6 Haziran 2009

Artık İkinci Bahara Geçiyoruz.

Bu haftasonu itibarıyla baharı atlatıyoruz.
Arılıkta da ikinci bahara geçiyoruz.
Çünkü artık oğul riski mimimuma indi.
Bala yönlendirilen kolonilerde görülen küçük aksaklıklar giderildi.
Aksaklığın olduğu bir kolonide yapılan işlem bizlere referans teşkil edecek tarzda ve genelde başarılı bir uygulama olduğundan anlatmaya çalışacağız.
Gelecek yılın kışlayacak ve bala çalışacak kolonileri de hazırlandı.
30 adet genç ana 2-3 çerçeveli bölmelerde sistemi çalıştırmaya başladılar.
30 adet bölme bal hasadı sonrası baldan dönen 2008 anaların yıprananlarından takviye alarak güçlendirilecek ve kışlayacaklar.
Bazıları hiç takviye almadan kışa hazırlanacak düzeye gelecek gibi gözüküyorlar ki o konuda da ilginç acemiliklerimiz yine devam ediyor.
Bugün arılığa vardığımda hava şartları tam bal havası denecek tarzda idi.
Sıcak yerinde, rüzgar yok denecek kadar az, nem ise bir hayli yüksek.
Bölgedeki çiçeklenme de zirvede.

Gelinciklerde açmaya başladı.

Öğleye doğru ancak çalışmaya başladık ve Bozüyük'ten misafirlerimiz vardı.

Ana arı alarak ayrıldılar.

Güzel bir diyalogta yaşanmadı değil.

Arıları olan akraba olan iki kişinin arasında şöyle bir diyalog gelişiyormuş.

Arıları o kadar kurcalarsan, tabi ki hiç bir şey olmaz diyormuş bir arıcı.

Diğer arıcı da bugün yanında bir başka akrabası ile bizim arılığa gelmişti.

Yanında gelen arkadaşa diyor ki!

Söylersin artık bak bakalım karıştırınca oluyor mu olmuyor mu?

Öncelikle sorun ne idi?
Vadiden çıkarken yeni bir genç ana takmıştım bu koloniye.
Yumurtladığını da görmüştüm.
Diğer kolonilerden takviye alarak bala yönlendirildi.
Ancak geçtiğimiz hafta ana arıyı yumurtlatmamak üzere üst örtü tahtasının dışına kadar sürmüşlerdi.
Anayı tekrar içeri atmıştım ama bakamamışım. Kayıtlardan anladığım gözden kaçmış.
Cuma akşamı şöyle bir kontrol ettim ki anayı halletmişler ve memeleri asmışlar.
Oğul vermiş olabileceği ihtimaline karşı da kontrol ettim ama kadro aynen duruyor.
Ve yedekten bir ana arıyı kek bölümünü açmadan kafeste verdim.
Bu sabah budama işlemi yaptım.
Bu uygulamayı bizim ekipte en çok Birol abi yapıyor.
Kovanı yerinden kaldırıp, yerine boş bir kovan koyuyoruz.
Tüm arıyı ön tarafa silkeleyip, çerçeveyi kontrol ettikten sonra ve varsa memeyi bozup, kovana koyuyoruz.
Arıların çıkması için bir rampa iyi iş görüyor.
Kuluçkalıktaki tüm arılar silkelendikten sonra, dün akşam verdiğimiz ana arının kafesini de rampaya yerleştiriyoruz.
Boş bir ilave konduktan sonra ilavedekileri de silkeliyoruz ve ana arının kafesini açıyoruz.
Oğul psikolojisi yaşadıkları kesin ki kuyruk kaldırarak salgılamalar yapıyorlar.
Ana arı da kafesten çıkıyor ve...


Hiçbir şey olmamış gibi tıpış tıpış kovana.

Finalinde de en son genç işçiler giriyorlar ve kadro tamamlanıyor.

2-3 gün sonra yumurta kontrolu yapılarak işlem sonlandırılacak.
Güçlü kolonilere ana arı kabul ettirme veya ana arı değiştirme de bu yöntemi de etkin olarak kullanıyoruz. Biraz uğraştırıyor ama sabırlı isek, başarı şansı yüksek.

Çünkü kafeste ana arıyı hiç olmazsa bir gece kafeste kek bölümünü açmadan bekletmek gerekiyor.


Gelecek yılın arıları olarak oluşturduğumuz bölme kolonilerde daha bir şey yoktur diye zamanımız da az olduğundan bakmadan es geçiyoruz haftaiçi akşamları.

Balözü akımı hızlanınca ve kapalı yavrulu çerçeveden çıkanlar hemen atak yapıyorlar.

2007 yılında kolonilere verdiğim çerçevelere "2007" yazmıştım.

Bu yıl yeni kabarttırdığım çerçevelere de "09" yazıyorum.

Bunun faydası sonbaharda ve bal hasadında oluyor.

Kuluçkalığa bu yeni kabartılanlar veriliyor ve kuluçkalık yenilenmiş oluyor.



Geçtiğimiz günlerde 2. ballığı attığımız şefin koloni.

Hafta arası en üst katı açıp, daha burayı doldurmamışlar demişti Ahmet şef.

Birden dolacağı beklentisi nasıl oluştu ise.

Aslında dolar ama mutlaka her koloni için bugünlerde 10 adet kabartılmış çerçeve olması gerekir.

Kasnaklarda erkek yavruluların haricindeki bölümlere balı doldurmuşlar.

Geçtiğimiz günlerde bir bilgi paylaşımı esnasında kasnakların üst bölümündeki boşluklara tahta takozların konulması gerektiği bildirilmişti ama önemsememiştim.

Bugün haklılığını gördüm.

Kasnağın her iki tarafında kabartılmış olan çerçevenin boşluğa gelen bölümü aşırı kabartılmış.

Bu arılar boşluğu sevmiyorlar ne yapalım.

İtina ile boşluk dolduruyorlar.


İşte böyle.

Kasnakların yeri diğer çerçevede nasıl da belli oluyor.

Bu arada Ahmet şef bu fotoları görürse, artık kolonide nereye bakacağını öğrenir.




Verilen 2. ballık bu kovana ait değil ve mesafe 1 cm. den fazla oluyor. Bu yüzden çerçeve üstlerine merdiven yapıyorlar.

Bende bir çok kovanda bu sıkıntı var.

Özellikle Bilecik'ten aldığımız kovanlarda.

Her ilave indirdiğimizde bir hayli mum topluyoruz.

Aslında biraz da iyi oluyor. O bölüme erkek yumurtası atıyor.



Sabah Yusuf abi, Mustafa hoca'ya 1 kovan arı getireceğini söylemişti.

Mustafa hoca'nın arıları bana 2 km. kadar.

Bende geldiğinde yardıma gittim.




Sonra bizim arılıktaki arılarını kontrole geldi.

Bir sürü arı böldü yine.

Artık numaraların önüne "1" eklemiş.

Bizler numaraları küçük plakalar halinde vidalıyoruz.

99 , 100 diyerek bitiyor seri numaralar.

100'den fazla olunca da işler karışmış ve 199,200 yazacak şekilde tedbir almış.



Artık ana arı ile balın yarışında ibre baldan yana...
Çıkan yavrunun yerine ilavede bal girmeye başladı.



Ahşap çiftleştirmelerin çeçrevelerine uygun bir kutum daha vardı.

Geçen yıl kullanmamıştım ama bu yıl nerede ne varsa içi arı görecek gibi.


Akşamüstü etrafı kolaçan ettik.



Fiğler iyice ot içinde kaldılar.

Ortam hoş görünüyor.


Papatya...
Arılar konsa zaten bu kadar gelip kolonilerin dibinde çıkmaz.
7-8 bölme daha yapabilecek kadar boş kovanımız kaldı.
Onları da kullanırsak...
Çiftleştirme kutularının da ballı birer çerçevelerini alıp, yerine kılavuz verdim. Kışın hazırladığımız küçük çerçeveler devreye giriyor.
Çıkan ballıları da büyük çerçeveye dört adet alacak şekilde toplayıp, arısıyla bir koloniye koyduk.
Ballılardan sırlananları depoya alacağız. Sonbaharda ve kışa girişte kutuları bu ballı çerçevelerle destekleyeceğiz.
Ana arı işini de yavaşlatmak gerekiyor.
Çünkü artık bal hasadına doğru yelken açtık.

2 yorum:

salih arıcı dedi ki...

Halil bey çok güzel bir paylaşımdı,çok keyifle okudum ,sezon iyi görünüyor inşallah bu kadar uğraşınızın finalinde ürün yönünde yüzünüzün gülmesi dileklerimle,kolay gelsin.

gezgin86 dedi ki...

ve.. Sen bunları yalnız yaptın,he mi?