1 Nisan 2009

Vadi, 1 Nisan Olmasını Beklemiş.

Haftabaşında ziyaretimize aile büyüklerimiz geldiler.
Bizde zaten vadiye gitmeyi planlıyoruz ya, gelen varsa vadi yolcuları kalmasın dedik.

Dağda kar iyice azalmasına rağmen, bu yıl Bandırma'da kar görmemişler.

Kısa bir hasret giderdiler.

Geçen hafta olsaydı, bayağı bir hasret giderilirdi ki bu hafta artık kar bitmiş diyebiliriz.

Vadi yolcusu kalmasın dediğimizde, körükçü zaten hazır.

Artık nasıl körük yakılır konusunu anlatmaya gerek yok.

Üstelik kısa bir süre daha devam ederse, ana arı üretiminde bile iyi bir duruma gelecek.

Babam zaten direk seyirci modunda tribünde.

Haydi körük hazır...

Ne güzel bir şey.

Gerçekten arıcılık uğraşında birisinin körük işini halletmesi süper oluyor.

Önce çiftleştirme kutularını kontrol edelim dedik.

Ahşap çiftleştirme kutularında sıvı beslemede kullanılan strafor bardaktan içilen şerbetin yerine dalağı çakmışlar.

Evet vadide nihayet, vadi farkını görmeye başladık.

Pazartesi gününden bu yana sıcaklık maksimum 32 º C olmuş.

Minimum ise 9 º C olmuş.

Dolayısı ile müthiş bir şekilde polene yüklenilmiş.

Genel olarak yavru alanlarının bittiği duvar çerçevelerinin iç bölümlerini fullemişler, arkalarında ise stoğa devam ediliyor.

Bazı ırklar ise, işi daha da abartıp, yavru alanının etrafına stoklamaya devam ediyor.

Bu davranış sadece Muğla'larda ve Karniyol'da mevcut.

Bilecik yerlilerinde ve Dağ güzellerinde ise yavru dışındaki duvar çerçevelerde stoklama devam ediyor.

Arada sırada çalan telefonlardan tele-talimatları alıyoruz.

Yusuf abi aradı ve 24 numaralı çiftleştirme kutusunu kontrol et.

"Normalde çiftleşmiş olması lazım, belki yumurta bile vardır."

Vallah ne desek boş.

Resim herşeyi anlatıyor.

Yumurta yok ama, lokal anestezi gerekmeden çıkarılabilir mi diye düşündüğüm bir komplikasyon gelişmiş.

Arıların gelişmesi ile, kutuların doldurulması işlemleri devam ediyor.

Bu kutuların doldurulması için, bir çok teknik var.

Ancak zaman ile yarışıyorsak, en güzeli bidon yöntemi...

Tabi ki bu yöntemde çok güçlü arılarınız olacak ki, eliniz titremeyecek.

Öğle saatlerinde olay iyice coştu.


Bu hızla stok olmaması zaten mümkün değil.

Herkes güzelce bir doyursun kendini polene diyeceğiz ama bu kadar stoğu yaptıklarına göre doymuş olmalılar.

Günboyu devam eden polen akışı biz arılıktan ayrıldığımız saatlerde de sürüyordu.

Geçtiğimiz hafta Çarşamba günü yaptığımız memeler.

Kaldı 5 günleri.

Haftasonu dağıtılacaklar. Artanlar plastik tüpe girecek.

Eğer dağıttıklarımızdan çıkmayan olursa, yedek oyuncu görevini üstlenecekler.

Adettendir arılıkta çerçeve tutmak.

Ancak bugünlerde trend ana arı memesi olsa gerek.

Ayrıca bu kutular, şimdi birazda oğul kontrol işine yarıyor.

Bu kutularda yakında dolacak ve ondan sonra...

Bal kemerli ve bol polenli stoklanmış bir çerçeve tam yavru alanının yanında.

Arıların keyfi yerinde.

Bazı kutularda ayarı kaçırdık herhalde.

Ama akşam hava soğuduğunda girerler.

Yusuf abinin kolonilerine sıvı besleme işine başladığımızda, körükçü dedi ki!

Bak sıvı beslemeyi de öğrendik.

(Çok değil 2 kere daha gelsen, olay bitecek ama tek körükçüm sen değilsin ki!)

Unutmadan, acil ana arı hattına gelen bir çağrıya cevap mahiyetinde ilk ana arı şu anda kargoda...

İlgililerin dikkatine...

2 yorum:

Ballı Baba dedi ki...

Halil kardeşim, O güzel polen gelişinde sadece arınınmı keyfi yerinde olur :) Bu arada aile toplantısınında tatlı mutluluğunu yaşadın Allah arttırsın ne diyelim.
Ben olsam akşama kadar polen alırdım arılardan, Dün bende ballık koydum...
Gargo ana arı taşıyormu?

gezgin86 dedi ki...

körükçü kadrosunu artırabiliyo muyuz?Kardeşime kıyamam!!!