Arıcılık maalesef tedavisi olmayan bir hastalıktır ve bulaşıcıdır.

Arıcılık ile amatörce veya profesyonelce uğraşan , merak eden veya uğraşmak isteyen herkesi ; bildiklerini paylaşmaya davet ediyoruz. Sizin uyguladığınız ve size normal gelen bir uygulama başkaları için gerçekten çok ilginç ve bilinmeyen olabilir. Konseptimiz çok basit... Bildiğini saklama ve Türk arıcılığına dolayısı ile vatanına hizmet et... E-mail & Msn : halilbilen2@hotmail.com

Yayınlanmak üzere arılık / arıcılık fotoğraflarınızı gönderebilirsiniz.

free html hit counter
View My Stats

12 Temmuz 2009

Dağdan Ayçiçeğine...

Artık dağdan tamamen ayrılma zamanı.
Köpekler kocaoğlan nöbetlerini vukuatsız tamamladılar.
Tellerle arıların yanına kadar gidebiliyorlar.
Gerçi yaygara yapmaktan başka birşey yapamıyorlarmış.
Birol abi, kocaoğlanı gören köpeğin 1 metre çukur kazıp saklandığını anlatınca...

Köpeklerin tellerinden geçebilmek için biraz uğraşmak gerekiyor.

Kalabak suyu ile arılar serinletiliyor.

2 kamyonette yüklendi.

Geride az sayıda koloni ve ilaveler kaldı.

Uygun zamanda alınacaktı.

Gece iş bitimi Yusuf abi ve Birol abi hemen birbirlerine gaz verip gece 2. tur yapıp almaya gitmişler.

Gece dağa varınca, dağda uykuyu çekip, gün ağarınca sarmışlar ve gelmişler.

Arıları indirme esnasında zaman zaman aracı çekmek gerekiyor.

Denge unsuru önemli.

Artık hem bölmeler hem de bala yönlendirilmiş koloniler ayçiçeğinde.

Gece gözüyle pek birşey görünmüyor ama ayçiçeğinin yakın olduğu kesin.

Ama toplam ekim miktarı gece görünmüyor.

Gece dağda uyuyanlar, sabah kendilerini dağdan getirdikleri çadıra atmışlardı öğlen saatlerinde vardığımızda.


Ayçiçeği bu bölgede kafayı açınca sulamaya tabi tutuluyor.

Ova'da yoğun sulama devam ediyor.


Kademeli ekim olması arıcılık için tartışılmaz faydalı.


İyi de arı ayçiçeğine konuyor mu?
İlk açan tarla hemen önümüzdeki tarla ve yoğun ziyaret alıyor.

Maşallah.
Yüksek sayıda koloni olunca, ayçiçekleri açısından tozlaşma maksimumda.


İşleri yoluna koymaya başladık ve yakınlarda hava bir yerlere yağmur bıraktı ama bizi teğet geçti.
Nektar geliyor mu?
Bunun da testleri yapıldı.
Çerçeve silkelendi akıyor ve ayçiçeğindeki arılardan kusturma yöntemi ile nektar varlığı görüldü.
Ayçiçeğinin çok ekili olmasının, balözü için garanti bir unsur olmadığını biliyoruz ki hava şartları çok daha etkili.
Dağdan gelen bal ile karışacak artık.

Bu ne özlemdir.
Acele etmeye gerek yok ama arılar sabredemiyorlar.


Polenlikler serbest biçimde çalıştırılacaklar ama haftaiçi polen düzeni tekrar kurulabilir.
Bugün ilk kez çok yoğun bir arı uçuşu altında çalışma imkanı bulduk.
Ama bir ağaç ekilmez mi hiç bu araziye.
İlaçlık ağaç yok.
Gölge et, başka ihsan isterim.

Etiketler: , , , ,

1 Comments:

Blogger erbabarici said...

bereketli bol ürün almanız dileğiyle selamlar...

12 Temmuz, 2009 23:56  

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home