Arıcılık maalesef tedavisi olmayan bir hastalıktır ve bulaşıcıdır.

Arıcılık ile amatörce veya profesyonelce uğraşan , merak eden veya uğraşmak isteyen herkesi ; bildiklerini paylaşmaya davet ediyoruz. Sizin uyguladığınız ve size normal gelen bir uygulama başkaları için gerçekten çok ilginç ve bilinmeyen olabilir. Konseptimiz çok basit... Bildiğini saklama ve Türk arıcılığına dolayısı ile vatanına hizmet et... E-mail & Msn : halilbilen2@hotmail.com

Yayınlanmak üzere arılık / arıcılık fotoğraflarınızı gönderebilirsiniz.

free html hit counter
View My Stats

28 Nisan 2009

Arıcılık ve Ana Arı Hikayeleri


Pazar günü yaptığımız larva transferlerini kontrol etmek üzere arılıktaydık.


Hava sıcaklıkları yine riskli olarak aşağılarda seyrediyor.


Arılarımızı vadiden getireceğimizden hazırlıklarda tamam gibi.


Bu yıl vadide 1 körük eskittim. Daha doğrusu kapağı kapalı halde yanar durumda bıraktım. Malum ısı ile eriyen ziftler soğuyunca kapağı açmak zorlaşıyor. Bende birden açayım dedim ve kapağının tutucusu elimde kaldı.

2 körükten bir körük operasyonu ile vadiyi kurtardık ama bahar sezonu için dün akşam yeni bir körük ile yeni besleme kutuları aldım.


Körükler keşke böyle hep tertemiz kalsa.

Ana arı üretimi kapsamında kullandığımız taban / sarı parça ve küçük çanakların nasıl bulunacağı konusunda bildirimler alıyoruz.

Kaynak yurtdışı ve şu ana kadar gözlemlediğimiz en iyi marka "Nicot"

Bizler şanslıyız ki Yusuf abi sağolsun organizasyon sağlam.

Geçtiğimiz günlerde Civan arıcılık sitesinde satışı yapıldığını gördükten sonra elimizde olmasına rağmen test etmek amaçlı talep ettim.

Gelen malzemeler "Nicot" marka idi.

Bu anlamda en azından artık bulabileceğimiz bir yer mevcut.

Biraz pahalı ama neye göre...

Tedariği nereden ettiğinize bağlı.

Profesyonel anlamda ana üretimi yapmayacaklar için taleplere cevap verebilecek düzeyde olduğunu söyleyebilirim.



Transfer yaptığımız memelerden tutmayan memeleri alarak, tutan memeleri yeniden sıraladık.

62 memede 12 adet tutmamış.


Tutmayanları ise yeniden transfer edip, verdik ana arı memesi üretim kolonisine.


Bitirme kolonisi uygulaması yapmıyoruz. Çok sayıda ana arı üretimi yapılan işletmelerde uygulanması daha uygun gibi görünüyor.


Bizler için gerek yok.


Memeleri düzenledikten sonra, yapılması gereken önemli bir püf noktasından bahsedelim.


Cumartesi günü vadide 2 ballı çerçeveye silkelenerek oluşturulan kolonide hiç yavrulu çerçeve yoktu.


Varroaya karşı vadide çıkmadan Perizin yapıldı.


Ayrıca memeleri vermeden Pazar günü Flumetrin etken maddeli bir şerit verdik.


Varroa mücadelesi kimyasal olarak yapıldı.


Ancak memeler daha kapanmadan diğer kolonilerden yavrulu bir çerçeve ilavesi yapılıyor.


Bu durumda arının üzerinde olan varroalar memeye değil bu gözlere giriyorlar.


Başka bir faydası daha...


Ana üretim kolonilerinde memeler kapandıktan sonra faaliyet sona erdiğinden ve içeride de yavru olmadığından çok seri bir biçimde yalancı ana oluşumu gerçekleşiyor.


Bu yalancılamayı önlemek adına da yapılan yavrulu çerçeve takviyesi olumlu katkı yapıyor.



Meme yapan koloniyi beslemenin faydasını zaten konuşmaya gerek yok.

En önemlisi ise kadro olayı.


Ne kadar çok genç işçi arısı varsa o kadar arı sütü salgılanması gerçekleşiyor.


Akşamüstü Hüseyin'de beraber yaptığımız larva transferinin sonucunu görmek üzere arılıktaydı.


Gelmişken gecekondusunu da besledi.


Ayrıca gecekonduyu görmeye aile boyu gelmişler. Bahar akşamları gezmek için güzel fırsatlar var ve bizler bunu açık havada değerlendiren kişiler olarak gerçekten çok şanslıyız.


Öğrenmenin yaşı yok parolası ile sıfır kovanla arıcılık temel bilgilerini uygulama şansını zorlayacaklar.

Ah bir bilseler bal hasadında başlarına neler gelecek.

Etiketler: , ,

26 Nisan 2009

Vadide Son Dakikalar

Haftasonu yine dopdolu geçti.
Geçtiğimiz hafta Birol abi, Kemal bey'in kovanı eline aldı ya start verilmişti o an.
Perşembe günü de arılara gidildiğinden yapılacak pek iş yok.
Ancak biz iş ararsak buluyoruz.

2'nci tur analar yavruyu kapattı.

Artık acil ve deneme isteklerine karşılık vermeye çalışıyoruz.


Deneme ana arı uygulaması için kafeslendiler.

Cumartesi kafese, Pazar günü elden teslim Bandırma...

Vah vah...

Birol abi ne yapıyorsun?

Bidon tekniği tamam ama yeter artık doldura doldura bıkmadınız.


Meme trafiği vadide iyi çalışıyor.

Arıların hemen yamacında oturup dinlenirken bir haber geldi.

Meme lazım mı?

Bende anaları toplamıştım ve vadiden çıkacağımızdan meme işine ara vermiştik.

Arayan Gürbüz Mozak abi idi ve 7 adet meme artmış.

Biz molayı bitirmeden karşı arılıktan memeler geldi.

Karniyol33 peteği kabartmaya başladı. Gerçi biraz durdurma tokadı atmıştık.

Hem kapalı yavru, hem kutuya işçi çalmıştık.

Sözleşme gereği kat atamıyoruz ya durdurma şart.

Yusuf abi'nin hazırladığı memeleri derledik, toparladık ve gelecek hafta kafeslenerek, vadiden çıkacaklar. Çünkü vadide çiftleştirme kutusu kalmadı.

Nevzat abinin kolonilerde 2'şer adet kabartıyorlar...

Fazlalıklarla beraber, çiftleştirme kutuları vadiden çıkıyor.

Benim fazlalıklarda biraz fazla kaçmış ve arabaya zor sığdırdık.

Tam arabayı bağlarken, Hayyam abi haftalık raporlaşmayı yapıyor.

Bir elinde cep, bir elinde ip.

Gece yerlerini aldılar.

5 çerçevelik ruşetleri de getirdik.

Pazar günü ise...

Vadide 1 koloninin anasını bir çerçeve ile bırakıp, işçilerini 5 çerçevelik ruşete silkeledik.

Uçanı/kaçanı hepsini aldık.

Bugünde açtık, güzelce varroa mücadelesi yaptık.

Fazla çerçevelerini aldık.

Ballı şerbetini hazırladık.

Ancak taşıyor.

Vadiden çıkışta anaç koloniyi de getirmiştik.

Hüseyin Yavuz'da Pazar günü arılıkta.

Bahri Sertçelik hocamız veriyor kursu ve gönderiyor bize doğru.

İyi de yapıyor.

Hava kapamaya başladığında ben arabada larva aktarıyorum, o getirip veriyor hemen ruşete.

Doğum yeri: Otomobil

Ne ilginç bir durum. Biz larva aktarıyoruz, birisi doğmaya çalışıyor.

Doğunca kimselerin olmaması durumunu acaba nasıl değerlendiriyor?

Nerdesiniz?

Ne kadar büyük bir kovan burası?

Son çerçeveyi de verip, kapatıyoruz.

Vadide oluşturduğumuz bir koloni, sıfır bir kovana aktarıldı.

Üzerine de G.K. yazdı.

O ne demek dediğimde ise "GECEKONDU" diyor.

Ben kapan yapacaktım o kovanı yazık oldu şimdi.

Gitti güzelim sıfır kovan.

Bahar ayları piknik için müsait ve bu hafta da arıların bulunduğu köye gelenler vardı doğal olarak.

Biz ana arı çiftleştirme kutularını kontrol ederken uzaktan izleme tavrı dikkatimi çekti.

Meraklı olduğu belli.

Gel bakalım.

Geldi ve interneti de yeni bağlanmış.

Adaşım imiş üstelik.

Halil Kutlu klasik bir arıcı duruşu ile pozunu verdi.

Bence öğrense fena mı olur...

Yağış işlerimize ket vursa da planladığımız işleri bitirdik yardımcı olanların katkısıyla.

Vadide akşam üstü çiftleştirme kutularını erken kapattığımızdan analardan uçuşta olan varsa kalabilecek olanların düşüncesi vardı ama hepsi gelmiş.

Etiketler: , ,

23 Nisan 2009

Vadide Misafir Günü

23 Nisan etkinlikleri için sabah hazırlıklarımızı yaptık ve hava muhalefeti ile ertelenenince, vadiye yol alma zamanı.

Kardelen hanımda hayal kırıklığı maksimumda.

Bandırma'dan gösterileri izlemeye gelen aile büyüklerinin yaptığı sürpriz, üzüntüsünü daha da arttırdı.

Bandırma'dan gelen misafirlerimizi de vadiye götürdük. Ama vadide bile hava çok soğuktu.



Vadiye sabahtan giden ekip ve biz molada buluştuk.


Bahri Sertçelik hocamızda vadideydi bu hafta.


Soğuk havada çadırın marjinal değeri çok büyüyor.




Klasik arıcılık pozu.


Geçtiğimiz hafta Yusuf abi için ve kendim için aktarmıştım.


Yarın sabah çıkması gerekiyorlardı.


Ancak Yusuf abi'ye yaptığımız transferlerde, larvalardan bir kaçı büyük kaçmış.


Çıkan analar ortalığı toz duman etmişler ve kurtarmışlar bir bölümünü.


Benimde cep çaldı, memelerin olduğu koloni öğrenildi ve memeler kafeslenmişti biz gidene kadar.




Ana arı çiftleştirme kutularının kontrolleri yapıldı ve memeler dağıtıldı.


Büyük kolonilere dokunmak biraz sıkıntılı, çünkü hiç uçuş yok.


Gerçekten hava soğuk. Arılar "açma, açma çabuk kapat" der gibilerdi.


Daha sonra Ankara'dan misafirlerimiz geldiler.


Kemal Demirci bey ve eşi de vadide soğuk havadan nasiplerini aldılar.


Yıldız kovan'dan getirttikleri kovanlara arı kolonileri aktarıldı.




Kemal Bey, yeni kovanı eski kovanın yerine yerleştiriyor.


Arı kolonisi seçimleri ve aktarmalar Yusuf abi tarafından gerçekleştirildi.


Ana arı ve genel kontroller yapılarak aktarılıyor.


Yepyeni kovan...


Polen tuzaklı alınmış kovanlar ve kesinlikle doğru bir tercih diyebiliriz.




Ve hep birlikte yeni doğan bir işçi arının izlenmesi enstantenesi.




Ve yine Yıldız kovandan alınmış 5 çerçeveli ruşet kovana, 2009 Kafkas melezinin kabul edildiği küçük bir koloni aktarıldı.


Birol abi kısa süreliğine taziye için ayrıldığı vadiye geri döndüğünde, ben bir başlatayım kovan taşıma faslını diyerek kucakladı kovanları ve doğru arabaya.


Akşam saatlerinde arı kolonilerinin yerlerine sağ salim ulaştıkları haberini de aldık.


İnşallah yeni yerlerinde misyonlarını sürdürürler.

Etiketler: , , , ,

19 Nisan 2009

Vadide Hem Arıcılık Hem Kolbastı


Biçki-dikiş kurslarının faydalarını yeni yeni görmeye başladık.

Mont şeklinde bir arıcı elbisesi sahibi olduk.


Bu bir prototip.


Eksiklikler tespit edildi ve tasarımda değişiklik yapılarak, değiştirmek üzere birkaç tane yapılacak.


Çünkü çabucak kirleniyor.


Üstteki montu, altta hemen pantolon üzerine de giyilebilen alt tamamlıyor.

Bu haftasonu test edildi ve gelecek haftaya daha da modifiye edilecek.

Erol abi, uzun süredir emekliliğini bekliyordu.

1 yıla yakın zaten izinde idi ama kağıt üzerinde de emekliliğini bu hafta kazandı.

Ama mesleğini bırakamıyor işte.

Yıllarca üniversitede boya işleri ile uğraşınca, haftasonu hızını alamadı ve Birol abinin kovanlarını boyadılar.

Boyadılar diyorum, çünkü Hakan yardımcısıydı.

Erol amcası, yevmiyeni vereceğiz bakalım diyor ama alt/üst eşofman zaten kullanılamaz durumda.

Gelelim biraz da arıcılık mevzularına...

Artık büyük kolonilerin tamamı eşitlendi ve vadi çıkışına kadar ne yapacağını biliyoruz.

Üstelik kat atmadan çıkacağız kısmetse.

Tabi ki kat atmadan çıkmanın gereklerini yerine getirmek için bazı şartları zorlamak gerekiyordu.

Gerçekçi hedefler koyduğumuzdan, bu süreçte bugün itibarıyla tüm çiftleştirme kutuları arılandırıldı ve hepsi analandı.

Sadece çiftleşecek ve yumurtlayacak anaların takibi yapılacak.

Yedekte ana üretim kolonisinde de kafeste analar 23 Nisan'ı bekleyecekler kayıpları gidermek üzere.

Geçtiğimiz Çarşamba günü böldüğüm 6 koloniye verdiğimiz tüm analar yumurtlamaya başladılar.

Anaların verildiği kafesler pırıl pırıl yapılmış.

Cumartesi günü de devşirme olarak yaptığımız kolonilerin anaları verildi.

Kafkas Melezleri bal akımına güle oynaya yetişirler.

Kafkas melezlerinin bal performansını tartışacak değiliz.

Ancak kışlama için büyük kolonilerde olmayacaklar.

Çünkü Kafkası kışlatmaya uğraşmak çok zorlayıcı oluyor.

Çiftleştirme kutularında kışlayacaklar.

Büyük kolonilere sonbaharda Yerli ve Muğla takılacak.

Dağda kar olduğu günlerde, ana üretim işlerine girişildiğinde daha çok erken olduğu konusunda şüphelerimiz vardı.

Erkek arıların yetişmeyeceği gibi diğer arkadaşlarımızın eleştirilerini de alıyorduk.

Ancak aynı arkadaşlar şimdi ana arı arıyorlar.

Erkek arılarda ana arının etrafında volta atıyorlar.

Ense boyasını kazımışlar bazılarının...

Hafta içi vadiye gelen körükçülere yönelik bir yorum vardı.

Hep arı, hep arı...

Biraz da mangal yakında körükçüler koşa koşa gelsinler diyordu.

Evet Cumartesi mangal yakıldı.


Ancak mangal, Erol abinin emeklilik kutlama mangalı idi.

Mangal için gelecek körükçü varsa gelmesin.

Zaten özellikle bu tür görüntüleri yayınlamamak istiyoruz ama bu sefer biraz da Erol abi'ye hayırlı olsun anlamında yayınladık.

Artık ekibimizde bir emeklimiz var.

Çerçeve hareketleri anlamında yapılacak işlemleri de tamamladık bu hafta.

Yakında iyice düzene girer kuluçkalıklar.

Full ve deliksiz yavrulu çerçevelere çok az kaldı.

8'inci çerçeve olarak verdiğimiz boş kabarmışlara ana arı yumurtlayıp, tamamlamak üzere olduğunda bu çerçeveyi alıp, 2'nci çerçeve yapıyoruz.

Yerine kuluçkalıkta boş yer varsa, yeni bir boş kabarmış veriyoruz.

Eğer yer yoksa, kapalı yavrulu 1 çerçeveyi eşitleme amaçlı alıp, başka koloniyi eşitliyoruz.



Bazı güçlülerde de 9'uncu çerçeve olarak verdiğimiz kılavuz petekleri de kabartıp, full yumurta döşemişler.

Bu çerçeveyi de alıp, 2'nci çerçeve yapıyoruz.

Yine duruma göre bir kapalı yavruluyu alıyoruz, ya devşirme yapıyoruz ya da eşitlemede kullanıyoruz.



İyice yayıldık.

Çiçeklenme de iyice arttı.

Silikonlu dış cephe boyalı Adidas eşofmanlı Hakan ve Cumartesi günü kıvırcık marullar yine Nevzat abinin tarlalardan.


Pazar günü yine hummalı çalışmalar.

Erol ve Birol abi çiftleştirme kutularında düzenlemeleri yapıyorlar.

Kutuları normal düzene getirene kadar bir hayli dikkat gerekiyor.

Cumartesi yetişmeyen kolonilerin kontrolleri Pazar günü bitirildi.

Ve 2008 Muğla ana yumurtluyor.

Bir müddet izledim ve çok seri yumurtluyor.

Bu hızla yumurtlarsa, bal akımında çalışacak askerler hazır olacak.

Çiftleştirme kutularının arılandırılması için bir çok değişik teknikleri görüyoruz.

En güzeli hangi teknik diye sorulduğunda ise, ne söylenebilir ki?

Biz Bidon tekniğini kullandık ve bugün itibarıyla boş kutum kalmadı.

Tabi her göze 2 çerçeve arı silkelendiği düşünüldüğünde, şu anda verdiği hasar büyük oluyor ama marjinal fayda kavramı ana arıların verildiği kolonide yumurtladığında görülüyor.

Normal bir teknikle bölünen bir koloninin ana yetiştireceği süre içerisinde, hazır ana verildiğinde tam bir kuluçkalık arı yetişiyor.

Kutulara silkelenen arıları orada tutmanın yollarından birisi de diğer kutulardan yavru vermek.

Ancak çıkmak üzere olan memeyi versek bile, onlarda boş durmuyorlar.

Ancak bizim verdiğimiz analar çıkınca, gereğini yapmış ve memeyi yandan kesmiş.

Zaten verilen meme çok daha önce doğduğundan, kendi yaptıkları meme yetişmiyor.

Verilen memeden çıkmazsa, bu memelerden doğuyor ama bu analar iptal edilerek, yeni meme veriliyor.

Bu yıl çiftleştirme kutularını iyice dağıttık.

Bu tur analardan dönemeyen sayısı çok az, ancak akşam üstü tanıdık bir kuş sesi duyduk.

Arı kuşları geçiş yaptılar...

Pazar günü dönüşte Nevzat abinin diğer çiftliğine geçtik ve bu kez göbekli marul operasyonu vardı.


Vadide bugünlerde marul açısından hummalı çalışmalar devam ediyor.


video

Ve vadide kolbastı.

Etiketler: , , , , , , ,

15 Nisan 2009

Vadide Soğuk ve Oğullar

Hava durumunu takip etmek konusunda da uzmanlaşacak düzeyde aktif olmak durumundayız.
Bugün için meteorolojik tahminler bölgesel sağanak geçişlerini işaret ediyordu.
Ancak yapılması gereken işler beklemeyecek, üstelik hava arı uçuşuna da müsaade etmediğinden içeride faaliyetler daha da hızlanıyor.
Fakat körükçüsüz olur mu?
Bu hafta körükçümüz Bozüyük Dodurga'dan Hasan Özçakır.
Planlanan saatte kahvede yakaladı bizi.
Kendisi de biraz fazla arıcılık muhabbetlerine maruz kalınca, köyde bir yaşlı amcaya ait kolonilerin bakımını üstlendi.
Bulaşır, hiç şansı yok.
Vadide Pazar gününden bugüne sıcaklık Minimum 6 ºC ve Maksimum 26 ºC olmuş.

Öncelikle bugün neler yapacağız?

Kat atma konusunda kısıtımız var.

Yeni analarda 10 gündür kutularda yumurtluyor.

O zaman bölme yapmaktan başka çare yok.

Kayıtlardan belirlediğimiz 6 koloni bölünme işlemine tabi tutuldu.

Yavru alanları da artık iyice düzene girdi.

5 çerçevelik ruşetler bölme işlemleri için çok güzel bir çözüm sunuyor.

Bölme işlemini nasıl yapıyoruz?

İlk önce stokta bulunan 2 ballı çerçeveyi boş ruşete en dışlara koyuyoruz.

Daha sonra bölünecek kolonide ana arıyı buluyoruz. Ana arıyı ararken, 2 kapalı çıkanlı yavrulu çerçeveyi belirliyoruz.

Anayı bulup; alınacak 2 çerçeveyi de belirledikten sonra, analı çerçeveyi boş bir ilavede başka yere alıyoruz.

Yavrulu çerçeveleri ruşete koymadan, diğer çerçevelerden en az 2 çerçeve arıyı ruşetteki ballı çerçeveler arasına silkeliyoruz.

Daha sonra belirlediğimiz yavrulu çerçeveleri ortaya gelecek şekilde arıları ile birlikte veriyoruz.

2 yavrulu çerçeve arasını kafes gelecek şekilde aralık bırakıyoruz ve kapatıyoruz.

Arılara sakinleşmeleri için 1-2 saatlik bir süre işlem yapmıyoruz.

Daha sonra çiftleştirme kutularında yumurtlamaya başlayan Kafkas melezleri kafeslenerek, kek tarafı aşağıya gelecek şekilde, yavrulu çerçevelerin arasına vererek kapatıyoruz.

Bölme yapılmış küçük kolonileri sıvı beslemeye de tabi tutuyoruz.


Ana arıyı çiftleştirme kutularında uzun süre yumurtlatmanın handikapları da var.

Kutularda bu sezon güçlü arılandırma yapılmıştı ve hala da aynı düzende devam ediyoruz.

Biraz da mecburiyetten.

Çiftleştirme kutularında yavrusunu kapatsın diye beklerken, keki peteğe dönüştürüyorlar.

Üstelik içerisine de yumurtlayarak.

Bu tür petekleri imha etmekten başka çare de kalmıyor.

En güzeli kek bölümünü tam doldurmak.

Ayrıca bu yıl ekstradan yaptığımız boş çerçeveleri aktif dönemde ballandırıp, stoğa alacağız.

Sonbaharda bal takviyesini çerçeve ile yapacağız.

Bölme işlemlerinde tek kişi ile zorlanılıyor.

2 kişi ile olunca, tıkır tıkır yürüyor işler.

İlginç bir biçimde ayrıntıları takip eden arkadaşlarımız şimdi de "Bu ananın yanında neden işçiler var?" derler.

Çiftleştirme kutusunun kek bölümündeki petekleri temizlerken bal bulaşığı malum. O arada anayı da aldık kafese ama bal anaya da değince, temizlemeleri için işçilerden de vermek farz oldu.

İlginç kayıtlar işte.

Aynı anda 3 anayı kafesleyince, hangisini hangisine verdiğimizi karıştırmamak lazım.

A1...

Anaları kutulardan aldık ve bölünenlere verdik.

Kayıtlara göre bölünecekler bitti.

Memeleri de kontrol edelim dedik ve klasik misafir pozu.

Bölme yapılmayacak kolonileri de bir kontrol edelim dedik ve hafta sonuna istenmeyen süt sağımı başlayabilir düşüncesiyle, çiftleştirme kutularını arılandırmaya devam ettik.

Memeleri de kafeslemektense, çiftleştirme de durmaları daha garanti.

Bu tür yeni oluşturmalarda bugünlerde arıları kutuda tutmak daha kolay.

Yumurtlayan anaların bulunduğu gözlerden 1 yavrulu petek getirip verdiğinizde, memeyi de çaktınız mı kolay kolay terketmiyorlar.

1 göze, 2 çerçeve arı silkeleniyor.

Hasan'da işi öğreniyor artık.

Teknik ismi "Bidon"

Tık tık ile hepsi gözde.

Arka bölümde kekleri full.

Bu tür tek göz silkmelerde bir gözün işini tamamen bitirdikten sonra, diğer göze silkelemek gerekiyor.

Farklı kolonilerden silkmeler yapılırsa, geçişler başlıyor ve toslaşıyorlar.

En güzeli ise, her 2 göze aynı anda 3 çerçeve silkelemek.

Aynı evden, komşu evlere...

Dala çıksa da bu kadar çıkar zaten...

Memeleri dağıttık ve bakıcılar boşa çıktı.

Bir miktar daha meme ne olur ne olmaz diye kafese alındı.

Dolayısı ile meme üretim kolonisinde onlara hala ihtiyaç var.

Bizler başlatıcı/bitirici kovanlarla uğraşacak zamanı bulamıyoruz.

Ayrıca şu ana kadar edindiğim tecrübeye göre gerekte duymuyoruz sanırım.

Uyguladığımız "Başlasın/Bitirsin ve tekrar ana ver." tekniği...

Anayı kabul ettikten sonra 1-2 kapalı yavrulu takviye ile tekrar sistemde...

Pazar günü dağa gittiğimizde geçtiğimiz yıl yedek kovan olarak götürdüğümüz kovan boşa çıkınca aldık, geldik.

Bugün ise, dün köydeki boş kovanına koloni giren Hasan eski kovanda hemen tedbir alıyor.

Bu tür kovanları arılıkların yanına koymanın kesin bir faydası yok ama umut dünyası işte.

Kapan kovanları mutlaka arılıklardan uzakta kurmak gerekiyor.

İçerisine eskimiş kararmış petek/petekler konulmalı.


Evet, dala çıkacağına kutuya girenler kapı önünde oğul arısı gibi duruyorlar.

Ayrıca nasıl yanyana geldi bu renkler?

Hayyam abi de Sarı - Lacivert boyamış ne gerek varsa...

En kısa zamanda bir ayar çekmeliyim.

Bugün vadide yağışı göremedik ama rüzgarlı ve soğuk sayılacak bir havada bol bol oğul aldık.

Ayrıca 2'nci tur analardan da yumurtlamalar başlamıştı.

Hasan, yeşil boyayı getir diye diye alıştı.

"Abi boya hazır."

Kırlangıçlar artık vadide.

Arı kuşlarının da eli kulağındadır.

2 tur anayı rahatça yetiştirdik.

Bundan sonra arı kuşlarına "İskender Döner" kıvamında analar sunacağız.

Etiketler: , , , , ,

12 Nisan 2009

Kaynağımıza Yakından Baktık.

Dün yaşadığımız yorucu bir günden sonra, bugün şöyle rahat bir gün geçirelim diye düşünürken...




Ahşap kutuya dün kullandığımız şeffaf malzemeler, bir gecede ne hale gelmiş.






Önce vadiye arılığa gittik. Perizin alındı, kek alındı.


Sanki bir yerlere gidilecek.


Kutuları kurcalamaya başladıklarına göre, ana projesi var yine.




Kafese 2009 Kafkas melezi bir ana girdi.


Yola çıkıyor.





Dağa yani kaynağımıza gidiyoruz.


Kaynağa ulaşabilmek güzel bir duygu.



Mahmudiyeli Bünyamin amcanın arılığına uğramak üzere arılıklarına girdiğimizde karşı arılık sahibi Sezai bey ve oğlu da yeni gelmişlerdi.



Kasım amca, dağdaki arının sahibi Mustafa dedenin kardeşi.



O da bizimle dağa geliyor.



Kötü bir haber ama hayatın gerçeklerini kabul etmek zorundayız ki, Mustafa Dede büyük bir rahatsızlık geçiriyor. Kendisini görme şansı bulamadık. Kendisine acil şifalar diliyoruz.






Sezai beyin arılığı. Yüksek koloni sayısı ile çalışıyorlar.






Ana kafesleme projesi Amcanın arılığı içindi.


Geçen yıl kendisine verilen Eskişehir yerli anası alınacak ve yerine 2009 Kafkas melezi verilecek.


Amca, Mahmudiye'de ama biz arılığında operasyondayız.





Eski anayı biraz arı silkeleyerek, çiftleştirme kutusuna attık.






Anayı da taktık kafeste ve.





Haydi bakalım dağa artık.






Tabi ki arıcılar buluştuğunda ilginç gelişmeler paylaşılıyor.


Geçtiğimiz yıllarda çocukları için yaptığı minyatür kovanlarda ana yetiştirme üzerine sohbetler yapılıyor.


Ancak Sezai bey de, başka bir formül ile bir turda "48 kutuda 48 ana" yetiştirmeyi planlıyor.





Bolu dağındayız ve oksijen ciğerleri dolduruyor.



Bakımlar yapıldı.

İlaçlama/Besleme ve genel yumurtlama faaliyetleri kontrol edildi.


Tekrar vadideyiz ve Sakarya yine coşmuş. Kıyısında ise Brüksel lahanaları.


Vaidye geldik misafirlerimiz var.


Çiftelerden ve Sarıcakaya'dan arıcılar.

Osman hocamız daha önce Akpınar 'da arılığa da ziyarete gelmişlerdi.

3 arkadaş güçlerini birleştirip, birlikte çalışıyorlar.

Çalışmalarından bahsettiler ve karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.

Uyguladıkları modelin ülkemizde o kadar çok başarısız örnekleri var.

İnşallah başarırlar ve hedeflerini tuttururlar.

Başarılı olmaları dileklerimizle.

Arılıklarda görsel bilgilendirmeler ve sohbetler yapıldı.

Ekipte İsmail Bey, Arıcılık Meslek Yüksek Okulu mezunu bir arkadaşımız.

Zaman zaman biz boşuna mı okuduk diyen diğer gençlere örnek olmalı çalışmaları.

Karşınızda size doğru gelen ve üstelik sizin yetiştirdiğiniz bir tehdit var. Sizde geri geri tehditten kaçıyorsunuz.

Ancak bu hafta sırtımız duvara dayandı.

Tehdit iyice hissedilir oldu.

İlk zamanlarda eşitleme/kutu doldurma derken artık son kozumuz arı bölmek.

Küçük bir son ayar daha.

9'uncu çerçeveye kılavuzu verdik.

Bu işlemleri yaparken, tüm arılığı aynı düzeye getirmek en önemli unsur.

2-3 koloniyi 10 çerçeve yapıp, diğerlerini 3-5 çerçevede süründürmek ülkemizde en büyük handikaplardan.

Verdiğimiz kılavuzu hemen sarıyorlar.

Sadece 3 günlük bir avans verdik.

Analarda kutuları toparlarlar bu sürede ve bölmelere daha hız veririz.

Vadide zaman zaman arıcıların buluşması yüksek sayıya ulaşıyor.

Yurtdışında görmeye alıştığımız koloni başı uygulamaları artık farkında olmadan bizlerde gerçekleştirebiliyoruz.

Birol abi yeni yaptığı polen tuzaklı kovanları ile haftasonu polen derledi.

Ancak besleme kutusundaki şurupu kovan içine damlatınca, alttaki polenlerde malum.

O zaman alttan al, kutuya dök.

Bakalım ne olacak?

Vadide misafirlerimiz gelmeye devam ediyor.

Yol üzerinde her geçişte uğradığımız Habil abi de akşamüstü ziyaretimize geldi.

Çiftleştirme kutularını inceliyor ve sanırım vardır bir düşündükleri.

Ben çadırda larva transfer ederken sohbet imkanı yakaladım ve çok ilginç bir tespitini aktarayım.

Eğer sizler gibi bende 10 yıl daha önce keşfetseydim bu işi, şimdi gör bak neler yapardım.

Arıcılarda gözlemlediğimiz bir davranış bu.

Çok geç kalmışım davranışı.

Ancak arıcıların farkında olmadıkları da bir şey var.

Arıcılar ihtiyarlamıyorlar. Yaş geçiyor ama ihtiyarlama yok.

Etiketler: , , , , ,

11 Nisan 2009

Vadi Günlüğü

Çarşamba günü yaptığımız transferler de havaların ısınması ile tutma oranları daha da yükseldi.

Vadiden çıkışa yetişecekler.

2009 yılının ilk anası bölünen kovana verildi.

Atı alan Üsküdar'ı geçti yani.

Olacak o kadar programında bir tipleme vardı.

Kameraman Cevat Kelle.

Yusuf abi bir ara Cevat Kelle'yi aratmadı.


Kat atmak yasak.

Yavru olmuş 8 çerçeve.

Duvarlar ballı ama kılavuz vermem lazım.

O zaman yavrunun birini alacağız hiç kusura bakmayasın.

Birol abi geçtiğimiz haftasonu Siirt'te idi.

Dolayısı ile arılıktan 15 gün uzak kalanlar tazeleme eğitimine tabi tutuluyor.

Bidonu dikmiş bekliyor.

Doldurun doldurun.

Çarşamba günü kriz konusu olan tabanlar bugün ortaya çıktı.

Birol abi daha çakmamış ve kutuda gezdiyormuş.

Çarşamba günü 9 çerçeve yaptıklarımız boşlukta karşı duvara dayanmışlar bir güzel dalak örmeye çalışıyorlar.
9'uncu çerçeve olarak verdik kılavuzu.

Bazılarından yavru çalıyoruz ama bazılarında da işçi fazla.

Bunları da yerlere döküyoruz.

Zayıf gördüğümüz kutuların önüne silkele gitsin.

Kılavuzlarda başladı inceden inceden.

Yakında görev devri yapacağız. Bugün eğitim tamam.

Hakan, çadırda larva transferi için yetişiyor.

Ver çerçeveyi içeriye, al 50 transfer edilmiş memeyi.

Birol abi'nin arılarda 2 haftadır kurcalanmayınca ohhh.

Kat atmak yasağını kaldırsak diye mırıldanıyordu Birol abi bir ara.

9'uncu çerçeve kılavuz veriliyor.

Bugünlerde arı bölme/kutu doldurma/eşitleme işlemleri sebebiyle günü kurtarıyoruz.

Eğer arı ben bir de dala çıkayım derse...

Ahşap çiftleştirme kutularında da konsept değiştirdik.

Aç, bak.


Yayılmaya devam ediyoruz.


Dönüşte Habil abinin yanında misafirleri vardı.

Ahanda Mahmudiye'den amca ile sohbetteler.


Ekip olarak ayaküstü bir sohbet ve yola devam.

Etiketler: , , , , ,

08 Nisan 2009

Vadideki Tabansızlar ve Yeşil Kafalar

Haftabaşı yağan süper yağmurdan sonra, vadiye hafta arası yolculuğu...
Körükçümüz yine Fikri Atmaca.
Artık iyice olmaya başladı...

Dumanlı dağlar ve Dağküplü köyü.


Sabah ilk iş, vadide Habil abiye günaydın dedik.

Fikri'ye ben seni tanımıyorum internetten dedi.

Demek ki daha fazla görünmek gerekiyor.


Sakarya nehri günlerdir güldür güldür akıyor.

Bu nehrin üzerinde 3 adet baraj mevcut.

Sarıyer / Gökçekaya / Yenice

Buradan sonra ise hiç bir baraj yok yüzlerce kilometre...

Bu su denize akıp gidiyor.

Başka bir ülkede olsa bu su, ne takla attırırlardı.

Evet vadide geçen hafta yumurtlayan Kafkas melezlerini bugün öğlene kadar havanın kapalı olmasından da faydalanarak, yeşil kafa yaptık.

Ana arılar yumurtlamadan kesinlikle boyanmaması gerekiyor.

Boyama esnasında bir gözlemimi aktarayım.

Orta ayaklarını boya sürülen yere rahatlıkla ulşatırabiliyor.

Önde yeşil kafa ve arka fonda Fikri Atmaca...

Boya rengi yeşil bu yıl bunu hepimiz biliyoruz.

"Bu boya ne peki?" sorusu sorulmadan...

Es-Es Büyükşehir Belediye otobüslerinden bir tanesine rütuş yapmış bizim boyacı ağabeyimiz.

Biraz aldık kısacası.

Sentetik oto boyası.

Opak mı metalik mi?

Bilmiyorum ki!

Rahatsız olduğu kesin.

Ama onun rahatsızlığı, bizim rahatımız.

Bir hayli boyadık ve hava düzelir gibi oldu.

İnce işleri bırakıp, yapılması gereken diğer işlere hücum ettik.

Yağan yağmurun yoğunluğunu tahmin etmek açısından, su varilinin üst kapağı full dolu.

Arılarda uçuşa başladıklarında direk oraya daldılar.

Biraz daha kutu doldurduk.

Hatta taşırdık.

Geçtiğimiz turun analarını yetiştiren koloniye kafeste anayı vermiştik.

Ana geçen yılın anasıydı. Bu kolonide malum Muğla ve genleri gereği biraz sert...

Apar topar anayı verdim.

Ahanda ana bugün ölü hem de kafeste.

Sebep...

Kafesin kekini üst tarafta, ananın olduğu yeri aşağıda bırakmışım.

Kek yumuşaktı ve akmış.

Ana daha kutuda keke yapışmış olmalı...

Madem ana öldü.

Hemen yerine yetiştirmeliyiz.

Hava soğuk olduğundan biz de çift gömlek uygulamasına tabiyiz.

Çadırda yapılan larva transferinde kafa lambaları çok işe yarıyor.

Ancak taban diye adlandırdığımız çerçeveye çakılı kahverengi parçaların olduğu çerçeveler ortalıkta azalmış.

Haydi ben kendimin çerçeveleri kullandım. Hazır çadırda bir tane daha buldum. Onu da kullandım.

Ama ya nerde bu tabanlar.

Her tabanlı çerçeve meme üretim kovanlarında mı?

Neyse ben işimi gördüm ya nasılsa.

Derken tele-meme sistemi devreye girdi.

*Sen şimdi kafesteki anaları al, götür şu kovana koy.

*Tamam

*Dağ güzeli anaç koloniden 20 memeye transfer yap.

*Tamam (Nasılsa vardır bir yerde taban.)

*Yaptın mı?

*Abi yaptık ta tabanlı çerçeve nerede?

*Çadırda var ya!

*He he... Ben kullandım onu.

O zaman yapılacak iş belli.

Vadideki Tabansızlar.

Etiketler: , , ,

04 Nisan 2009

Vadi Coştu Bir Kere...

Çarşamba gününden sonra, yine vadideyiz.
Birol abi uzaklarda...
Ama aklı burada olduğu kesin.
Sıcaklık yüksek seyretmeye devam ediyor vadide.
Sabah ilk işimiz arılarımızı koyduğumuz yerin sahibi Nevzat abinin arısını kontrol etmekti.
Sürpriz ile güne başladık.

Dalağı sallamışlar.

Sonra kendi kolonilerimizi kontrol etmeye başladık.

Dalak sallayan sallayana.

Çarşamba günü, tespitimiz vadinin farkının görülmeye başladığı yönünde idi.

Bugün gördüklerimiz, vay halimize dedirtecek türden.

Flexi üst kapak arıları izlemek için çok hoş. Üstelik bir de dalak salladılarsa...

Polen stoklaması son hızla devam ediyor.


Daha önceki günlerde yayınladığımız koloniden bugünkü foto, Yusuf abi tarafından çekildi.

Evet...

2009 yılının ilk anaları yumurtladılar.

Yeşil kafalar olacaklar yakında.

Zaman kısıtı sebebiyle boyama yapamadık ama Yusuf abi yeşil boyayı bugün bir hayli test etti.

Çarşamba günü kolonileri eşitleme yöntemi ile 8 çerçeveli / 5 yavrulu pozisyona getirmiştim.

Yavru alanı 6 çerçeveye çıkmış ve kadro fırlamış.

Dolayısı ile bir çok kolonide dalak sallama davranışı gözlemlendi.

8'inci dış duvar çerçevesini 9'uncu çerçeve yaptım.

8'inci çerçeveye ise kabarmış, esmer, yumurtlamaya müsait bir çerçeve verildi.

10'uncu çerçeveye ise kılavuz petek verildi ve kuluçkalık dolduruldu.

İlave atmak sözleşme gereği sıkıntılı...

Analar yetişti nasılsa...

Yarın doğumları beklenen memeler kafeslendi. İşleri güçleri yok, buraya da dalak örülmüş.

Diğer memelerin tamamı çiftleştirme kutularında dağıtılmış durumda.

Herhangi bir olumsuzluk için, bu analar kafeste yedekte bekleyecekler.

Siirt'ten gelen talimata göre Birol abinin artan memelerde kafeslendi.

Tele-kafesleme sistemi devrede.

Sabah su doldurma molasında, Metin abilerde vadiye giderken bizi görünce durdular.

Doğru Mayıslar kahvede sohbete.

Olay geldi çattı...

Metin abi Yusuf abiye sordu.

"Eeee usta, larva transfer yapabilecek miyiz bugün?"

"Yaparız..."

"Sende karniyol vardır?"

"Bende karniyol yok" dedi Yusuf abi doğal olarak.

Ama Halil'de var...

Bende mecburen bilgilendirme yaptım.

Var ama % 95 Saf benim ki.

"Olsun olsun..."

Biz de test edecek bir ekip bulduk bakalım.

Metin abi akşam üstü geldi ve 20 adet Karniyol 33 larvası aktarıp, arılığına doğru yola çıktı.


Biz söz dinleriz.

Çarşamba günü Balıbaba, ben olsam polen toplardım dedi.

O zaman biz de toplarız.

Fazla stok yapacaklarına biraz paylaşmak gerekir.

Çok ilginç ama acaip tatlı idi polenler.

Muhtemelen nektarı da buluyor olmalılar ki...

Dolayısı ile vadi coştu bir kere...

Etiketler: , , , , ,

03 Nisan 2009

Destekleme Hibesi

KIRSAL KALKINMA YATIRIMLARININ DESTEKLENMESİ PROGRAMI ÇERÇEVESİNDE
MAKİNE VE EKİPMAN ALIMLARININ DESTEKLENMESİ
PROGRAMI
Bu desteklemeyi duyan bir çok arıcı gibi bizlerde kovan vb. ihtiyaçların karşılanabilmesinin mümkün olup olmadığını araştırdık.
Ancak yaptığımız araştırma sonucunda arıcılık makine ve ekipmanı olarak bu kapsamda aşağıdaki malzemeler sadece destekleme hibesi konusu içerisine giriyor.
ARICILIK MAKİNE VE EKİPMANI
Sır Alma Makinesi
Tamamı 304 krom-çelik olmalıdır. Elle çevirmeli (manuel)
veya motorlu olabilir. Taşınabilir ve tezgahlı olmalıdır.
Bal Süzme Makinesi
Tamamı 304 krom-çelik olmalıdır. Elle çevirmeli (manuel) veya motorlu olabilir. Balla temas eden bütün parçalar 304 krom-çelik ve % 100 paslanmaz olmalıdır (ayaklar dahil)
Bal Dinlendirme Tankı
3 cidarlı ve 304 krom-çelik olmalıdır. Termostat ısıtıcılı veya ısıtıcısız olabilir. 6-8-10 teneke kapasiteli olabilir.
Bu makine ekipmana en az 100 arılı kovanı olan başvuru yapabilir.
Her makine ve ekipman ayrı ayrı alınabilir.
Arıcılık Kayıt Sistemi (A.K.S) belgesi olmalıdır.

Bu şartları karşılayanlar ve ben almak istiyorum diyenlerin neler yapması gerektiği konusunda;
T.C.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI
Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü
web sitesinde http://www.tedgem.gov.tr/kkydp_genel.htm ayrıntılı olarak bulabilirler.

Etiketler:

01 Nisan 2009

Vadi, 1 Nisan Olmasını Beklemiş.

Haftabaşında ziyaretimize aile büyüklerimiz geldiler.
Bizde zaten vadiye gitmeyi planlıyoruz ya, gelen varsa vadi yolcuları kalmasın dedik.

Dağda kar iyice azalmasına rağmen, bu yıl Bandırma'da kar görmemişler.

Kısa bir hasret giderdiler.

Geçen hafta olsaydı, bayağı bir hasret giderilirdi ki bu hafta artık kar bitmiş diyebiliriz.

Vadi yolcusu kalmasın dediğimizde, körükçü zaten hazır.

Artık nasıl körük yakılır konusunu anlatmaya gerek yok.

Üstelik kısa bir süre daha devam ederse, ana arı üretiminde bile iyi bir duruma gelecek.

Babam zaten direk seyirci modunda tribünde.

Haydi körük hazır...

Ne güzel bir şey.

Gerçekten arıcılık uğraşında birisinin körük işini halletmesi süper oluyor.

Önce çiftleştirme kutularını kontrol edelim dedik.

Ahşap çiftleştirme kutularında sıvı beslemede kullanılan strafor bardaktan içilen şerbetin yerine dalağı çakmışlar.

Evet vadide nihayet, vadi farkını görmeye başladık.

Pazartesi gününden bu yana sıcaklık maksimum 32 º C olmuş.

Minimum ise 9 º C olmuş.

Dolayısı ile müthiş bir şekilde polene yüklenilmiş.

Genel olarak yavru alanlarının bittiği duvar çerçevelerinin iç bölümlerini fullemişler, arkalarında ise stoğa devam ediliyor.

Bazı ırklar ise, işi daha da abartıp, yavru alanının etrafına stoklamaya devam ediyor.

Bu davranış sadece Muğla'larda ve Karniyol'da mevcut.

Bilecik yerlilerinde ve Dağ güzellerinde ise yavru dışındaki duvar çerçevelerde stoklama devam ediyor.

Arada sırada çalan telefonlardan tele-talimatları alıyoruz.

Yusuf abi aradı ve 24 numaralı çiftleştirme kutusunu kontrol et.

"Normalde çiftleşmiş olması lazım, belki yumurta bile vardır."

Vallah ne desek boş.

Resim herşeyi anlatıyor.

Yumurta yok ama, lokal anestezi gerekmeden çıkarılabilir mi diye düşündüğüm bir komplikasyon gelişmiş.

Arıların gelişmesi ile, kutuların doldurulması işlemleri devam ediyor.

Bu kutuların doldurulması için, bir çok teknik var.

Ancak zaman ile yarışıyorsak, en güzeli bidon yöntemi...

Tabi ki bu yöntemde çok güçlü arılarınız olacak ki, eliniz titremeyecek.

Öğle saatlerinde olay iyice coştu.


Bu hızla stok olmaması zaten mümkün değil.

Herkes güzelce bir doyursun kendini polene diyeceğiz ama bu kadar stoğu yaptıklarına göre doymuş olmalılar.

Günboyu devam eden polen akışı biz arılıktan ayrıldığımız saatlerde de sürüyordu.

Geçtiğimiz hafta Çarşamba günü yaptığımız memeler.

Kaldı 5 günleri.

Haftasonu dağıtılacaklar. Artanlar plastik tüpe girecek.

Eğer dağıttıklarımızdan çıkmayan olursa, yedek oyuncu görevini üstlenecekler.

Adettendir arılıkta çerçeve tutmak.

Ancak bugünlerde trend ana arı memesi olsa gerek.

Ayrıca bu kutular, şimdi birazda oğul kontrol işine yarıyor.

Bu kutularda yakında dolacak ve ondan sonra...

Bal kemerli ve bol polenli stoklanmış bir çerçeve tam yavru alanının yanında.

Arıların keyfi yerinde.

Bazı kutularda ayarı kaçırdık herhalde.

Ama akşam hava soğuduğunda girerler.

Yusuf abinin kolonilerine sıvı besleme işine başladığımızda, körükçü dedi ki!

Bak sıvı beslemeyi de öğrendik.

(Çok değil 2 kere daha gelsen, olay bitecek ama tek körükçüm sen değilsin ki!)

Unutmadan, acil ana arı hattına gelen bir çağrıya cevap mahiyetinde ilk ana arı şu anda kargoda...

İlgililerin dikkatine...

Etiketler: , , , ,