17 Ekim 2009

Sonbahar Hüznü

Sonbahar hüznü çökmeye başladı arılıklara...
Haftasonu arıcılık maceralarına bu kez Cuma akşam mesai sonrası başladık.
Nisan 2008'de arıcılık kursu fotoğrafını arşivden buldum.
Kursiyerlerden tanıdık çok.
İyi kovan boyayan / onaran arıcılar çıkacak bu kursiyerlerden deselerdi zamanında inanmazdık.



Ama konumuz Cuma akşamı kovan boyama değil...

Eski köy, yeni mahalle Satılmışoğlu'na gittik ekiple beraber...

Hüseyin Yavuz ve Fikri Atmaca'yı ilgilendiren boyutu ise bu arılar kurs arkadaşları Fatma hanım ve Mehmet Bey' e ait.

Kurs bitti gitti ve uygulama şansını yakalamış olanlar buluştu diyebiliriz.



Eskişehir gibi bir bozkırda hala 2 katlı durmaları sıkıntı yaratan bir unsurdu ancak ben işlemler yapılırken sadece seyrettim.

Hüseyin ve Fikri hallettiler.

Daha önce bal almışlar, biraz daha alındı ve sıkıştırıldı koloniler.

Yumurtayı kesmişler ki teşvik beslemesi de yapılmamış.

Stokları yerinde...

Varroa mücadelesi de yaptık ama arılar varroa açısından temizdi ilginç bir biçimde.

Neden bakılmamış bu kolonilere?

Bu bahçenin diğer tarafına kendilerine ev yapıyorlar ve bir çok işi de kendileri hallediyorlar.

Arılara gereken itinayı eve taşındıklarında gösterecekleri kesin.

Dönüşte organik marullar ve domatesleri de aldık ki Cherry domatesler enfesti.

Biraz da anma yapmak gerekiyor sanırım.

Gerçi kovanları boyarken de çok dua ettik ama yazıya dökmek bambaşka...


İzleyenlerin bir çoğu bilir ki Mart 2008'de Bilecik'ten Arif Uysal abinin önderliğinde Cevdet amcadan kovanlar ve arılar almıştık.



Her iki gidişimizde de yağmur ve soğuk inanılmazdı.

Bilecik denince aklımıza artık yağmur geliyor.

Bu resimde sigara içenlerde değişen bir durum yok ki hala içiyorlar. Bıraktıramadık bir türlü...

Ekip ruhu daha o zamanlarda perçinleniyordu ki bana kalsa o yağmurda çamurda başarmam mümkün değildi.


Sonra getirip indirmiştik depoya.

Cevdet amcayı da kısa süre sonra kaybetmiştik...

Bu resimde geçtiğimiz yıl kışlama durumu gözüküyor.

Bu yıl çatıları kullanmamayı düşünüyorum.

Kovanların eski haline bakıp bakıp...

Vay be nasıl da uğraşınca ve emek verince oluyor diyoruz bol bol...


Bir de yeni hallerini görelim bari..

Cevdet amca da keşke görseydi...

Belki bir yerlerden izliyordur...



Tacizciler...

Sarıca arılar artık azgınlaştılar ve salyalarını akıta akıta saldırıyorlar.

Ellemedim ellemedim ama artık çiftleştirme kutularına musallat oldular ve iplerini çektiler.

Perşembe akşamı hazırladık tuzağı..

2,5 litrelik pet şişeyi cart kestik ortanın az üstünden...

Ters çevir, kapağı çıkar ve geçir tersleme...

İçine de biraz şerbet...

Cumartesi sabah gittiğimde bir hayli vardı ki yeni girenler beyhude çıkmak için uğraşıyorlardı.

Döktük ve yeniledik sıvıyı...

Canlıları da hallediverdik.



Tamam canlıdır, vardır bir yaratılış sebebi ama besleme yapılan çiftleştirme kutularında ne işiniz vardı değil mi?



Bu uçuş ızgaraları da yeni takıldı.

Dayımın arkadaşlarından geldi 3 tane ve taktık boyama esnasında.

Gözlemim şu ki savunma anlamında çok faydası oluyor.

Biz de kışın pek olmuyor ama fare gibi zararlıların kovanlara girme eğilimi gösterdiği yerlerde çok etkin olarak kullanılabilir.


Bugün bir hayli mesafe daha kat ettik ki kovanlar bitti. İlaveleri de yarıladık sayılır.

Haftaya boyayı sonlandırıp, odada sehpalarda bulunan petekleri de güzelce tasnifleyip, kovanlara ve ilavelere dizdik mi artık kışın sohbet odası hazır...

Sonbahar hüznü dediğimize göre...

Soğuk karlı kış günlerinde arılarımızı elbette düşüneceğiz ama endişelenmemiz için yapılması gerekenleri yaptık mı?

Aşağıda saydıklarımızı yaptıktan sonra ayakları uzatıp, elleri de enseye atmak gerekir değil mi?

***Bal hasadı sonrası kuluçkalıkta esmer petekleri bırakarak, arıların gücüne uygun koloniyi sıkıştırdınız mı?

***Bal hasadı sonrası balözü akımı azaldı veya bitti ise katı besleme yaptınız mı?

***Arılıktaki kışlayacak tüm arıların güçlerini eşitlediniz mi?

***Birleştirmeler sonrası kuluçkalıkta boşluk kaldı ise bölme tahtasını koydunuz mu?

***Uçuş deliklerini yağmalama ve sarıca / eşek arısı tacizleri için daralttınız mı?

***Varroa için en az 2 etken maddeyi dönüşümlü kullandınız mı?

***Genç ana arının yumurtlaması için 1/1 oranında hazırlanmış sıvı teşvik beslemesi yaptınız mı?

***Yavrulama faaliyetlerini kontrol ettiniz mi?

***Ana arılarımızı daha baharda değiştirdiğimizi varsayarak, değişemediğimiz anaları sonbaharda genç ana ile değiştirdiniz mi?

***Süreç içerisinde ana kaybı yaşayan kolonilerinizi tespit edip, yedek anaları devreye soktunuz mu?

***Örtü bezi / örtü tahtası eksiklerini tamamladınız mı? (Biz örtü tahtası tercih ediyoruz artık.)

***Kovanlarınızı boyadınız mı? (Eğer bunu yaptıysanız direk sırtüstü yatabilirsiniz kışboyu...)

***Kovanlarınızı boyamaktan öte, kışlamak için gerekli onarımları gerekiyorsa yaptınız mı?

***Kuluçkalıklardan ve ballıklardan artan peteklerinizi güveye karşı korudunuz mu?

***Hasat ettiğiniz balları yavaş yavaş tüketiciye ulaştırdınız mı?

***Yavrulama faaliyetinde iklimsel olarak görülen aksamalar için polen veya polenli kek vermek gibi tedbirler alabildiniz mi?

***Amatör ana arı üretiminizi Temmuz ayı sonunda sonlandırdınız ve çiftleştirme kutularını kışlatmak için tedbirler aldınız mı? (Ana arı üreticiliği için çok önemli bir unsur.)

***Yavrulama faaliyetinin azalması ile gece sıcaklıkları iyice düşmeden stok beslemesi kapsamında gerekirse hergün stok tamamlanana kadar 2/1 oranında koyu sıvı besleme yaptınız mı?

***Arıcılık Kayıt Sistemi kapsamında kolonilerinizi saydırdınız mı?

***5 çerçevenin altındaki kolonileri kışlatma çabası içinde olmaktansa birleştirdiniz mi?

***Koyu sıvı besleme sonunda üst yemlikten katı besleme yapacak mısınız? (Bizde haftaya bu bölümü de halledeceğiz.)

***Kovanlarınızı mutlaka ama mutlaka yerden yükseğe aldınız mı?

*** Tüm işlemler bittikten sonra kovanların arkasını nemin kolay tahliyesi için hafifçe kaldıracak mısınız?

***Fırtına esnasında arılığınızda uçabilecek materyalleri emniyete aldınız mı?

***Kovan kapaklarını yağış geçirgenliği açısından kontrol ettiniz mi?

Her maddeye bir puanlama tekniği uygulasak, belki de kışlamada rahatlık endeksi çıkarılabilir.

Kışı rahat geçirme adına yapılacakları yapıp, gerisi artık kısmet demek gerekiyor sanırım.

Arılıklarımızı izlemek adına Turkcell'in 3G göz sistemi çok hoş ancak bizler için eksik taraflarıı var henüz.

Öncelikle göz elektrik ile çalışıyor. Ayrıca gözün olduğu yerde 3G teknolojisi olması gerekiyor.

Yakında bu sorunlar çözülürse, istediğiniz zaman gözü arayıp, arılıkta ne var ne yok 3G destekli cep telefonumuzdan izleyebileceğiz.




Murat Akın hocam ense yapmak için gerekenlerin içine bir eklenti bildirmişler yorum ile.

Sanırım dediği şudur...

5 yorum:

muratakın dedi ki...

Sayın Halil Bilen:

Kış günlerinde ense yapmak için,
Yapılması gerekenleri çok iyi sıralamışsın.

benim yaptığım bir işlemi de eklemek isterim;
Arılığın krokisini çıkarıp, hangi kovan nerede olduğunu kovan numarası olarak yazabilirsin.
kovan kayıplarında işe yarar, herhangi bir sorunda geçen yıl burada hangi kovan varmış deyip başvuru belgesi olur.
Siz bu işlemi belki türlü yapıyorsunuzdur.

Saygılar.

muratakın dedi ki...

Evet aynen
Birde üzerie tarih atınız olacak.

HB dedi ki...

Hocam, bu EXCEL'de yapılmış basit bir arılık görünümü takdir edersiniz. Tarihi de var ama kırpınca gitmiş yok olmayasıca.

EXCEL'in tarih ile ilgili avantajları her zaman mevcut...

Klavyeden herhangi bir hücreye

CTRL + SHIFT + ;(Noktalı virgül)

yapıyoruz tarih atar.

CTRL + SHIFT + :(İki Nokta Üstüste)

yapıyoruz zamanı atar.

gezgin86 dedi ki...

kovandan kasıt imal edilme tipi mi?yoksa ırk mı?yada hepsini istiyorum mu?

ayrıca Mart 2008'de bir otomobil görünüyor,yenisinde ise yok...geriye kaldı 6 fark.:)

Ballı Baba dedi ki...

Halil bey merhaba, bu listeye yazdıklarını yaptın ki yazdın. Şimdi işin yoktur belki yardıma gelirsin bizde bir şeyler sayende yaparız. Söz kimseye söylemem, (haber olsun diye yazarım)
Bu ekip iş bitirmezmi be, Allah nazardan saklasın...