünmüş Gönderene teşekkürler, sizede başarılar dilerim :)

Kenan GİŞAN dedi ki...

Arıcı günlüklerindeki yapılan tartışmaların seviyesinin düştüğü şu günlerde, yazdıklarınızı keyifle okudum.
İnvertle ilgili tartışmaları seviyesizce başlatan ve daha sonra karşılıklı devam ettirenlerin karşı fikirlere biraz daha saygılı olmasını beklemek günlükleri takip edenler olarak hakkımız olduğunu düşünüyorum.
Bu düşünceyle, yazınız için teşekkür eder çalışmalarınızın devamını dilerim.