4 Temmuz 2009

Arılar ve Polen

Haftaiçi zor geçse de haftasonu hemen geliyor ama bir nefeslik süre gibi geçip gidiyor.
Cuma akşamı Akpınar'da kalan arıları ve ana arı çiftleştirmeleri kontrol için köye gittik.
Kardelen'le beraber kutuları kontrol ettik.

Körük sıkma işini artık kıvırıyor.

Ve Cumartesi...

Aslında Yusuf abi ve Birol abi sabah Yusuf abi'nin şehirdeki arılarını kontrol edecekler ve iş bitimi bana haber verip, Tandır'a hep beraber gidecektik.

Arabada yer var mı yok mu hesabı sonrası 2 misafirimizi de alarak soluğu Yusuf abi'nin arılıkta aldık.

Arılığa vardığımızda hummalı bir çalışma vardı.
Misafirlerimizden Ahmet şef ve Hüseyin Yavuz'da ekibe hemen kaynaştı.
Arka planda Muhterem abi ve Gürbüz Mozak abi ana kutularını kontrol ediyorlar.

Ekip fazlalaşınca herkes bir koloni başına çöküyor.
Yusuf abi kolonide kontrol edilecek konuyu söylüyor.
Tıkır tıkır.
Yeni makine reklamı gibi.
Hüseyin'de klasik ama olsun ne yapalım pozunda.
100'e yakın bölme koloni.
Dişlerimizin kovuğuna bile gitmedi.
Haydi şimdi dağa.

Evet...
Polen hasadına devam ediyoruz ki ne kadar çok yorucu...
Tek bir çeşit polenle devam ediyoruz.
Laden gülü...
Tüm kolonilerde hasat sonrası ana arı ölümü ihtimaline karşı kontroller yapıldı.
Sıkıntı yok.
Ancak Ahmet şef'in kovanda polenlik çalışmıyor ki ona da bir operasyon yaptık.
Hatta Birol abi gerekirse benim bir kovanıma aktarırız dedi.
Çevre gezisi planlanmıştı ve gezi sonrası kovan değişikliği yapılacaktı ya.
Finalde başka başka işler çıktı karşımıza.

Ana arı kontrollerinde ana arıya da rastladığımızda oldu.
Hatta beslemeye tabi tutulurken.
Yusuf abi'ye göre tank ana arı.
Tank gibi ama nasıl tutacaksın bakalım demesi ise güldürüyor bizleri.
Hele o yürüsün de tutmasını da öğreniriz.
Bu ana arıyı belki hatırlamak mümkün.
Ana arıyı öldürmüş bir koloniye kafesle verilip, ertesi gün kapı önüne tüm arıyı silkeleyip, anayı da içerlerine salıp göndermiştik içeriye.
Şimdi ise tank modunda devam ediyor.
Bala çalışan bir kolonide değiştirilmiş bir genç ana arının performansı da başka oluyor.


Hayatın her alanında olduğu gibi kolonide de zaman zaman yanyana geldikleri oluyor haliyle.
Erkek arılar da sakal salmışlar.

Öğleden sonra ise yavru uçuşları hız kazandı.

Bu kadar seri ve yoğun yavru uçuşları gelecek günlerin tarlacı arılarının hazırlandığı göstermesi açısından çok sevindirici.


Kontroller esnasında sıkışan kolonilere, hasat sonrası aldığımız 2. ilaveleri vermek zorunda kaldık. Tüm kolonilere verme planımız yok ki hepsi 3 adet ilave fazladan götürdük ki 2 adedini bugün kullandık.
Diğerlerinden sıkışan olursa, bu katlılarla değiştiririz çerçeveleri.


Perşembe gecesi yağan yoğun yağmurdan dağda nasibini fazlasıyla almış.
Ortam yeni bir baharı daha yaşamamıza sebep oluyor.
İşlerimizi bitirdik ve hem çevre gezisi hem de geçtiğimiz yıl arı kolonisi gelen kapanı kontrol için arılıktan ayrılıyoruz.

Yabani bir armut ağacı.
Ahlat demek daha iyi anlaşılır kılıyor olayı.
Ağacın gövdesinde geçtiğimiz yıllarda çalışan bir koloni işi bilmeyen birileri tarafından alınmaya kalkışılmış ve balları alabilmişler sadece ama arılar malum sizlere ömür.
Geçtiğimiz yıl ise buraya bırakılan kapana bir güçlü koloni gelmişti Birol abi'ye.
Hamza'ya boza iyi gelmiş misali kapan tekrar aynı yerine konulmuş ama henüz ziyaretçisi yok.
Bizde bu vesile ile nektar alanlarımızı da gezme imkanı bulduk.
Bu ülke o kadar büyük ki, şehirlerin artık çekilmez hale gelen durumlarını görüp ve sonra da buraları da görünce daha da mutlu oluyoruz ki arılar sayesinde bakış açımızda değişiyor.


Derken arılığa geri döndük.
Ahmet şef için verilecek polenlikli kovana itina ile el konuldu.
Ve aktarma başladı.
Yusuf abi hemen bu koloni bölünmeli dedi.
Sesimi çıkarır mıyım!
Hemen bölme için, polenlikli kovana aktarılınca boşa çıkan polenliksiz kovanımızı tahsis ettik.
3 çerçeve arı ve 2 çerçeve de silkeleme ile yaklaşık 5 çerçeve arı alındı.
Diğeri de hala 20 çerçevede nasıl oluyorsa.
Neyse böldük diyelim.
Tamam da ana arı n'olcak.
Çünkü ana arı olmadan bölme yapmak konusu artık çok gerilerde kaldı.
Birol abi'nin geçen yıldan verdiği sözü yerine getirmesine vesile olan bu bölme çok iyi oldu.
Hemen bir ana arı kafese ve ver bölmeye.
81 numara iken oldu 17 numara.
Plakaların sökülüp takılıyor olması bu anlamda da çok süper.
Bu arada polenlerin tatlarını kontrol ederken ayarı biraz fazla mı kaçırıyoruz acaba?
Hep böyle koşturmak geliyor insanın içinden...

Hiç yorum yok: