8 Mart 2009

Zincir, En Zayıf Halkası Kadar Güçlüdür.

Geçtiğimiz haftasonuna ait görüntüleri Birol abinin blogunda yayınlanan kar manzaralı ev resmi ile başlayalım.

Geçtiğimiz yıl, Birol abinin arılarını bu köyden alırken yaşadığımız karlı manzaralar sonrası, ben bir iddiada bulunmuştum. Merak etme gelecek yıl bu kadar kar olmaz burada demiştim.

Ancak dediğimiz tarihte manzara böyle idi.

Yazdık tecrübe hanesine...

Dün bahsettiğimiz muhtarın ne kadar haklı olduğunu görmek adına...

Muhtar bu köyün muhtarı ve geçtiğimiz hafta köydeki kar ve...

Bu sabah durumu.

Birol abinin arkadaşının dağ evinin bahçesinde bulunan 2 koloniyi vadiye indirdik.

Ben demiştim bu kadar kar olmaz diye...

İşte buyurun, lodos 1 hafta geç kaldı sadece.

Kolonileri aldık ve aynı köydeki Birol abinin geçtiğimiz yıl kışladığı arılığın görüntüleri.

Artık toprak o kadar doymuş ki, suyu emmiyor bile.

Bu yıl Temmuz'da bu suyun faydasının olup olmadığını test etme imkanı bulabiliriz hep birlikte.

Sadece "ayı" ile ilgili soru işaretleri var ama tedbirlerin bugünlerde alınmaya başlaması sevindirici.

Doğru vadinin yolunu tutma zamanı...

Mayıslar kahvede molada sohbet yine arıcılık ve planlamalar.

Yusuf abi planlamalar ile ilgili görüşlerini paylaşıyor ve karşılıklı görüşler alınıyor.

İş geldi çattı çok bıçak sırtı konulara.

Dedik buyurun size sözleşme...

Söz uçar, yazı kalır...

(Yusuf abi kendisi yazdı bu sözleşmeyi ve imzaladı, o esnada vadide katlı kolonisi olduğunu unuttu.)

Sözleşme

İşbu sözleşme 3 maddedir.

1. Arılar 10 çıta çıkacak.

2. Fazlası alınacak.

3. Nisan sonu vadide koloni kalmayacak.

(Fazlası alınacak olayı klasik bir açık bizim için.)

Kahvede Birol abi bana 1 sehpanı alayım da dağdan indirdiklerimizi koyayım.

Dedim alırsın oradan ne olacak ki.

15 taneden 3 tane kaldı dünden nasılsa.

Ancak işin rengi farklı imiş.

Dün yaptığım yayında ilk etapta 15 tane yaptırmıştık ve 10 tane daha gelecek günlerde gelecekti demiştik.

Ancak usta 25 taneyi bitirince, nasılsa alacağız ya hepsini benim için almış Yusuf abi ve benim arıların yanına da indirmişler.

Dün bende neden benim arıların yanında duruyorlar diyordum.

Eeee o zaman hemen kırmızıya boyamalıyım.

Sehpalar 25 oldu...

Tam bir bahar havasını, dün akşamüstü yaşadığımız fırtına ve yağmur sonrası hissetmek çok daha hoş.

Bugün Yusuf abinin kovanları aktarılacak ve işin ana özeti bu ama fark ayrıntılarda gizli her zaman olduğu gibi.

Ben, Erol abi ve Birol abi aktarma işine bakıyoruz ama Yusuf abi piyasada yok.

İlk başlarda rahatı çok güzeldi ama biz kendi aramızda yakında kayışı atar diye mırıldanıyoruz.

Kolay iş değil.

70 kovan tek tek spatula ile kazınacak.

Polenlikleri temizlenecek.

Kovan içleri yıkanarak, nemli bezle silinecek.

O bırakıverse, biz çoktan kayışı atmış olacağız.


Aktarma yapılınca, eski kovanın dibinde kalanları da yere silkeliyoruz.

Ancak bu arkadaşlar genelde genç işçiler olunca ve hiç uçmadıklarından kovanlarını bilemiyorlar.

O zaman çiftleştirme kutularından boş olanlar doldurulsun bari.


Kovanlar temizlenip dururlar kendi kendilerine.

Yusuf abi çaktırmadan dinleniyor.

Genç işçiler o kadar güzel toplanıyorlar ki.

Toplam 4 adet çiftleştirme kutusu arılandırıldı.

Kovanlar pırıl pırıl oluyor bu şekilde.

Tabi ki bu kovanlar ahşap değiller.

Erkekler, volta atmaya başladılar vadide.

Bir şeyler demek istiyorlar gibi ama.

Ahanda.

Dün fırtına öncesi aktarılan larvalar. Üstelik fırtınada takla atmışlardı.


Çok güçlenen çiftleştirme kutuları ilk etapta bu tür küçük operasyonlara cevabı rahatlıkla verebiliyor.


Bende dün yarım kalan kontrollerime devam ettim.

Zincirin halkaları çok önemli ki zayıf halkalar pıtır pıtır kopunca diğer sağlam halkaların pek önemi kalmıyor.


33 ensesinde yapışık halde gezen arkadaş...

Pek yoldaşı da kalmadı gibi.

Ancak eğer hala hayattalarsa diğer yoldaşlarının durumlarını da görürüz bakalım.

Arıcılıkta göz aldanması denilen olaylar o kadar çoktur ki.

Ancak çerçeve hesabı devreye girince göz aldanması biter.

Bahara güçlü çıkmanın gereklerini yerine getirmekte karşılaşılan zorluklar...

Finalde ulaşılacak başarı ve vereceği haz...

Genellikle bu erken dönemde güçlü kolonileri ana arıya bağlamak gibi bir yanlış algılamamız da var nedense.

Gerçi olmadık şeylere de bağlarız ve herkes bir bilinmeyenin peşinden koşar.

Ne zamana kadar?

Zaman her şeyin ilacıdır.

Ana arı etkili ancak sadece bir çok faktörden sadece birisi.

Ancak değişik ana arılarla kışlamış ve eşit güçte çok koloni mevcut vadideki arılıklarımızda.

Açlıktan arıların öldüğü bu alemde, ne denilse boş.

Bu ana arı da dağ güzeli.

Faktörleri tüm detayları ile incelemek lazım aslında.

Kışlamada tüketilen bal miktarı 2 farklı ırkta takip edildiğinde önemli midir?

Kış tüketimi yüksek olan ırklar, bu ülkede erken baharda ölümlerle karşılaşıyorlar.

Dağ güzeli bal kemerine kadar dayamış yumurtlama faaliyetini.

Ve yumurtlama faaliyetinin devamı için arının bal yemesi gerekiyor.

Bir tarafta yaşam için bal ihtiyacı var iken, bir tarafta yumurtlama için bal yeme gerekliliği.

Geçtiğimiz hafta, yerdeki çiçeği çekerken yakalanmıştık.

Ancak buyurun işte.

Bunlar benim kovanlara çok benziyor ama.

Televizyona çıkmak gibi bir şey.

(Son günlerde bir TV reklamındaki incelik)

Yusuf abi de kovana çıkmış.

Ben arıya kat atmamıştım ama.

Akşam üstü şöyle bir dolanırken, paylaşım adına güzel bir resim çektik.

Bir hafta boyunca kontrol imkanı bulamayacağız ya...

Uçuş deliklerinin büyük bir bölümü sert straforlarla kapatılıyor. Eğer arı açma ihtiyacı duyarsa 2-3 günde gerekeni yapıyor.

Dün ve bugün yapılması gerekenler hanesine neler yazdık?

  • Arıların kovanları değiştirildi.
  • Ana arıların varlığı görüldü.
  • Yumurtlama faaliyeti ve arılı çerçeve sayıları kayıt altına alındı.
  • Bal varlığı kontrol edildi. Gerektiği hallerde dengelendi.
  • Koyu sıvı beslemeye başlandı.
  • Katı beslemeye, sıvı besleme sürekliliğini sağlayamadığımızdan devam edilmekte.
  • Varroa için Perizin yapıldı.
  • Yine varroa için 1 ay önce verilen Flumetrinler yenilendi.

Bu kadar yorgun olduğuma göre daha bir çok iş yapmış olmalıyız sanırım.

Ve günün finalinde ıspanak.

Bugünden yarına söylenecek şeyler vardır elbette.

Bugün karşımıza çıkan görüntüler bugünün sonuçları değildir.

Geçtiğimiz Ramazan ayında iftar saatine kıl payı yetişmek adına, arılarımızın sonbahar beslemelerini üstelik "klasik" yöntemlerle yapmış ve kışlama öncesi koloni güçlendirmeleri yapmıştık.

Ayrıca iyi bir varroa mücadelesi ile hem kışa güçlü, sağlıklı ve genç işçilerle girmiştik.

Şimdi bunun keyfini sürme zamanıdır.

Son söz olarak;

Siz siz olun, zincirinizin tüm halkalarını kontrol ediniz.

3 yorum:

Hayyam dedi ki...

Bu sözleşme geçersizdir.Onay olmayan sözleşmelerin anlam ve önemi yoktur :)

GURBETDEKI KARDES dedi ki...

Selamlar Halil abi
Beni tanımışsındır. Halil abi ben sizin besleme sekliniz hakkında bir şeyler yazmak istedim. Yaptıklarınız güzel. Kovanı aktarıyorsunuz, kek veriyorsunuz, ilaçlıyorsunuz ve hatta gündüz vaktinde şerbet veriyorsunuz. Sorulduğunda akşamüzeri şerbet verilir deniyor. Şimdi siz gündüz vaktinde besleme yapıyorsunuz. Benim kusuruma bakmayın hani bir söz varda (BAKMAKLA GORMEK ARASI
NDA FARK VARDIR)

muratakın dedi ki...

Bir sözleşmenin geçerli olması için resmi bir kurum tarafından onayı gerekir.
Noter onayı gibi.
O kadar ciddiki imzaların bazıları bile uyduruk.