8 Nisan 2009

Vadideki Tabansızlar ve Yeşil Kafalar

Haftabaşı yağan süper yağmurdan sonra, vadiye hafta arası yolculuğu...
Körükçümüz yine Fikri Atmaca.
Artık iyice olmaya başladı...

Dumanlı dağlar ve Dağküplü köyü.


Sabah ilk iş, vadide Habil abiye günaydın dedik.

Fikri'ye ben seni tanımıyorum internetten dedi.

Demek ki daha fazla görünmek gerekiyor.


Sakarya nehri günlerdir güldür güldür akıyor.

Bu nehrin üzerinde 3 adet baraj mevcut.

Sarıyer / Gökçekaya / Yenice

Buradan sonra ise hiç bir baraj yok yüzlerce kilometre...

Bu su denize akıp gidiyor.

Başka bir ülkede olsa bu su, ne takla attırırlardı.

Evet vadide geçen hafta yumurtlayan Kafkas melezlerini bugün öğlene kadar havanın kapalı olmasından da faydalanarak, yeşil kafa yaptık.

Ana arılar yumurtlamadan kesinlikle boyanmaması gerekiyor.

Boyama esnasında bir gözlemimi aktarayım.

Orta ayaklarını boya sürülen yere rahatlıkla ulşatırabiliyor.

Önde yeşil kafa ve arka fonda Fikri Atmaca...

Boya rengi yeşil bu yıl bunu hepimiz biliyoruz.

"Bu boya ne peki?" sorusu sorulmadan...

Es-Es Büyükşehir Belediye otobüslerinden bir tanesine rütuş yapmış bizim boyacı ağabeyimiz.

Biraz aldık kısacası.

Sentetik oto boyası.

Opak mı metalik mi?

Bilmiyorum ki!

Rahatsız olduğu kesin.

Ama onun rahatsızlığı, bizim rahatımız.

Bir hayli boyadık ve hava düzelir gibi oldu.

İnce işleri bırakıp, yapılması gereken diğer işlere hücum ettik.

Yağan yağmurun yoğunluğunu tahmin etmek açısından, su varilinin üst kapağı full dolu.

Arılarda uçuşa başladıklarında direk oraya daldılar.

Biraz daha kutu doldurduk.

Hatta taşırdık.

Geçtiğimiz turun analarını yetiştiren koloniye kafeste anayı vermiştik.

Ana geçen yılın anasıydı. Bu kolonide malum Muğla ve genleri gereği biraz sert...

Apar topar anayı verdim.

Ahanda ana bugün ölü hem de kafeste.

Sebep...

Kafesin kekini üst tarafta, ananın olduğu yeri aşağıda bırakmışım.

Kek yumuşaktı ve akmış.

Ana daha kutuda keke yapışmış olmalı...

Madem ana öldü.

Hemen yerine yetiştirmeliyiz.

Hava soğuk olduğundan biz de çift gömlek uygulamasına tabiyiz.

Çadırda yapılan larva transferinde kafa lambaları çok işe yarıyor.

Ancak taban diye adlandırdığımız çerçeveye çakılı kahverengi parçaların olduğu çerçeveler ortalıkta azalmış.

Haydi ben kendimin çerçeveleri kullandım. Hazır çadırda bir tane daha buldum. Onu da kullandım.

Ama ya nerde bu tabanlar.

Her tabanlı çerçeve meme üretim kovanlarında mı?

Neyse ben işimi gördüm ya nasılsa.

Derken tele-meme sistemi devreye girdi.

*Sen şimdi kafesteki anaları al, götür şu kovana koy.

*Tamam

*Dağ güzeli anaç koloniden 20 memeye transfer yap.

*Tamam (Nasılsa vardır bir yerde taban.)

*Yaptın mı?

*Abi yaptık ta tabanlı çerçeve nerede?

*Çadırda var ya!

*He he... Ben kullandım onu.

O zaman yapılacak iş belli.

Vadideki Tabansızlar.

3 yorum:

Gürbüzarıcılık dedi ki...

Selamlar
Bu şimdi bana reva mı? Yüz tane taban olsun. Benim 20 adet dağ güzeli larvam boşta kalsın.
Nerde benim kayıp tabanlı çıtalarım?
Saygılarımla

gezgin86 dedi ki...

"Ahanda ana bugün ölü hem de kafeste.

Sebep..."(alıntı)

"nası olsa geldiği yerde daha çok var." ve "n'olacak yaa" Yaklaşımı....ama adama tabanı-tabansızı sorarlar işte böyle:)

adige2206 dedi ki...

ana arımı ördekmi o kafası yesil olan tam seçemedim?