29 Mart 2009

Dağ Güzeli ve Bahar Hazırlıkları

Bugün vadiye giden ekibe katılamadık.
Ancak dünden artan sıvı besleme malzemesi bugün Tele-besleme sistemi ile arılarımıza verildi.
Dün verilenler işi bitirmişlerdir ki bugün verilenler kaymaklı ekmek kadayıfı...
Vatandaşlık görevimizi de yerine getirdikten sonra doğru Akpınar'a.

Arılarımızı vadiye götürdükten sonra, ortalık dağınık kalmıştı.

Bir türlü fırsat bulup, toparlayamamıştım.

Bugün öğlen saatlerinde iyice ısıtan güneşten de faydalanarak çalışma imkanı buldum.


Kışın kovanların üstüne çatı vazifesi yapan malzemeler, baharda ise kovanların önündeki otun yükselmesini önleyecekler.

Ayrıca geçtiğimiz yıl yanaşık düzende bulunan ana arı çiftleştirme kutularında şaşırma olayları yaşanmıştı.

Bu yüzden bu yıl yeni metal sehpaların olması sebebiyle boşa çıkan sandıkları ön kısımlara dağıttım.

Ana arı çiftleştirme kutuları bu şekilde dağınık halde bulunacaklar.


Bu manzara 01 Haziran 2008'de ortamı yansıtıyor.

Bugün, arılıkta depoda bulunan geçen yıla ait kayıtlarımı buldum.

25 Nisan 2008'de en güçlü sayılabilecek arıların durumu;

6 çerçeve arı ve 3 çerçeve yavru imiş.

Şimdi...

Bu halde bulunan kolonilere takviye ver notu düşmüşüz.

Üstelik daha 1 ay önce...

Ne olur ne olmaz...

Bugün ortalığı derleyip toparlarken, depodaki eski kovanları da tuzak için yerlerini aldırdık.

İçlerinde 2 eski kararmış petek bulunuyor.

Arılar daha vadide ama tuzaklar hazır bile.


Köyde iyi havadan faydalanmak üzere gelen Hacı abiyi de ziyaret etme şansını bulduk.

Hacı abinin 1 tane arısı kışı çıkmış.

Ve yeni bir besleme tekniği ile arılarını beslemeye tabi tutuyor.

Az ballı çerçeveleri kovanın önüne koy ve işlem tamam.

Bu arının sertliği konusunda şöyle söyleyeyim.

Hemen üzerinden açıp bakalım dedik ve eğer tedbir almasaydık bu sezon başladığından beri maruz kaldığımız iğnelemeleri kümülatif olarak alacaktık.

Hacı abi ise, kolay kolay giymediği maskesini geçirdi kafasına.

Kızgın ama kışı çıktı ya diyor.

Bugün 29 Mart 2009...

Aslında bir çoğumuz için farklı anlamı olsa da bizim için daha farklı...

Yukarıdaki fotoğraf aslında çok şey anlatıyor.

29 Mart 2008'de dağdan, dağ güzelini indirmiştik.

1 yılda neler söylenebilir?

O resimde yer alan arıcıların hala, ekip olarak işleri sürdürebilmeleri olayın gözden kaçan bölümüdür.

Genelde bu tür ekip kurmayanlara/kuramayanlara bu işi anlatmak zordur.

Dağ güzelinin tüm özelliklerini 1 yıl geçmesine rağmen henüz söylemek mümkün değil.

Çünkü bu tür çalışmalarda sahada yapılanlardan sonuç almak 2-3 yıldan önce mümkün olmuyor.

Bir çok davranışı ile ilgili söyleyeceğimiz elbette vardır.

Ancak bahar aylarında kontrollü davranıp, bal stoklarına dokunmaması kayda değer şimdilik.

Vadide bulunan ekibin arılarından dağ güzeli olanların kadrolarının birbirine yakın olması, bal stoklarının hala durması bunu doğruluyor.

Bu anlamda bugünlerde Muğla ve Karniyol melezinin yaptığı atağı yapmıyor.

En çok merak ettiğimiz ama test edemediğimiz bölümü bu bahar test etme imkanı bulacağız.

Oğul davranışı nasıl olacak?

Bu davranışı gördükten sonra daha rahat karar vereceğiz.

Bu şekilde bizlerin bulduğu gibi, bakir kalmış alanlar mutlaka çevrenizde bir yerlerde vardır.

Biraz araştırıp, sizlerde bulmaya özen gösteriniz.

Çünkü yerel arılara dönmek konusunda geç kalmamak gerekiyor.

Ayrıca bir ilginç durumdan bahsetmeliyim.

Bir arının ırkı ve davranışları konusunda 2 tür yöntem kullanılıyor.

Bunlardan en kolayı ve kısa sürede sonuç alınan uygulama laboratuvarlarda yapılan testlerdir.

Bakılan bir çok özellik ile o arının ırkının hangi ırka daha yakın olduğu söylenmektedir.

Ancak diğer bir uygulama ise sahada yapılan arı kolonisi davranışlarının takibidir.

Bu süreç çok uzun bir süre olup, en erken 2-3 yılda sonuç alınabilmektedir.

Bizler yine de takibimizi sürdüreceğiz. Ancak 1 yıl önce dağdan indirdiğimizde yavru-kadro durumu ile bal stoklarını hayretle seyrettiğimiz Dağ güzelinden üretilen analarda bu seviyeyi yakalamış durumdalar.

Laboratuvar çalışmaları konusunda ise ülkemizde söylenecek şudur ki, neredeyse bizler sahada elde ettiğimiz verilerle bir şeyler söyleyebileceğiz ama morfolojik ve DNA testleri için çok uzun süre beklemek gerekiyor herhalde.

28 Mart 2009

Buz Kesiyor.

Hafta içi vadiye gidemeyenler tarafından sabahın köründe hummalı bir çalışma yapılıyor.
Kabarmış peteklerle, kılavuz peteklerin bulunduğu ilaveler vadiye götürülüyor.
Güneşte sabah yüzünü gösterdi nihayet.

Sehpalara ihtiyaç gün geçtikçe arttığından stoktakiler devreye sokuluyor.


Başladık tırmanmaya, ancak hafta içi eriyecek dediğimiz kar yine yağmıştı.

Çiğdemler...

Su doldurma molasında akan suyun, donması ise, hava sıcaklığı hakkında referans olabilir.

Kırağı da düşünce hem kar, hem ağaçlardaki kırağı güzel görüntüler sunuyor.

Artık bahar kapının arkasında sayılır.

Vadide de arıların bulunduğu yerde minimum sıcaklık -3 C olmuş.

Vadide bu yıl Eskişehir şartlarını pek aratmadı ama bundan sonra katacağı ivmeden faydalanacağız.

İlk yaptığımız transferler Perşembe günü doğacaktı.


Evet, güzel...

Bu mevsimde ana arı yetiştirilir mi?

Çok erken sayılabilecek dönemde yetişen bu analar verimli olur mu?

Bizler bu anaları kısa dönem hedeflerimizi gerçekleştirmekte kullanıyoruz.

Öncelikle kutuda bir ana arı memesinin bulunması, o kutunun işlevselliğini sürdürmeye en büyük etkenlerden birisidir.

Ayrıca arı kuşları henüz gelmediğinden çiftleşme kayıpları az olmaktadır.

Yumurtlamaya başladıktan sonra, sıkışan kolonilerden bölmeler yapılarak, bal akımına kadar ne kadar asker yetiştirebilirse avantaj sağlayacaktır.

Özellikle bal akımına kadar iyi performans gösteren olursa, onları da bala sokmayı planlıyoruz.

İşte bu yüzden Kafkas melezi ilk etapta üretiliyor.

Velhasıl kafkas melezleri doğdu.

Ayrıca doldurulan yeni kutulara, yeni ana arı memelerini dağıttık.


Ana arı doğumlarının kontrolünün yapıldığı anlar gerçekten çok zevkli.

Eğer düzgün açılmış bir meme ile karşılaşılınca ve işçi arı sayısı da yeteri kadar ise, ana arıyı görmek için kısa bir tarama yeterli oluyor.


İlk etapta 7 kutuya ana memesi verilmişti.

Hepsi doğmuş ama 2 ana kaybı mevcut.

1 tanesi normal işçi gözüne kafalama dalmış, çıkamamış.

Diğeri ise, kutu tabanında ölü halde bulundu.

Geriden gelen ve aralarında fazla gün farkı olmayan memeler bulundurmak, ana arı yetiştirmekte çok önemli.

Ana arının doğmaması veya ölmesi sonucunda birkaç gün içinde doğacak yeni bir meme verilebiliyor. Eğer bu süre uzarsa, çekirdek kolonide işler ters gitmeye başlıyor.

Bunun için hafta içi arılığa gitmenin faydasını göreceğiz.

Çarşamba günü 42 adet memeye transfer yapmıştık.

31 adet tutmuş, 11 adet tutmamış.

Tutmayanları toplayıp, tekrar transfer yaptık.

Bir taraftan ana arı memesi üretim kolonisi hazırlarken, diğer taraftan daha önce meme üretmiş olan koloninin analandırılması gerekiyor.

Çarşamba günü yeni hazırlanan üretim kolonisinin anası bir öncekine kafeste verilmişti.

Ana normal faaliyetini sürdürmeye başlamış ki arı boşluğa dalağı sallamaya başlamış bile.

Onlar ısrarla çoğalıyorlar, biz ise ya dengelemede kullanmak üzere kapalı yavrulu arılı çerçeve alıyoruz ya da kutu doldurmak üzere bidona silkeliyoruz.

En sonunda kim pes edecek bakalım.

Benim Çarşamba günü yaptığım işlemi bugün ekipteki herkes yaptı.

Dolayısı ile kısa aralıklarla arılıkta her zaman ana arı memesi bulmak mümkün.

İşlerimi bitirdikten sonra Yusuf abinin sıvı beslemelerini hallettik ve en son olarak Birol abi'ye yardım ettik.

Geçen hafta bölünen kolonilere kafeste verilmiş analar hem kontrol ediliyor hem de kafesler toplanarak çerçeveler sıkıştırılıyor.

Geçtiğimiz haftalarda mumlarımızı teslim etmiştik.

16 kg. mum teslim etmiştik.

20 kg. kılavuz peteğimi Birol abi almış ve bu akşam bende teslim aldım.

Bizler Sıcak Döküm kılavuz petek kullanıyoruz.

Marka önemli mi diye sorulacak soru için ise, Muğla Sahil Petek için geçen yıl kullandığımızdan memnunduk diyebiliriz.

Belki de daha kaliteli kılavuz petek üreticileri vardır ve bizler onlara ulaşabiliriz.

25 Mart 2009

Arıcılık ve Nasreddin Hoca

Nasreddin Hoca'nın hikayelerini dinler dururuz ki biraz analiz yaptığımızda hepimiz ne kadar da çok Nasreddin Hoca'ya benziyoruz.
Göle maya çalmak için illaki göl kıyısına gidip 1 kaşık yoğurt mu atmalıyız göle veya tavşanın suyunun suyunu içmek için, misafirlerin çok gelmesini mi beklemeliyiz?
En çok sevdiğim hikayesi ise;
Evin çatısını aktarırken, kapıya gelen dilencinin aşağıya çağırması sonucu aşağıya indiğinde, dilencinin talebini aldıktan sonra sessizce tekrar çatıya çıkmış ve dilenciyi yanına çağırmış...
"Allah versin" demiş ve aşağıya göndermiş.
Bir yeni bilgi daha, göle ilk mayayı da Nasreddin Hoca çalmış.
Biz vadiye gittik bugün kısacası...
Hafta içi haber yayınlama yeteneğini kaybetmiş olmalıyım ki Nasreddin Hoca'dan mı bahsettim tam hatırlamıyorum.
Evet, vadiye gittim hem de yanıma bir körükçü alarak...
Finalde söylemem gerekeni şimdi söyleyeyim, körükçü iyi iş çıkardı.

Kar iyice azaldı. Haftasonuna bir şey kalmaz.

Vadiye güneşli bir günde gitmenin zevkini üstelik ekip elemanları olmadan tatmak çok güzel.

Birazdan telefonlar çalmaya başlar.

Nasıl arı uçuyor mu, polen geliyor mu?

Biz ise biraz mola verdik yine Mayıslar köyünde...

Derken bir grup daha geldi...

Bizde katıldık ekibe ve bir muhabbet saat 10:00 oldu.

Uzun saçlı abimiz Hüseyin Kamil Ünlüler(Saçları kesti ama bizim ekip uzun saçlı demeden tanımıyor.) , Halil Hocamız, genç arıcı arkadaşımız, Metin abimiz ve arkadaşı ile köyden bir arıcı ağabeyimiz.

Biz sohbet ederken elinde pürmüz ile gelen abimizin, kendisine sorulan o pürmüzü ne yapacaksın sorusuna, bu mevsimde elinde pürmüzü olan arıcıdan başka kimse yoktur bilmem anlatabildim mi demesi çok hoştu. Gerçi biz tanıyorduk kendisini ama tanımayanlar için bir vesile oldu.

Polen lazım herhalde...

Ya lazım olursa diye topluyorlar sanırım.

Günboyu polen akışı akşam üzeri havanın kapamasına kadar devam etti.


Körükçü...

Geçen yılın arıcılık kursiyerlerinden Fikri Atmaca.

Şimdi bu haberi görenlerden küstüm diyenlerde çıkacak ama ne yapalım. Birileri arılara bakacak, birileri çalışacak.

Polen getiren arıları seyretmenin zevkini öğrenmeli önce...

İlk ders körük yakma dersi olmalı ki, rahat edeseniz.

Sonra seyredebilir.

Hava güzel olunca, yapılacak işleri plana göre uygulamalıyız.

Bu esnada gözümüze çarpanları da not etmeliyiz.

Polen stoklama davranışını not edelim.

Anaların ulaştıkları yumurtlama olgunluğunu not edelim.


Bazı kolonilerde erkek arı olayı iyice hızlanmış.

Bunu da not edelim.

Yukarıda görülen erkek gözleri;

Seferberlik ilan edilen Karniyol kullanma melezine ait.

Yani kısacası kırmızı kafa 33.

Geçtiğimiz günlerde 2 çerçevesini bölmüştük, yoksa bugün kat atmalıydık.

Sözleşme gereği kat atamıyoruz. Kat izni yok. Olanlarda bu hafta sonu yıkılacak.

Vecize bir söz zamanıdır aslında.

Millet öldürmeye, biz bölmeye doyamadık.

Adı üstünde kullanma melezi..

İyi kullanmak lazım.

Gerçi oğul vermeye kalksa uçamaz, kanatlarını törpülemişlerdi geçtiğimiz sonbaharda.

Bu yıl bal performansını görelim ve sonbaharda törenle hayatını sonlandıralım.

Ne? Öldürecek misin?

Evet, kullandım ve işi bitti...

Bu arıdan şu ana kadar bildiğimiz bilgilere göre ana üretimi için bir planlamamız şimdilik yok ama bir referansım var. Eğer Almanya'daki ana arı üreticisi Emmy teyze bu kullanma melezlerinden ana üretilebilir açıklaması ile arıcılık ana üretimi konusunda yeni bir çığır açarsa düşünebilirim.

Bir ilginç gözlem daha.

Bir şekilde F-1'den üretilmiş anaları da izleme olanağım vadide mevcut.

Evet F-1'den yani kullanma melezinden üretilmiş anaların bazılarının performansı gerçekten çok süper.

Yani melez azmanlığı devam ediyor. Ama hepsinde değil.

O yüzden ülkemizdeki trende devam.

Ana arı olsunda...

Suyunun suyu hiç fark etmez.

32...

Muğla...

Bugün onun başına gelen...

Anası alındı, daha önce meme üreten koloniye verildi.

Tüm yavruları dağıtıldı.

Üstüne üstlük ana arı memesi üretmesi için larvalar verildi.

Günahı, diğerlerinden çok öne geçmesi idi.

Hafta içi vadiye gittiğimizde rahat rahat çalışmak mümkün değil.

Tele-koloni bakımı devreye giriyor.

Söyle bakalım diye sorduk.

Arkadan bir kılavuz petek al.


Tamam aldık.

Körükçü, kılavuz petek taşımayı da öğrendi sayenizde Yusuf Bey.


18 numaraya gidin.

5'inci çerçeveyi, arısını silkeleyerek alın.

Tamam...

Çerçeveleri sıkıştırıp, kılavuzu şimdilik en sona yani 10'uncu çerçeve olarak verdik.

Gidin 55 numaraya.

Ahanda kafes var. Kafese de dalağı örmüş.

Baktık ana çıkmış geziyor.

Kafesi aldık ve yavrulu çerçeveyi buraya 4'üncü çerçeve olarak verdik.

Aslında bu kolonide çerçeve istiyor ama.

2 koloniyi de sıvı beslemeye tabi tuttuk. Çünkü vadide ekibin açılan kolonilerinde ne eksikse tamamlanıyor.

Sonra dedik abi kılavuzu nereye atalım.

8'inci çerçeveye.

Haydi bakalım buyurun, başlamışlar kabartmaya.

Şimdi bu haberi görünce, haftasonu kesin vadiye büyük pikapla gidilir.

Neymiş kılavuz petek götürülecekmiş...

22 Mart 2009

Karda Yağsa Biz Çalışmalıyız.

Yok rüzgar esti, yok güneş açmadı, yok 15 º C olmadı, yok mangal yanmaz bu havada gibi mazeretlere sığınma şansımız yok.
Üstelik sabahın köründe...
Kahvaltı arılıkta çadırda yapılacak.
Yağmurla uyandık ve yola düştük.

Dağda kar yağışı başladı.

Daha yeni yağdığından kötü bir zemin.

İçme suyumuzu alma molasında biraz tipi ile muhatap olduk.

Kar suyu ile güzel çay oluyor.

Erol abi'ye buradan çok özel bir teşekkür gerekiyor.

Çünkü vadide iaşe olayını o kadar güzel hallediyor ki.

Aynı görevi özellikle Bursa'da yaz aylarındaki sağımda ben yaptığımdan ne kadar zor olduğunu bilirim.

Vadiye indik ve yağış iyice azaldı.

Habil bey arıların başında kaldığından bir "günaydın" diyerek yola devam ettik.

Çok nezih bir kahvaltı sonrası çadırda istirahate devam ederken dışarıdan fıs fıs sesi gelince dedik ne oluyor?

Benim kovanların altında bulunan ve Yusuf abiye ait 2 sehpa boyanıyor.

Renk klasik Hacı yeşili.

Ben kırmızıya boyayınca, Yusuf abi de yeşile boyadı.

Hava kapalı ve arada atıştırıyor.

Ancak yapılması gerekenler yapılıyor.

Yusuf abi kek ikmallerini yapıyor.

Bende sehpalarımı hazırlayıp, üzerine arkada yığılı olan kovanlarımı ve ruşetlerimi dağıttım.

Fırsat buldukça çevre kontrolleri...

Nevzat abi pusuya yatmış bekliyor.

Hava biraz açar gibi oldu.

Dün doldurduğum çiftleştirme kutularından bir strafor ve bir ahşaba larva transferi yapmıştım.

Ahşapta 2 memeye ve straforda 3 memeye larva transfer edilmişti.

5 tanesinde de olay tamam.

İlk etapta tüm kutuların aktif hale getirilmesi sürecinde, memeler yetersiz kalıyor.

Ancak doldurulmaları için yeterli işçi arı da mevcut olunca, fazladan silkelemiştik.

Boş durmasınlar diye de dün larva aktarıvermiştim.

Strafordaki mevcut daha çok olduğundan 3 memeye rahatça bakabiliyor.

Bu tür işlemlerde matematik devreye giriyor bazen.

Örnek verecek olursak, 1 kutuya 2 çerçeve arı silkeleniyor.

10 kutu için 20 çerçeve arıdan vazgeçmek gerekiyor.

Ayrıca meme yaptırmak için bir ana arı memesi üretim kovanına ihtiyaç var.

Bu zamanlarda 20 memeden fazla bakabilmesi de zor.

10 kutu / 20 meme için 1 kovan arı ve 20 çerçeve işçi arı.

Üstelik Mart ayında bu envantere kıyabilmek...

Kıyamazsak, aşağıdaki kafese koyacak ana arıyı bu tarihte rüyamızda görürüz.

Dün bölmeler yaparak anaları kafeste takmıştık.

Bir gecede çıkmaları için keklerini çok az koymuştum.

2 çerçeve arıya üstelik bu mevsimde ana kabul ettirmek çok daha kolay.

Tüm analar çıkmış ve geziyorlardı.

Bu tür bölmelerde katı besleme ile birlikte yapılan sıvı beslemenin faydası çok fazla.

Resimde de açıkça görülüyor ki sıvı besleme ürününü gözlere indirmişler bile.


Çıkanlı kapalı yavrulu çerçeve...

2 adet doğumu başlamış işçiler.

Ve çıkanların yerine ilk etapta sıvı besleme ürünü konulmuş.

Ayrıca arılar arasında besin transferi yapılıyor.

Yayıldıkça yayılıyoruz.



Çiftleştirme kutularımı daha da dağıttım. Kısa mesafeli koşu yapmak için zaman az kaldı.

Bu hava şartlarına rağmen planlamalarımızın 1 ay ilerisindeyiz.

Biz yapılması gereken ne varsa yapıyoruz ve yaptıktan sonra da hayırlısı diyoruz.

Şartları zorlayarak arılarınızın ilkbahar bakımlarını mutlaka yapınız.

En büyük risk şu günlerde, besinin bitme olasılığı.

Sıvı beslemenin yarattığı nem, arıların uçmaması ile daha da fazlalaşıyor. Şu anda sıvı besleme ile birlikte katı besleme uygun gibi görünüyor ki biz bu şekilde yapıyoruz.

Ayrıca sadece haftasonu bakım yapabilen bizler, sıvı beslemeyi haftasonu yapıyor ve hafta içini katı besleme ile devam ettiriyoruz.

Arı bazen çok kısa bir boşluk bulduğunda hemen polene yükleniyor. Bu az uçuş polen konusunda da sıkıntılar yaratabilir. Ancak koloniler az da olsa polen stoku yapmış durumdalar.

Dolu dolu bir arıcılık ile geçen haftasonunu daha tamamladık.

Karınca misali çalıştık ve çalışmaya devam etme azim ve kararlılığındayız.

21 Mart 2009

Vadi Arıcılık Günlüğü

Yine bir haftasonuna daha erdik.
Artık bahar çalışmalarına daha fazla endeksleneceğiz.
Ancak havalar nedense, istikrarsız çizgide devam ediyor.
Her şeye rağmen ne yapılması gerekiyorsa yapmalıyız düşüncesi ile planlamalarımızı bu hafta uygulamaya çalıştık.
İlk konu ise, paylaşım amacıyla gelen bir mail ve eklentisine ait.

Konya ilinin Bozkır yaylalarında 150 yıl kadar önce karakovan arıcılığını yabani hayvanlardan korumak üzere yapılmış HANAY ismi verilen bu yapılardan ayakta kalmayı başarmış bir örnek.

Şu an karakovan arıcılığı olmadığı ve eskisi gibi yabani hayvan tehlikesi de olmadığı için kullanılmamakta imiş.

Daha uzun yıllar dokunulmadığı takdirde ayakta kalabileceği görünen yapı ile ilgili paylaşımı için Konya’dan Sn. Fatih Rıfkı ARI’ ya teşekkürlerimizle...


Hafta içi yağan kara rağmen zirvede kar azalmaya başladı.

Bu karlar eriyerek vadiye doğru akacak ve...

Planladığımız gibi.

Geçtiğimiz hafta boş strafor çiftleştirme kutularını arılandırma işlemlerine başlamıştık.

Henüz memelerde hazır olmadığından, arılandırma sonrası arıların terketmemesi için, faal olan analı diğer kutulardan 1 çerçeve yavrulu verilmesi yeterli oluyor.

1 hafta boyunca meme yaparak oyalanıyor.

Bugün bu memeleri kopararak yeni memeyi verdik.

Sonbaharda yaptığımız toplama işleminin, ilkbahardaki bölme versiyonuna bugün başladık.

Evet arı bölüyoruz.

Çok erken değil mi sorusu sorulabilir ama oğul davranışına tahammül edecek durumumuz yok.

Sadece haftasonu kontrolleri ile tutamayacağımız açıkça anlaşılıyor.

5 çerçevelik ruşetlerimiz bu anlamda çok güzel iş görecekler.

Sehpalarında yerleri ayarlanacak ve bölme işlemlerine başlanacak.




Sehpaların ebatları ile ilgili gelen sorularla birlikte, ek kullanım kolaylıklarını da anlatmalıyız.

Sehpa ebatlarını Yusuf abi yayınlayacak ki tasarım sorumlusunun görevidir bu tür açıklamalar.

Sehpaların kovanları yerden yüksekte tutmak ana görevleri zaten.

Ancak özellikle bölme yapılırken, kontroller yapılırken ve ana arılı çerçeveyi bulduktan sonra kovandan uzak tutup; daha rahat bölme ve kutulara silkme işlemleri için çerçeveleri araya rahatça koyabiliyoruz.

Çerçeveler böylelikle yere hiç değmiyor.


Memeler başladı artık, sonbahara kadar elimizden düşmez.

Kırmızı kafalar artık yerlerini yeşil kafalara bırakacaklar.

Bu yıl bala çalışsınlarda, sonbaharda çiftleştirme kutularını kışlatırlar.

Yavru çıkışları hız kazanmış, ancak kış arılarının mevcutları da dikkat çekici biçimde azalıyor.

Bölünmeye tabi tuttuğumuz bir koloninin bölünme sonrası durumu.

Bu koloniden bir kapalı ( Çıkanlı) yavrulu/arılı ve bir ballı arılı toplam 2 çerçeve alındı.

Çıkanlı kapalı yavrulu ne demektir?

Bu tür bölmelerde yavruya bakabilmeleri amaçlı, mümkün olduğu kadar doğumların başladığı kapalı yavrulu çerçeveler seçilmelidir.

Çünkü yeni çıkan gençler, kolonideki düzenin daha kolay kurulmasını ve yavrulu alanın rahatça korunmasını sağlarlar.

Bu da bölünmeye tabi tutuldu ve aynı teknikle 2 çerçevesi alındı.

1 çerçeve de bölmeye silkelendi.

Yoğunluk yine kontrol edilemez olduğundan, bir çerçeve de çiftleştirme kutularının arılarındırılmasında silkelendi.

Şu ana kadar gözlemim, strafor kovanlarda ilkbahar gelişimi daha iyi gözüküyor.

2 çerçeve olarak diğer kovandan bölünen arıların iç ve dışına ballı 2 çerçeve daha veriliyor ve 4 çerçeve haline getiriliyor ruşetler.

Kışın çiftleştirme kutularında kışlamış analar kafeslenerek tam ortaya veriliyor.

Yine sehpaların ekstra kullanım kolaylığını görüyoruz.

Arılandırma aslında ana arı yetiştirmenin en zor bölümü.

Çünkü, büyük kovanlarımızdaki arılar zayıf ise vay halimize.

Geçen yıl kullandığımız bidon, kışın açık arazide kaldığından bu yıl yenisi devrede.

Bidon ile silkelendiğinde arıların çoğunluğu kutu içerisine rahatlıkla düşüyor.

Tabi silkeleme öncesi yapılması gerekenler var.

Kek bölmelerinin bir tanesine kek dolduruluyor.

Diğer kek bölümünde strafor çay bardağı konuluyor.

Silkelenecek bölümdeki çerçeveler çıkarılıyor ve arılar silkeleniyor.

İlk ana doğana kadar, çift bölmeyi tek bölmeli şekilde kullanmak, tüm sezon boyunca sistemin dönmesini sağlayacak işçi arının yetişmesini sağlayacaktır.

Geçen hafta hazırladığımız memeleri verip, şurubu bardağa dolduruyoruz.

Strafor bardakta arılar rahatça alabiliyorlar.

Güçlü arılarla çalışmak her zaman avantajdır ki sizin her verdiğiniz talimata uyarlar.

Bir çok dökümanda arılandırmada, kutuların ağızlarının 3 gün süre ile kapatılması veya 5 km. den daha uzak yere götürülmesi tavsiye edilse de bizler hemen 5 metre götürüyoruz ve arılar terketmiyorlar.

Eğer vaktiniz ve fiziki durumlarınız müsait ise, uzaklaştırma işleminin avantajı tartışılmaz.

Ancak bu bizim yaptığımızın kesin doğru olduğu anlamını da taşımaz ki belki de çok basit tekniklerle ülkemizin bir çok köşesinde ne işlemler uygulanıyordur.

2 çerçeve arı silkelendiğinde, ilk etapta tarlacıların uçuşuna müsaade ediyoruz.

Eğer tarlacıların uçuşuna müsaade etmez ve sıvı beslemeyi de yaparsak, yağmaya davetiye çıkarırız.

Bu yeni analar doğup, çiftleştikten sonra en az 4 çerçeveyi yumurta ile doldurana kadar almayacağız.

Erken ilkbaharda ana arıların çiftleşme oranları özellikle vadide çok yüksek. Henüz arı kuşları da gelmediğinden tamamına yakını çiftleşebilirler.

Ancak aktif dönemde bu oran %50'lerde seyrediyor.

Erkek arı nerede sorusuna cevabı bizler biliyoruz ki bir çok kovanımızda erkek doğumları başlamıştı geçen hafta.

Ayrıca vadide sabit arıcılık yapan yerel arıcıların, çerçeveleri bozuk o kadar çok koloni var ki...

Akşam üzeri paydos sonrası kalınan kovan işaretleniyor.

Yarın kaldığımız yerden hem bölmeye hem de kutu arılandırmaya devam edeceğiz.

2 kovan alan sehpalar, 3 ruşet alıyor.

3 ruşette de analar kafeste ve bu gece çıkartırlar.

Bölme olayına bir eklenti olması düşüncesiyle 2 çerçeve bölünen kovandan, 1 çerçevede arı silkeleniyor ruşetlere.

Kısacası 2 çerçeve bölünüyor ama arı 3 çerçevelik arı veriliyor.

Bu tür bölmelerde ana arı kabul oranı da çok yüksek olmaktadır.

Bu analar yavrusunu kapayınca, yine sıkışanlardan takviye vererek kısa sürede toparlanacaklar.

Ahşap çiftleştirme kutularını arazinin ön bölümünde tutuyorum.

Böylelikle yayıldıkça yayılıyoruz.



Kayısı nihayet açtı.

Geçen yıl aynı kayısı 15 Mart'ta açmıştı.

Tam bir hafta geç kaldı.

Geçen yıl 29 Mart'ta Dağ güzeli operasyonunu başlatmıştık ve arının mevcudu vay be dedirtmişti.

Ancak bu yıl gelecek hafta itibarıyla vay be dedirtecek koloni sayısı yüzlerce olarak ifade edilebilecek.

Genel anlamda neler yaptık?

  • Sıvı beslemeye devam edildi.
  • Katı beslemede bitenlere ikmaller yenilendi.
  • Varroaya karşı yarım doz daha Perizin yapıldı. Kolonilerimizde varroa hasarı gözükmese de vadi arı yoğunluğu gittikçe artıyor. Dolayısı ile uzun süreli etki gösteren sistematik ilaç kullanma kararı verildi.
  • Bölmeler yapıldı.
  • Çiftleştirme kutuları arılandırıldı.

Bugün o kadar çok koşturmuşuz ki, yarın sabah saat 07:00'daki içtimaya nasıl yetişiriz bilmiyorum.

İş çok olunca medya işleri aksıyor. Bölmelerde ana arıların kafesle nasıl verildiğine dair fotoğrafları kısmetse yarın çeker, yayınlarız.