21 Şubat 2010

Açılan Yavru Alanları

Teknolojiyi imkanlarımız ölçüsünde hepimiz takip ediyoruz ya...

Aslında arılara gittiğimiz günün akşamı fotoğrafları ve gelişmeleri yazıyoruz.

Fotoğraf makinem artık propolisli ve ballı ellerle kullanıla kullanıla "lens hatası" verdi.

Artık yenisine müracaat...

İyi de bu hafta çekilen resimler ne olacak?

Onu da SD kartı yeni alınan navigasyona atarak hallettik.

Gecikmeli de olsa fotoğrafı kıt bir haftadan 3-5 ne varsa artık.


Navigasyon...

Bu cihazları uzun süredir araştırıyordum ve sonunda aldık.

Arıların bulunduğu yeri işaretledik ve bilmiyormuşuz gibi götürdü bizi.

Görmemişin navigasyonu olmuş modundan çıkmak lazım ama arıcılar için çok gerekli bir cihaz onu da hatırlatayım.

Gezginci arıcılık yapıldığında bulunulan koordinatlar çok önemli...

Ben Arıcılık Kayıt Sisteminin oluşturulması esnasında bireysel olarak katkıda bulunsaydım tüm arılıkların GPS konumlarını tespit ettirirdim. 

Nasıl olacak ki bu?

Ben de zaten sistemin oluşturulmasında yokum...


Sakarya nehri...

Bu kez hafta içi gece yağan yoğun yağmur sonrası çamur gibi akıyor.

Ülkemizin en değerli toprakları bu şekilde aşınıp, gidiyor...


Badem ağaçları bu hafta daha da belirgin...

Eriklerden de açanlar var.


Bu hafta bakım işleri hafif olduğundan kadromuz az.

Ekibe izin verdik ve gidilen araba sayısı minimumda haliyle.

Ben hariç ekip, koyu sıvı besleme öncesi alıştırma yapacaklar bu hafta..

Ben kekleri üst besleme kutularından toplamaya göze alamadım.

Kıyı kıyı devam etsinler keke.

Ben haftaya alıştırırım kısmetse.

Bu alıştırmadan bahsedelim biraz.

Yaklaşık koloni başı 100 gr. koyu sıvı...

Üst besleme kutularındaki bitmeyen kekler toplanarak ara bölme konuluyor ve sıvı veriliyor.

Kekler bu sefer ya bölme tahtası ile son çerçeve arasına ya da çerçeve üzerine veriliyor.
 


Çiftleştirme kutularında anaları kullanıyoruz ya yok olan uyum sağlayamadığımız yabancı arıların yerine.

Sadece anası alınan kutulardaki arılar çerçeveleri ile bu şekilde hazırlanan 5 çerçevelik ruşete alınıyorlar.

Ve bir kutudan da ana arılı koloni...

Toplam 24 çerçeve alıyor.

Birol abi bu işlemi bu hafta yaptı ama fotosunu haftaya çekeriz dolusunun.



Meteoroloji ısıyı yüksek verse de esen rüzgar ilk saatlerde üşütüyor.

Yakılan ateş biraz da ortalığı toparlamak-temizlemek adına.

Biz buradan çıkar iken pırıl pırıl bırakırız kısmetse burayı.


Ballıbabalar artık tarlamsı moda girdiler.

Hele bu geçtiğimiz hafta gibi hava şartları olsun, vadi acaip polenlenir.


Dağ güzelleri 2'nci tur yavruya başlamışlar.

Ortadaki boşluklar çıkan yavruların yerine atılan günlüklerin olduğu yerler.

Bu hafta ilginç bir durum ile karşılaştık.

Arı yanılmıyor olsa gerek özellikle yerliler.

Vadiye indiğimizde arılarda bulunan yavrular çıktı ve yerine soğukların etkisi ile az yavrulama faaliyeti gösterdi.

Bu hafta ise yavru o kadar açılmış ki.

Günlük yumurta miktarı, toplam kurtçuk ve kapalı yavru miktarına eşit.

Bu durum önümüzdeki hafta için yoğun biçimde bal tüketimi sonucunu doğuruyor.

Koyu sıvıya başlamak konusunda da küçük bir sinyal...


Yerli arılarda kontrolü elden bırakmayan bir gelişme gözlemleniyor.

Yavru alanını kontrollü açıyorlar.

Kemeri kullanmak konusunda çok duyarlılar.

Bilirler ki ne olur ne olmaz...

Artık yeni fotoğraf makinesi ile yola devam edeceğiz ki inşallah daha iyi görüntülerle arıcılık çalışmalarımızı sürdürürüz.

9 yorum:

MURAT AKIN - ARICI dedi ki...

Sayın Halil Bilen:

Turfanda ana:

2009 da çıkmış 2010 un arısı iyi başlangıç olması dileğiyle.

ARICI MESUT dedi ki...

Abi navigasyon cihazın hayırlı olsun bende arıları google earth den kontrol edebilirmiyim diye düşünüyorum

yalovalı arıcı dedi ki...

bir şey sorabilirmiyim??

HB dedi ki...

Yusuf bey, tabi ki sorabilirsiniz.

Bu soruya gerek yok ki. Siz sorsaydınız ilk yorumda.

yalovalı arıcı dedi ki...

sol taraftaki blog sitesi olan arıcılar listesinden neden silindim?

salih arıcı dedi ki...

Yeni sezonun sizlere ve bütün arıcılarımıza sorunsuz ve verimli geçmesi dileklerimle.

HB dedi ki...

Yusuf bey (Yalovalı arıcı),

Soruyu sorduğunuza göre cevap vermemek olmaz.

Bu sizin sorduğunuz soruyu maille, MSN'den ve diğer iletişim araçlarından çok soran arkadaşımız var.

Hatta hiç içeriği olmayan ve 1 yazı başlığı ile blog kurmuş arkadaşlarımızdan bile benim siteminde (Bakar mısınız? "Site") linkini ekler misiniz? talebi geliyor.

Bir de linklerde olsa da bakılmaya değer bulunmayan adresler oluyor zaman içinde değer yitiren.

Peki siz bunlardan biri misiniz?

Siz sanırım şöyle bir duruma denk geldiniz.

Bu tür taleplerin yoğunlaştığı dönemlerde başa çıkmanın en iyi yolu tüm linkleri silip atmak...

Attık ama bir arkadaşım dedi ki, ya neden sildin oradan giriyordum ben.

Sonra baktım gerçekten bana da lazım oluyormuş. Tekrar ekledim ama bazı linkler gitmiş.

Sizin link nasıl gitmiş konusunu bir araştırayım ama link konusunda sebep çok işin açıkçası...

Hangi silinme kategorisinden gidiyor linkler belli olmuyor.

Ayrıca benim blogta linkiniz olsa ne olur olmasa ne olur ki dikkat ederseniz benim linkim bile yok.

Sayenizde yine bir düzenleme yapmam gerektiğini anladım. Teşekkürler.

yalovalı arıcı dedi ki...

tabiiki sizin blogta benim linkim olsa ne olur olmasa ne olur ve ekleyinde demiyorum
önceden vardı ne olduda silinmiş onu öğrenmek istedim
açıklama için teşekkürler

HB dedi ki...

Yusuf bey, sizin linkinizi neden kaldırdığımı sorgulamak amaçlı blogunuzu ilk tıkladığımda hatırladım ki zaten o yazınızdan sonra henüz yeni bir arıcılık paylaşımı yapmamışsınız.

Ayrıca "Google Reader" imkanı ile bloglarda yayınlanmaya değer yazıları paylaşma imkanı buluyoruz. Sizin blogta izlenmeye değer bloglar arasında merak etmeyiniz. Ama o ilk yazı durduğu sürece link ekleme konusunda bireysel takdirimi kullanmayı düşünüyorum.