4 Ekim 2009

Boyaya Devam ve Bumerang Ustasından İnciler

Cumartesi günü bir hafta önce boyanan yeni kovanlarla, boyanacak kovanları değiştirme için arılıktaydık...
Hala havalar güzel gidiyor ama arılar yavruyu iyice azaltmışlardı.
Bunu polen gelişinin azlığına bağlıyoruz ki, sel basma görüntülerine rağmen bize damla yağmur düşmedi denilebilir.




Aktarma esnasında hem bal stokları, hem polen stokları, hem varroalı arı veya kanatsız arı kontrolü, hem de yavrunun durumunu kontrol ediyoruz.

Yavru durumu genelde 2 çerçevede mevcut, ancak yeniden yumurtlama başlamış.

Arıları 6-7 çerçevede eşitlemiştik ki 7 olanlarda 6 çerçeveye düşmüşler doğal olarak.

Ancak ilerleyen günlerde tüm işlemler bittiğinde bazı kolonileri iptal edebilir ve tekrar bir güçlendirme yapabiliriz.

Şu halleri de kışlamaya yeterli gözükse de güçlünün zararını görmedik.

Boşa çıkan anaları da kutulara çakarız...

Aktarımlarda çok az polen stoğu görüldü.

Normalde yukarıdaki bu çerçeve 2'nci çerçeve olduğundan yavrulaması gereken çerçeve ama yavruyu bu yıl tam orta çerçevelerde devam ettiriyor.

Varroa için Formik asidi küçük buzdolabı poşetleri içindeki kartonlara emdirerek vermiştik.

Bu hafta topladık ve klasik tepkilerini yine vermişler.

Propolis ile sıvamışlar.

Sıcak havada da yapış yapış her yere bulaşıyor.

Aktarma yaparken fırsat bu fırsat varroa için Kaumafos etken maddeli çözelti kullandık.

Nam-ı diğer Perizin.

Haftaya bir tur daha vereceğiz.

Karakaçan otlayacak yeri bulmuş.

Muhabbeti hiç çekilmiyor habire otluyor.

Bu konuyla nasıl bağlayacağız ama...

Köyde yaşlı bir amca var.

Bumerang yapıyor ağaçlardan çocuklara...

Sohbet imkanı bulduk kendisiyle...

Bumerangı bilirsiniz, "L" biçiminde olup, hızla atarsınız ve döner - döner tekrar size döner...

Bumerang yaptığı ağacı söylemiyor ama her ağaçtan olmuyor diyor.

Bazıları atarsın, gelir ve tutarsın...

Şahane de ses çıkarır diyor.

Bazılarını atarsın, gider ve gelir, sen yapıp-fırlattığın halde gelir sana çarpar.

Neden çarpar? diye sorduk.

Ağacı bozukmuş, sen ne kadar işlersen işle ayar tutmazmış.

Çarpmayanlardan bizlere de yapacağına söz verdi.

Gelelim Pazar gününe.

Cumartesi içeri yığdığım boyanacakları, öncelik ruşetlerde olacak şekilde başladı ekip boyamaya...

Ben yine arılara yapılacaklarla uğraşıyorum.

Önce ruşetleri boyuyoruz ki bunları sisteme sokup, kovanları alacağız içeriye boyamaya.

Ruşetler hakkında söyleyecek bir şeylerimiz var elbette.

Elimizde topu topu hepsi 10 tane var.

Ancak bu sayıyı kışlayacak arı sayısına denk getirmek gerekiyor.

6-7 çerçeveye sıkıştırmıştık arıları eşitleyerek...

Bugün kadrosu iyi olan 6 taneyi daha ruşetlere indirdik.

6 çerçeve full arı, 5 çerçevelik ruşete indiğinde 1 ballı artıyor ki onu da depoya alıyoruz.

6 çerçeve arı, 5 çerçevede sıkışıyor.

İç Anadolu bölgesinde kısa bir arıcılık hikayemiz içinde bu bölgenin en iyi kışlamasının bu ruşetlerde sağlanacağını düşünüyoruz.

Ancak bu ruşetlere aktarmadan önce mutlaka arı en az 6 çerçeveli şekilde ayarlanmalı ki ruşete indiğinde bomba gibi 5 çerçeve olsun.

Aktarma sonrası arıların ruşete karşı algılama sorunları oluyor ama kısa sürede normale dönüyorlar.

Bugün güveç günüydü.
Kısaca boyama bahane, güveç şahane..

Kışlamada kullanılmayacak kovanlar depoda yerlerini alıyorlar ama işçiliklerini hiç boşlamıyoruz.
Polenli kovanlar bu kış depoda duracak.
AK = Ahmet Kocabaş ( Ahmet şef)
Daha önce vernik rengi olan kovan beyazlara büründü.
Kendi kovanını biraz torpilli boyamış ama ben dışarıda olduğumdan göremedim.
Sonradan uyandık ama attığı fazla bir kat boya nasıl sökülür bilmiyoruz.
Ahmet Şef'in kovanda polenli olduğundan depoda kalacak.
HY: Hüseyin Yavuz
FA:Fikri Atmaca
Markaları hazır ama kovanları daha sistemde, o yüzden boyayamadık.
Zaten onlarda polenli olduğundan depoda yer alacaklar.
Polenlikler elden geçirildi ve baharda kullanılmak üzere uçuş deliği straforları bile takıldı.
Bir işi yaparken yapmak lazım ki sonra yaparız dendiğinde iş yükü daha da artarak karşımıza çıkıyor.
Bu kovanların içine iş bitimi depoda sehpalarda bulunan yavrulama yapılabilecek düzgün esmer petekleri dizeceğiz ve eğer gidilirse vadiye bu şekilde gidecekler.
Ayrıca vadide bahar aktarmasına katkıda bulunacaklar pırıl pırıl.

Bir hayli beyazlayan var ama daha 16 adet değişecek mevcut.
Depoda boyanıp işi bitenler devreye girince 1 haftalık işimiz var.
Daha sonra ilaveler, çiftleştirme kutuları derken...
Bu kış işimizi bulduk...
Tekrar tekrar söylüyorum ki bana kalsa tek fırça süremem.
Ekip sağolsun, tek fırça sürmeden arılık çiçek bahçesine dönüyor.
Ben kovanların içinden sorumluyum...


Akşam hava kararırken paydos ettik ve yorgun yorgun evlerin yolunu tuttuk.
Hava kararıyor olsa da çiçek çiçektir.

3 yorum:

Ballı Baba dedi ki...

Ne diyeyim şimdi, boya bahane...... günahdır günahhhhh. Yiyen var yiyemiyen var değilmi?
Bumerang özel bir ağaçtan yapılır öyle kalaslardan değil, kalastan olursa yontulmaz, yani özelliği olmalı. Anadoluda güzel sözler var "Her boynuzdan bıçak sapı olmaz" gibi...
Bumerang iki manada da kullanılır yerliler tarafından. neyse kalsın.
Bu polenli çerçevenin yanındaki yavrulularda da bu kadar az bal kemeri varsa arılar kışın açlıktan ölürrrrrrr. Sonra kışın ortasında kek verecek adam ararsın...

ali yener dedi ki...

merhaba ben bu yıl formik asidi200cclik şişelere 100cc formik asit koyarak verdim şişenin içinede pamuklu bezlerden fitil yaptım ve mükemmel sonuç aldım en ufak ne bir arı ölümü nede arılarda rahatsızlık tavsiye ederim saygılar

UĞUR KIRAN dedi ki...

Tek kelimeyle maşallah demek yeter üstadım.Her konuda bizlere örnek olmaya devam ediyorsun...