25 Mart 2009

Arıcılık ve Nasreddin Hoca

Nasreddin Hoca'nın hikayelerini dinler dururuz ki biraz analiz yaptığımızda hepimiz ne kadar da çok Nasreddin Hoca'ya benziyoruz.
Göle maya çalmak için illaki göl kıyısına gidip 1 kaşık yoğurt mu atmalıyız göle veya tavşanın suyunun suyunu içmek için, misafirlerin çok gelmesini mi beklemeliyiz?
En çok sevdiğim hikayesi ise;
Evin çatısını aktarırken, kapıya gelen dilencinin aşağıya çağırması sonucu aşağıya indiğinde, dilencinin talebini aldıktan sonra sessizce tekrar çatıya çıkmış ve dilenciyi yanına çağırmış...
"Allah versin" demiş ve aşağıya göndermiş.
Bir yeni bilgi daha, göle ilk mayayı da Nasreddin Hoca çalmış.
Biz vadiye gittik bugün kısacası...
Hafta içi haber yayınlama yeteneğini kaybetmiş olmalıyım ki Nasreddin Hoca'dan mı bahsettim tam hatırlamıyorum.
Evet, vadiye gittim hem de yanıma bir körükçü alarak...
Finalde söylemem gerekeni şimdi söyleyeyim, körükçü iyi iş çıkardı.

Kar iyice azaldı. Haftasonuna bir şey kalmaz.

Vadiye güneşli bir günde gitmenin zevkini üstelik ekip elemanları olmadan tatmak çok güzel.

Birazdan telefonlar çalmaya başlar.

Nasıl arı uçuyor mu, polen geliyor mu?

Biz ise biraz mola verdik yine Mayıslar köyünde...

Derken bir grup daha geldi...

Bizde katıldık ekibe ve bir muhabbet saat 10:00 oldu.

Uzun saçlı abimiz Hüseyin Kamil Ünlüler(Saçları kesti ama bizim ekip uzun saçlı demeden tanımıyor.) , Halil Hocamız, genç arıcı arkadaşımız, Metin abimiz ve arkadaşı ile köyden bir arıcı ağabeyimiz.

Biz sohbet ederken elinde pürmüz ile gelen abimizin, kendisine sorulan o pürmüzü ne yapacaksın sorusuna, bu mevsimde elinde pürmüzü olan arıcıdan başka kimse yoktur bilmem anlatabildim mi demesi çok hoştu. Gerçi biz tanıyorduk kendisini ama tanımayanlar için bir vesile oldu.

Polen lazım herhalde...

Ya lazım olursa diye topluyorlar sanırım.

Günboyu polen akışı akşam üzeri havanın kapamasına kadar devam etti.


Körükçü...

Geçen yılın arıcılık kursiyerlerinden Fikri Atmaca.

Şimdi bu haberi görenlerden küstüm diyenlerde çıkacak ama ne yapalım. Birileri arılara bakacak, birileri çalışacak.

Polen getiren arıları seyretmenin zevkini öğrenmeli önce...

İlk ders körük yakma dersi olmalı ki, rahat edeseniz.

Sonra seyredebilir.

Hava güzel olunca, yapılacak işleri plana göre uygulamalıyız.

Bu esnada gözümüze çarpanları da not etmeliyiz.

Polen stoklama davranışını not edelim.

Anaların ulaştıkları yumurtlama olgunluğunu not edelim.


Bazı kolonilerde erkek arı olayı iyice hızlanmış.

Bunu da not edelim.

Yukarıda görülen erkek gözleri;

Seferberlik ilan edilen Karniyol kullanma melezine ait.

Yani kısacası kırmızı kafa 33.

Geçtiğimiz günlerde 2 çerçevesini bölmüştük, yoksa bugün kat atmalıydık.

Sözleşme gereği kat atamıyoruz. Kat izni yok. Olanlarda bu hafta sonu yıkılacak.

Vecize bir söz zamanıdır aslında.

Millet öldürmeye, biz bölmeye doyamadık.

Adı üstünde kullanma melezi..

İyi kullanmak lazım.

Gerçi oğul vermeye kalksa uçamaz, kanatlarını törpülemişlerdi geçtiğimiz sonbaharda.

Bu yıl bal performansını görelim ve sonbaharda törenle hayatını sonlandıralım.

Ne? Öldürecek misin?

Evet, kullandım ve işi bitti...

Bu arıdan şu ana kadar bildiğimiz bilgilere göre ana üretimi için bir planlamamız şimdilik yok ama bir referansım var. Eğer Almanya'daki ana arı üreticisi Emmy teyze bu kullanma melezlerinden ana üretilebilir açıklaması ile arıcılık ana üretimi konusunda yeni bir çığır açarsa düşünebilirim.

Bir ilginç gözlem daha.

Bir şekilde F-1'den üretilmiş anaları da izleme olanağım vadide mevcut.

Evet F-1'den yani kullanma melezinden üretilmiş anaların bazılarının performansı gerçekten çok süper.

Yani melez azmanlığı devam ediyor. Ama hepsinde değil.

O yüzden ülkemizdeki trende devam.

Ana arı olsunda...

Suyunun suyu hiç fark etmez.

32...

Muğla...

Bugün onun başına gelen...

Anası alındı, daha önce meme üreten koloniye verildi.

Tüm yavruları dağıtıldı.

Üstüne üstlük ana arı memesi üretmesi için larvalar verildi.

Günahı, diğerlerinden çok öne geçmesi idi.

Hafta içi vadiye gittiğimizde rahat rahat çalışmak mümkün değil.

Tele-koloni bakımı devreye giriyor.

Söyle bakalım diye sorduk.

Arkadan bir kılavuz petek al.


Tamam aldık.

Körükçü, kılavuz petek taşımayı da öğrendi sayenizde Yusuf Bey.


18 numaraya gidin.

5'inci çerçeveyi, arısını silkeleyerek alın.

Tamam...

Çerçeveleri sıkıştırıp, kılavuzu şimdilik en sona yani 10'uncu çerçeve olarak verdik.

Gidin 55 numaraya.

Ahanda kafes var. Kafese de dalağı örmüş.

Baktık ana çıkmış geziyor.

Kafesi aldık ve yavrulu çerçeveyi buraya 4'üncü çerçeve olarak verdik.

Aslında bu kolonide çerçeve istiyor ama.

2 koloniyi de sıvı beslemeye tabi tuttuk. Çünkü vadide ekibin açılan kolonilerinde ne eksikse tamamlanıyor.

Sonra dedik abi kılavuzu nereye atalım.

8'inci çerçeveye.

Haydi bakalım buyurun, başlamışlar kabartmaya.

Şimdi bu haberi görünce, haftasonu kesin vadiye büyük pikapla gidilir.

Neymiş kılavuz petek götürülecekmiş...

5 yorum:

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Emmi hanımın f1 ini öldüreceğiniz tarihi dikkatli seçiniz. Ben 37 yi öldürünce baş sağlığı mesajlarını zor karşıladım. 3-4 aydır selam vermeyen arkaddaşlar bile dayanamadı aradılar sağ olsunlar. Bayağı üzülen arkadaşımız olmuş. Kına firmalarından mailler aldım ucuz veririz dediler..

yalovalı arıcı yusuf dedi ki...

maaşallah herşeye..
arılara,körükçülere,körükçüleri yönlendirene...
üçüncü resim harika polenli arıların olduğu çok güzel yakalamış objektif elinize sağlık..
aldım bile :)))

muratakın dedi ki...

Sayın Halil Bilen:
Körükçünün eüitimi daha eksik.
11 nolu resimde uçma deliğini kapatmış. uçuş hattında durmuş.
Saygılar.

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Halil Bey.

Çalışmalarınıza imreniyorum.Hava şartlarından dolayı daha saha çalışmalarına başlayabilmiş değilim.Sizin bu resimleri görünce içime bir ferahlık çöküyor.Elinize sağlık.

UĞUR KIRAN dedi ki...

süperrr, :)