Arıcılık maalesef tedavisi olmayan bir hastalıktır ve bulaşıcıdır.

Arıcılık ile amatörce veya profesyonelce uğraşan , merak eden veya uğraşmak isteyen herkesi ; bildiklerini paylaşmaya davet ediyoruz. Sizin uyguladığınız ve size normal gelen bir uygulama başkaları için gerçekten çok ilginç ve bilinmeyen olabilir. Konseptimiz çok basit... Bildiğini saklama ve Türk arıcılığına dolayısı ile vatanına hizmet et... E-mail & Msn : halilbilen2@hotmail.com

Yayınlanmak üzere arılık / arıcılık fotoğraflarınızı gönderebilirsiniz.

free html hit counter
View My Stats

29 Haziran 2009

Dağda Yerimizi Aldık.

İlk bal hasadı sonrası, ekibin konuşlandığı bölge olan Tandır köyüne nakil planlaması yapıldı.
Bölgeye gidişte öncelikle hedef ürün polen.
Tavşanak, Laden gülü, Pirnal, Pamukçuk vb. yerel isimlerle anılan bir bitkiden gelen polen ile bu yıl ilk kez çalışacağız.
Bal akımının da olacağı geçmiş yıllar kayıtlarına göre soru işaretleri içerse de genel düşüncemiz olacağı yönünde.
Geçtiğimiz yıllarda bugünlerde bal akımının başlaması gerekirken bu akımın gecikmesi, bugünlerde alınan yerel yağışlara da bağlanabilir.
Önemli avantajlardan birisi de artık kolonilerin petek kabartma misyonlarına son verdik.
Kayıtları incelediğimde biraz da haksızlık ediyoruz kolonilere.
20 bala yönlendirilmiş koloni toplam 260 petek kabartmış.
Bazı ırklarda bu sayı koloni başına 20 adeti dahi buldu.
Dağda kabartma yapmayacaklar bulduklarını depolayacaklar.


Bal hasadı sonrası 2 katlı hale getirilen kolonilerden sıkışanlardan bölme yapılarak, bal hasadı sonrası bala çalışan kolonilerden yapılan bölme sayısı toplamda 9 adede ulaştı.

Belki de verdiklerimizi geri aldık diyebiliriz.

3 katlı bırakılan 1 adet kolonide 2 katlı hale düşürüldü.

Nakil öncesi dayımdan gördüğüm ve başarılı bir uygulamayı da yaptık.

Çerçevelerin üstüne soğan çuvalı olarak bildiğimiz delikli çuvallardan seriyoruz.

Üzerine örtü tahtalarını da diziyoruz ve kapağı kapatıyoruz.

Bu süreçte kovanın üst bölümünden arı çıkışı mümkün olmuyor.

Ekip gün boyu dağda çalışmalarını tamamlayıp, akşam saatlerinde geldiler.
Yine sayımız yeterli...
Yeterli göreceli bir kavram...
Ben çalışmadığım sürece yeterli.
Ben çok çalışırsam yetersiz.
Sadece koloni ağızlarını kapatıp, magazin yaparak arı naklettik yine.
Bizim arılıklardan arı nakli daha kolay oluyor. Arabalar dibine kadar yanaşıyor.
Öncelikle bizim arılar yüklendi ve ardından Yusuf abi'nin bizim arılıkta bulunan arıları yüklenecek.
Yusuf abi arılarını buraya bölme yapmak için indirmişti ama bal hasadı bile yaptı o kadar bölmeden sonra...
Eğer bölmese imiş...


Yusuf abi de yüklerken, ben de geride kalan bölmeleri gelen tarlacılara ev sahipliği yapmaları için düzenleme yaptım.
Götürdüğümüzün 2 katına yakında burada kaldı.
Bunlar gelecek yılın aktörleri olacak.
Baldan gelen koloniler ise bunlara dağıtılacak.
Bu anlamda bir kez bala çalışan ana arılar eğer boş kalan çiftleştirme kutusu olursa, şansını orada zorlayacak.


Murat Akın hocamızın yaptığı yayında gördüğümüz, bölgesindeki kurumuş dikenler ise bizde henüz açmadı bile.
Bölgesel farklılıkların izlenmesi açısından bir referans verebilir.



Kovanlar yüklendikten sonra alışık olduğumuz manzara sehpaların yüklenmesi...


Ve dağdayız.
İndirmek daha kolay oluyor.


Her zaman yakalanamayacak bir enstantane.
Yusuf abi, kovan taşıyor.

Günboyu yağan yağmurunda etkisiyle ortaya çıkan çamurlu kostümleriyle, günboyu çok çalışan Egehan akşam iş bitimi, işi bitirmenin rahatlığını yaşıyor.


Tel örgü arkasındalar artık.

Final..
Gece 23:30 ve buz gibi havada gece pikniği...
Arıcılık olmasa, mümkün mü?


Etiketler: , , ,

27 Haziran 2009

Paylaştık Arılarla...

Bahar balını paylaşma zorunluluğu, bölgemizdeki bal akımının yavaşlaması ile hem koloni düzenlemesi hem de ballı nakilin zorluğu sebebiyle güzel bir Cumartesi günü arılara hücum etmemizi gerektirdi.
En zevkli ama en teferruatlı işlem belki de bal hasadıdır.
Bir sürü riskler içerir ki; bölge, zamanlama ve hava şartları bu riskleri tetikler.
Bu hasadın tüm aşamalarında bizi bu anlamda zora sokacak bir durum gerçekleşmedi.

Sabah ilk ekip olarak 6 kişi arılıkta yerimizi aldık.

Yusuf abi de gelmeden öncelikle onun arılarını halletmeye başladık.

Hazır yok iken...


Arılarını böle böle matematiksel işlemler yapıp, üstüne bir de bal hasadı yapmak...
Hemen ilaveyi alıp, kuluçkalığı düzenlemeyi planlıyoruz.


Kuluçkalıkta eksik kalan yavrulu çerçeve tamamlanması, ilaveden alınarak sonlandırılıyor.

Kuluçkalık tamamlanınca, ilaveyi üzerine koyarak ballı çerçeveleri alıyoruz.


Neden önce Yusuf abinin kolonileri?


O öyle istedi...


Benimde başka bir düşüncem vardı.


Belki kendi arılarımda bir şey çıkmaz diye, arılıktaki diğer arkadaşlarımızın ballı çerçeveleri ile resim çektirmeliyiz.


Bu çok önemli.


Ballı çerçeveyi buldun mu hemen resmi çektireceksin...


Bir hayli yol kat ettik ki Yusuf abi, Birol abi ve Erol abi de ekibe katıldı.

Olduk 9 kişi...

Süzme makinesi ve dinlendirmeler Yusuf abi tarafından getirildi.

Benim makinem ve dinlendirmem de yok.

Laf aramızda makinem yok ama bugün çift makine çalıştı...


Çekilin oradan diye bağıran kim olabilir?


Geç kaldınız ki şu dağa bir inip çıkıverin.


Bir araba malzeme, Birol abinin taşımadığımız köydeki arılarına götürmek üzere yüklenmiş.


Ekip bal odasını hazırlarken, biz ise devam ediyoruz.
Ekipte yer alan kursiyerler belki de çok şanslı ki kurs alıp hiç koloni görmemişlerin varlığını hepimiz biliyoruz.
Esas ilginç gelişme kurs görmemiş 2 arkadaşımızın performansı ise süperdi.
Kurs açılacak mı diye sormaları ise hoştu ki kursa tersten hem de hasattan başlamışlardı.
Bugün korkmadıklarına göre, gerisi kolay.


Derken artık Yusuf abi devrede ve izliyor.
Bütün saltanat buraya kadardı işte.
Lider geldi ve el demirini teslim etmeliyim.
Çok üzgünüm ki bir ağız tadıyla hasad yapamadım dermişim.


Dur abi senin kovanda bir resim daha çektireyim...


Mola....
Mola öncesi Muğla'lı arıcılarımızı da almak üzere diğer köye gittik ve kadro oldu 11 kişi.

Birol abi, bal hasadlarında en iyi sırı ben alırım diye tutturup kapağı atıyor içeriye.
Biraz da bunu biz istiyoruz ki, Birol abi el demirini eline aldı mı kapalı yavrulu ballı çerçeveler hemen dönme dolap gibi süzme makinesine giriyor.
Birşey olmaz dönsünler bir diyor ve bu durumda hemen kendisi içeriye gönderiliyor.
Yoksa yavrulu çerçeveleri tekrar geriye vermek zor geliyor bize.
Nasılsa şu anda bıraktıklarımız bizim yine.

Çay keyfi...


Kurs görmeden hasada giren ve bugün medya bölümü sorumlusu olan abimiz Faruk Helvacı.
Arı sokmasına karşı da direnci iyi.
Maske ile çay içebilme yeteneği mevcut ama iş böreğe gelince...


Ve artık benim arılardayız.
İlk arıyı hemen şöyle halledip, sazı Yusuf abi ve Katip abi'ye devrettik.
Aldım körüğü elime ve kovanların önüne.

Aslında zevki böyle çıkıyor.
Arada bir açık yavrulu çerçevelere askı görevi yapıyoruz.
Körükçülük zaten en büyük zevkim.


Katip abi 15 yaşlarında iken bir arıcının yanında çıraklıkla başlamış ve şu anda 250'den fazla koloni yönetiyor.
Her hasat yaptığımız koloninin ırkını soruyor ve izlenimlerini bize de aktarıyor.
Bilecik yerlileri ile hasada devam ediyoruz.
Bizler dışarıda 6 kişi ve içeride 5 kişi devam ediyoruz.
Egehan'da Erol amcası ile makineleri kaptılar.

En rahat yer benimki.
Ver şunu, al şunu.


Her ince ayrıntıyı yapmaya bir adam bulmak mümkün.
Arılarda da yavru potansiyeli üst düzeyde olduğundan paylaşımda arılar çok şanslı.


Dolan ilaveler hemen bina içerisinde yer alan bal odasına taşınıyor.


Süzülen çerçevelerde kontrollü olarak geri getiriliyor, düzenleme esnasında koloniye veriliyor ve koloniler 2 katlı hale getiriliyor.
Gündüz şartlarında süzülmüş petekleri vermek her zaman mümkün değildir.
İlk hasadımızda genelde bu konuda sıkıntı çıkmıyor.
Ancak doğrusu, akşamüstü verilmesidir.
Bu şekilde de süper oluyor işin açıkçası.

Boşaltılan ilaveler, kovanların önüne silkeleniyor...
Bu esnada oğul da almam gerekiyordu ki 2 kata sığmayacak düzeyde arılar mevcut.
Gerçi Birol abi'ye göre dağda titreme pozisyonuna geçecekler.
Bunun için ne yapıyoruz?
Kayıtlara göre güçlü olduğunu gördüğümüz kolonilerde bu durum gözlemlenirse, hemen ana arı arama çalışmalarına hız veriliyor.
Ana arı bulunduktan sonra 5 çerçevelik ruşetlere işçi arılar silkeleniyor, az ballı ve kapalı yavrulu çerçeveler verilerek yeni koloniler oluşturuluyor.
Toplam 5 koloni oluşturuldu, bunlara hazır analardan takılacak ve bir tanesine de meme üretimi yaptırılacak.
İş bitimi 3 koloniden daha almamız gerektiğini gördük ki yarın onlardan da 3 oğul alacağız.
20 bala çalışan koloniden 8 adet oğul alarak dağa götüreceğiz.
Birol abi'ye göre dağda çıkan oğullar benim diyor.
Dağda oğul çıktığına dair duyumlarım var ama işi tam çözemedim.

Olmadık bir görüntü esnasında basın mensuplarına gösterilen tepkiye ne kadar da benziyor.
Ya elleme çeksin bal alıyoruz sadece.

Yusuf abi, 2. ballığı aldığında ırkı ne bunun diye soruyor.
Ağırlığa göre değerlendiriyor.
Katip abi'nin öğrencisi ne de olsa.


Ve diğer kurs görmeyen arkadaşımız Turgut Cinek.
Bugün en yüksek performansı gösteren kişi idi.
Bu ballı çerçeveleri götür, süzülenleri getir işinin yanında mutlaka ekstralar çıkıyor.
Yok boş ruşet kap gel, yok su, yok kabartılmamış kılavuzları götür.
Buna rağmen kursa bende gideceğim demeleri ilginç.
Bulaşmamaları için ne yapmalıyım ki?


Ve Katip abi'nin arılarından üretilen Muğla'lar.
Muğla arısı aslında çok iyi bir arı üretim arısı olmasına rağmen oğul verdirmeden bala yönlendirme konusunda çok mesafe kat ettik Yusuf abi sayesinde.
Katip abi de mutlu durumdan.
Akşamüstü çay molasında değerlendirmeleri de bizleri mutlu etti.


İşler hızlanınca Muğla'lı Devrim de sır alma ekibinde yer aldı.


Ve kafkas melezi.
Yusuf abi'ye göre günün şampiyonu.
Vadide yetişen üstelik Nisan ortasında yetişen bir 2009 ana arı...
Kadro / bal oranı en yüksek koloni.
Katip abi'ye göre ise bu bölgede kesinlikle çalışılması gereken bir arı.

Katip abi ve Yusuf abi koloni düzenlemelerinde artık standardı yakalamış durumda ve bizlerde çok şeyler öğreniyoruz.


Kabartılmış ama az bal atılmış çerçeveler bölme ruşetler için çok güzel iş görüyorlar.
Ballı çerçevelerin arılarını fırçalamak ve nemli bezi kaldırıp, ilaveye koyma işi arkadaki 3 kişi tarafından yapılıyor.
Ekip işi, bu işler...
İki kata indire indire gidiyoruz ve sıra geldi Karniyol'a.


Önce kuluçkalık bakılacak ki, bu durumda 2 ilave alınıyor üzerinden.
Ana arı da bulunmalı ki bir ara 3 ana / 1 meme ile devam ediyordu.
Derken çerçeve üzerine çıkan yeşil kafa hemen elimde.
Bölmeye başla...

Sığmayanlar, kapı önünde sakala...
Sığmayanlar, yarın bölmeye tabi tutulacaklar.
Bu en baştaki arı ise, geçtiğimiz yıl arıcılara dağıtılan arılardan olan Aydın arısı.
Muğla'dan bile çok yumurta atıyor ama İç Anadolu için çok büyük risk taşıyor yavru bakımında.
Bu yıl vadiden çıkışta ne çok bocalayanlardan ama yine vitesi büyüttü.
Bazı koloniler çok fazla petek kabarttılar ki bu koloni en çok kabartan ödülünü aldı.



Arkada ruşet doldurma faaliyeti devam ederken, Katip abi'de ilavedeki yavruluları ayar ediyor.

Katip abi'de bende senin kovanlarda çektireyim, belki bende de yoktur.
Nasılsa arkadaşımızın değil mi?


Yusuf abi'de ustası karşında medya görevini icra ediyor.

Kasnaklarda erkek yavru iyice azaldı ki dağda işleri biter.


Ve kursiyerlerin 26 numaralı kolonide sıra.
İlaveni kaldır bakalım talimatı Yusuf abi'den.


Diğer talimat Ahmet şef için.
Ahmet şef'in koloniye vadiden itibaren hiç bir eksiltme yapılmadı ve takviye de yapılmadı diğer koloniler gibi.
Ve şampiyon koloniler kategorisinde idi.
Bölme yapılacak koloniler arasında...
2 yıl önce kış öncesi ölen ana arısı için Şef'in arısı ölmez diyerek verdiğimiz ana arının karşılığını yarın artık alma zamanı.

Yusuf abi'de Ahmet abi'nin kolonide foto alınmasını istedi.
Ne olur ne olmaz bende ballı çerçeve ile çıkmam gerekiyor diyor ama böldüğü arı sayısını telaffuz ettiğinde şaşkınlık ifadeleri çok belliydi arkadaşların.
Ana olsa daha da böleceğim ama diyor...
Ana kalmamış.
Çok ilginç.


Ahmet şefin, kapı önünde yatanlar alsak, bir koloni daha olur ki hazır ana bekliyor hemen önlerindeki straforlarda.

Vay 59 vay.
Kısa kes Aydın havası olsun diyeceğim ama.
Bu Aydın arısının yumurtlamasını kontrol edebilsek, denemeye devam edebiliriz ama büyük risk.
Bu yıl Aydın arısından almış olan Katip abi de benim bu arı hakkında söylediklerimi onaylıyor.
Kontrolsüz yumurtlama faaliyeti.
Özellikle gece sıcaklığı düşük olan bölgemizde yavru hastalıklarına çok açık.

Ve hemen hepsi 2 kata inen kolonilerde sadece 1 koloniye 3. kat attık.
Aydın arısını rahatlatmak amaçlı bir kat daha attık ve yarın ayar edeceğiz artık.


Ve futbol takımımız sahadan ayrılıyor artık, başarmış insanların mutluluğunda.
Herkese çok teşekkürler.
İyi ki varsınız.
İyi de ne kadar bal aldınız bakalım?
Ne dersek diyelim, paylaştık işte arılarla.
Sezon bitince lider açıklar puan tablosunu.
Tüm kayıtlar liderde.
Aslında o kadar çok söylenecek şey var ki, yorgunum ve yarın gece de dağa gideceğiz kısmetse.

Etiketler: , , ,

21 Haziran 2009

Arıcılık

Arıcılık içerisinde o kadar çok ayrıntı barındırıyor ki.
Dün yaptığımız bir sürü işlem ne oldu merakı ise, arıcılığın ilgi görmesinin de sebeplerinden.
Dün polenlikli yeni kovanlara aktarılan kolonilerde kutularda ne var ne yok diye kontrol ettik.
Her iki girişte sonuna kadar açık olmasına rağmen sistem çalışıyor.

Bugünlerde gelincik poleni zirve yaptı.


Dün kontrol edemediğimiz bal kolonilerinden bugün ne olur ne olmaz kontrolleri yapıldı.
Ancak Egehan'dan günün esprisi...
"Tam sırlamışlar."

Bölme arıları da tekrar böle böle bugün tüm matematiksel işlemleri de bitirip, köyden alacağımız koyun ve inek sütü saatine de daha olduğundan iş buluruz anında.

Öncelikle kovanlarla gelen çerçeveler delinecek, del.

Oda, bal hasadına hazırlanacak ve temizlenecek, temizle.

Telli olan çerçeveler mumlanacak, mumla.

Hepsini bitirdik ama şarj bitti çerçeve deliklerinin az bir kısmı kurtuldu.



İşleri toparlarken yan köyden arıcılar geldiler ve 2 koloninin kontrol edilmesi gerekiyormuş ki arıcılıkta olabilecek ne kadar sendrom varsa hepsi mevcut.

Arı oğul vermiş, oğulu almışlar, ertesi gün kaçmış.

Oğul verende de memeleri temizlemişler.

Ancak yine de çıkmış bir sürü meme.

Fakat gel gelelim ana hiç yok.

Koloni bağırıp duruyor.

Arı 3 çerçeve, kovanda var 10 çerçeve.

Yalancılayamamış bile.

Hemen arıları sıkıştırdık, kafeste ana vermek üzere ayarladık.

Diğer koloni...

O yakalanan bir oğul yine.

Süper bir koloni düzeni.

Ham/Ham/Ham/Ballı/Yavru/Yavru/Yavru/Ballı/Ham/Ham

Onu da ayar edip, diğer koloniden aldığımız ballılardan duvar yaptık.

Arılığa tekrar gelip, 1 ana kafesledik ve gönderdik.

Ancak kışa yetişir o arılar...

Türkiye bal ortalamasına bu kolonilerde dahil ise bizim işimiz de zor.




Etiketler: , , , ,

20 Haziran 2009

Arıcılık ve Hasada Doğru...

Vardiyalı sistemde çalışmayı bilenler bunun bazen verimliliği arttıran unsur olduğunu bilir.
Bugün bizim arılıkta da vardiyalı çalışma vardı.
Cuma akşamı astar boyaları yapılan kovanlar sabah erkenden 2. ve 3. kat boyaları atıldı.
Biz arılığa gittiğimizde 1. vardiya çoktan arılıktan ayrılmıştı.
Boyalarda kurumuş ve kovanlar kullanılmaya hazır hale gelmiş.

Kovanlar...

Arılıkta standardı yakalamak en zor işlerden.

Bu kovanların yapımında az bir özen gösterilse başarılı bir çalışma diyebilirim.

Sonbaharda belki de gelecek yılın gezginciliğinde kullanmak üzere edinebilirim.

Ancak tek bir sıkıntı var.

İlave sayısı 2 olmalı.

Tek ilave yetmiyor.

Bugün hem yeni kovanları devreye sokarak, hasat sonrası dağa çıkacak kolonileri polenlikli kovana aktaracağız hem de koloniyi hasada hazırlayacağız.
Eğer fırsat varsa ve koloni sayısı müsait ise bu aktarmanın da sağladığı avantaj ile kuluçkalığa açık yavruyu ve yeni kapanmış kapalı yavruyu indiriyoruz.
Aktarılan kolonilerde kuluçkalık toplam 10 çerçeve yavrulu hale getirildi.
Haftaya Cumartesi günü bu kolonileri kuluçkalıklarına hiç bakılmayacak.
33 karniyolun buraya kadar getirdiği koloni, yeni bir ana ile yola devam ediyor ve balı sırlamaya başladı.
1 haftalık ana arının faaliyeti olmaması sebebiyle balözü stoklaması gerçekten çok artmış.


Sırlama yeni kabartılmış ve ballanmış bir çerçevede daha beyazımsı oluyor.


Geçtiğimiz yılın petekleri ise daha koyu renkli.



Artık bal hasadına koşuyoruz ki kolonilerde hazır gibi.
Gelelim bir sürece...


Vadiden çıkınca mesai arkadaşlarıma çok zayıf 2 koloni yönetmelerini önermiştim ki meraklı kursiyer modunda olduklarından kabul ettiler.
Kovanları da gecekondu tarzında en eski kovanlardan seçmiştik.
2 koloni biraz mesafe kat etti ve bir kaç seçenek sunduk.
Ya ayrı 2 koloni olarak gideceksiniz ve balı unutacaksınız, ya ananın birini iptal edip komple tek kolonide birleşeceksiniz ya da bir ana 2 çerçevede sürünerek diğerine takviyeye devam edecek.
Son seçenek kabul gördü ve kısa sürede arı önce 2 katı doldurdu ve şu anda da 3 katta faaliyetini sürdürüyor.
Ancak gecekondu modundan çıkmalıyız ki olursa villa olsun deyip, 2'şer adet kovan aldılar.
Ben de denemek için 2 adet aldım. Toplam 6 koloniyi de sisteme sokarak dağda polene çalıştıracağız.
Bugün dağdan gelen haberler polenin hızlandığı yönünde...



Ve son hali bu şekilde idi.
Mavi kovan geçen yıl Eskişehir'li arıcılara dağıtılan kovandı ama ölçüleri tam standart.
2 cm. çıta döndüm kuluçkalığa da ancak o zaman çerçeveler dibe değmiyor.
Geçici olarak yaptığı görevi tamamladı bugün.


Ve bir numara da vermeliydik.
26 oldu.
26 deyince aklıma geçtiğimiz sonbahar kutuda numara taktığımız ana arı geldi.
Numara düştü ama bulamadım bir türlü...
26 akşamüstü sakalını yaptı.
Bir kafkas melezi ve vadide çiftleşen 2009 anası.

Bu da diğer kafkas melezi ki balı görünce hemen kapı önündeler.


İlavelerdeki boyut problemi...
Ancak bazen iyi bir vesile oluyor.
Araya ördüğü peteğe erkek gözlerini döşemiş.
İlaveyi kaldırınca paramparça.
Varroa görünmüyor ki şimdi hiç görmek istemiyorum.
Hele bal hasadı bitsin görüşürüz.

Egehan sayesinde bugün işler çok daha kolay..
Getir/ götür/ körüğü hızlandır / su /kola / silkele....
Genç olmak çok zor iş.

Bizim Bilecik yerlisi 83..
O da kapı önünde yatanlardan.
Attığım yarım katı aldım üstünden.
Hasada kadar onunla uğraşacağına balı sırlasın dedik ama çıktı kapı önüne.


33 karniyolun kolonisi.
O da kapı önünde yatanlardan.
3 ana ve bir meme ile çalışmıştı bir ara.
Kuluçkalığa dizdim tüm yavruluları arttı.
Diğer kolonilere veriverdim.
10 çerçeve yavru dağda çıkarsa, ne yaparız bilmem.
Daha ayçiçeğine de çok var ama.


Koloni aktarmaları tamamladık ve yumurtlayacak analarla doğumları görülenlerin varlıkları kontrol edildi.
Doğanların varlıkları güzel ki hem de çiftleşip dönmüşse.


Bazılarında da çıkan yavrular işi abartıyorlar.
Kek bölümünü full dolu tutmak gerekiyor aslında.
Bu durumda da ana arıya yumurtlama alanı kalmıyor.
Bunun için bir çözüm bulduk.
En basit strafor kutulardan bu iş için depolama şansı buldum.
Hem 1 ana arıyı barındırıyor hem de sıkışan koloniden alıyoruz bir yavrulu veriyoruz ham çerçeveyi.
10 çerçeveyi barındırıyor ki bu 10 gözü rahatlatmak demek...
Sonbaharda da ballı çerçeveleri sisteme süreceğiz.
Bu tur analarda da uçuş dönüş kayıpları minimumda.
O yüzden yapılması gerekenlerin tam zamanı.
Bu turdan sonra artık her kutudaki bir göz sabitlenecek ve diğer gözde üretim devam edecek.
Dönerse döner, dönmezse orta bölmeyi kaldırıp, kışa hazırlarız.
İyi güzelde bu seferde bir sürü kutu oldu.
Sonbaharda hem varroa mücadelesi , hem teşvik hem de stoklama beslemesi gözümü korkutuyor.
Yine matematiksel işlem yapıp toplarız ama önce şu hasadı bir kıvıralım.
Ekibinde canı artık sır almak ve makine çevirmek istiyor sanırım.

Etiketler: , , , , ,

18 Haziran 2009

Kul Sıkışmayınca

Bala çalışan kolonileri katladıktan sonra envanterdeki ilave sayısı bitmişti.
Çerçeve yine aynı şekilde.
Kul sıkışıyor gibi idi ama hızır yetişti.
Dün gece arılığa toplam 6 adet polenlikli ilaveli kovan bırakılmış ki toplam 120 çerçeve de bonusu.

Boyasız ve kulpsuz olduklarından Yusuf abi ihtarı vermeden hemen tedbir almalıyız.

Ekip gelmeden hemen kulp işini ben hallettim.

Girişler bu şekilde ve uçuş tahtası ile kapatma işlemi yapılıyor nakillerde.
Polen ızgarası metal olanlardan.


Yusuf abi de bizim arılıktaki kolonileri yine matematiksel işleme tabi tutuyor.

ODTÜ mezunu olduğundan matematiğim iyidir zaten diyor ve habire bölüyor.

Yaptığı 5 çerçevelik ruşetler dolmak üzere.


Ekip yavaş yavaş boyama işlerine ısınırken bala çalışan kolonileri üstten kontrole başladık.

Bal akışı haftasonuna nazaran hafiflemiş ki beyazlamalar artık sararmaya ve ballar sırlanmaya başlamış.

2'nci ilavede 6-7 çerçeve ballı ve diğerleri kabarıyor pozisyonda.

Planlı bal hasadımız 27 Haziran 2009 Cumartesi gözüküyor.

Ertesi gün ise ekibe katılmak üzere dağa çıkılacak.


Ahmet abi yeni öğrencilere asistanlık yapıyor.

Boyamada Silikonlu Dış Cephe Boyası kullanılıyor.

İlk katı biraz daha sulu olarak sürüyoruz ve kuruduktan sonra koyu 2'nci kat ile sonlandırılacak.



Yusuf abi boyama işlerine gözlemcilik görevini yaparken sohbet arıcılık ve havadan sudan konular...


İlk kat boyama bitirildi ve 2'nci kat boyaları atmak artık kolay.
Haftasonu sisteme sokmalıyız ki dağda polene çalışacak koloni sayısını yükseltmeliyiz.
22 koloni ile dağa çıkılacak ve 16 adedi polenlikli olacak.
Tavşanak, Laden gülü denilen bitki yavaş yavaş polenini vermeye başlamış dağda.
İnanılmaz güzel bir poleni var ve ilginç bir gözlemim daha tertemiz toplanıyor olması.


Etiketler: , , , ,

17 Haziran 2009

Arıcılık ki Yerinde Duramamacasına

Ekip hazır ve yine kalabalık.

Muhterem abi ve Gürbüz abi yardıma gelmişlerdi ki anlayamadan sarıldı pikap.

Sayı her geçen gün artıyor bakalım Yusuf abinin arılıkta.



Körükçülük.

O da bir sanat ve sanat sanatçılar tarafından icra edilir.


İlk arıyı kaptıkları gibi...

Havanın kararmasını beklemeye gerek yok ki geride bir sürü arı kolonisi kalıyor.

Gün batımı ve ..



Yine dağ başındayız.

Cevdet abi arılığa geçiş için önümüzde engel olan köpeklerin gezinti yapmalarını sağlayan uzun telin kaldırılması esnasında köpekleri kontrol altına alıyor.




Az koloni temiz iş...

Çabuk bitti ısınamadık bile.

Bu arada ben çıkamayacağım daha.

Bal hasadını yapıp çıkacağız gibi kısmetse.



Arıları indirirken Cevdet abi, Birol abiye domuzu götürdü dün akşam dedi.

Köyün yakınlarında ölmüş olan domuzu evvelsi gece yarısı gelip sırtlayıp götüren arkadaşımız için geceyarısı tedbirsel çalışmaları Birol abi yönlendiriyor.

Kocaoğlan ile sözleşme yapma şansımız olsa 1 koloniyi alıp gidebilir şeklinde madde koyacağız ama...

Sözleşmeye ben arıları getirene kadar operasyon bitirile maddesini de küçücük harflerle yazacağım ya da hızlı bir biçimde alt yazı şeklinde geçecek.


Etiketler: , ,

14 Haziran 2009

Arıcılıkla Dolu Bir Haftasonu.

Haftasonuna girişimiz arıcılığın en zor işlerinden birisi olan gezginci arıcılık etkinliği ile başladı.

Cuma akşamı mesai sonrası Birol abinin arılarını Tandır köyüne yani dağa götürme planı yapılmıştı.

Ekip hemen mesai sonrası arılıkta yerlerini alarak hazırlıklara başlamışlar ve biz de Ahmet şef ile beraber Birol abi'nin kayınbiraderi İlker bey ile Barış Isı kamyonetle arılığa vardık.

Çift kamyonet ile çıkacağız dağa.Burada hem Birol abinin hem Erol abinin hem de Yusuf abinin kolonileri var.

Aslında bal burada da yeni yeni başlıyor ama neden dağa çıkılıyor?

Birol abinin köyü olan Tandır köyünde hedef öncelikle polen toplanacak

O zaman gidiş zamanlaması bal iyice hızlanmadan olmalı...




Arılığa vardık ki Erol abi çadırda çayın daha sıcak olduğunu söylüyor.

Tam korkuluk modunda çıkmış ama gözü şiş çıkmasından sanırım iyidir.

Zaten gece ilerleyen saatlerde arıları hazırlamaktansa çay içmeyi tercih ettiklerini anlayacağız ama iş işten geçti artık.

Esas macera ilerleyen saatlerde...



Taşıma öncesi polenlikler toplandı ve polenler büyük tencereye boşaltılıyor.

Bu erken bahar polenleri çeşit bolluğu açısından zengin.




Hazırlıklar devam ediyor ve bizde çadırda çay keyfi yapıyoruz.

İlk arıları buraya indirirken yaşadığımız dağcılık deneyimini unutmak mümkün değil.

Birol abi illaki sırtını dağa dayayacak.




Başlıyoruz yüklemeye, arabada Yusuf abi ve İlker bey.



Ahmet şef ise patinaj yapan ayakkabıları ile zorlanıyor ki hata benim.
Dağcılık ayakkabıları giymesi gerektiğini söylemedim.



Yusuf abinin araba yüklendi ve küçük arı kaçırma problemlerini tıkama yöntemi ile çözdük.

Sıra diğer kamyonette.

Ve sıra Erol abinin arılarda.

Allahım bu kadar arı kovandan bu kadar kısa sürede mi çıkar?

Ben biliyorum çıkacağını ama.

Çünkü kırmızı soğan çuvalı kullanmayı öğrenene kadar hep yaşadık bu sendromu...

Kırmızı soğan çuvalı işin püf noktası.

Üst kapaklardan kayan olursa çuval çıkışı engelleyen unsur.

Ekip tiz o çuvallardan edinile...

Öğrendik gerçi yerini yüzlerce boşta çuval ekibin kontrolünde varmış.

O arabayı kim bağlayacak peki?

Birol abi ile ben.




Doğru dağa...

Yolda kovanlar ballı olduğundan ve hava da sıcak sayılabileceğinden arabalarında tabanına bol bol su döktük. Ayrıca ağızlarını kapatmadan kolonilerin içine de su püskürtüldü.

Taze ballı çerçevelerin olduğu kolonileri taşımakta büyük risk bulunmakta.

Ekibin bile çok büyük bir önemi var.

İşi bilmeyen bir ekip olsa o kadar arı çıktığında hiç kimseyi bulamazsın yakınlarında.

Gece dağa vardık ve buz gibi bir hava.

Yolda soğuğu da yiyen çıkmış arılar araba durunca tekrar faaliyette.

Artık ben bile pes ettim bazen. Üzerimdekileri temizlemekten çalışamıyoruz.

Eldivenliler görev başına...

Bir küçük bir dikkat edilmesi gereken işlem daha.

Arıların indirirken arabayı stop etmememek gerekiyor.

Nakil esnasında koloniler üst bölümlere hareket ediyorlar.

Stop edildiğinde arılar çıkışa doğru yükleniyor ve bunalıyorlar.




Arıyı elekle su taşma modunda indirdik.

Gece 01:30

Tandır köyü piknik alanı...

Hava buz ve karpuz-kola ne güzel gidiyor.

Sabah dayak yemiş modunda haftasonuna merhaba dedik ki çıkmayan iğnelerin temizliği sabah yapıldı.

Yusuf abi aslında ihtar vermeliydi ama...

Laf aramızda onun kovanlardan da arı kaçınca.

Gece tam benim gecemdi.

Kız kızabildiğin kadar.

Cumartesi sabahı güzel bir kahvaltı ve doğru arılığa...



İlk önce dikkat çekici resimlerle başlayalım.

İşte tam bir kireç hastalığı belirtisi.

Aynı arılıkta yapılmış kapalı yavrulu bir bölme sonunda ekstradan silkelenen arılarında geri dönmeleri sonucu kuluçkanın üşümesi.

Aslında bu hastalığa etmen olarak bir mantar sebep oluyor ve bu mantar genelde mevcut ama aktif hale geçişi için gereken koloni için negatif ama hastalık için pozitif faktörler gelişiyor.

Ve arılar temizlik yaparak kurtuluyorlar.

Temizlik yapma davranışı göstermeyen koloniler olduğu kadar çok çabuk temizleme yapan kolonilerde mevcut.

Bu durumda ne yapılmalı?

Eğer koloni güçlü ise sıvı besleme yapmalı ve ana arıyı da değiştirmeli.

Eğer bu şekilde zayıf bölmeler ise ana arıyı da kabul etti ise problemli çerçeveyi güçlü koloniye vermeliyiz.

Zayıf arıya da sadece ballı çerçeve bırakmalıyız.

Aslında en güzeli bölmeler için 2. arılık olması.

Böl ve götür.



Kovan önü kontrolleri de önemli.

Bu koloni erkekleri imha etmiş.

Bu artık oğuldan vazgeçtiğini de gösteren bir davranış.



Ballamaya başlayan kolonilerde bu beyazlığı görmek çok hoş.

Beyazlık devam ediyorsa akış devam ediyor demektir.




Ah bir bilseler alacağız çatır çatır.



Cumartesi günü itibarıyla arılıkta bala yönlendirilmiş 20 koloni 3 katlı oldu.

Ancak kapı önünde yatan 83 üzerine yarım katı da aldı.




Daha önce bölünen bölmelerden de bölmeler yapıyoruz ve anaları takıyoruz.

Bala çalışanlardan bölme yapmıyoruz ki ne kadar güçlü o kadar ürün.

Bölmelerden böle böle fazla olsun da sonbahara kadar yeni anaları da izleyelim bakalım.

Bu da bir yere kadar ki içi boş objede bitmek üzere.

Aslında bala çalışanların hepsini iptal edeceğim düşüncesiyle gelecek yılın arıları da hazır.

Ana arı üretiminde de bu durumda bir rehavet çöküyor ki geçtiğimiz yıl sonbaharda arı kuşundan en fazla zararı kutulardaki genç analar görmüş ve bazı kutular anasız kalmıştı.

Artık kutularda da yavaş yavaş kışlayacak genç anaları sabitlemeye başladık.

Bir bölümü sabitlenip bir bölümü üretime devam edecek.

Pazar sabahı Egehan ile birlikte arılıktayız.

Bugün tüm katlıların kontrolleri yapılacak.

Kuluçka dahil ayarlamalar yapılacak.




Arılıkta en öndeki koloniden başlamak gerekiyor.

Bal akımı hızlı olduğundan oğul olayı olacağını hiç sanmıyorum ama bakalım neler çıkacak?



Bugünlerde koloni kontrollerinde dikkat edilmesi gereken bir durum var.

Arılar eğer ana arıyı değiştireceklerse bal akımı esnasında ana arının gözüne sokar gibi sadece 1 adet meme yapıyorlar ve büyüklüğü de tabir yerindeyse füze gibi oluyor.

Ne yapacağız?

Öncelikle böyle bir meme ile karşılaşırsak ana arıyı da bulmalıyız.

Ana arıyı bulduktan sonra bu memeli çerçeveyi boş bir kovana alıyor ve yanına bolca arı silkeliyoruz.

Bir tek meme arılar tarafından seçildiğinden en güzel larva seçiliyor ve bolca süt ile besleniyor.

Bu süper anaları kaçırmamak gerekiyor.

Yurtdışında supercedure denilen bu analar izlenerek anaç materyal olarak deneniyor.

Bu koloniden memeliyi aldık ve haftaya tekrar kontrol edeceğiz ki tekrar aynı davranışı görme ihtimalimiz yüksek ki yapılacak işlem yine aynı.

Nasılsa eski ana arıyı iptal edebiliriz bal sonrası.

Alabildiğimiz kadar süper memeleri almalıyız.



Özellikle bu dönemde dikkat edilmesi gereken bir artı özelliktir ve geçmiş yıla ait kayıtlar incelendiğinde en verimli ana arıların bu tür ana arılar olduğu gözlemimizi de paylaşmalıyız.




İlavelerin yüksekliği işlerimizi zorlaştıran bir durum.

26 cm. olması gereken yükseklik 28 cm. olunca...

Hemen çerçevelerin altına da üstüne de eklemeleri yapıyor.

Kuluçkalıkların düzenlemelerini yapmak çok sayıda kolonisi olanlar için çok zor ama geçtiğimiz hafta kuluçkalığa indirdiğimiz kapalı yavrular çıkmışlar ve ana arı da kuluçkalığa inip yumurtlamış.

Ayrıca polen blokesi olmuş çerçeveleri kuluçkalıkta 2 ve 9 yaptık.

Araya yine kapalı yavruluları indirdik. Fazla polenlileri ise ilaveye açık yavruluların yanına aldık.

Polenli çerçevelerin düzelmesi için yapılması gerekn en güzel işlem açık yavrulu çerçevenin yanına koymaktır ki çok kısa sürede oyarlar.




Kabartma da hızlı stoklama da.

Tüm kolonilerde eşitleme de yaptık.

Fazla kabartmışlardan alıp, kılavuz çerçeve sayılarını eşit hale getiriyoruz.

Çok zor bir işlem bu ama eğer yaparsak koloniler çok daha verimli çalışıyorlar.

Bal hasadı öncesi de düzenleme yapacağız ki hasatta hiç kuluçkalık kurcalanmayacak.




Bugün öğle saatlerinde de İsmail bey'de yardıma geldiler.

Egehan biraz rahatladı ki sert üslupla yapılan dersleri İsmail bey sayesinde yumuşattık.

Bal stoklaması kolonide önce nerede başlıyor?

Bal akımı ile birlikte önce yavrulu çerçevelerin kemerleri fulleniyor, bilahare duvar çerçeveleri.

Bu işlemden sonra hem petek kabartma hızlanıyor hem de kabartılanlara bal stoklaması.

Sırlama işlemi bal akımı hızını sürdürdükçe başlamıyor.

Ne bulurlarsa getiriyorlar bugünlerde.

Sırlamaya da başlarlar yakında. Az azalsın akım hele.

Balı süzüp dağa ekibe katılacağız.

Dağda toplanma bölgesi çok hoş ki tam kocaoğlanın gezinti alanında.

Araya bir yere sıkışırız artık.



Tüm kolonilerde 12. ve 19. çerçevelere geçtiğimiz hafta verdiğimiz kılavuzlar kabartılmış ve kimisinde günlük yavru girmiş kimisinde ise bal.

Bunları hemen durumuna göre kaydırmalar yapıp yerlerine yine kılavuz verdik.

En güzel ve düzgün peteği 12. ve 19. çerçevede kabartıyorlar.




Her koloni işlemi bittikten sonra kayıtları alınıyor.

Bu kadar bal akımına rağmen 11-13 çerçevede yavru olması ana arıların gençliği ile de alakalı.

Öyle bir yarış ki...




19. çerçeve ve süper kabartmış.

İsmail beye göre sermaye.





Bu da 12. çerçeve ve günlük yavrulu.

Eğer günlük yumurtalı ise ilavede yumurtanın bittiği yere 16. veya 17. çerçeve olarak koyuyoruz.



İlavelere de kulp takmak gerekecek ki artık iş zorlaşıyor.

Bugün ise bildiğimiz genel bilgilere ters bir sürü işlemi aynı anda bir kolonide gördük.

Koloni no:60

Bizim 33 numaralı karniyolun kolonisi.

33 karniyol öldü ve yeni anayı kabul etti.

Yeni anayı geçtiğimiz günlerde görmüştüm kabul etmişlerdi ama boyayı biraz sildiklerinden yeniden boyarken düşer gibi oldu, uçtu mu düştü mü derken kayboldu.

Neyse demiştik ve bir ana arı daha kafesleyip vermiştik.

Bu ana arıyı da çıkarmışlardı ve ana arıyı görmeden tüm çerçevelerde yaptıkları memeleri de temizlemiştik.

Bir ana arı olması gereken kolonide bugün genel bir kontrol ve yumurta kontrolü yapılmalıydı.

Kuluçkalıkta başlıyoruz.

Günlük yumurta arıyoruz. Derken bir çerçevede bir meme.

Kopardım ve ana çıktı başladı yürümeye.

Hemen kafese ve boş bir çiftleştirme kutusuna attık.

Derken bir ana arı ama kafası boyasız gibi.

Dedik bu ana arı kafesten çıkan olmalı ve onu da boyayıp dışarıya aldığım bir çerçeveye saldım.

Kuluçkalıkta diğer çerçevede günlük yumurta da mevcut ve ahanda bir boyasız ana daha.

Aldık onu da hemen boyayıp kafese.

Kuluçkalığı düzenledik ve ilk boyayıp çerçeveye saldığımız anayı da kuluçkalığa koyduk.

1. ilavede kontrolleri yaptık ve düzenledik.

Sıra 2. ilavede yani 3. katta.

Ahanda burada da günlük yumurta var.

Derken yeşil kafalı bir ana da 3. katta yumurtluyor. En son verdiğimiz ana arı bu.

Onu da kafese aldık.

Sonuç itibarıyla kolonide 3 ana ve bir meme var ve arı gümbür gümbür bal topluyor ki bu çok normal 1 hafta yumurta kesildi.

Şimdi neden böyle?

Sanırım meme kontrolünde 2 memeyi gözden kaçırmışız.

Ayrıca uçtu dediğimiz ana da koloniye düşmüş.

2 yumurtlayan ana ve bir bakire ana kolonide iken bir meme daha bulunması ve oğula gitmemesi ise yine yoğun bal akımına bağlanabilir mi?

Bir kolonide 3 ana ve bir meme çok ilginç ki esas ilginç olanı acaba başka ana var mı idi düşüncesi...

Uygun birzamanda hafta içi tekrar bir kontrol gerekecek gibi.

Ne olursa olacak artık ki şu an topladığı bal bile yeter de artar bile.



Koloniler 3 katta.

Ve kapı önünde yatışları da devam ediyor.

Ancak ben bittim artık.

Sadece 1 adet ilave ile sadece 1 yarım ilave kaldı.

Toplam 10 adet mumlu çerçeve ile 20 adet telli ama mumsuz olmak üzere 30 çerçevem kaldı.

Mum çok ama bağlayacak adam yok.

Bundan sonra dalağı örmeyen namerttir.

Eşitleme yapmama rağmen 4. kat isteyen arılar şimdiden mevcut ama yavru durumu analizi yapıldığında ise işimiz gerçekten magazinsel olabilir.

Başka çerçeve de almayacağım başka ilavede.


Kasnakları vermemeyi düşünürken onları bile verdim ki doldurmuşlar bile karbeyaz.

Dayıma yükle gel arıları dedim ama onlar ıhlamurdan vazgeçemezler.





Akşamüstü bal kolonilerinin işi bitince çiftleşmiş olması gereken ana arılar kutularda kontrol edildi.



2 adet dönemeyen ya da uçuşta olan vardı ve onlara hemen açık larvalı verdik ki çok güze cevap verirler var mı yok mu?

Ana arıların bir çoğu işaretini almış dolanıyordu.

Demek ki 3-4 gün içinde yumurta göreceğiz.




Cumartesi sabahı telefonla bana bir ana arı geldiğini söyleyen Yusuf abinin işyerine giderek anayı alıp, arılıkta bölme yaparak vermiştim. Bu akşam kontrol ettiğimde çıkmış ve başlamış bile yumurtlamaya.

Gelecek yıl göreceğiz bakalım performansı...

Bu arı arılığa girdi ya kavak tepesinde oğul toplama görüntülerini görme isteği var sanki.

Çok yoğun ama keyifli bir haftasonu idi.

Bu hız çok değil bir hafta daha devam etsin tamamdır hayırlısı ile.

Etiketler: , , , ,

07 Haziran 2009

Nasıl Başarıyoruz?

Unutkanlık başlasa da çabuk toparlıyoruz.
Cuma akşamından kalma görüntüler olduğunu hatırlayınca Cuma akşamından başlayarak, Pazar gününe atlayacağız.
Arıcılık geleceğe yönelik yapılan planlamaları da içerdiğinden bazı şeyleri çok önceden planlamak gerekiyor.
Ne zaman bal gelecek?
Ne zaman arı pik duruma gelecek?
Nisan ayında yapılan koloni düzenlemeleri bugün ne düzeye gelecek?
Ne kadar mum gerekecek?
Gelincik ne zaman açacak? ( Gereksiz bir soru ama olsun.)
Soru o kadar çok ki...
Bu soruların bir çoğuna doğru cevap verenler ise şimdi balın keyfini sürüyorlar.

Arılarımızın bulunduğu bölgede kuşburnu ağaççıkları bol miktarda mevcut ve çiçeklerini açtılar. Çok güzel polen vermeleri, bizim bölme kolonilere yarıyor. Çünkü bala çalışanlar poleni iyice minimuma düşürdüler.

Çiçeklenme ile arının pik durumunu denk getirmek için yapılacak bir sürü teknik var.
Koloni kendi imkanları ile gelemiyorsa, biz yardımcı olarak takviye veriyoruz.


Bu resimleri görünce o kadar çok gülesim geliyor ki...

Kursiyer ya bu arkadaşlar.

Yüksek lisans alacak kadar petek telleme ve mum bağlama yapabiliyorlar.

Ancak yeterlilik sertifikasını verecek imzayı atacak olan ben isem, çok az çerçevemiz kaldı.

Onları da bitirsinler bakalım.

Uzaktan seyredip, maske altından güldüğümü görseler...

Geçtiğimiz yıl bugünlerde hurma ve tırmalama muhabbeti yapıyordum ama bu yıl tıkır tıkır lazım oldukça depodan al hazır.


Başka bir eğitim ise, koloni kontrolü.

Ana arıyı bile bulabiliyorlar artık.

Aslında gözden kaçırdığım bir konu vardı bunu da paylaşmazsam çatlarım...

Şimdi iki koloniyi birleştirip bala yönlendirdiler ya koloni 2. ilaveyi istiyor.

Bende klasik ilave yok deyiverdim.
(Depoda strafor ilaveleri görmüyorlar herhalde.)

Cuma akşamı elinde şerit metre ile ilave ölçüleri alıyorlardı.

Ne olacakmış ki bir ilave yaptırmaya.

Yaptırın da görün.

Konu ile haftasonu ilgileneceklerdi esas muhabbet yarın olur.

Eğer ilaveyi yaptıramadılarsa bugün koloniyi kontrol ettim de..

He he he..

2-3 günleri var yoksa oğul ile ilgili internette gördükleri paylaşımlardan çok faydalanırlar.

Güzel bir Pazar sabahı ile başlıyoruz yine arıcılık faaliyetlerine.

2 koloni verdiğimiz Fatma Hanım ve Mehmet Bey'in çiftliklerine Egehan ile birlikte gittik.

Kolonilerin çalışmaları güzel görünüyordu.

Gidiş amacımız...

Koloni isterken oğul vermesin, sakin olsun ve tabi ki bal yapsın denilmişti.

Bu tarife uygun olarak Kafkas melezi 2 koloni vermiştik ama kışlama konusunda Kafkas melezlerinin başarısının düşük olduğunu da biliyoruz.

Bu yüzden gelecek yılın arılarının oluşturulması gerekiyor.

Klasik bizim taktik.

Bala çalışanların yanında gelecek yılın arılarının hazırlanması...

Önceden hazırladıkları 2 boş kovan ve bala çalışanlar...

Bala çalışanların kontrolleri de yapıldı.


Ana arıyı ilavede yumurtlama faaliyetlerini gösterirken gördük.
Balda hızlanmaya başlamış.


Ana arı ballı çerçevelerde yumurtlamaya yer arıyor.


Cumartesi akşamı 2 yavrulu arılı çerçeve ile kafeste 2 ana arı, 5 çerçevelik ruşette arabanın bagajında gecelediler.


2 çerçeve arasına kafeste anaları taktık.


Ve diğerini de.
Bu analarda sonbahara kadar ellerinden geldiği kadar sürükleyecekler koloniyi.
Bal hasadı sonrası eşitleme yapılarak kışlamaya hazırlanacaklar.


Ve arılığımızdayız ki bugün Egehan körükçülük görevinde.
Bizim arıların bulunduğu yer ile şehir arasındaki mesafe az olmasına rağmen geçtiğimiz hafta akşamları yağan yağmurlardan burası hep nasiplenirken, şehir sadece tozunu bastırmıştı.
Şimdi bu yağmurların pozitif etkilerini görüyoruz ki otlar neredeyse insan boyu.
Akasya ise artık tam açık pozisyonda diyebiliriz.
Hava şartları da tam bal için uygun.


He he he...
Erkekleri böyle içtima yapan koloniler artık 5 kat bile olsa kovandan bir yere gitmezler.
Bu kovan yine iyi, bazıları sınırdışı bile etmişler.

Dün bahsettiğim ilavelerin boyut problemi...
26 cm. olması gereken ilaveler 28 olunca arayı hemen dolduruyorlar.
Burası 1. ilavenin üstü...
Bunun altındaki kuluçkalık alanında da aynı sıkıntı mevcut...

Bölme kolonilerde ise yeni kabartılmış çerçevelerde bütün unsurlar yakınlarda toplanmaya çalışılıyor.
Polen, balözü ve yumurta...



Ana arıları yeni verilen kolonilerde ana arının kafesten çıkışı ve yumurtlama kontrolü olarak 2 kontrol yapılıyor.
Sonra bir şey olmaz diyoruz ama dalakları sallıyorlar.
Bu gençlerle fazla uğraşılmıyor işin açıkçası.



Öğleden sonra...
Balözü akışı hızlanınca artık ne yapacaklarını şaşırıyorlar.
Yusuf abi 4. kat bile kesmez diyor ama kapı önünde yatsınlar şimdilik.


Aynı sehpalara denk getirmemek lazım aslında.
Koloni çöküş hastalığı ile sehpa çöküş hastalığı birbirine çok benziyor.
Ayarı fazla kaçmış bu koloninin.
Aslında eşitleme yaparken 12-13 yavrulu hale getirmiştik ama bazısında kapalı sayısı çok olunca böyle oluyor.
2-3 güne kalmaz diğerlerinde de kapı önü yığılmaları çoğalır.
Biraz özet yapmak gerekiyor sanırım.
Neden başarı o kadar uzakta değil...
Ana arılar genç...
(Kesin biliyoruz ki doğum günlerini bile belli. 2009 Nisan'da vadide yetişen analar bile bal üretim kolonilerinde)
Bir ana arı bir kez kışlıyor ve bir kez bala çalışıyor.
Kışlama veya bal toplama işindan birisini 2 kez yapan ana arılı koloni tamamen yük getiriyor.
2 kez kışlayacak kolonilerimiz tabi ki var ama onları o kadar kontrol altında tutuyoruz ki yumurtlamasınlar diye full ballı çerçeve veriyoruz. Kim bunlar.. Tabi ki anaç koloniler.
İyi bir varroa mücadelesi ve şu anda varroa hasarlı işçi arımız yok.
Erken baharda ve baharda klasik besleme tekniği. ( Katı ve sıvı... Zamanlama ve uygulama şekli)
İyi bir koloni yönetimi.
(Erken baharda kuluçkalık yönetimi de diyebiliriz.)
Irk...
(Irk işi de bir yere kadar ki genetik çeşitliliği fazla bir arılıkta hangi ırk desem ki hepsi de bu yıl yarışıyorlar.)
Çiçeklenme ile arıyı pik durumda denk getirme.
( Gerekirse takviye vererek)
Takıldığımız yerde bilgi, malzeme paylaşımı yapabilecek bir ekip.
(Burada yazıp çiziyoruz ama en çok soruyu ekipte soran yine ben.)
Sonuçta karşımıza, arıların çalışkanlığının da katkısıyla ürünler...
Bu arada bugün çok yakında arı taşıyacağız gibi duyumlar aldım.
Birol abi'ye Tandır köyü yolu çıkmış kahve falında.
Polen derleme planlaması yaptıklarından bal süzmeden çıkacaklar.
Kısmetse bende balı süzüp katılırım dağda ekibe.

Arıların işini bitirince lojistik destek zamanı.
Çürümüş söğüdümüz her zaman ürün veriyor.
Bittikçe 2 teneke dolduruyoruz ki 15-20 gün yetiyor.

Etiketler: , , , , , , ,

06 Haziran 2009

Artık İkinci Bahara Geçiyoruz.

Bu haftasonu itibarıyla baharı atlatıyoruz.
Arılıkta da ikinci bahara geçiyoruz.
Çünkü artık oğul riski mimimuma indi.
Bala yönlendirilen kolonilerde görülen küçük aksaklıklar giderildi.
Aksaklığın olduğu bir kolonide yapılan işlem bizlere referans teşkil edecek tarzda ve genelde başarılı bir uygulama olduğundan anlatmaya çalışacağız.
Gelecek yılın kışlayacak ve bala çalışacak kolonileri de hazırlandı.
30 adet genç ana 2-3 çerçeveli bölmelerde sistemi çalıştırmaya başladılar.
30 adet bölme bal hasadı sonrası baldan dönen 2008 anaların yıprananlarından takviye alarak güçlendirilecek ve kışlayacaklar.
Bazıları hiç takviye almadan kışa hazırlanacak düzeye gelecek gibi gözüküyorlar ki o konuda da ilginç acemiliklerimiz yine devam ediyor.
Bugün arılığa vardığımda hava şartları tam bal havası denecek tarzda idi.
Sıcak yerinde, rüzgar yok denecek kadar az, nem ise bir hayli yüksek.
Bölgedeki çiçeklenme de zirvede.

Gelinciklerde açmaya başladı.

Öğleye doğru ancak çalışmaya başladık ve Bozüyük'ten misafirlerimiz vardı.

Ana arı alarak ayrıldılar.

Güzel bir diyalogta yaşanmadı değil.

Arıları olan akraba olan iki kişinin arasında şöyle bir diyalog gelişiyormuş.

Arıları o kadar kurcalarsan, tabi ki hiç bir şey olmaz diyormuş bir arıcı.

Diğer arıcı da bugün yanında bir başka akrabası ile bizim arılığa gelmişti.

Yanında gelen arkadaşa diyor ki!

Söylersin artık bak bakalım karıştırınca oluyor mu olmuyor mu?

Öncelikle sorun ne idi?
Vadiden çıkarken yeni bir genç ana takmıştım bu koloniye.
Yumurtladığını da görmüştüm.
Diğer kolonilerden takviye alarak bala yönlendirildi.
Ancak geçtiğimiz hafta ana arıyı yumurtlatmamak üzere üst örtü tahtasının dışına kadar sürmüşlerdi.
Anayı tekrar içeri atmıştım ama bakamamışım. Kayıtlardan anladığım gözden kaçmış.
Cuma akşamı şöyle bir kontrol ettim ki anayı halletmişler ve memeleri asmışlar.
Oğul vermiş olabileceği ihtimaline karşı da kontrol ettim ama kadro aynen duruyor.
Ve yedekten bir ana arıyı kek bölümünü açmadan kafeste verdim.
Bu sabah budama işlemi yaptım.
Bu uygulamayı bizim ekipte en çok Birol abi yapıyor.
Kovanı yerinden kaldırıp, yerine boş bir kovan koyuyoruz.
Tüm arıyı ön tarafa silkeleyip, çerçeveyi kontrol ettikten sonra ve varsa memeyi bozup, kovana koyuyoruz.
Arıların çıkması için bir rampa iyi iş görüyor.
Kuluçkalıktaki tüm arılar silkelendikten sonra, dün akşam verdiğimiz ana arının kafesini de rampaya yerleştiriyoruz.
Boş bir ilave konduktan sonra ilavedekileri de silkeliyoruz ve ana arının kafesini açıyoruz.
Oğul psikolojisi yaşadıkları kesin ki kuyruk kaldırarak salgılamalar yapıyorlar.
Ana arı da kafesten çıkıyor ve...


Hiçbir şey olmamış gibi tıpış tıpış kovana.

Finalinde de en son genç işçiler giriyorlar ve kadro tamamlanıyor.

2-3 gün sonra yumurta kontrolu yapılarak işlem sonlandırılacak.
Güçlü kolonilere ana arı kabul ettirme veya ana arı değiştirme de bu yöntemi de etkin olarak kullanıyoruz. Biraz uğraştırıyor ama sabırlı isek, başarı şansı yüksek.

Çünkü kafeste ana arıyı hiç olmazsa bir gece kafeste kek bölümünü açmadan bekletmek gerekiyor.


Gelecek yılın arıları olarak oluşturduğumuz bölme kolonilerde daha bir şey yoktur diye zamanımız da az olduğundan bakmadan es geçiyoruz haftaiçi akşamları.

Balözü akımı hızlanınca ve kapalı yavrulu çerçeveden çıkanlar hemen atak yapıyorlar.

2007 yılında kolonilere verdiğim çerçevelere "2007" yazmıştım.

Bu yıl yeni kabarttırdığım çerçevelere de "09" yazıyorum.

Bunun faydası sonbaharda ve bal hasadında oluyor.

Kuluçkalığa bu yeni kabartılanlar veriliyor ve kuluçkalık yenilenmiş oluyor.



Geçtiğimiz günlerde 2. ballığı attığımız şefin koloni.

Hafta arası en üst katı açıp, daha burayı doldurmamışlar demişti Ahmet şef.

Birden dolacağı beklentisi nasıl oluştu ise.

Aslında dolar ama mutlaka her koloni için bugünlerde 10 adet kabartılmış çerçeve olması gerekir.

Kasnaklarda erkek yavruluların haricindeki bölümlere balı doldurmuşlar.

Geçtiğimiz günlerde bir bilgi paylaşımı esnasında kasnakların üst bölümündeki boşluklara tahta takozların konulması gerektiği bildirilmişti ama önemsememiştim.

Bugün haklılığını gördüm.

Kasnağın her iki tarafında kabartılmış olan çerçevenin boşluğa gelen bölümü aşırı kabartılmış.

Bu arılar boşluğu sevmiyorlar ne yapalım.

İtina ile boşluk dolduruyorlar.


İşte böyle.

Kasnakların yeri diğer çerçevede nasıl da belli oluyor.

Bu arada Ahmet şef bu fotoları görürse, artık kolonide nereye bakacağını öğrenir.




Verilen 2. ballık bu kovana ait değil ve mesafe 1 cm. den fazla oluyor. Bu yüzden çerçeve üstlerine merdiven yapıyorlar.

Bende bir çok kovanda bu sıkıntı var.

Özellikle Bilecik'ten aldığımız kovanlarda.

Her ilave indirdiğimizde bir hayli mum topluyoruz.

Aslında biraz da iyi oluyor. O bölüme erkek yumurtası atıyor.



Sabah Yusuf abi, Mustafa hoca'ya 1 kovan arı getireceğini söylemişti.

Mustafa hoca'nın arıları bana 2 km. kadar.

Bende geldiğinde yardıma gittim.




Sonra bizim arılıktaki arılarını kontrole geldi.

Bir sürü arı böldü yine.

Artık numaraların önüne "1" eklemiş.

Bizler numaraları küçük plakalar halinde vidalıyoruz.

99 , 100 diyerek bitiyor seri numaralar.

100'den fazla olunca da işler karışmış ve 199,200 yazacak şekilde tedbir almış.



Artık ana arı ile balın yarışında ibre baldan yana...
Çıkan yavrunun yerine ilavede bal girmeye başladı.



Ahşap çiftleştirmelerin çeçrevelerine uygun bir kutum daha vardı.

Geçen yıl kullanmamıştım ama bu yıl nerede ne varsa içi arı görecek gibi.


Akşamüstü etrafı kolaçan ettik.



Fiğler iyice ot içinde kaldılar.

Ortam hoş görünüyor.


Papatya...
Arılar konsa zaten bu kadar gelip kolonilerin dibinde çıkmaz.
7-8 bölme daha yapabilecek kadar boş kovanımız kaldı.
Onları da kullanırsak...
Çiftleştirme kutularının da ballı birer çerçevelerini alıp, yerine kılavuz verdim. Kışın hazırladığımız küçük çerçeveler devreye giriyor.
Çıkan ballıları da büyük çerçeveye dört adet alacak şekilde toplayıp, arısıyla bir koloniye koyduk.
Ballılardan sırlananları depoya alacağız. Sonbaharda ve kışa girişte kutuları bu ballı çerçevelerle destekleyeceğiz.
Ana arı işini de yavaşlatmak gerekiyor.
Çünkü artık bal hasadına doğru yelken açtık.

Etiketler: , , , ,

01 Haziran 2009

33 The End.

Hava sıcaklığı artık balözü akımına uygun hale geldi.

Bu akşam arılara tekrar gitmek gerekiyor.

Akasya uçlardan açmaya başladı.

Bu bize balözü akımının zirve yapacağını gösteriyor bu dönem için.

Koloniler hazır mı?

Durmaları barış uğruna...

Artık 33 yok.

Habire yedekliyorlardı.

Onlar yedeklediler diye, dün ben de yedeklemiştim kafeste.

Ancak diğer oyuncuya ilgi göstermişler ve oyuncuyu değiştirmişler.

Denemeye tabi tutulmak üzere gönderilen Karniyol ana arı hakkında söylenecek sözlerimiz elbette olacak.

Sakinliği zaten biliniyor.

Kuluçka hızı, Muğla arısı ile aynı düzeyde.

Kışlama esnasında Muğla'dan daha az bal tüketiyor.

Sonbaharda iki kez çok yoğun bir şekilde meme yaptı ve bunu diğer ırklardan takviye vermeye bağlamıştık.

Baharda da aynı teşebbüsü gösterdiler ama müsaade etmedik.

Bu arada iyice hırpalandı, kanat neredeyse hiç kalmadı.

Petek kabartma performansı iyi olmasına rağmen, bal akımı hızlanınca ayarsız petek örmesi dikkat çekici.

Varroa konusunda ise bir şey söylemek zor, çünkü diğer kolonilere yapılan işlemlerin aynısı yapıldığından, diğerlerinden bir farkı yok.

Bal toplayıcılığı ise, aynı ırktaki Muğla arısına çok benzer ve yüksek performanslı.

Çünkü kadroyu erken zirve yaptırıyor.

Teknolojik ürün olmasının dezavantajı da yok değil.

Pili çabuk bitiyor.

Kullanır mıyım bu ürünü?

Evet kullanırım.

İç Anadolu bölgesinde Karniyol ile çalışan arıcılar olduğunu biliyorum ama geleneksel arıcıların başa çıkabilmesi zor gibi görünüyor.

Arıya hükmedebilen arıcılar için ellerinde iyi bir materyal olabilir.

Etiketler: ,