16 Eylül 2009

Yol Çok Uzun Arıcılıkta.

Geçtiğimiz günlerde arıcılığa yüksek koloni sayısı ile başlamak isteyen bir arkadaşımıza bu konunun sakıncaları yanında illaki yapılacaksa olması gerekenler listesi oluşturulurken 200 kolonilik bir arılık için listede dikkat çekici bir konu vardı.

En az 30 ana arı çiftleştirme kutusu…

Çünkü 200 kolonilik bir arılığın ana arı ihtiyacının karşılanması için gereken miktarın, bu sayıya çok yakın olduğunu artık rahatlıkla görüyoruz.

Buradan çıkarılacak en önemli sonuç aslında yeni bile başlanmış olsa, her arılıkta ana arı üretimi yapılması gerekliliğidir. Arıcılık ile olan ilk tanışmamızdan bu yana çok uzun yıllar rahle-i tedrisatından geçtiğimiz arılıkta ana arı üretimi için geleneksel yöntemler kullanılsa da her zaman genç anaya öncelikli değer verilmiştir.

Bugün için gelinen nokta ise…

“Mutlaka kendi ana arınızı üretmelisiniz.”

Ana arı üretimi ile ilgili planlamalar yaparken elimizdeki geçmiş yıllar verileri referans teşkil etse de yıllara göre çiftleştirme kutularındaki çekirdek kolonilerin farklı davranışlar gösterdiği de notlarımızın içerisinde yerlerini aldılar.

30 çiftleştirme kutusunda toplam 60 göz olduğuna göre 1 turda 60 ana hesabıyla 200 kolonilik arılığın ihtiyacını 1 aylık sürede bile karşılamak mümkün.

Ancak veriler hiç öyle göstermiyor. Bu yılın istatistik verilerinin tamamını işlemek için henüz erken olsa da özet bir bilgi almak mümkün…





Ve bu verilerin sezon içinde bazı aylarda inanılmaz kötüleştiği ve bazı aylarda mükemmel denecek kadar güzelleştiği ise, bizlere ana arı üretimi zamanlaması konusunda da referans teşkil ediyor…



2009 yılında amatörce çiftleştirme kutularında yapılan ana arı üretimi sonucunda;

Transfer edilen memelerin tutma oranı: % 56
Bu oran Mayıs/Haziran ayında: % 73

Kolonilere verilen memelerin doğum oranı: % 59
Bu oran Mayıs/Haziran ayında: % 89

Kolonilere verilen memelerden yumurtlayan ana oranı: % 46
Bu oran Mayıs/Haziran ayında: % 67

1 larvanın yumurtlayan bir ana arı olması şansı: % 21
Bu oran Mayıs/Haziran ayında: % 26

1 ana arı için 4 veya 5 larva transfer etmemiz gerekiyor.

Demek ki bir hayli uğraşmamız gerekiyor.



Bu larvaları transfer etmek yetse…

Bu larvaları baktıracak koloni ayarlamak yine sorun.

Şartlar ne olursa olsun en iyisini yapmak için öğrenmeye devam edeceğiz.

Ancak ne yapmamamız gerekiyor?

Elimizde bu yıl için veri olmayan bir konu ama…

Eylül ayında arı kuşu tepemizde iken ve kolonilerde sağlıklı erkek arılar yok iken ana arı üretimi yapmayacağız.



Ana arı satın alma yöntemini önermesek de illaki almam gerekir diyorsanız bu alım işlemini Mayıs 15 gibi yapmalısınız. Ana arı alacağınız işletmeleri iyi analiz etmeniz gerekliliği konusunu ise söylemeye gerek yok sanırım.

Hangi ana arı ırkı ile çalışacağım sorusuna cevap aramaktansa denemeler yapmaya her zaman devam ediniz ve hiçbir zaman arılığınızı tek 1 ırka teslim etmeyiniz.

Ana arı üretimini amatörce yapan bizlerin en büyük sıkıntılarında birisi de bu kutuları kışlatabilmek ile alakalı…

Çünkü kışlatılabilirlerse bu kutuların baharda katacağı katma değer, arıcılığımıza ivme katıyor. Kışlatmadan daha ziyade sonbaharda yapılacak işlemlere önem vermemiz gerektiğini geçtiğimiz yıl anlamıştık ki kutularda Ağustos sonu verilen memelerden yumurtlayan ana görme oranımız o kadar düşüktü ki…



Bu yıl tatilimize gitmeden ana arı üretimi sonlandırılmış ve kutular zayıflatılarak yumurtlayan analar ile analandırılmıştı. Tatil dönüşü işler yolunda iken bazı gözlerden kutu terkleri yaşandı ama birçok ana arıyı da diğer kovanlara veya kutulara girme teşebbüsünde yakalamıştık. Zayıflar mı gidiyor yoksa güçlüler mi gidiyor konusunda bir ayrımda yapmak mümkün değil ki her gruptan terk edenler gözlemlendi.

2’nci bir arılık olması gerekliliğini bugün için gerçekleştirmek mümkün olmadığına göre yağma davranışına da razı oluyoruz.

Ancak en önemli avantajımız ise kutuların 2 gözlü olarak bugüne kadar ulaşmalarıdır ki orta bölme kaldırılarak kışlamalarda daha güçlü koloni oluşabiliyor.

Boş kalma ihtimali olan kutular içinde baldan gelip, iptal edilen kolonilerin anaları 1’er çerçeve ile ruşetlerde bekletiliyor…

Bu yıl yaz sonu ve sonbaharda görülen bu tür terkler için alabileceğimiz tedbirlerin neler olacağı konusunu da hep sıcak tutuyoruz.

Bir çözüm olarak ana arıları kutuda iken sadece yeşil boya ile boyuyoruz. Ancak terk ettiklerinde sen nereden geldin bakayım diye soramıyoruz. Maliyeti yüksekte olsa yumurtlama sonrası yavruyu kapatınca numarayı yapıştırmak lazım. Numaralı terklerde problemi çözmek kolay.

Ancak bu terkler nasılsa olacak düşüncesiyle Eylül ayının ortasında ana arı üretimi yapsak nasıl olur?

Denenmiş ama başarılı olmamış bir yöntemdir ki bu yöntemin sonucu kutunun kışlatma öncesi bitmesi anlamına geliyor…

Arı kuşları da bu hava sıcaklıkları neticesinde gitmeye niyetleri olmadığından çok büyük risk almaya gerek yoktur. Diyelim ki kuşlar yok ama bu sefer erkek arı da yok.

Erken baharda erkek azlığı konusunda tereddüt etmemize rağmen başladığımız üretimde üretilen analar bala yetiştiler ve başarılı da oldular. Ancak kışlamayacaklar tabi ki… (Kutu boş kalırsa kusura da kalmasınlar)

Erkek arı azlığı riskini ne için alacağız?

Kutuyu kışlatma adına…

Kutuyu kışlatmak için sadece ana arı varlığı yetmiyor ki!

O kutudaki koloninin arkadan gelen yavrusu olmadıktan sonra kışlaması mümkün değil.

Baharda alınan ana arı üretim riski mi yoksa sonbaharda alınan ana arı üretim riski mi sorusuna cevabımız sanırım bellidir. Bölgesel olarak değişse de İç Anadolu bölgesi için ana arı üretiminin sonlandırılması gereken ay Ağustos 15 tarihleridir.

Ancak bizler amatörce ana arı yetiştirdiğimizden bu tarihleri istediğimiz gibi esnetebiliriz. Finalde yaşanacak sıkıntı yine bizim sıkıntımızdır ki 2-3 yıl içinde verileri incelediğimizde zaten otomatik olarak olması gereken optimum uygulamaları buluruz.

4-5 larvadan 1 ana arı…

Verilen enerji…

Harcanan zaman…

Ve üretimini yaptığınız ana arılarla oluşturduğunuz bir arılık.

Israrla ana arınızı kendiniz üretiniz…

Anaç koloni mi?

Bu ülkede de anaç koloni yoksa…

Aslında birazda ekipmanı gözden geçirmeliyiz.

Tecrübe genelde doğru yolu gösterir ki bizlere ticari ana arı üretiminde kullanılan küçük kutular yerine 5 çerçevelik ruşetlerin önerilmesini dikkate almalıyız.

Bu tür ruşetlerle terklerin daha az yaşanacağını söyleyebiliriz.
Temin ve işletme maliyetini göğüsleyebiliyorsak 5 çerçeveli ruşetlerini tercih etmeliyiz söylemini de yavaş yavaş gündemimize almalıyız.

Ana arı arıcılıkta sadece bir enstrüman…

Yapılacak işler çok ve bizler bayram hazırlığında…

Arılarımızı sıkıştırmalıyız…

Sıkıştırma konusunu becerebilmek için fazla petekleri saklama sorununu çözmeliyiz.

Teknikler çok ama imkânlar kısıtlı arıcılığımızda.

Soğuk tutabilecek düzenekleri tiz kurmamız lazım.

Evet, daraltalım ne olursa olsun…

Ne kadar sıkıştıracağız ki?

Arı kadrosu etkili olsa da en az çerçeve sayısını belirlemek lazım…

En az olması gereken.

Yavrulu çerçeve sayısı + 2 ballı çerçeve

Ballılar duvarlarda ve yavrular merkezde…

Nerede kışlatılacaksa oraya yaslanarak bölme tahtası ile bölünecek…

Ancak çok güçlü kolonilerde yavrulu çerçeve sayısı az ise dış duvara 2 ballı koyarak çerçeve sayısını 1 arttırabiliriz.

Varroa mücadelesi de teşvik beslemesi de bu pozisyonda yapılacak ki koloni kışlayacağı yerde tedbirini alsın.

Arı bölmeden dışarı taşarsa da taşsın önemsemeyin. Zaman içinde çekilecektir.

Teşvik beslemesi sonrası açılarak büyüyecek yavru alanını kışlama öncesi stoklama beslemesi ile stok yaptırdık mı ve hele hele analar da genç ise…

Bugün için gözlemlenen yavruyu az açma davranışını ise polenin az gelişine bağlamak gerekiyor. Geçtiğimiz yıllarda yaz ortasında aldığımız yağmurların hiçbirisini almadığımızdan polen konusunda sıkıntı olduğu kesin.

Yine de bizlerin yaptığı bakımlarla, gösterdiğimiz özenle sıkıntı yaşayacaksak…

Buyursun kışımız gelsin artık.

Kış uzun, memleket sıkıntılı…

Ancak elele verip, bildiklerimizi paylaşmaya, öğrendiklerimizi aktarmaya devam edeceğiz hep birlikte. Yol çok ama çok uzun ve zorluklarla dolu. Bilinçli olduktan sonra aşılmayacak yol yoktur. Çalışacağız ki belki de her zamanki çalıştığımızdan daha çok.

2 yorum:

muratakın dedi ki...

Sayın Halil Bilen:

Güzel yazının özeti;
'Bilinçli olduktan sonra aşılmayacak yol yoktur'
Bu yazıyı anlatmaya yetiyor.

ergenekome dedi ki...

Öncelikle bu güzel paylaşımınız ve emeğiniz için çok teşekkür ederim.
Ben de bu yaz 1 tam kutu 3cm lik sert strafor alarak 1 düzine 5 çerçeveli ruşet kovan ölçüsünde strafor kovanları geç de olsa hazırlamış ve tam dolu birer çerçeve arılı kapalı yavrulu ve çıkmak üzereli ana memeli ruşetler yapmıştım. Harika sonuç verdi denilebilir. hem kullanım kolaylığı hem maliyeti çok ekonomik. 70 ytlye tam kutu almıştım 12 adet çıktı parçalar iyi kesilirse 14 adet çıkıyor. Ancak işçilik maliyeti biraz fazla...
Seneye hedef 100 adet yapmak arılığımı tam bir ana arı üretim merkezine bir defaya mahsuz olsun dönüştürmek ama erken yapmak haziran başı gibi. Mayısta sadece benim kolonilerdeki erkek arı yoğunluğu oluşacak analarla çiftleşmeye yetersiz kalabilir dışarıya işi bırakmayayım.
Hedef birleştirmeye müdahaleye gerek duymayacak şekilde 32 koloniden seneye 100 koloni olurturmak. bilemiyorum maliyeti bize tuzlu olacak ama sonuçta arıcılık malzemeleri satan üreten şirketlere çalışıyoruz bizim henüz bir şey kazandığımız yok, yatırm da yatırım. bu hobi bizi derinden vurdu, ah bir kurtaran olsa....