16 Ocak 2010

Artık Tüm Ekip Vadi Ada Bahçedeyiz.

Geçtiğimiz hafta bizler kapağı atmıştık vadiye ve bu hafta sıra Yusuf abi'de.

Planlanan saatte arılıkta olmak için yola çıktık ama Erol abi'yi almamız gerektiğinden geciktik.

Mazeretimiz hazır...



Biz gelene kadar Birol abi ile Yusuf abi arabayı kolaylamışlar bile...


Ben yine sehpaları toplayıverdim.



İlk tur için araba yola çıkmaya hazır.


Dağda sis ve nemli bir hava...

Biz biraz erken davrandık ki arabada Birol abi'nin çiftleştirme kutuları vardı.





Bizim arabayı arıların başına kadar götüremediğimizden (Böğürtlenler çızıktırıyor.) ekip olarak kutuları taşıyıverdik.


Ve Hüseyin Yavuz...

Şimdi bu kutuları neden kışlattığımızı nasıl anlatsam ki, bunu en iyi Hüseyin Yavuz anlatabilir.

Marjinal değeri ölçülemez olsa gerek.

Az sonra bunu neden Hüseyin Yavuz'un en iyi anladığını anlatırız.


Biz kutuları bitirmişken geldiler...


Hemen seri biçimde sehpalar yerlerine...


Ve ilk tur indirildi.

Henüz erken olduğundan, bir tur ile geri kalanları alma konusunda konsey kararı çıktı ve Yusuf abi ile Fikri Atmaca ve Ahmet şef gittiler.

Biz ise geçen haftadan planlanan işleri yapmak üzere kaldık.


O esnada Ümit hoca avlanırken yanımıza uğradı.


İlginç işler hep bizi buluyor...

Ümit hoca geçen hafta TRT3'te yayınlanan ve av köpekleri ile ilgili konunun işlendiği Bu Toprağın Sesi programındaydı.

Ümit hoca ülkemizin tek uluslararası av köpeği yarışmaları hakemi...

Avcılığa düşkünlüğünü anlatmaya gerek yok herhalde...

Tavşan yok tabi ki, yasak başladı... 


Geçen hafta getirdiğimiz tavşanı göçürdük ama belgesini görmek isteyenlerin baskısı ile gecikmeli de olsa tavşan güveçte.


Geçen hafta bizim ekibin arılarını kontrol etmiştik.

Fikri Atmaca, Ahmet şef ve Hüseyin Yavuz'un 2'şer kolonileri var şu anda vadide.

Yaptığımız kontrolde Hüseyin Yavuz'un ana arıyı bulamamıştık ve kadrosu da azalmıştı.

Başka bir kovandan kapalı yavrulu bir çerçeve arı takviyesi vermiştik.

Bu hafta çiftleştirme kutusunun bir tanesinin ana arısını bol işçi arıyla beraber tüpe koyduk ve tüm arıyı silkeledik kovanın içine...

Çiftleştirme kutusundan da 3 çerçeveyi verdik salkım ortasına...

Fotoğraf çekme imkanı bile bulamadık ki yağmur başlamıştı...

Şimdi marjinal değerini 2 kolonisinden 1 tanesinin ana arısı kaybolan yeni bir arıcıya sormak lazım.

Ana arısını kapı önüne atan benimde bir kolonim vardı. Bir türlü uyum sağlayamadığımız karniyollardan birisiydi.

Yeni anayı kapıdan salmıştık ama sanırım onu da halletmişler gibi gelmişti geçen hafta ve bir çerçeve larvalı vermiştik.

Bugün 5 adet memeyi çakmış olarak gördük.

Memeleri koparıp, arkadan bir çiftleştirme kutusunu da bu koloniye kullandık.

Yine bu anayı da öldürürse...

Dağıtılacak takviye olarak diğer kolonilere...



Güçlüler verilen kekleri hafta içi halletmişler.


Bez kullanıldığında kendilerine üstten geçiş alanları yaptığını bir çok kez yazmıştık ki bugünde bariz bir biçimde tekrar gördük.


Bizim işimiz bitince Erol ve Birol abiler keklerini kontrol ediyorlardı ve onlara yardım ettik.

Erol abi, sessiz sedasız bomba kovanlarını vadiye indirdi...

Tut, tutabilirsen...

7 çerçeve arı, straforu bir istemiyor anlaşılan.


Seri biçimde kek düzenlemelerini yapıyoruz ve ahmak ıslatan altında inceden inceden ıslanıyoruz.


Sıra Birol abi'nin kutularda.

Birol abi kutuları evinin bahçesinde kışlatıyor.

O yüzden bakımları ve bal stoklamalarını kolay yaptırıyor.


Bazılarında da ayarı kaçırmış.

Koyu sıvı besleme sonucu arka bölmeye bile dalağın kralını sallamış.

Demek ki besleme ürünü farketmiyor. Yeter ki arıyı zorla, besleyerek...


Derken 2'nci tur ekibi geldi.


Elbirliği ile seri biçimde indirdik.

Tüm kolonileri kontrol ettik ve dağda kar başlamadan hemen dönüş yoluna geçtik.

Artık sağ salim tüm koloniler vadi ada bahçede...

Sezon açıldı artık, hafta sonlarımız daha bir dolu dolu geçecek.

2 yorum:

lokman yeşilöz dedi ki...

biz dört gözle baharı ayağımıza beklerken siz bahara gidiyorsunuz.bizlerde ancak sizin bu durumlarınıza bakarak avunuyoruz.elbet bizim baharda gelecek birgün.tavşan güveçte hiç eski görüntü gibi gelmedi...başarılar......

gezgin86 dedi ki...

evet,elindeki tüm koloninin yarısını ana kayıbı nedeniyle yitirmek üzereyken,imdada yetişen ana ve avanesinin takviye edilmesindeki faydaya; Marjinal mi?,maksimum mu? ne dersiniz bilmem ama ben can suyu diyeyim...
Bu faydayı herhangi bir değerle ölçebileceğimizi sanmıyorum,ancak her arıcıda her daim yedek ana muhakkak olmalı diyenlerdenim artık!..