31 Mayıs 2009

Arıcılık ve Hava Şartları

Dün akşamüstü katıldığımız açık hava etkinliğinde güzelce ıslandık. Yağan yağmura bölgesel yağış geçişi deniyor ki biz nerede isek orası bölge oluyor herhalde...
Ancak sabah yine kızdıran güneş hiçbir şey olmamış gibi bir ortam yaratıyor.

Gelincikler tek tük açmaya başladılar.

Hemen arıların yan tarlasında ekilmiş olan fiğ açmaya başladı.

Uzaktan bakılınca hiç belli olmuyor. Otlar o kadar uzamış ki bastırmış.

Arıların ziyaret ettiğini de gözlemlemek güzeldi.

Ancak ekili alan çok az. Dişlerinin kovuğuna bile gitmez herhalde..


Yaptığımız bölmelerde ana arı kafesten çıkıp yumurtasını da görünce kontrol süresini uzatıyoruz herhalde.

2 çerçeve arı dalak sallamış.

Biraz da burada bölmede ayrılan kapalı yavrunun çıkanlı olması etkili.

Çıkan genç işçiler dışarıdan gelen nektarı değerlendiriyor.


Bugün hem genel bir kontrol hem de kuluçkalık düzenlemesi yaptım.
Kovanları aktararak bu işlemi yapmak benim kolayıma geliyor ve bu esnada boşa çıkan ilavelerdeki propolislere aşırı talep vardı.
Bu zamanda propolise talebin sebebini bilmiyoruz ama çok ilginç.

Ama hazır propolise talep, belki de doğal toplamakta yaşadıkları zorluktan olabilir.

Bala yönlendirdiğimiz bazı ana arıların değiştirilip, yedeğe alınması gerekiyor ama bunu bu dönemde yapmak tabi ki riskli.

Güçlü bir koloniye yeni anayı vermek...

Eski anayı ve yeni anayı kafeste aynı anda koloniye verdik.

Arılığa gittiğimizde eski anayı uygun bir yere vereceğiz ve yeni ananın kek bölümünü açacağız.


Kuluçka düzenlemesi yaparken, kapalı yavruluları kuluçkalığa indirdim.
Açık yavruluları ilaveye aldım.
Kuluçkalığa indirdiğimiz kapalı yavrulular bu yıl kabartılmış ve yavrusunu kapatmış düzgün petekler.
Bal hasadında da kuluçkalık düzenlemesine dikkat ediyoruz ama yeni kabartılmış peteklerin kuluçkalıkta kalması büyük avantajlar sağlıyor.
Eski ve bozuklu petekler ilavede tutulacak.
Kuluçkalıkta bulunan bu kapalı yavrulu çerçeveler yavruyu çıkartttığında ilavedeki yavrular kapanacak.
Dolayısı ile ana arı ızgarası da kullanmadığımızdan ana arı yumurtlamak üzere kuluçkalığa inecek.
Bal akımı tahminen 20 gün süreceğinden gerekirse yeni bir düzenleme daha yaparız.
Akasyalar bugün yavaş yavaş belirmeye başlamış.


Kapı önü sakal durumları öğle saatlerinde başladı.
İş isteyen genç işçiler bunlar ve içerisi sıcak desek 3 katlı bir arı ama yine de kapı önünde bekliyorlar.



Akşamüstü yine aynı dün akşam...

Gökgürültülü sağanak yağış.

Radyoda da bölgesel yağış geçişleri muhabbeti devam ediyor.

Tamam yağsın ama, köy yolu yeni yapılıyor ve toprak döktüklerinden çıkana kadar patinaj eğitimini sağlamladık.

Ama şehre yaklaşınca gördük ki şehirde bir tek damla düşmemiş.

Akşaüstü yağmur, gündüz kızgın sıcak.

İçimden bir ses haydi bakalım diyor.

Bala yönlendirilen toplam 20 koloniden, 10 adedi 3 katlı hale geldi.

Gelecek haftasonu diğerleri de 3 kat olacak gibi duruyor.

Geçtiğimiz yıl kayıtlarına baktığımızda 15 gün önde gidiyoruz koloni gücü olarak ve bal akımı geçen yıl ile aynı gibi.

Dolayısı ile bal stoklama güçlü arı ile daha dikkat çekici hale geliyor.

Yusuf abi'ye göre 4 katlı olmadan durdurmak mümkün değil imiş.

Nerde o kadar ilave bizde?

29 Mayıs 2009

Kursiyerler Çoğalıyor.


Yoğun bir haftayı bitirmenin rahatlığı ile soluğu arılıkta almayı planladık.

Bu akşam çok kursiyer bekleniyor.

Biz Ahmet Şef ile arılığa vardığımızda Yusuf abi gelmiş ve arılarını düzenliyordu.


Körükçü yardımı ile ana arı arama çalışması yaptılar.


Oğul konusu artık bıçak sırtı.

Toplam 20 kolonimiz var bala çalışan ki kimse kıpırdamasın şimdilik.


Biraz zor kıpırdarlar gibi, büyük balözü akımı başlamak üzere...


Akasyalar yapraklandı ve en uçlarda tomurcukları gördük.


Bir hafta içinde hızlanır.



Bu yıl kasnak uygulamasında deneme kolonisi olarak şefin koloniyi seçtik ve sonuç yine aynı.

Izgara yoksa anında erkek arı yumurtası basıyor kabarttıktan sonra.


Kursiyerler hazır ve nazır.

Öğrensinler bakalım. Belki faydasını görürüz.

Merak işte.

Temmuz sıcağında ballı çerçevelerin olduğu ilaveleri taşıdıklarında görecekler Hanyayı Konyayı ama.

Bir kat atma furyası gidiyor arılıkta.
Ahmet şefin koloni bu akşam 3'üncü katını da aldı.
Kendi kovanı 2 katlı zaten ama bizim katın birisi gitti.
Bizim verdiğimiz kattaki ballar nasılsa benim.




Ekibe daha sonra Mustafa Hocamız da katıldı ve klasik arıcılık paylaşımları.
Hava şartları da güzelleşti ve iyi ki arıcılık yapıyoruz.
Yoksa bu doğa ortamında bulunmak kolay mı?

24 Mayıs 2009

Cennet Gibi...Gittik ve Döndük.

Bahar aylarında dayımları ziyaret etmek gerçekten süper oluyor ki bu haftasonu da bu şekilde oldu.
Çok uzun soluklu bir haber olacak sanırım.
Arıcılık tabi ki olacak ama diğer görüntülerde çok güzeldi bizler için.
Bir bölümünü paylaşacağız ama yaşamak lazım...

Dayım, arıların bulunduğu çiftlikte boş kalan araziye bu yıl arı otu ekmişti.

Zaman zaman görüntülerini de gönderiyordu.

Bu kez arı otu ekilmiş bir sahayı yakından inceleme fırsatı buldum.

Eğer ekilse de olur ekilmese de dediğiniz arazilere arı otu ekilebilir diyebiliriz artık rahatlıkla.

Çünkü müthiş bir arı ziyaretine sahne oluyor...

Verimli olan topraklarda da arı otu neredeyse bir adam boyu yükseliyor.

İlk çiçekler tohum tutmaya başlasalar da alt dallardan yeni sürgünler sürmeye başlamış.

Dayım arı otundan polen toplamadıklarını takip etmiş ilk zamanlarda.

Benimde dikkatimi çeken az da olsa polen topladıkları yönünde idi.

Polen kutularını kontrol ettiğimizde ise, mor mor az da olsa polenlere rastladık.

Arı otlarının arasında kapan kovanlar.

Ayrıca güzel iş yapıyorlarmış.


Evet.

Papazın işi gücü yok bir de erik ıslah etmiş olmalı ki PAPAZ Eriği diyorlar.

Hiç merak etmeyin hepimizin adına ben bol bol yedim.

Zaten fazla da yenmiyor...


Kirazlar için 1 hafta erken gitmişiz.

Ama erikler için tam zamanı.


Göbekli marullar.

Tam göbeğe ulaşmak için bir hayli uğraşmak gerekiyor.

Enginarlar.

Şifalı sebzelerden...

Biz daha çok, körpe iken toplarız ki dolmasını yaparız.

Biraz daha büyüdüklerinde ise alt tablasından zeytinyağlı güzel hafif yemekleri oluyor ama körpesinin dolması...

Bir de hünerli eller yaparsa..

Allahım bu ne güzellik.


Hormonsuz ve mükemmel bir kokusu var.



Baklaların sonuna yetiştik diyebiliriz ama yine tadımlık bulabildik.

Biraz arada arılar olmalı.

Hemen hemen tüm kolonilere katları atmış dayım.

Ancak ana arısı değişmesi gerekenlerde mevcut.

Bizde elimizden geldiğinde ana arı getiriyoruz.

Üstelik çok güzel ana arı takibi yapabildiğimiz bir farklı bölge arılığı diyebiliriz burası için.

Bir örnek olarak geçtiğimiz yıl Muğla arısından süzdüğümüz balların haberlerini yapmıştık.

Bu yıl ise Muğla garibanım daha hala kuluçkalıkta sürünüyor.

Ancak kovanın üzerindeki not kağıdını dayım cebine aldı.

7 kapalı yavrusunu arısıyla almış ve 7 çerçeve de arı silkelemiş diğer zayıflara...

Muğla biraz kızgın diyor.

Nasıl kızmasın ki?

Biraz da arıcılık yapalım değil mi?

3 adet Kafkas Melezi denemeye tabi tutulacak.

Batı bölgelerinde başarısız denilen kafkasları test etme imkanı bulacağız.

Kafkas ile ilgili yanlış ve eksik bilgilendirmeler olduğunu belki de Kafkas arı üreticileri de farkında.

Bu yüzden bir çok ilde bilgilendirme toplantıları yaptılar.

Kafkası kışlatmak için gereken takviyeleri veremeyen arıcıların aşırı kış kayıpları Kafkas arısının büyük bal toplayıcılığını gölgeliyor.

Ana arısını yenilemeye tabi tuttuğumuz kolonideki not.

Muhtemelen oğula niyetlenen bir koloni imiş ve dörde dölünmüş.

Sadece 1 ana kalmış.

2006.

Dayımın deyimiyle genç ana.

Yeni kayıtlar.

Bu kayıtlara artık sıkça rastlanıyor bu arılıkta.

Halil getirdi. Kafkas. Ana Yeşil. 2009 (Genç ana)

Yine genç ana yazılıyor ki 2012'de ne kadar güleriz yine.

Al bakalım boyayı ele.

Boya bakalım boya.

Bir sürü 2009 anası boyadık.

Geleneksel ana arı yetiştiriciliği ile devam eden süreçte yine bir sürü ana arı yetiştirilmiş ve onları güzelce boyadık.

Bir ara Kardelen'de arılıkta idi.

Uzaktan izledi.

Dayım genellikle ana arı değişimini şöyle yapıyor.

Eski analı kovandan ön tarafa bölme yapıyor ve yeni ana arıyı bu öndekine takıyor.

Ana arı kabul edildikten sonra, arkadan öne takviye ve eşitlendiğinde kolonileri yer değiştiriyor.

Bu kez önden arkaya ve en sonunda öndeki eski anaya veda ediliyor.

Yapılacak bölmelerde kapalı yavruyu tarif ederken çıkanlı kapalı yavrudan bahsediyoruz.

Bu hafta sonu bu anlamda güzel bir örnek yakaladık.

İşte çıkanlı kapalı yavrulu bir çerçeve.

Bu tür bir çerçeve ile bölme yapılırsa tarlacı kaybı da yaşansa, kolonide doğumlar hızlandığı için kuluçka bir zarar görmez.

İşte bu görüntülerde dayımın içi gidiyordur.

Çünkü kapalı ve açık larvalı ayrıca bal kemerli bir çerçeveyi Muğla koloniden aldım.

Kesip doğrayacağım.

Eskişehir'de sömestr tatilinde geldiklerinde verdiğimiz çiftleştirme kutuları daha doldurulmamış.

Hiç dayanamam boş çiftleştirme kutusuna.


Dikkatlice kesip, birazdan arılandıracağız.

Toplam 3 kutu ama 4 göz.

Memeler nereden?

Bir koloni de ana arıya güle güle demiş arılar.

Ne de olsa genç ana. (2006)

Bu arada dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama. (Bidon... Delinmiş bir bal bidonu)

Haydaaa nerden çıktı şimdi bunlar.

Kardelen salıncağını kurdurdu yine.

Otomatik sallama sistemi de var.

Biz biraz da stok amaçlı erik toplayalım dedik ve ağacın tepesine çıktık ki bu arada yine magazin ruhu devrede.


Bu arada Maşallah diyemeden geçemeyeceğim.

Dayımın çıktığı dallara benim çıkmam mümkün değil.

Diyelim çıktım ama inmem mümkün değil.

Ama en güzel erikler de orada işte.

Bir miktar dolmalık toplandı ve diğerleri derin dondurucuya ya da konserve için ayrıldı.

Burada gelen kaçaklar var.

Ancak bir ana arının çok güzel olduğundan bahsederek başladık kontrole.

Kendi gelen bir ana arı.

Hemen yumurtlamaya başladığına göre genç değil ama görüntüsü süper.

Hemen kafese ve Eskişehir'e...

Geçtiğimiz yıl getirdiğimiz ana arıların bulundukları kolonilerden denk gelenlere de şöyle bir baktık.

Durumları güzel.

Akşam üstü Kardelen yerini almış.


Ve Pazar sabahı dönüş hazırlıkları...

Eve varır varmaz, doğru arılığa.

Çünkü Cuma günü doğması beklenen bir sürü ana arı vardı.

Tüm kutuları kontrol ettik, çok ilginç bir durum ve hepsi doğmuş ki ne olur ne olmaz diye tüplerde bekletilenler de doğmuşlar.

Analar arttı. Boş kutu ve bölme kalmadı.

Aradık Yusuf abi'yi.

6 adet anayı tüpte götürdük teslim ettik.

Perşembe akşamı kutular boşalsın diye yaptığımız bölmelere ana arıları kafeste vermiştik.

Bu akşam peteği örmüş halde bulduk.

Torba cepte toplayıp durduk ve temizlik için eve getirdik.

En güzel temizlik olarak...

Bir gece buzlukta bekletiyorum ve ertesi gün çok kolay temizleniyor.

Ballıbaba ziyaretleri o kadar çoğalmış ki artık polen stoğunu da kızartmışlar.

Arılarda da kızarma iyice artmış.

Geçtiğimiz yıl gibi kızarıklık gittikçe artıyor ve akasyalara kadar idare edecekler.

Bu akşam bazı kolonilere artık 3'üncü katları vermeye başladık.

Çünkü artık kabartacak kılavuz petekleri kalmadı.

Birkaç kez diğer kolonilerle kabarmış/kılavuz değişikliği yaptık ama artık bu iş zorlaşmaya başladı.

Sonuç itibarıyla çok yoğun bir haftasonu geçirdik.

Ancak meyvelerin tatları ve kokuları bu yorgunluğu aldılar ve hala da almaya devam ediyorlar.

Birazdan göbekli marulu hafif tuzlayıp, az da limon sıkıp yemek zorundayım gibi gözüküyor.

Onursal Büyüğümüzün ellerine ve emeğine sağlık.