1 Mart 2009

Arıcılık ve Farklı Uygulamalar


Arıcılık ve farklı uygulamalar başlığı altında güzel bir günde yaşanan arıcılık etkinliğini paylaşacağız.


Dünyadaki hiç bir arı ailesinin birbirine eşit olmadığı bir alemde, arıcıların standart uygulamaları olmasını beklemek ne kadar doğru olabilir?


Farklı uygulamaların olması, finalde dersler çıkarılması açısından hepimize referanslar teşkil edecektir.


Haydi biz belki de başarısız olacağımız uygulamalarımıza bakalım.

Cumartesi günü hava şartlarının daha kötü olabileceği düşüncesi ile bu hafta vadiye Pazar günü gitmeyi planladık.


Erol abinin minibüs artık devrede.

Minibüs kaldıracağız demiştik ya.

Hava şartları hafta içi Perşembe günü yağan karla birlikte dağda daha da ağırlaşmış.

Şurada 1-2 yıl sonra arasak bulamayız. O zaman tadını çıkaralım.

Geçtiğimiz yıl Birol abinin arılarını kar altından çıkarırken, merak etme gelecek yıl bu tarihlerde kar olmaz demiştik.

Tarih aynen 01 Mart idi ve aynı tarihte kar yok dermişim.

Kar vadiye doğru inmiş.

Sabah saatleri olduğundan yolda şartlar pek uygun değil.

Bölgede yaşadıkça, karda araba kullanma tekniklerini geliştirebiliyorsunuz.

Farkında olmadan bazı öğretiler yerleşiyor bünyenize.

Vadide kar yağmış. Evet uzun yıllardan sonra ilk defa kar yağmış.

Ancak hemen erimiş ve bugün sabah atıştıran yağmur bizleri karşıladı.

Arılıktayız ve atıştırma devam ediyor.

Hemen arka planda kar iyice vadiye yaklaşmış görünüyor.

Geçtiğimiz yıl Hayyam abi, bizlere Ankara'dan ziyarete geldiğinde Yusuf abiye tek gözlü bir çiftleştirme kutusu getirmişti.

Yusuf abi daha ilk günden ölür o ölür demeye başlamıştı.

Hatta yapılacak bütün kötülükler yapıldıkça, o yaşamaya devam ediyordu.

Ancak artık öldü.

Neden mi?

Vadiye indirip, diğer çiftleştirme kutusuna aktarılacaktı.

Ancak hava soğuyunca bırakıldı ama uçuş deliğini açmak gerekmez miydi?

Yusuf abi sakince;

"Ölür demiştim."


Ve ilk iş uçuş tahtalarından teşhisler.

İşaretlenen kovanlar kontrol edilecek.


Çiftleştirme kutularındaki yedek analar.

İnci Çiftleştirme kutularına modernizasyon yaptık.

Gelecek günlerde Eskişehir'e geldiklerinde görürlerse belki de değiştirirler.

3 mm. Flexiglass ile her iki bölme kapatılıyor.

Ayrıca kek bölmesine konulan strafor bardaklara sıvı besleme için şırınga ucuna uygun 4 mm. delikler açıldı.

Nem yapmış ama...

Bu nemi duralitler var ikende yapıyordu.

Ancak yavrulama faaliyetinin artması ile kuluçka sıcaklığı artınca nem oluşması doğal bir sonuç.

Beyaz giyme iz olur, siyah giyme söz olur.

Bir tane arı yanlışlıkla yanından geçti.

Savunma şart.

Artık çadır kurma zamanıdır.

Ancak öncelikle tesviye.

Tesviye mezunu olan foto çeker, ama motor mezunları kazar.


Çadırımız yeni yerinde kullanıma hazır.

Köyümüze su geliyor.

Köylere Su Götürme Birlikleri kurulmuş olan ülkemizde, arılığa su götürme işi de bize kalıyor.

Birol abi hemen arılarının arkasına kurdu ve anlayıp dinleyene kadar bitti.

Yusuf abi çadıra uzak kaldı ve sesini çıkarmadı.

Acaba çadır uzak olunca mı iyi yoksa yakın olunca mı?

Optimum uzaklık her zaman iyidir. Ben ortadayım nasılsa.


Bir çuval indirdik arabadan Birol abiye ait.

Poşet içinde hazırlanmış kekler.

Bu hafta için keklerle ilgili durumlar nedir anlatmaya da çalışacağız.

Vadide hava henüz ısınmadı. Ancak yine de çiçeklenme başlıyor. Bu fotoyu çekerken yaşadığımız enstantaneyi çeken magazin muhabirleri vardı.

Muhtemelen bir yerlerde yayınlanır.

Çadır artık tamamen devrede.


Hava şartları öğle saatlerinde düzelince hemen küçük kutuların kontrollerini yaptık.

Yavrulama faaliyeti başlamış ve bal stokları iyice azalmış.

Çift besleme kutusu verdik.

Birisine kek, diğerine sulandırılmış bal verdik.

Yakında kışlatılmış yedek anaların ne işe yarayacağını hep birlikte göreceğiz.

Benim kutuların işi bitince komşulara bir uğrayalım dedik.

Birol abi ve Erol abi kutularını kontrol ediyorlar.

Birol abi yine dalak temizleme harekatı yapıyor.


Güneş kendini gösterince geri plandaki karlı dağlara aldırmadan uçuşlar hızlandı ve az da olsa polen toplama davranışı gözlemlendi.

Geçtiğimiz hafta verdiğimiz 1/2 kg. keklerin 1/10 bile tüketilmemiş. Çünkü hava şartları salkımı fazla bozabilecek düzeyde olmamış.

Ancak yaptığımız bir kaç kovan kontrolünde 1 hafta içinde müthiş bal tüketimi olmuş.

Kek tepelerinde besleme kutularında ama balları yiyerek yavru alanı açılmış.

Bu durum kuluçka alanının artması ile kovan içi sıcaklığını iyice arttırmış. Dolayısı ile nem oranı hemen hemen bütün kovanlarda yükselmiş.

Eğer bu haftadaki gibi tüketime devam ederlerse ve kontrol elden kaçırılırsa açlık tehlikesi baş gösterebilir.

Vadide kışlayanların sendromunu bu yıl çok daha iyi gözlemliyoruz.

Dağ güzelini aldığımız Mustafa Dedenin sözü hep kulaklarımızda.

"Datlısını gitsin bulsun."

Sabah uçuş tahtasında erişkin hasarlı ölüler olan ve kontrol edilmesi gereken Erol abiye ait kovanı kontrol ederken folluk arayanlara rastladık.


Evet varroa hasarlı kanatsız bir kaç arı görüldü.

Bu yıl erken yavrulama faaliyetleri başladığından varroa mücadelesini erken başlatamayanlar yılı olarak tarihe geçebilir.

Erol abinin yerli arıları belki de çok daha erken yavrulama faaliyetlerine başlamış olmalı ki, o tarihlerde varroa mücadelesi yapmak gerçekten çok zordu.

Bugün artık açığı kapatmak adına yine hava şartlarına uygun ilaçlama yaptık.

Bunu da az sonra paylşacağız.

Geçtiğimiz yıl Yusuf abi çiftleştirme kutularına meme vermek için hazırlık yaptığından kutulardaki anaları dağıtıma tabi tutmuştu.

Bana da Eskişehir yerlisi arıların anası düşmüştü.

Bugün bakalım dedik ki...

Biraz aşılama faaliyeti yüksek ama kadroya bakılınca, haftaya bölmek gerekiyor.

Yoksa dalda oğul hikayelerine, hikaye kahramanı olabiliriz.

Geçen hafta kolaçan faaliyetinde buralarda bir yerlerde su hortumu parçası görmüştüm.

Ne yapacağız peki?

Bu hafta eğer hava şartları uygun olsaydı Perizin uygulamasına tabi tutacaktık. Ancak malum şartlar dolayısı ile yarım doz Amitraz uyguladık.

Körük ağzına takılan hortumla 5 körük verdik her kovana.

İhtiyaç sahiplerine teşvik kapsamında...


İlginç durumları farklı kolonileri kontrol ettikçe görebiliyoruz.

Vadide geçen yıl 2 koloni oluşturup, Nevzat abiye bırakmıştık.

Vadide kışladılar ve yavru faaliyetleri had safhada.

Bal stoğu bitmek üzere derken neredeyse bitmiş.

Hatta keki de bitmiş ve biz takviye verdik sabah saatlerinde.

Öğlen bir bakalım dedik ve...

Atasözlerinden seçmeleri her zaman kullanmak fırsatı doğuyor.

Sol tarafta görülen ıspanak tarlasından haftalık istihkaklarımızı aldıktan sonra tam bölgeden ayırılırken, Birol abi kayıtlarını unuttuğunu hatırladı.

Yürü bakalım...




Mayıslar kahvede çay içmeye hazırlanırken, yolda Hüseyin Kamil Ünlüler abi ile karşılaştık ve sohbete kahvede devam ettik.


Dönüşte orman içerisinde tırtıllar için oluşturulmuş bir düzenek dikkatimizi çekti.

Tırtıllar acaip faaliyetteler.


Dönüşte harika görüntüler günü yorgunluğunu atmamıza vesile oldu.


Vadide güzel bir gün ve arılarımızın durumlarını konuşa konuşa bugünü bitirdik.

4 yorum:

UĞUR KIRAN dedi ki...

Arıcılık adına yaptıklarınızı ilgiyle izlemeye devam ediyorum.Arıcılık insana doğanın güzelliklerini işte böyle görme ve yaşatma şansı veriyor değil mi?
Arılarınızın durumları görüldüğü kadarıyla oldukça iyi, kim tutar sizi bundan sonra...

ariciahmet dedi ki...

Halıl bey Allah muhabbetinizi artırsın iyi kaynaşmış gözüküyörsünüz birbirinize.
Standart olmasada olur diyorsunuz.
Bir düşün standart olmayan bir iyi arı arkadaşın biri size verse düşünün ne çok zorluklarla karşılaşma ihtimaller var.

gezgin86 dedi ki...

Birlik,beraberlik,grup,ekip,dayanışma,beyin fırtınası yada sinerji adına ne derseniz deyin..İstişare'den zararlı çıkılmayacağı aşikar...

Mehmet Akpınar dedi ki...

Halil Bey'im,arıların yerleşimi ve arkasından çadırın görünüşü müthiş.Hele 10 çıtalı arı...Beni hayli düşündürüyor.Kışı çıkaran bir koloninin 10 çıtalı olması,rüyalarımızda bile görmedik inanın.
Başarılarınızın devamını dilerim.
Saygılarımla
Mehmet Akpınar