8 Ekim 2009

Değişen Şartlara Uyum...

Değişen şartlara uyum sağlamak...
Yusuf abi dedi ki...
Eğer değişen bu şartlara arılarını hazırlayamayan arıcılar olursa çok kış kaybı yaşarlar.
Değişen şartlar neler acaba?

Ülkemizin birçok bölgesinden gözlemlerimiz oluyor.

Bazı bölgelerde 5 çerçeve arıda bile 5 çerçeve yavru var iken, bizlerde 6 çerçevede 2 çerçeve yavru var ancak...

Acaba gerçekten 5 çerçeve arıda 5 çerçeve yavru var mı?

Bizim kafkaslar ve yerlilerde de yavru 1'er çerçeve civarı devam ediyor.

Yavrunun önemi tabi ki var ama esas dikkat çekici olan kolonilerde geçen yıl bu tarihlerde olan polen stoğu yok.

Kışa hazırladıkları poleni bile depolayamayan koloniler sıvı teşvik beslemesine de yeteri kadar cevap veremiyorlar.

Arı ırkları arasında fark ise, polen kıtlığına rağmen bazı ırklar hala yumurtlama eğiliminde ama polensiz yetiştirilen işçiler baharda ne kadar verimli çalışacak.

Neden polen yok konusunu daha önceki günlerde de paylaşmıştık ki yağmur hiç yağmadı bölgeye.

Polen yoksa poleni nasıl verebiliriz koloniye veya nasıl ikame edebiliriz?

Önemli bir konu aslında.


Bugün haftasonu boyananların sisteme sokulması ile arılıkta değişecek kalmadı ve hepsi boyanmak üzere depoya atıldı ki bundan sonrası kıyı kıyı olur.

Son mohikan ise evlere şenlik...

Nuh-nebi'den kalma.

Ekip bunlara da boya-tamir için gaz kesiyor ama elekle su taşımaya benzeyecek bir durum...

Ben öğleden sonra gitmiştim arılığa ve ekip akşamüstü geldi ki iyi ki gelmişler, işleri ucu ucuna yetiştirdik.
2'nci tur Perizin'i de yaptık fırsat bu fırsat...
Çevremizde başka arıcı olmadığından varroa mücadelesinde sıkıntı yaşamıyoruz.
Hacı amcada da 2 kovan var ama onların bakımlarını da bu haftasonu yapacağız.
Aslında onlara bakmasak iyi olurdu ki varroa mücadelesinde başarısız olursak, suçu atıverirdik hacı abiye...


Bu olay aslında başarılı olsa ne olur ki dişlerinin kovuğuna bile gitmez ama...
Baharda varroa mücadelesi yapılırken derlenen polenleri keke katmak üzere derin dondurucuda hiç kurutmadan taze olarak depoluyoruz.
Baharda keke katana kadar kışa girişte versek ve bunları stoklasalar...
Beyin fırtınası yaptık ve nasıl yaparız nasıl yaparız derken Muhsin Doğaroğlu hocamızın polen keki tarifini önerdiler bize.
Ancak zamanımız hazırlamaya yetmediğinden bu akşam bir ilginç deneme yapalım dedik.
2 çeşit uygulama yaptık ve durumu Cumartesi gözlemleyeceğiz.
İlk uygulamada poleni besleme kabı ön tarafına sıvı besleme ürününe değdirmeden verdik.

Polencibaşı terimini de arıcılığımıza kattık.
Fikri Atmaca elinde kaşıkla ayar ediyor poleni...



Diğer uygulama ise sıvı besleme ürünü ile temas eder şekilde verildi.



Polenin kurutulmamış olmasından dolayı taşınıp stoklanacağı düşüncesi taşımaktayız...

Ülkemizin bir çok yerinde arı hastalıkları konusunda artış olmasında polen yokluğunun da bir etken olduğunu söyleyebiliriz ki arının mücadele gücünü düşürüyor polensizlik...

Bizim verdiğimiz 1-2 kaşık polenle mi olacak?

Eğer alırlarsa seri biçimde devam eder stok yaptırırız.



İşleri bitirdik ki hava da karardı.

Genel çiçek bahçesi fotosu ise gece karanlığında çekildi.

Bakarsan bağ, bakmazsan Afganistan arılığı olur.

Siz hiç Afganistan arılığı gördünüz mü?

1 yorum:

İlhami Uyar dedi ki...

Sayın Bilen,son zamanlardaki olaylar ve gelişmeler maalesef ezberleri bozduruyor,eğer tedbir alınmaz ve sebep sonuç ilişkisi netleştirilmezse çok arkadaşımızın canının yanacağıdır.Umarım üniversitelerimizde bu işin üzerine düşer ve yapılması gerekenler hakkında bizleri bilinçlendirirler.Çalışmalarınızda başarılar diler saygılar sunarım.