27 Aralık 2009

Kış Takvimlerde, Arılar Kendi Hallerinde...

Arılar ile ilgili yazacak, çizecek konu bulmak konusunda sıkıntı çekmesek bile, mükerrer kayıtlar sıkıcı olabiliyor.
Bilecik'te yapılan etkinliğe de bir vesile ile katılmak için dayımlar ziyaretimize gelmişlerdi.

Bilecik gezisinin ertesi günü, şöyle bir arılığa uzandık.

Yedek kutular en çok ilgi çeken unsurlar arılıkta...


Havalar istikrarsız oldukça bünye bağışıklık sistemimiz iflas etmeye başlıyor.
Zaten akut farenjit hep boğazımızda bekliyor.
O yüzden özellikle kış aylarına motora katkı maddesi vermek gerekiyor.
Arı sütü ile balı karıştırıp, sabahları tüketmek iyi bir seçenek gibi duruyor.


Hem arı sütü katma işleminde hem de tüketimde ahşap kaşık/çubuklar kullanılmasına dikkat edilmesi gerekiyor.

Hava güzel olunca, Cuma günü de şöyle bir dolaşıp, ana arı çiftleştirme kutularını kontrol ettik.

İlginç ama erkek arılar ne güzel kışlıyorlar.

Ana arı işaretleme kafesi imal edenlerin öncelikle erkek arı ile denemeleri konusunda yaptığımız öneri üzerine güzel denk geldi sanırım.


Cuma günü uçuş, o kadar hızlıydı ki, birkaç büyük koloniyi de kontrol etmeliydim.

Derken, birisinde bir telaşe, bir telaşe...

Cenaze kalabalığı gibi duruyor ama.

Açtık, pır pır kanat çırpıyor.

Ana yok gibi, derken ön tarafa yere bakayım dedim.

Ensede 73 numara, yan gelmiş yatıyor.

Karniyol klasik uyum süreci sendromunu yaşıyor...

Ne yapalım, ne yapalım...

Yedekteki analardan birisini aldım, uçuş deliğinde toplanan cenaze levazımat ekibinin yanına bıraktım ve tutup, aldılar içeriye...

Kutudaki arıları da yandaki kutulara paylaştırıverdim.

Bugün baktığımda uçuş normale dönmüş, kapıda kimsecikler yok.

Öldürür mü diye düşünmenin alemi yok ki.

Zaten görmesek, ilk kontrolde yalancı anayı yapardı büyük ihtimalle.

Ya yedek ana olmasaydı...

Kayıtlarımın tamamına bakmak gerekiyor ama sonbahar bakımlarının başlamasından bu yana yaşanan ana kayıplarının belirli ırklarda yığılması neden acaba sorusunu sormamıza sebep oluyor.

Kolonilerdeki durumları ırklara göre örnekleme ile açarak baktık.

Karniyol, uçuş deliğine en yakın bölümde en önden başlamak üzere 10 cm. X 10 cm. günlüklü / larvalı yavrusu mevcut.

İlginç ama Kafkas, çerçeve orta bölümünde 15 cm. X 15 cm. günlük yumurta vardı.

Yerlilerde ve Muğlalarda gözler cilalanmış ama yumurta yok.


Yedek analara artık daha da dikkatli bakmak durumundayız.

Bal vermiştik ve balları bitirmişler.

Orta bölmesi takılı değil, ancak arılar genelde sağda (sadece 1 tanesi solda) salkım yapıyorlar.

Strafor bardaklarla kek vermeye devam ediyoruz.


Bu yıl kovanları boyarken polenlikli kovanlar genelde depoda kaldı ki sadece 2 polenlikli kovan var arılı durumda.

Geçtiğimiz günlerde yaptığımız oksalik sonrası kontrolleri bu polenlik kutularından takip ediyoruz.

2 kez kontrol etmiş ve temizlemiştim.

Ancak bugün yine dökülen varroalar mevcut.

Komple açık altlık kullanmadığımızdan bu veriler yanıltıcı oluyor.

Dip tahtasına dökülenler mi buraya sonradan dökülüyor yoksa varroa ölümleri hem soğuğun etkisiyle hem de oksalik etkisi ile mi devam ediyor.



Bugün hava kapalı olmasına rağmen, arılarda hatırı sayılır uçuşlar vardı.
Polen gelişi gözlemleyemedim ama su getirmeleri artık yavruya giriş için balı sulandırma hazırlığı sayılabilir.
Yılbaşı tatili sebebiyle haftaya yine hava şartları müsait olursa, rastgele birkaç koloni kontrol edebilirsek, erken baharda izleyeceğimiz prosedürleri de belirlememize yardımcı olabilir.
Bu vesile ile tüm insanlığa yeni bir yılın barış, sağlık, huzur ve mutluluk getirmesi dileklerimizle.


5 yorum:

Foris Mouratidis dedi ki...

Dear friend I wish you a happy new year to you and your family.

Mesologgi bee dedi ki...

HAPPY NEW YEAR 2010
And best results with honey produce

UNUTMAZSOY ARICILIK dedi ki...

YENİ YILINIZI EN İÇTEN DİLEKLERİMLE KUTLAR DAHA NİCE YILLARI SEVDİKLERİNİZLE SAĞLIK MUTLULUK VE BEREKET İÇİNDE GEÇİRMENİZİ DİLERİM...

ΜΕΝΤΕΣΙΔΗΣ ΧΡΗΣΤΟΣ dedi ki...

HAPPY NEW YEAR

chaniabee !!!! dedi ki...

hapy the new year and many, well, honey!!